- 06.07.2011

    Dr. Erhan Türbedar, TEPAV Dış Politika Analisti AVİM, 7 Temmuz 2011 2 Temmuz Cumartesi günü Sırbistan ile Kosova, karşılıklı ilişkilerin normalleşmesi doğrultusunda adımların ilkini attı. AB’nin arabuluculuğunda yürütülen diyalog kapsamında Belgrad ile Priştine seyahat özgürlüğü, nüfus kayıtları ve üniversite diplomalarının karşılıklı tanınması hususunda uzlaşmaya vardı. Sırbistan Kosova’nın bağımsızlığını tanımadığı için, söz konusu uzlaşma bir anlaşma metni olarak imzalanmadı ve toplantının sonuç bildirgesi olarak takdim edildi. Buna rağmen Sırplar içinden bazı çevreler, Kosova ile varılan uzlaşma yüzünden Sırbistan hükümetini ihanetle suçladı. AB’ye aday ve potansiyel aday ülkelere karşı Brüksel’in izlediği “şartlandırıcı” politikalar Sırbistan örneğinde neticeler vermeye devam ediyor. Bu yılın sonuna ...

    - 28.06.2011

    Dr. Erhan Türbedar, Dış Politika Analisti TEPAV, 29 Haziran 2011 3 Ekim 2005’te Türkiye’yle aynı anda müzakerelere başlayan Hırvatistan, Birlik’in 28. üyesi olabilmesi için AB yetkililerinden yeşil ışık aldı. Hırvatistan ile müzakerelerin sona erdiği duyurularak, bu yılın sonuna kadar Katılım Antlaşması’nın imzalanması, 1 Temmuz 2013’te ise Hırvatistan’ın AB üyeliğine kabul edilmesi hedeflendiği belirtildi. Hırvatistan hükümeti müzakerelerin tamamlanmasını, Hırvatistan devletinin en büyük başarılarından biri olarak kutladı. Ne var ki Hırvatistan’daki sayıca yaygın AB karşıtları hükümete meydan okumaya devam ediyor. Hırvatistan’ın AB ile bütünleşme sürecinin iki aşamadan geçtiği söylenebilir. Birinci aşama 2000’li yılların başına kadar olan, ikinci aşama ise 2000’li yılların başından günümüze devam eden ...

     
    - 27.06.2011

    Yaklaşık 20 yıldır süren Karabağ Sorunu henüz nihai bir çözüme kavuşturulamamıştır. Son yıllarda (özellikle 2008 yılında yaşanan Rusya-Gürcistan savaşı sonrası) Minsk Grubu’nun artan girişimleri ve 2007 yılında ortaya konan Madrid Prensipleri de henüz sorunun taraflarını ortak bir noktada buluşturamamıştır. Çözüm için sık sık bir araya gelen liderler en son Kazan’da bir görüşme gerçekleştirmişler, ancak bu buluşma da bir sonuç vermemiş, Azeri ve Ermeni yetkililer birbirlerini suçlayan açıklamalarda bulunmuşlardır. Ortaya çıkan bu tablonun birden çok nedeni bulunmaktadır. İlk olarak şu noktaya dikkat çekmek gerekmektedir. Normal şartlar altında, herhangi iki ülke arasında bir sorun varsa, o sorunun çözümü için iki tarafın da ...

    - 26.06.2011

    Dr. Erhan Türbedar, TEPAV Dış Politilka Analisti Yeni Balkan, 27 Haziran 2011 Her yıl 20 Haziran’da kutlanan Dünya Mülteciler Günü, Balkanlar’da devam eden mülteci sorununu da hatırlattı. Eski Yugoslavya coğrafyasında mülteci sorununun ortaya çıkmasından bu yana 20 yıl geçmiş olmasına rağmen, Batı Balkan ülkelerinde mülteci ve zorla yerinden edilenler (displaced person) statüsünde olan yaklaşık 450 bin kişi kalıcı çözümler için beklemeye devam ediyor. Sahip olduğu mülteci ve yerinden edilenler sayısı bakımından ise Sırbistan Avrupa’da birinci, dünyada ise 13. sırada yer alıyor. Mültecilerin sorunlarına çözümler üretmek için bu yıl içinde Sırbistan, Hırvatistan, Karadağ ve Bosna-Hersek’in kendi aralarında ortak bir komisyon kuracakları duyuruldu. 1990’lı yıllarda ...

