Ata ATUN 30.12.2012

    Bu gün 2012 yılının son günü. İyisi ile kötüsü ile bir yılı daha geride bıraktık. 2012 yılında bu küçücük ülkemizdeki siyasi yaşam ile ekonomik gelişmeler, inişli çıkışlı bir yol çizmiş olsa da bana göre dünyada yaşanan ekonomik krize, Avrupa’da batan ülkelere, güney komşumuz Rumlara ve Doğu Akdeniz bölgesine kıyı ülkelere kıyasla, göreceli olarak iyi geçti. Suriye’de kan gövdeyi götürüyor. Mart 2011’den beri sadece Suriye sınırları içinde ölenlerin sayısı 45 bin. Türkiye, Ürdün, Irak ve Lübnan’a yaralı olarak gidip orada ölenlerle birlikte bu sayı 60 bine ulaşıyor. Kendi ülkemle kıyasladığımda nüfusumuzun beşte biri kadar insan yok olmuş toplamı 20 ay gibi ...

    Erhan TÜRBEDAR 25.12.2012

    Sırbistan’ın en zengin işadamlarından biri olan Delta Grubu’nun sahibi Miroslav Mişkoviç, bazı şirketlerin özelleştirilmesi sürecinde kanuna aykırı davrandığı ve devlete 33 milyon Avroluk zarar verdiği şüphesiyle 30 günlüğüne tutuklandı. Neredeyse 20 yıl boyunca Sırbistan’ın dokunulmaz adamı olarak görünen Mişkoviç’in bazı siyasetçilere para ödediği ve bu yoldan iş hayatına siyasi destek sağladığı iddia ediliyor. Mişkoviç’in Bosna-Hersek ve Karadağ gibi ülkelerdeki yatırımlarının da inceleme altına alınması bekleniyor. Mişkoviç’in ve muazzam bir şekilde zenginleşmesine yardımcı olanların gerçekten suçlu bulunup bulunmayacakları, Sırbistan halkının cevabını beklediği temel soru haline geldi. Balkanlar’da merkezi planlı dönemden piyasa ekonomisine geçiş sürecinde yaşanan fenomenlerden birisi, durup dururken güçlü sermaye ...

     
    Erhan TÜRBEDAR 12.12.2012

    Yaklaşık 60 yıllık varlığı içinde en büyük krizi yaşamakta olan AB’ye Nobel Ödülü verildi. Nobel Komitesi’nin gerekçelendirmesinden, Almanya’yla Fransa’nın barıştırılması, güney Avrupa’daki demokrasilerin istikrara kavuşturulması, Doğu Avrupa’nın Birliğe katılması ve Batı Balkan ülkeleri ile Türkiye’ye doğru da genişleme perspektifinin bulunuyor olmasından dolayı AB’nin Nobel Ödülü’ne layık görüldüğü anlaşılıyor. Bu yöndeki politikaları sayesinde AB’nin Avrupa kıtasında barışma, demokrasi ve insan hakları alanında önemli katkılar sağladığı ifade ediliyor. AB’ye verilen Nobel Ödülü’nde genişleme politikasının payının büyüklüğü Batı Balkan ülkelerini ümitlendirmeli midir? Balkanlar’da yaşanan dönüşümlerde AB önemli roller oynadı. Brüksel bölgede önce kriz yönetimiyle uğraştı, ardından da bütün Balkan ülkelerini AB genişleme sürecine ...

    Erhan TÜRBEDAR 09.12.2012

    Romanya’nın Dobruca bölgesi, farklı toplumların bir arada barış içinde yaşadığı örnek coğrafyalardan biridir. Bölgede yaşayan Türkler sadık bir Romanya vatandaşı olmakla birlikte, kendi özünü ve kültürler değerlerini korumak için de mücadele ediyor. Günümüzde Romanya Türkleri, Türkiye ile Romanya’yı birbirine yakınlaştırmada da önemli katkılar sunuyor. Romanya’da Türkler ağrılıklı olarak Dobruca bölgesinde yaşıyor. Osmanlı’nın iskân politikası çerçevesinde Dobruca’ya Anadolu’dan Türkler yerleştirilmiş olması dışında, Kırım Tatarlarının da gelmesi neticesinde bu bölge önemli bir Türk nüfusunu barındırmaya başladı. Ne var ki zamanla bölgeden Anadolu’ya doğru ters göç de yaşandı. 2011 yılına ait nüfus sayımlarının sonuçlarına göre Romanya’da 28.226 Oğuz ve 20.464 Tatar Türkü olmak ...

