Prof. Dr. Alaeddin YALÇINKAYA 31.03.2014

    1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla Soğuk Savaş’ın sona erdiği kabul edilir. Ancak geçen çeyrek asırda Rusya bağlantılı birçok olay yeniden “Soğuk Savaş” tehlikesini servise sokmuştur. 2008’de Gürcistan’a girip Abhazya ile Güney Osetya’yı bağımsız devlet olarak tanıması belki en çarpıcı Soğuk Savaş habercisiydi. Ancak bu müdahale beklenenden daha hızlı hazmedildi. Üstelik Barış Gücü adı altında Rus ordusu Gürcistan şehirlerini bir süre işgal etmişti. Bu çapta ileri bir hareket için, Rusya’nın Uluslararası Hukuku kendi lehine çarpıtma konusunda bugün Kırım’da yaşananlardan daha az “haklı sayılabilecek” gerekçeleri vardı.   Kırım’da yaşananlar dikkate alındığında yarımadanın modern dünya tarihindeki ayrıcalıklı yerini yeniden hatırlattı. Osmanlı’nın Avrupa devletler ailesine katılması İngiltere ...

    Avukat Şevket ÇİZMELİ 20.03.2014

    Avukat Şevket Çizmeli Ermeni Soykırımı iddiasının ayrıntılarına girmeden kısaca belirtelim ki, birçok ülke parlamentosu tarafından kabul edilen Soykırım iddiası bu kararla çok büyük bir darbe almıştır. Umarız Türkiye’nin birçok açıdan ağır prestij kaybına mal olan bu konu, büyük acılara maruz kalmış Ermeni halkının da acılarını dindirecek daha barışsever bir yolun açılmasına öncülük eder. Bilindiği üzere Doğu Perinçek 2005 yılında 7 Mayıs-18 Eylül arası İsviçre’nin Lozan, Optikon ve Koniz şehirlerinde katıldığı çeşitli konferanslarda, Ermeni Soykırımını “inkâr ederek” bunu “uluslararası bir yalan” olarak niteledi. Lozan Mahkemesi, soykırım ve ırk ayrımcılığını inkârı suç sayan İsviçre Ceza Yasasına göre Perinçek’in güttüğü amaçların ırkçı nitelikler içerdiği, tarihsel bir ...

     
    Dr. Ferruh DEMİRMEN 20.03.2014

    Dr. Ferruh Demirmen 24 Şubat 2014 Bayan Simonetta Sommaruga Cheffe du Département fédéral de justice et police (DFJP) Palais fédéral ouest CH-3003 Berne, SWITZERLAND Sayın Bayan Sommaruga,   Bu mektup, “soykırımdan kaygı duyan bilim insanları” diye kendini tanıtan bir grubun AİHM’nin 17 Aralık 2013 tarihli Perinçek - İsviçre kararına karşı size yolladığı Açık Mektubu çürütmek amacıyla, “kaygılı bir vatandaş” tarafından sunulmaktadır.   Söz konusu grup 16 Şubat 2014 tarihli mektubunda, soykırımın kanıtlanması kolay olmayan dar kapsamlı bir hukuki terim olduğu ve tarihsel belgelerin ışığında 1915 olaylarının tartışmaya açık bulunduğu yönündeki AİHM görüşüne karşı tavır almıştır. Grup, söz konusu Karar'a karşın, 1915 olaylarının “soykırım” olduğu konusunda ısrar ederek, sizi de ...

    Prof. Dr. Hikmet ÖZDEMİR 17.03.2014

    Prof. Dr. Hikmet ÖZDEMİR[1]   1938’de ABD’li siyasal bilimler uzmanı Harold D. Laswell, Birinci Dünya Savaşı’ndaki propaganda tekniklerini anlatırken; propagandanın sivil topluma olan etkisinden korktuğunu yazmıştır.[2] Fakat bu propaganda teknikleri arasında özel bir tür vardır ki, Laswell’in söylediğinden daha fazla ürkütücüdür ve sivil toplum üzerinde tahrip gücü hayli yüksek etkileri vardır. Ve ilginçtir, bu özel propaganda türü, uluslararası literatürde Ermeni intikamcılığını haklılaştıran ve yüceltenler dışında akademik veya popüler anlamda pek inceleme konusu da yapılmamıştır.[3]   1918-1923 yıllarında ve elli yıl sonra 1973-1994 yıllarında iki kanlı terör dalgası şeklinde Ermeni katiller tarafından çeşitli ülkelerde Türk devlet adamlarına ve diplomatlarına yönelik intikam suikastları gerçekleştirilmiştir. İşte bu ...