     
    - 24.04.2011

    eni Balkan, 25 Nisan 2011 Dr. Erhan Türbedar TEPAV Balkan Çalışmaları Koordinatörü Sırbistan son üç yılın en ciddi siyasi krizini yaşıyor. Ekonomik iyileşmenin sağlanamamış olması yüzünden halkta memnuniyetsizlik arttı, ayrıca koalisyon hükümetinde çatlaklar oluştu. Mevcut durumdan istifade etmeye çalışan muhalefet ise erken seçim yoluyla iktidar olma çabasına girdi. Hükümetin ekonomik başarısızlıkları ve muhalefetin yapıcı olmayan tutumu Sırbistan’daki sosyoekonomik sorunları daha fazla derinleştiriyor. 1990’lı yıllarda eski Yugoslavya coğrafyasında yaşanan savaşlar ve NATO’nun Sırbistan’a yönelik müdahalesi, Sırbistan ekonomisinin derin yaralar almasına neden olmuştu. Oldukça olumsuz ekonomik koşullar, Ekim 2000’den sonra Sırbistan’da iş başına gelen demokratik yönetime miras olarak kalmıştı. Üstelik ülkenin yaklaşık on yıl geciktirilen iktisadi ...

    Deniz ALTINBAŞ 02.03.2011

    Orta Doğu’daki hareket, özellikle de Kaddafi’nin pes etmemesi nedeniyle uzayan Libya ayaklanması Avrupa açısından ele alındığında Türkiye içiönemli dersler içeriyor. Türkiye, her ne kadar Avrupa ülkelerinin sadece kendisine karşı ikiyüzlü davrandığını düşünse de, bu davranış biçiminin Türkiye’den değil Avrupa’dan kaynaklandığı ortaya konmalı. Diğer bir ifadeyle, Türkiye’nin eleştirdiği ve rahatsız olduğu hareketler Türkiye nedeniyle değil, çifte standart Avrupa’ya ait bir özellik olduğundan Avrupa nedeniyle var olan bir tutum biçimi. Avrupa’nın Orta Doğu’daki olayları – demokratikleşmeye yönelik olması sebebiyle – kutluyor olması, bu uğurda ölen insanlar için de – insana verdiği önem sebebiyle – üzüntü duyuyor olması gerekirdi. Ancak Avrupa’nın Libya ile ...

     
    - 06.02.2011

    Orta Asya Cumhuriyetlerine ilişkin yapılan değerlendirmelerin büyük çoğunluğunda el Kaide ve radikal İslami terörizm vurgusu, Afganistan operasyonunun sıcak dönemlerine denk gelir. Oysa çok kısa bir bağımsızlık tarihine sahip Orta Asya Cumhuriyetlerinin “radikal dini terörizmle” mücadelesi neredeyse bağımsızlık tarihlerinin başlarına kadar uzanmaktadır. Sovyetler Birliği’nde dini, geleneksel bir yapı içerisinde devam ettirmek zorunda kalan bölge halkaları, Sovyet şemsiyesinin çökmesi ile bu gevşek yapıya sokulan radikal unsurlarla mücadele etmenin yollarını aramak zorunda kalmışlardır. Çoğunlukla Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrasında oluşturulan tek adam yönetimlerine bir tehdit olarak algılanan ve sert tedbirlerle çözülmeye çalışan “radikal dini akımlar” sorunu, 11 Eylül terör saldırıları sonrasında uluslararası destek için ...

