- 06.12.2011

    Dr. Erhan Türbedar, TEPAV Dış Politika Analisti AVİM, 7 Aralık 2011 AB ülkeleri bütçe açıklarını alternatif kaynaklardan karşılama çabalarını sarf ederken, Romanya IMF ile işbirliğini sıkı bir şekilde sürdürmeye devam ediyor. IMF tarafından gözden geçirilen ve onaylanan Romanya hükümetinin 2012 yılı bütçesi gereğince ülkenin kemer sıkma politikalarına devam etmesi öngörülüyor. Romanya ekonomisinin geleceği hakkında iyimserliğini koruyan Cumhurbaşkanı Traian Basescu, IMF, AB ve Dünya Bankası’nın Romanya programları devam ettirildiği sürece, Romanya ekonomisinin sarsılmayacağına inanıyor. Dahası Basescu 2030 yılında Romanya’nın AB içinde 7. ekonomik güç haline gelebileceğini söyledi. Hükümet olarak ekonomiye verdikleri önemi vurgulamak için ise Romanya Başbakanı Emil Bok, 2012 yılı için belirledikleri ...

    - 03.11.2011

    Dr. Erhan Türbedar, TEPAV Dış Politika Analisti AVİM, 4 Kasım 2011 28 Ekim 2011’de Saraybosna’da beklenmedik bir terör eylemi gerçekleşti. Boşnak asıllı Mevlid Yaşareviç, elindeki silahla Saraybosna’daki ABD Büyükelçilik binasına doğru 40 dakika boyunca ateş edip korku saçtı. Ayağından vurulduktan sonra tutuklanan Yaşareviç’in, Vahabi inancının mensubu olduğu açıklandı. Bunun üzerine, Balkanlar’da Vahabi grupların varlığının bölge güvenliğine tehdit teşkil edip etmediği tartışması yeniden güncellik kazandı. Soğuk Savaş döneminde Balkanlar’daki Müslümanlar İslam dünyasındaki gelişmelerden önemli ölçüde soyutlanmış olmakla beraber, Osmanlılardan öğrendikleri ve yüzyıllarca uygulayıp durdukları İslam anlayışını korumayı başardılar. Nitekim günümüzde Balkanlar’daki Müslümanların ezici çoğunluğu Sünni Hanefi mezhebine bağlıdır. Bunun yanında, Arnavutluk’ta Bektaşiler, Dobruca bölgesinde ...

     
    - 27.10.2011

    Aralık ayında Rusya’da gerçekleştirilecek DUMA seçimleri öncesinde, Rus araştırma şirketleri çeşitli anketlerle seçmenin eğilimi ölçmeye çalışıyor. Bu araştırma şirketlerinden biri de Levada Merkezi. Başkanlığını sosyolog Yuri Levada’nın yaptığı merkez, son kamuoyu yoklamalarında Rus seçmenin eğilimini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre son iki ayda Rusya içinde DUMA seçimleri için gerçekleştirilen kampanyalar, seçmenin tercihinde pek fazla değişiklik göstermemişe benziyor. Eğer bu eğilim 4 Aralık tarihine kadar devam edecek olursa (ki beklenmedik bir olay olmadığı sürece bir değişiklik olması ihtimali çok düşük), DUMA’da 3 parti grup oluşturabilecek: Tek Rusya, Komünist Parti ve Liberal Demokrat Parti. (Not:“Tek Rusya Partisi” Putin ve Medvedev’in üyesi olduğu partidir. ...