     
    Ata ATUN 04.12.2012

    Sukru Server Aya's new book titled "Preposterous Paradoxes of Ambassador Morgenthau: A Factual Story About Politics, Propaganda and Distortions" is expected to be released in February 1913. Here's a review by Professor Dr. Ata ATUN: The book titled “Ambassador Morgenthau’s Story” written by Mr. Henry Morgenthau Sr. the U.S. Ambassador in Istanbul from 1913 to 1916, on which the Armenian allegations mainly based on, when cross checked day by day with his diary, reveals the fact that it is tailored rather than conveying the real truth on what happened during this era. Ambassador Henry Morgenthau, during his 780 days of diplomatic ...

    Erhan TÜRBEDAR 27.11.2012

    Balkan ülkeleri arasında bağımsızlığa daha geç kavuşmuş, komünist yönetimin ise en uzun süre hakim kaldığı Arnavutluk, 100. yaşını görkemli bir şekilde kutladı. Benzer kutlamalar ve sevinç Kosova ve Makedonya başta olmak üzere, Arnavutların yaşadığı diğer Balkan ülkelerinde de yer aldı. Söz konusu kutlamalarda, bölgedeki Arnavutların daha büyük bir dayanışma içinde olmaları gerektiği yönünde mesajlar da verildi. Arnavut liderler 28 Kasım 1912 yılında bir araya gelip Arnavutluk’un Osmanlı Devleti’nden bağımsızlığını ilan ettiler. Bağımsızlık, uluslararası toplum tarafından 1913’te tanınmış ise de, 1914’te yaşanmaya başlayan Birinci Dünya Savaşı, Arnavutluk’un komşu devletler tarafından işgal edilmesine yol açtı. Aslıda bu dönemde Arnavutluk, yedi değişik ülkenin ...

     
    Ata ATUN 20.11.2012

    Bu konuda konuşanların çok büyük bir çoğunluğunun, ahkâm kestiklerini, kafadan atma konuştuklarını, bilgilerinin kahvehane sohbetinden öteye bilgiler olmadığını hemen anlıyorsunuz bu kitapları okuduktan sonra. Arkadaşımın adı Şükrü Server Aya. İlk kitabının adı ise "The Genocide of Truth". Birebir Türkçe çevirisi ile kitabın adı "Gerçeğin Soykırımı." Bana göre ise çevirisi "Gerçeğin Katli."İkinci cildin adı ise "The Genocide of Truth Continues", bana göre Türkçesi 'Gerçeğin Katli'nin devamı. Üçüncü kitabının adı "Soykırım tacirleri ve Gerçekler". 500 sayfa ve birinci kitabın Türkçesi. ( Acaba Gerçeği kim katlediyor? HYETERT) Türkiye'de yaşayan bir arkadaşım var. 1915 Ermeni Tehciri ve yalana dayalı Ermeni iddiaları konusunda tam bir ...

    Erhan TÜRBEDAR 20.11.2012

    Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesinde (ICTY) görülen temyiz davasında Hırvat generalleri Ante Gotovina ve Mladen Markaç’ın beraat ettirilmesine ve serbest bırakılmasına ilişkin tepkiler devam ediyor. Hırvatistan, generallerinin ülkeye geri dönmüş olmasını büyük coşkuyla kutlarken, bu gelişme Sırbistan’da adeta histeriye yol açtı. 2011 yılında mahkeme, 1995’teki askeri operasyonda Sırp sivillere karşı cinayet ve göçe zorlama gibi suçlardan dolayı Gotovina’yı 24, Markaç’ı ise 18 yıl hapse mahkûm etmişti. 3’e karşı 2 oyla alınan temyiz kararı Sırp-Hırvat ilişkilerine yeni bir fırtına estirmiş olması dışında, ICTY’nin varlık sebebi ve etkinliğini de yeniden tartışmaya açtı. 1990’lı yıllarda eski Yugoslavya coğrafyasında yaşanan savaşlar ve işlenen suçlar, ...

     
    Erhan TÜRBEDAR 14.11.2012

    Pazartesi günü Bulgaristan, Yunanistan ve Romanya dışişleri bakanlarının katılımıyla Üçlü Zirve geleneğinin sekizincisi Sofya’da gerçekleşti. Üç ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve Balkanlar’da bölgesel işbirliği konuları üzerinde durulduysa da, Bulgaristan, Yunanistan ve Romanya’nın AB içinde tek ses olmasını sağlayacak bir mekanizmanın oluşturulması konusu görüşmelerin odağında yer aldı. Bunun dışında, kabul edilen Ortak Bildiri metninde, bölgede dayanışmanın geliştirileceği, Batı Balkan ülkelerinin AB ve NATO üyeliklerinin destekleneceği, ekonomiden kültüre değişik alanlarda ortak projeler üzerinde çalışılacağı ve güvenlik konularında işbirliğinin yoğunlaştırılacağı yönünde mesajlar verildi. Balkan ülkeleri son yıllarda bölgesel işbirliği alanında önemli tecrübeler kazandı. Bölge ülkelerinin hükümetleri adeta bir bölgesel işbirliği ağı içine sürüklenmiş ...