    - 25.08.2010

    Erhan Türbedar TEPAV Dış Politika Analisti 26 Ağustos 2010 Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları işbirliğiyle hazırlanan “Balkan Ekspresi” projesi sona erdi. Yolculuğuna 29 Haziran 2010’da başlayan Balkan Ekspresi özel treni, 9 Balkan ülkesinin 21 şehrinden 37 adet canlı yayın gerçekleştirildikten ve yaklaşık 10 bin kilometrelik yolu katetikten sonra, 19 Ağustos 2010’da Türkiye’ye geri döndü. Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki dostluğu pekiştirmeyi hedefleyen, ayrıca Balkan ülkelerinin tarihi, kültürel ve turistik değerlerini tanıtan Balkan Ekspresi projesi, aynı zamanda TRT izleyicilerini uzaktaki yakınlarıyla buluşturdu. Balkan Ekspresi projesinin, TRT tarihinde örneğine az rastlanan televizyon programları arasında yer aldığı ve Türkiye’nin Balkanlar’a yönelik ...

     
    Erhan TÜRBEDAR 13.06.2010

      2 Haziran 2010’da Saraybosna’da AB-Batı Balkanlar Zirvesi düzenlendi. Zirvede reformlara devam etmeleri için Batı Balkan ülkelerine çağırı yapılarak, geleceklerinin AB’nde olduğu belirtildi. Batı Balkan ülkeleri AB üyesi olabilme yolunda kararlı adımlar atmaya ve ortak duruş içinde bulunmaya hazır olduklarını göstermeye başardı. Ancak AB liderlerinin, bölge ülkelerinin Birliğe katılımı konusunda uzun süredir yeterince ortak bir duruş sergileyemediği söylenebilir. 1990’ların başlarından beri AB’nin Batı Balkanlar’da siyasi, askeri ve ekonomik etkinliği olmuştur. Bölgede uzun süren savaşlar döneminin ardından ise, AB Batı Balkanlar’ı kanunların işlediği, demokrasi anlayışının kökleştiği, insan haklarının garanti edildiği ve piyasa ekonomisinin geçerli olduğu istikrarlı bir bölgeye dönüştürme yönünde adımlar atmaya ...

    - 13.06.2010

    2005 yılında Kırgızistan’da gerçekleştirilen bir sözde devrimle ülke yönetimini ele geçiren Bakiyev’in, aynı yöntemlerle devrilmesinin ve ülkeyi terk etmek zorunda kalmasının ardından, Kırgızistan yoğun bir çatışma ortamına sürüklenmiştir. Bu süreçte en fazla korkulan olmuş ve ülke içinde Kırgız-Özbek etnik çatışması başlamıştır. Kırgızistan’ın bugün içine sürüklendiği durumu anlayabilmek için son 5 yılda yaşanan olayları kısaca hatırlamakta yarar vardır. 2004 ve 2005 yıllarında ABD destekli sözde devrimler, Gürcistan ve Ukrayna’nın ardından Kırgızistan’ı da esir almıştı. Askar Akayev yönetiminin devrilerek Kurmanbek Bakiyev’in başa gelmesi, Kırgızistan üzerinde ABD nüfuzunun artmasına zemin hazırlamıştı. Çünkü devrik lider Akayev döneminde Kırgızistan, ABD taleplerine olumlu yaklaşmamıştı. İlk olarak, ...

     
    Erhan TÜRBEDAR 13.05.2010

    Erhan Türbedar, TEPAV Dış Politika Analisti Yeni Balkan, 14 Mayıs 2010 Sırp savaş suçları savcısı Vladimir Vukçeviç, içinde yaklaşık 250 Kosovalı Arnavut’un cesedinin bulunduğu tahmin edilen bir toplu mezarı, Sırbistan’ın güneyindeki Raşka kenti yakınlarında tespit ettiklerini açıkladı. 10 Mayıs 2010 tarihli açıklamasında Vukçeviç, toplu mezarı Kosova’da görev yapan Avrupa Birliği misyonu EULEX’in yardımıyla bulduklarını ve yakında cesetleri çıkarma işlemlerine başlayacaklarını duyurdu. Sırbistan’ın geçmişinin karanlık safhalarından kaçmaya çalışmadığını bir kez daha ispatladıklarını belirten savcı, Belgrad’ın tüm suçların faillerini adalet önüne çıkarmaya hazır olduğunu gösterdiğini söyledi. 1990’lı yıllarda eski Yugoslavya coğrafyasında yaşanan savaşlarla birlikte “etnik temizlik” kavramının kullanımı uluslararası yaygınlık kazandı. “Büyük devletler” kurma hayalleriyle bölgede ...