    Deniz ALTINBAŞ 04.10.2011

    Fransa’da 2012 yılında cumhurbaşkanlığı seçimleri gerçekleştirilecek. Yarı-başkanlık sisteminin uygulandığı ülkede cumhurbaşkanı halk tarafından seçiliyor. Bu durumda, cumhurbaşkanının halkın gönlünü kazanması gerekiyor. Bunun en kolay yolu popülist politika söylemleri kullanmak. Göçmenler, Müslüman nüfus, Türkiye’nin AB üyeliği gibi konular içi boş kalan, ancak halkın duygularını harekete geçirmek için genellikle seçim dönemlerinde tercih edilen başlıca konu başlıkları. Ayrıca, Fransa’da nicelik olarak çok önemli olmamakla birlikte, nitelik ve dolayısıyla etkinlik açısından önemli bir nüfusa ve nüfuza sahip Ermeni diasporası var. Ermenilerin bilinen iddia ve istekleri de, seçimlerde özellikle sol partiler tarafından kullanılan konular arasında. 2012 seçimlerinin adaylarından François Hollande’ın Ermeni konusunu bir kez daha – ...

     
    Deniz ALTINBAŞ 03.10.2011

    Fransa’da 2012 yılında cumhurbaşkanlığı seçimleri gerçekleştirilecek. Yarı-başkanlık sisteminin uygulandığı ülkede cumhurbaşkanı halk tarafından seçiliyor. Bu durumda, cumhurbaşkanının halkın gönlünü kazanması gerekiyor. Bunun en kolay yolu popülist politika söylemleri kullanmak. Göçmenler, Müslüman nüfus, Türkiye’nin AB üyeliği gibi konular içi boş kalan, ancak halkın duygularını harekete geçirmek için genellikle seçim dönemlerinde tercih edilen başlıca konu başlıkları. Ayrıca, Fransa’da nicelik olarak çok önemli olmamakla birlikte, nitelik ve dolayısıyla etkinlik açısından önemli bir nüfusa ve nüfuza sahip Ermeni diasporası var. Ermenilerin bilinen iddia ve istekleri de, seçimlerde özellikle sol partiler tarafından kullanılan konular arasında. 2012 seçimlerinin adaylarından François Hollande’ın Ermeni konusunu bir kez daha ...

    - 25.09.2011

    Dr. Erhan Türbedar AVİM, 26 Eylül 2011 Sırbistan günümüze kadar izlediği Kosova siyasetini sorgulamaya başladı. Kosova’nın bağımsızlığının gün geçtikçe güçlendiğinin farkında olan Belgrad, Brüksel’in de baskılarıyla Kosova’ya yönelik yeni bir yaklaşım belirlemeye çalışıyor. Bu çerçevede, Sırbistan’ın AB kapılarını açık tutacak, ayrıca Kosova’nın kuzeyindeki Sırpların durumunu tehlikeye sokmayacak bir çözüm modelinin geliştirilmesi tartışılıyor. Ancak Sırbistan’daki siyasi partilerin bu konuda birbirinden farklı çözüm önerileriyle ortaya çıkıyor olmaları, Sırbistan hükümetinin işini zorlaştırıyor. Öte yandan, Kosova hükümetinin egemenliğini Sırpların kontrolündeki Kosova’nın kuzeyine de yayma çabaları, bir bakımdan seçim sürecine girmiş bulunan Sırbistan hükümetini daha da zor durumda bırakıyor. Sırbistan’ın Kosova siyaseti birçok aşamadan geçti. İlk önce eski ...

     
    Halit GÜLŞEN 16.08.2011

    Azerbaycan’da bulunan Rus Radar İstasyonu Gebele-Daryal’ın geleceği konusunda henüz bir netlik söz konusu değildir. Rusya`nın, Azerbaycan yönetimi ile söz konusu radar istasyonuna yönelik anlaşması 2012 yılında sona ermektedir. Rusya, istasyonun kullanım süresini uzatmak için son günlerde girişimlerini hızlandırmıştır. 25 Temmuz tarihinde Bakü`ye bir ziyaret gerçekleştiren Rusya Savunma Bakanı Anatoliy Serdyukov`un ana gündem maddelerinin başında radar istasyonunun süresinin uzaltılması gelmektedir. İki taraf arasıda süren görüşmelerde ne sonuç alınacağı henüz bilinmemekle beraber son yıllarda bu konuda yaşanan gelişmeler Gebele radar üssünün geleceğine ilişkin öngörülerde bulunmamıza yardımcı olacak niteliktedir. 2006 yılında Ria Novosti’de yer alan bir haberde Gebele’nın eskidiğine dair Rus Savunma Bakanı’nın açıklaması ...