    Erhan TÜRBEDAR 08.11.2012

    Yunanistan’dan sonra Bulgaristan da Makedonya’nın AB üyeliğini veto etmekle tehdit etmeye başladı. Üsküp’ü Bulgaristan’a karşı nefret ideolojisi yürütüyor olmakla suçlayan Sofya, Makedonya’nın AB’ye üyelik müzakerelerine başlamaya hazır olmadığı mesajını verdi. Bulgaristan Makedonya’yı anayasal ismiyle tanıyan ilk ülke olduysa da, iki ülke arası ilişkiler geçmişin gölgesinde kalmaya devam ediyor. 1878 tarihli Berlin Kongresi’nden sonra Balkan ülkeleri arasındaki ilişkiler büyük ölçüde Makedonya’nın elde edilmesine veya bölüştürülmesine odaklanmıştı. Yunanlar antik döneme, Bulgarlar ve Sırplar ise Orta Çağ’a ait bazı hak iddialarını ileri sürerek, Osmanlı döneminde daha geniş sınırları olan Makedonya’ya sahip olmaya çalıştı. Günümüzde ne Bulgaristan, ne Sırbistan ne de Yunanistan’ın Makedonya Cumhuriyeti ...

     
    Erhan TÜRBEDAR 31.10.2012

    ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton Batı Balkan ülkelerine ziyaret gerçekleştiriyor. Ziyaretine 29 Ekim’de Bosna-Hersek’ten başlayan Clinton, Sırbistan, Kosova ve Arnavutluk’a geçtikten sonra bölge turunu 2 Kasım’da Hırvatistan’a gerçekleştireceği ziyaretle tamamlayacak. Batı Balkanlar’da reform sürecinin özendirilmesi, bu kapsamda var olan sorunlara çözüm üretilmesi ve bölgenin AB geleceğinin desteklenmesi, Clinton’un bölge ziyaretinin temel nedenleri arasında sayıldı. Bosna-Hersek, Sırbistan ve Kosova ziyaretlerinde Clinton’a AB Dışişleri Yüksel Temsilcisi Catherine Ashton da eşlik etti. Batı Balkan ülkelerinin tamamı AB’ye üye olmaya çabalıyor ise de, dış politika konularında Brüksel’den ziyade Washington’u dinleme eğilimindedirler. Nedenine gelince, son yirmi yılda ABD Balkanlar’da oldukça isteksiz bir şekilde varlık göstermiş ...

    Erhan TÜRBEDAR 21.10.2012

    14 Ekim Pazar günü Karadağ halkı meclis seçimleri için sandık başına gitti. Sosyalistlerin Demokratik Partisi’nin (DPS) başını çektiği Avrupa Karadağ’ı isimli koalisyon oyların yüzde 46’sını alarak birinci oldu. Muhalefetteki Demokratik Cephe (DF), Sosyalist Halk Partisi (SNP) ve Pozitif Karadağ ise toplamda oyarın yüzde 43,3’ünü aldı. İktidar ile muhalefet partilerinin oy oranları birbirine yakın görünse de, Avrupa Karadağ’ı koalisyonunun azınlık partilerin desteğiyle iktidar olmasına kesin gözle bakılıyor. DPS ve lideri olan Milo Cukonaviç, adeta Karadağ siyasetinin efsane isimlerine dönüştü. Aralık 1990’da Karadağ’da gerçekleştirilen ilk çok partili seçimlerde zafer elde eden DPS, tek başına veya koalisyonlar halinde günümüze kadar hep Karadağ’ın yöneticisi ...