    Erhan TÜRBEDAR 05.05.2010

    Erhan Türbedar, TEPAV Dış Politika Analisti TRT, 6 Mayıs 2010 1 Mayıs 2010’da Arnavutluk’un başkenti Tiran’da, muhalefetteki Sosyalist Parti’nin yandaşı olan binlerce kişi hükümet karşıtı gösteri düzenledi. İktidarın başını çeken Demokratik Parti’yi Haziran 2009’deki seçimde hile yapmakla suçlayan göstericiler, oyların yeniden sayılmasına ilişkin taleplerini bir kez daha dile getirdi. Sosyalist Parti’nin lideri Edi Rama, talepleri dikkate alınmadığı sürece protesto gösterilerine devam edeceklerini duyurdu. Diğer taraftan, hükümete baskı yapmak amacıyla, Sosyalist Parti’den 22 milletvekili, 180 parti sempatizanı ile birlikte açlık grevini başlattı. Arnavutluk, Balkan ülkeleri arasında bağımsızlığına daha geç kavuşmuş, komünist rejimin ise en uzun süre hakim kaldığı bir ülkedir. Geçmişte iç çalkantılarıyla ve canlandırılmaya ...

     
    Oya EREN 18.04.2010

    Özdem Sanberk ‘Diplomaside sivil usuller’ yazısında (Radikal 25 Ağustos 2004) şöyle yazıyor: ‘Türkiye’nin hiçbir hassas davası yurtdışında bilinmiyor ve desteklenmiyor’. ‘Şimdiye kadar, Kıbrıs dahil, dış politika tartışmalarını, dışarıya taşımak yerine, polemik düzeyde iç politika malzemesi yaptık. Dilimizde tam karşılığı olmayan İngilizcesi ‘public diplomacy’ olan diplomasi türü (sivil diplomasi veya kamuoyu diplomasisi hatta gönüllü diplomasi) nü hiçbir zaman etkili biçimde kullanamadık. Bu, devletten devlete değil, devletten kamuoylarına; sivil toplumdan devletlere; sivil toplumdan kamuoylarına yönelik olarak kapalı kapılar ardında değil, açık yapılan diplomasidir’. ‘Kamuoyu diplomasisi, parlamento üyeleri, siyasi partiler, onların gençlik kolları, vakıflar, resmi veya bağımsız düşünce kuruluşları, mesleki kuruluşlar, üniversiteler, medya, yurtiçi ...

    - 24.03.2010

    Son dönemde Rusya-Azerbaycan ilişkilerinde yaşanan gelişmeler ve iki ülke arasında imzalanan gaz anlaşmaları dikkat çekmektedir. İki ülke arasında 2009 yılının son aylarında imzalanan anlaşma çerçevesinde Azerbaycan, 2010 yılında Rusya’ya satacağı gaz miktarını iki kat artırmış bulunmaktadır.1 Bu durum ilk olarak Nabucco Projesi’nin geleceği tehlikeye mi giriyor, sorusunu akıllara getirmiştir. Nitekim Nabucco Projesi’ne en fazla gaz sağlaması beklenen ülke Azerbaycan’dır. Nabucco Projesi’nin geçiş güzergâhı konusunda temel direği olan Türkiye’nin de bu durumdan olumsuz etkilenmesi kuvvetle muhtemeldir. Bu konu ile ilgili belirtilmesi gereken bir başka nokta ise, Aliyev’in Türkiye’yi Nabucco sürecini sekteye uğratmakla suçlamış olmasıdır. Bu konuda Aliyev 2010 Şubat ayının ilk ...