    - 16.08.2011

    Azerbaycan’da bulunan Rus Radar İstasyonu Gebele-Daryal’ın geleceği konusunda henüz bir netlik söz konusu değildir. Rusya`nın, Azerbaycan yönetimi ile söz konusu radar istasyonuna yönelik anlaşması 2012 yılında sona ermektedir. Rusya, istasyonun kullanım süresini uzatmak için son günlerde girişimlerini hızlandırmıştır. 25 Temmuz tarihinde Bakü`ye bir ziyaret gerçekleştiren Rusya Savunma Bakanı Anatoliy Serdyukov`un ana gündem maddelerinin başında radar istasyonunun süresinin uzaltılması gelmektedir. İki taraf arasıda süren görüşmelerde ne sonuç alınacağı henüz bilinmemekle beraber son yıllarda bu konuda yaşanan gelişmeler Gebele radar üssünün geleceğine ilişkin öngörülerde bulunmamıza yardımcı olacak niteliktedir. 2006 yılında Ria Novosti’de yer alan bir haberde Gebele’nın eskidiğine dair Rus Savunma Bakanı’nın açıklaması ...

     
    - 07.08.2011

    Dr. Erhan Türbedar TEPAV, 5 Ağustos 2011 Çifte terör saldırısıyla Norveç’i kana bulayan Anders Behring Breivik, internet üzerinden yayımladığı “terör manifestosunda”, Balkanlar’a yönelik dikkat çekici görüşlere yer verdi. Breivik manifestoda, NATO’un 1999 yılında Sırbistan’ı bombalaması yüzünden harekete geçtiğini belirterek, söz konusu bombardımanla Sırpların “İslam’ı kendi toplarlarında durdurma hakkının” elinden alındığını yazdı. Diğer taraftan, Bosna savaşında işlediği savaş suçları nedeniyle yargılanmakta olan Radovan Karaciç Breivik’e göre, İslam’a karşı savaşmış onurlu bir Hristiyan kahramandır. Bu yöndeki sözler, Breivik’i terörizm gibi sapkın davranışlara iten nedenler arasında, hakkında çok az şey bildiği Balkanlar’daki olayların da bulunduğuna işaret ediyor. 1990’lı yıllarda Balkanlar’da yaşanan savaşlar üzerine farklı tarafların farklı ...

    Tugay ULUÇEVİK 18.07.2011

    Yunan Darbesi ve BM Güvenlik Konseyi’nin Tarihî Toplantısı BM Güvenlik Konseyi, bundan 37 yıl önce 16 Temmuz 1974 Salı günü Peru’nun BM nezdindeki Daimî Temsilcisi Büyükelçi Javier Pérez de Cuéllar [1] başkanlığında toplanmıştı. Toplantı isteği BMGS’den [2] ve sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” Daimî Temsilcisi Rossides’den [3] gelmişti. Rossides, Konsey’in âcilen toplanmasını talep eden mektubunda “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tehdit eden ve bölgede barış ve güvenliği tehlikeye düşüren vahim bir dış müdahaleden” söz etmekteydi. Rossides’in bu ifadelerle nitelediği olay, aslında, sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” Cumhurbaşkanı Başpiskopos Makarios’a karşı 15 Temmuz 1974 Pazartesi sabahı 08.30 dolaylarında Yunanistan tarafından gerçekleştirilen askerî darbeydi. Darbe dünyanın gözü önünde vuku ...