     
    Mehmet KANCI 15.10.2012

    2011 yılının son günlerinde Amerika Birleşik Devletleri Ordusu’nun Irak’ta 2003 yılında başlayan işgaline son vermesiyle başlayan süreç birbirinden dikkat çekici gelişmelerle devam ediyor. Nuri El Maliki Başbakanlığındaki hükümet, Amerikan askerlerinin ülkeyi terk etmesiyle beraber, ilk olarak Sünni Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık El Haşimi’yi terörizmle suçlayarak ülkeyi terk etmeye zorladı. Bunu Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ile petrol gelirlerinin paylaşımına ilişkin yaşanan tartışmanın tırmanması izledi. Bağdat ve Erbil, petrol gelirlerinin paylaşımı konusunda şimdilik anlaşmış olsa da, Maliki hükümetinin Kuzey Irak’ta askeri denetim kurma girişimlerinin sürmesi ilişkilerin tam anlamıyla rayına oturmasının önünde engel teşkil ediyor. Maliki hükümetinin, İran’dan Suriye’deki Esad yönetimine destek için ...

    Erhan TÜRBEDAR 11.10.2012

    Ekim 2010’daki genel seçimlerden bu yana bitmek bilmeyen siyasi kriz ve derinleşen sosyoekonomik sorunlar altında yaşayan Bosna-Hersek halkı 7 Ekim Pazar günü yerel seçimler için sandık başına gitti. Seçim sonuçları, son iki yılda ülkede krizi körükleyen bazı siyasi partilerin cezalandırıldığına işaret ediyor. Ortaya çıkan yeni tablo halkın değişim istediğine, ancak yeni alternatifleri değil, eski ve köklü siyasi partileri tercih ettiğine işaret ediyor. Bosna savaşının sona ermesinden bu yana 17 yıl geçmiş olmasına rağmen, ülkenin farklı etnik grupları arasında bölünmüşlük, güvensizlik, kaygı ve rekabet hala devam ediyor. Mevcut siyasi sistem ise ülkedeki sorunların önemli bir kaynağını oluşturuyor. Ayrıca Bosna-Hersek siyasetçileri halkın ...

     
    Mehmet KANCI 30.09.2012

    2012 yılının Nisan ayında Japonya’dan gelen bir açıklama Doğu Asya’da 50 yıldan uzun bir süredir uykuda olan düşmanlıkların fitilini yeniden ateşledi. Çin Halk Cumhuriyeti , Japonya ve Tayvan’ın dahil olduğu adalar krizi Doğu Çin Denizi’nin sularını giderek ısıtıyor. Doğu Asya üzerinde bugün bir savaş hayaleti dolaşıyor. Doğu Çin Denizi’ndeki 5 ada ve 3 kaya parçası için başlayan tartışmalar bugün yalnızca Çin Denizi’ndeki ticaret yollarını ve bölgesel istikrarı değil, dünyanın gelecek 20 yılını etkileyebilecek sonuçlara gebe. Türkiye ise gerek bulunduğu çoğrafyadaki başdöndürücü gelişmeler gerekse medyanın küresel sorunlara bakışındaki kısırlık nedeniyle, Doğu Çin Denizi’ndeki tayfunun uluslararası siyaset ve ekonomide yaratabileceği hasarın şimdilik ...

    Mehmet KANCI 19.09.2012

    Amerika Birleşik Devletleri, topraklarını hedef alan tarihin en büyük terör eyleminin faillerini cezalandırdığını, El Kaide'nin omurgasını kırdığına kanaat getirdiği günlerde yeni bir 11 Eylül travması yaşadı. 11 Eylül 2012 Salı gecesi Amerika Birleşik Devletleri'nin Libya'nın Bingazi kentindeki konsolosluğu sıradışı ve uluslararası kamuoyu için sürpriz bir saldırının hedefi oldu. Saldırıda Amerika Birleşik Devletleri'nin Trablus büyükelçisi Christopher Stevens'ın yanısıra bir büyükelçilik çalışanı ve onları korumakla görevli 2 eski Amerikan deniz komandosu da öldürüldü. İlk bakışta basit bir protesto gösterisi olarak başlayan eylem nasıl böyle bir saldırıya dönüşmüştü? Amerikan diplomasisi Kabil büyükelçisi Adolph Dubs'un 14 Şubat 1979'da kaçırıldıktan sonra öldürülmesinden bu yana böyle ...

     
    Deniz ALTINBAŞ 13.09.2012

    Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso’nun Avrupa Birliği’nin (AB) “Avrupa Birleşik Devletleri” oluşturmayı hedeflediğini ve bunun gerekli olduğunu söylemesi, bundan önceki yıllarda olduğu gibi büyük tepki ile karşılanmadı. Barroso, bir “ulus-devletler federasyonu”ndan bahsedecek cesareti dahi gösterdi. “Federalizm” kavramı, kullanılması bir tabu olduğundan “f ile başlayan kelime” olarak anılır ve sadece küçük bir azınlık tarafından ara sıra telaffuz edilirdi. Federalizm kavramı son zamanlarda daha fazla tartışılmaya başlandı, çünkü artık Avrupa’da buna hazır bir ortamdan bahsetmek mümkün. ABD veya Almanya gibi federalist yapıya sahip ülkelerde ulusal düzeydeki idari birimler, yerel düzeydeki idari birimler ile birlikte bulunur. Yerel birimler arasında hiyerarşi yoktur, hiçbiri ...