     
    - 23.03.2010

    Fransa’da iki turlu olarak yapılan yerel seçim sonuçları, “solun zaferi ve Sarkozy’nin ağır yenilgisi” olarak değerlendiriliyor. Seçimler, yerel yöneticileri belirlemekten çok, Sarkozy’ye yönelik bir güven oylaması olarak görüldüğünden, oklar Sarkozy’ye çevrilmiş durumda. Toplam 26 bölgenin yöneticilerinin belirlendiği seçimlerde; Yeşiller ile Sosyalist Parti’nin birlikte yer aldığı ittifak % 54,3, Sarkozy’nin partisi % 36,1, aşırı sağ ise % 9,3 oranında oy aldı. Seçimlere katılmayanların oranının % 49 gibi yüksek olması dikkat çekici bir durum. Bunun bir nedeni, yerel yönetimlerin ulaşım, eğitim, kültür gibi ikinci derece alanlarda sınırlı yetkiye sahip olmaları nedeniyle yerel seçimlerin önemli görülmemesi. Diğer sebep ise, politikacılara yönelik güvensizlik ...

    Erhan TÜRBEDAR 10.03.2010

    11 Mart 2010 Erhan Türbedar, TEPAV Dış Politika Analisti Bosna-Hersek’in eski cumhurbaşkanı yardımcılarından Eyup Ganiç’in Belgrad’ın isteği üzerine Londra’da tutuklanmış olması büyük tepkilere neden oldu. Bosna savaşını yakından izlemiş olanlar, genel olarak Ganiç’in masum olduğu ve kendisine yöneltilen suçlamaların hukuki zemine oturmadığı görüşünde uzlaşıyor. Bu yüzden, Ganiç’i tutuklatan Belgrad’ın ne yapmaya çalıştığı soruları soruluyor. 1990’lı yıllarda Balkanlar’da yaşanan savaşlar üzerine farklı tarafların “farklı gerçekleri” vardır. Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesindeki duruşmalardan Balkanlar’daki savaşlar üzerine kanıtlanmış gerçekler henüz ortaya çıkarılmadan, bölge ülkelerinin yöneticileri kendi çıkarlarının gerektirdiği “gerçekleri” üretmiş ve bunu halklarına “kesin gerçek” olarak kabul ettirmiştir. 1990’lı yılların ilk yarısında Hırvatistan ve Bosna-Hersek’in toprak bütünlüklerine ...

     
    Oya EREN 28.02.2010

    27 Şubat 2010 Kültürel ve sosyal çalışmalar yapan bir sivil toplum kuruluşunun davetine katılmak ve hem Erivan’da hem de Gümrü’de çekim ve röportajlar yapmak üzere Ermenistan’dayız. * Geldiğimizin ertesi günü Ermenistan Millet Meclisi IV. Dönem VII. Oturum döneminin 4 günlük çalışmalarına başladı. Türkiye-Ermenistan Protokolleri uluslar arası sözleşmelerin onay sürecinin gerektirdiği şekilde Ermenistan Meclisi’ne yollanmış ve Meclisin gündemine girmişti. Ancak çalışmaların başladığı ilk gün olan 22 Şubat tarihinde Meclis Başkanı Hovik Abrahamyan, protokollerin meclis gündeminden çıkarıldığını açıkladı. Meclis Dışilişkiler Komisyonu Başkanı ve aynı zamanda Ermeni Devrimci Federasyonu (Taşnaksutyun) temsilcisi Armen Rustemyan’ın protokollerin gündemden çıkarılması önerisini yaptığı ve protokollerin başka bir sürecin ardından Meclise ...