     
    Erhan TÜRBEDAR 15.07.2011

    TEPAV Foreign Policy Analyst AVİM, 15 July 2011 The 16th anniversary of the Srebrenica massacre was marked on July 11, 2011. The remains of 613 victims were buried in the Potocari Memorial cemetery at a ceremony attended by thousands of people. The youngest of the victims was an 11 year old child and the oldest was an 82 year old man. As is the case with all anniversaries of Srebrenica genocide, the negligence of the international community vis a vis preventing the Srebrenica massacre was called into question. The 20th century came with the outbreak of World War I in Sarajevo. It ended with ...

    Tugay ULUÇEVİK 12.07.2011

    Kemer Sıkma Politikası ve UNFICYP’e Yapılan Gönüllü Parasal Katkı Yunanistan’daki ekonomik buhran son iki yıldır gittikçe derinleşmiş; sosyal ve siyasî hayata olan yansımalarıyla, şiddetin de yer aldığı sokak eylemleriyle ülke için tehlikeli boyutlar kazanmış ve küresel piyasaları da olumsuz biçimde etkiler hale gelmiştir. Konu hakkındaki haber ve yorumlara çoğunlukla “iflâsın eşiğindeki Yunanistan” şeklindeki bir girişle başlanır olmuştur. Haberlerde “devletin kasalarında sadece 12 Temmuz’a kadar yetecek para bulunduğu” vurgulanmıştır. AB’nin yardım desteğinin sürebilmesi için ileri sürdüğü şartlar karşısında Hükûmetin hazırlamak mecburiyetinde kaldığı 28,4 milyar Euro tutarındaki 5 yıllık tasarruf ve 50 milyar Euro’ya varan özelleştirme paketine dair yasa tasarısı 29 Haziran ...

     
    - 06.07.2011

    Dr. Erhan Türbedar, TEPAV Dış Politika Analisti AVİM, 7 Temmuz 2011 2 Temmuz Cumartesi günü Sırbistan ile Kosova, karşılıklı ilişkilerin normalleşmesi doğrultusunda adımların ilkini attı. AB’nin arabuluculuğunda yürütülen diyalog kapsamında Belgrad ile Priştine seyahat özgürlüğü, nüfus kayıtları ve üniversite diplomalarının karşılıklı tanınması hususunda uzlaşmaya vardı. Sırbistan Kosova’nın bağımsızlığını tanımadığı için, söz konusu uzlaşma bir anlaşma metni olarak imzalanmadı ve toplantının sonuç bildirgesi olarak takdim edildi. Buna rağmen Sırplar içinden bazı çevreler, Kosova ile varılan uzlaşma yüzünden Sırbistan hükümetini ihanetle suçladı. AB’ye aday ve potansiyel aday ülkelere karşı Brüksel’in izlediği “şartlandırıcı” politikalar Sırbistan örneğinde neticeler vermeye devam ediyor. Bu yılın sonuna ...

    - 28.06.2011

    Dr. Erhan Türbedar, Dış Politika Analisti TEPAV, 29 Haziran 2011 3 Ekim 2005’te Türkiye’yle aynı anda müzakerelere başlayan Hırvatistan, Birlik’in 28. üyesi olabilmesi için AB yetkililerinden yeşil ışık aldı. Hırvatistan ile müzakerelerin sona erdiği duyurularak, bu yılın sonuna kadar Katılım Antlaşması’nın imzalanması, 1 Temmuz 2013’te ise Hırvatistan’ın AB üyeliğine kabul edilmesi hedeflendiği belirtildi. Hırvatistan hükümeti müzakerelerin tamamlanmasını, Hırvatistan devletinin en büyük başarılarından biri olarak kutladı. Ne var ki Hırvatistan’daki sayıca yaygın AB karşıtları hükümete meydan okumaya devam ediyor. Hırvatistan’ın AB ile bütünleşme sürecinin iki aşamadan geçtiği söylenebilir. Birinci aşama 2000’li yılların başına kadar olan, ikinci aşama ise 2000’li yılların başından günümüze devam eden ...