    Mehmet KANCI 12.09.2012

    Eylül'ün ilk 2 haftasında, Amerika Birleşik Devletleri ordusunun 2011 yılı sonunda bu ülkeden çekilmesinin ardından en kanlı terör dönemini yaşadı. Söz konusu şiddet dalgası, terörizmle suçlanan Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık El Haşimi'nin gıyabında yargılandığı davada karar duruşmasının yapıldığı 9 Eylül Pazar günü zirve noktasına ulaştı. Ülkeyi bir tsunami gibi kuzeyden güneye kadar vuran terör saldırılarında 13 kent ve kasaba hedef alındı, askerleri ve sivilleri hedef alan, 21 bombalı ya da silahlı saldırı düzenlendi. Bu kez uzun süredir sükunetin hakim olduğu güneydeki Basra kenti de bu kan banyosundan muaf kalmadı. Gün bittiğinde resmi rakamlara göre 40'dan fazlası polis ve asker 92 ...

     
AVİM Blog Nedir? / What is AVİM Blog?

AVİM Blog, Avrupa, Balkanlar, Geniş Karadeniz Bölgesi, Kafkaslar, Avrasya ve Orta Asya’daki geçmiş ve güncel siyasi, toplumsal ve ekonomik gelişmeler ve Türk-Ermeni ilişkileri üzerine çalışan akademisyen, araştırmacı, yüksek lisan ve doktora öğrencilerinin yorum ve analiz yazılarını yayınlamak için oluşturulmuş bir platformdur.

AVİM Blog’da yayınlanan yazılar yalnızca yazarlarının görüşleridir ve AVİM için bağlayıcılığı yoktur.   

AVİM Blog is designed as a platform for scholars, researchers, masters and doctoral students to share their commentaries and analyses on past and current political, social  and economic affairs in Europe, Balkans, Wider Black Sea Region, Caucasus, Eurasia, and Central Asia, and Turkish-Armenian relations.

The statements and views expressed in AVİM Blog are not binding for AVİM and they are solely the responsibility of the authors.

AVİM Blog Kuralları / AVİM Blog Terms of Use

AVİM Blog'da yayınlanmak üzere gönderilen yorum ve analizler akademik yaklaşımla hazırlanmış çalışmalar olmalıdır.

Nefret söylemi, şiddet çağrısı, cinsiyetçi söylem, hakaret, etnik/ulusal/dinsel önyargılar içeren yazılar AVİM Blog tarafından kabul  edilmez.

Yazılar;

- e-posta yoluyla avimgenel@avim.org.tr adresine gönderilmelidir.

- Türkçe veya İngilizce dillerinde olmalıdır.

- Microsoft Word Programında yazılmış olmalıdır.

- 12 punto büyüklüğünde Times New Roman karakterleri kullanılarak, 1.5 satır aralığıyla ve yeterli kenar boşlukları bırakılarak (1-1/2 inch) yazılmalıdır.

- Sayfalar 1’den başlayarak numaralandırılmalıdır.

Gönderilen dosyalarda, yazar(lar)a dair aşağıdaki bilgiler belirtilmelidir: 

- Ad ve soyad(lar)ı

- Halihazırdaki (akademik) ünvan(lar)ı

- Halihazırda mensubu bulundukları kurum(lar) veya üniversite ve bölüm(ler)

- E-post adres(ler)i

- Cep telefon numara(lar)sı

 

Commentaries and analyses submitted to AVİM Blog should have been  written with a scholarly approach.

Submissions that contain hate speech, indiciment to violence, gendered discourse, ethnic/national/religious bias, and insultive espressions will not be accepted.

Contributions should be;

- Submitted to avimgenel@avim.org.tr

- in English or in Turkish.

- Word processed using Microsoft Word.

- 12 point font, Times New Roman, and 1,5 spaced throughout allowing good (1-1/2 inch) margins.

- Pages should be numbered sequentially starting from 1.

All submissions should include:

- Full name(s) of the author(s)

- Professional position(s) of the author(s)

- Current department and institutional affiliation(s) of the author(s)

- Email(s) of the author(s)

- Cell-phone number(s) of the author(s)