    Oya EREN ÖZER 16.02.2010

    17 Şubat 2010 tarihinde Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı binasında, merkezi ABD’de bulunan Avrasya Ortaklık Vakfı (EPF) ve Norveç devletince desteklenen “Türkiye’deki Ermeni Göçmenlerin Durumu” başlıklı bir sunum yapıldı. EPF tarafından yürütülen projenin bulguları, EPF Ermenistan-Türkiye Projesi Müdürü Dr. Artak Shakaryan ve araştırmacı Alin Ozinian tarafından katılımcılara sunuldu. Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde kritik bir dönem yaşandığı ve Türkiye’de siyasilerin kaçak çalışan Ermeni işçilerinin durumuna ilişkin sık sık fikir beyan ettikleri göz önüne alındığında, yapılan araştırmanın, bulguları açısından, içeriği belirsiz kalmış bu önemli konuda aydınlatıcı bilgi ve veriler sunması beklenmekteydi. Ancak TEPAV’da yapılan değerlendirme toplantısında, hem araştırmacılar hem de kurumların Türkiye’de kaçak çalışan ...

     
AVİM Blog Nedir? / What is AVİM Blog?

AVİM Blog, Avrupa, Balkanlar, Geniş Karadeniz Bölgesi, Kafkaslar, Avrasya ve Orta Asya’daki geçmiş ve güncel siyasi, toplumsal ve ekonomik gelişmeler ve Türk-Ermeni ilişkileri üzerine çalışan akademisyen, araştırmacı, yüksek lisan ve doktora öğrencilerinin yorum ve analiz yazılarını yayınlamak için oluşturulmuş bir platformdur.

AVİM Blog’da yayınlanan yazılar yalnızca yazarlarının görüşleridir ve AVİM için bağlayıcılığı yoktur.   

AVİM Blog is designed as a platform for scholars, researchers, masters and doctoral students to share their commentaries and analyses on past and current political, social  and economic affairs in Europe, Balkans, Wider Black Sea Region, Caucasus, Eurasia, and Central Asia, and Turkish-Armenian relations.

The statements and views expressed in AVİM Blog are not binding for AVİM and they are solely the responsibility of the authors.

AVİM Blog Kuralları / AVİM Blog Terms of Use

AVİM Blog'da yayınlanmak üzere gönderilen yorum ve analizler akademik yaklaşımla hazırlanmış çalışmalar olmalıdır.

Nefret söylemi, şiddet çağrısı, cinsiyetçi söylem, hakaret, etnik/ulusal/dinsel önyargılar içeren yazılar AVİM Blog tarafından kabul  edilmez.

Yazılar;

- e-posta yoluyla [email protected] adresine gönderilmelidir.

- Türkçe veya İngilizce dillerinde olmalıdır.

- Microsoft Word Programında yazılmış olmalıdır.

- 12 punto büyüklüğünde Times New Roman karakterleri kullanılarak, 1.5 satır aralığıyla ve yeterli kenar boşlukları bırakılarak (1-1/2 inch) yazılmalıdır.

- Sayfalar 1’den başlayarak numaralandırılmalıdır.

Gönderilen dosyalarda, yazar(lar)a dair aşağıdaki bilgiler belirtilmelidir: 

- Ad ve soyad(lar)ı

- Halihazırdaki (akademik) ünvan(lar)ı

- Halihazırda mensubu bulundukları kurum(lar) veya üniversite ve bölüm(ler)

- E-post adres(ler)i

- Cep telefon numara(lar)sı

 

Commentaries and analyses submitted to AVİM Blog should have been  written with a scholarly approach.

Submissions that contain hate speech, indiciment to violence, gendered discourse, ethnic/national/religious bias, and insultive espressions will not be accepted.

Contributions should be;

- Submitted to [email protected]

- in English or in Turkish.

- Word processed using Microsoft Word.

- 12 point font, Times New Roman, and 1,5 spaced throughout allowing good (1-1/2 inch) margins.

- Pages should be numbered sequentially starting from 1.

All submissions should include:

- Full name(s) of the author(s)

- Professional position(s) of the author(s)

- Current department and institutional affiliation(s) of the author(s)

- Email(s) of the author(s)

- Cell-phone number(s) of the author(s)