     
    - 27.06.2011

    Yaklaşık 20 yıldır süren Karabağ Sorunu henüz nihai bir çözüme kavuşturulamamıştır. Son yıllarda (özellikle 2008 yılında yaşanan Rusya-Gürcistan savaşı sonrası) Minsk Grubu’nun artan girişimleri ve 2007 yılında ortaya konan Madrid Prensipleri de henüz sorunun taraflarını ortak bir noktada buluşturamamıştır. Çözüm için sık sık bir araya gelen liderler en son Kazan’da bir görüşme gerçekleştirmişler, ancak bu buluşma da bir sonuç vermemiş, Azeri ve Ermeni yetkililer birbirlerini suçlayan açıklamalarda bulunmuşlardır. Ortaya çıkan bu tablonun birden çok nedeni bulunmaktadır. İlk olarak şu noktaya dikkat çekmek gerekmektedir. Normal şartlar altında, herhangi iki ülke arasında bir sorun varsa, o sorunun çözümü için iki tarafın da ...

    - 26.06.2011

    Dr. Erhan Türbedar, TEPAV Dış Politilka Analisti Yeni Balkan, 27 Haziran 2011 Her yıl 20 Haziran’da kutlanan Dünya Mülteciler Günü, Balkanlar’da devam eden mülteci sorununu da hatırlattı. Eski Yugoslavya coğrafyasında mülteci sorununun ortaya çıkmasından bu yana 20 yıl geçmiş olmasına rağmen, Batı Balkan ülkelerinde mülteci ve zorla yerinden edilenler (displaced person) statüsünde olan yaklaşık 450 bin kişi kalıcı çözümler için beklemeye devam ediyor. Sahip olduğu mülteci ve yerinden edilenler sayısı bakımından ise Sırbistan Avrupa’da birinci, dünyada ise 13. sırada yer alıyor. Mültecilerin sorunlarına çözümler üretmek için bu yıl içinde Sırbistan, Hırvatistan, Karadağ ve Bosna-Hersek’in kendi aralarında ortak bir komisyon kuracakları duyuruldu. 1990’lı yıllarda ...

     
    - 24.04.2011

    eni Balkan, 25 Nisan 2011 Dr. Erhan Türbedar TEPAV Balkan Çalışmaları Koordinatörü Sırbistan son üç yılın en ciddi siyasi krizini yaşıyor. Ekonomik iyileşmenin sağlanamamış olması yüzünden halkta memnuniyetsizlik arttı, ayrıca koalisyon hükümetinde çatlaklar oluştu. Mevcut durumdan istifade etmeye çalışan muhalefet ise erken seçim yoluyla iktidar olma çabasına girdi. Hükümetin ekonomik başarısızlıkları ve muhalefetin yapıcı olmayan tutumu Sırbistan’daki sosyoekonomik sorunları daha fazla derinleştiriyor. 1990’lı yıllarda eski Yugoslavya coğrafyasında yaşanan savaşlar ve NATO’nun Sırbistan’a yönelik müdahalesi, Sırbistan ekonomisinin derin yaralar almasına neden olmuştu. Oldukça olumsuz ekonomik koşullar, Ekim 2000’den sonra Sırbistan’da iş başına gelen demokratik yönetime miras olarak kalmıştı. Üstelik ülkenin yaklaşık on yıl geciktirilen iktisadi ...

    Deniz ALTINBAŞ 02.03.2011

    Orta Doğu’daki hareket, özellikle de Kaddafi’nin pes etmemesi nedeniyle uzayan Libya ayaklanması Avrupa açısından ele alındığında Türkiye içiönemli dersler içeriyor. Türkiye, her ne kadar Avrupa ülkelerinin sadece kendisine karşı ikiyüzlü davrandığını düşünse de, bu davranış biçiminin Türkiye’den değil Avrupa’dan kaynaklandığı ortaya konmalı. Diğer bir ifadeyle, Türkiye’nin eleştirdiği ve rahatsız olduğu hareketler Türkiye nedeniyle değil, çifte standart Avrupa’ya ait bir özellik olduğundan Avrupa nedeniyle var olan bir tutum biçimi. Avrupa’nın Orta Doğu’daki olayları – demokratikleşmeye yönelik olması sebebiyle – kutluyor olması, bu uğurda ölen insanlar için de – insana verdiği önem sebebiyle – üzüntü duyuyor olması gerekirdi. Ancak Avrupa’nın Libya ile ...

     
AVİM Blog Nedir? / What is AVİM Blog?

AVİM Blog, Avrupa, Balkanlar, Geniş Karadeniz Bölgesi, Kafkaslar, Avrasya ve Orta Asya’daki geçmiş ve güncel siyasi, toplumsal ve ekonomik gelişmeler ve Türk-Ermeni ilişkileri üzerine çalışan akademisyen, araştırmacı, yüksek lisan ve doktora öğrencilerinin yorum ve analiz yazılarını yayınlamak için oluşturulmuş bir platformdur.

AVİM Blog’da yayınlanan yazılar yalnızca yazarlarının görüşleridir ve AVİM için bağlayıcılığı yoktur.   

AVİM Blog is designed as a platform for scholars, researchers, masters and doctoral students to share their commentaries and analyses on past and current political, social  and economic affairs in Europe, Balkans, Wider Black Sea Region, Caucasus, Eurasia, and Central Asia, and Turkish-Armenian relations.

The statements and views expressed in AVİM Blog are not binding for AVİM and they are solely the responsibility of the authors.

AVİM Blog Kuralları / AVİM Blog Terms of Use

AVİM Blog'da yayınlanmak üzere gönderilen yorum ve analizler akademik yaklaşımla hazırlanmış çalışmalar olmalıdır.

Nefret söylemi, şiddet çağrısı, cinsiyetçi söylem, hakaret, etnik/ulusal/dinsel önyargılar içeren yazılar AVİM Blog tarafından kabul  edilmez.

Yazılar;

- e-posta yoluyla avimgenel@avim.org.tr adresine gönderilmelidir.

- Türkçe veya İngilizce dillerinde olmalıdır.

- Microsoft Word Programında yazılmış olmalıdır.

- 12 punto büyüklüğünde Times New Roman karakterleri kullanılarak, 1.5 satır aralığıyla ve yeterli kenar boşlukları bırakılarak (1-1/2 inch) yazılmalıdır.

- Sayfalar 1’den başlayarak numaralandırılmalıdır.

Gönderilen dosyalarda, yazar(lar)a dair aşağıdaki bilgiler belirtilmelidir: 

- Ad ve soyad(lar)ı

- Halihazırdaki (akademik) ünvan(lar)ı

- Halihazırda mensubu bulundukları kurum(lar) veya üniversite ve bölüm(ler)

- E-post adres(ler)i

- Cep telefon numara(lar)sı

 

Commentaries and analyses submitted to AVİM Blog should have been  written with a scholarly approach.

Submissions that contain hate speech, indiciment to violence, gendered discourse, ethnic/national/religious bias, and insultive espressions will not be accepted.

Contributions should be;

- Submitted to avimgenel@avim.org.tr

- in English or in Turkish.

- Word processed using Microsoft Word.

- 12 point font, Times New Roman, and 1,5 spaced throughout allowing good (1-1/2 inch) margins.

- Pages should be numbered sequentially starting from 1.

All submissions should include:

- Full name(s) of the author(s)

- Professional position(s) of the author(s)

- Current department and institutional affiliation(s) of the author(s)

- Email(s) of the author(s)

- Cell-phone number(s) of the author(s)