     
    Prof. Dr. Hikmet ÖZDEMİR 17.03.2014

    Prof. Dr. Hikmet ÖZDEMİR[1]   In 1938, while giving an account of the propaganda techniques employed in the First World War, American political science expert Harold D. Laswell wrote that he feared the influence of propaganda on civil society.[2] But there is a special type amongst such propaganda techniques that is more frightening than what Laswell had mentioned, and it has highly destructive consequences over civil society. Curiously enough, this special propaganda type has not been made a subject of academic or popular study in international literature except by those who legitimize and praise Armenian revanchism.[3]   Vengeful assassinations targeting Turkish statesman and diplomats ...

    Prof. Dr. Alaeddin YALÇINKAYA 16.03.2014

    Prof.Dr. Alaeddin Yalçınkaya   1990’larda bazı stratejistler Rusya Federasyonu’nun da dağılmasını bekliyordu. Putin ile birlikte bu beklenti sona erdi. Federasyon dağılmasa da bu devleti mevcut sınırlarında muhafaza etmenin zorluklarını birçok Rus stratejist gündeme getirdi: Rusya ya süper güç olacak ya da yok olacak. Kırım, Rusya’nın Karadeniz’e dolayısıyla Akdeniz’e açılması yolunda jeopolitik bir kaledir. Kırım, yakın zamana kadar Türk yurdu olarak kalmış bir Karadeniz incisidir. Akdeniz ikliminin yaşandığı bölgede mesela muz dahi yetiştirilebilmektedir. Sovyet yöneticileri için de sayfiye bölgesiydi. 1991 askeri darbesinde Gorbaçev Kırım’daki yazlığındaydı. II. Dünya Savaşı’nda Alman ordusu, Sovyet topraklarında ilerlerken burayı da işgal etti. Bölgenin asli unsuru Türkler (Tatarlar) dağlarda milisler halinde ...

     
AVİM Blog Nedir? / What is AVİM Blog?

AVİM Blog, Avrupa, Balkanlar, Geniş Karadeniz Bölgesi, Kafkaslar, Avrasya ve Orta Asya’daki geçmiş ve güncel siyasi, toplumsal ve ekonomik gelişmeler ve Türk-Ermeni ilişkileri üzerine çalışan akademisyen, araştırmacı, yüksek lisan ve doktora öğrencilerinin yorum ve analiz yazılarını yayınlamak için oluşturulmuş bir platformdur.

AVİM Blog’da yayınlanan yazılar yalnızca yazarlarının görüşleridir ve AVİM için bağlayıcılığı yoktur.   

AVİM Blog is designed as a platform for scholars, researchers, masters and doctoral students to share their commentaries and analyses on past and current political, social  and economic affairs in Europe, Balkans, Wider Black Sea Region, Caucasus, Eurasia, and Central Asia, and Turkish-Armenian relations.

The statements and views expressed in AVİM Blog are not binding for AVİM and they are solely the responsibility of the authors.

AVİM Blog Kuralları / AVİM Blog Terms of Use

AVİM Blog'da yayınlanmak üzere gönderilen yorum ve analizler akademik yaklaşımla hazırlanmış çalışmalar olmalıdır.

Nefret söylemi, şiddet çağrısı, cinsiyetçi söylem, hakaret, etnik/ulusal/dinsel önyargılar içeren yazılar AVİM Blog tarafından kabul  edilmez.

Yazılar;

- e-posta yoluyla avimgenel@avim.org.tr adresine gönderilmelidir.

- Türkçe veya İngilizce dillerinde olmalıdır.

- Microsoft Word Programında yazılmış olmalıdır.

- 12 punto büyüklüğünde Times New Roman karakterleri kullanılarak, 1.5 satır aralığıyla ve yeterli kenar boşlukları bırakılarak (1-1/2 inch) yazılmalıdır.

- Sayfalar 1’den başlayarak numaralandırılmalıdır.

Gönderilen dosyalarda, yazar(lar)a dair aşağıdaki bilgiler belirtilmelidir: 

- Ad ve soyad(lar)ı

- Halihazırdaki (akademik) ünvan(lar)ı

- Halihazırda mensubu bulundukları kurum(lar) veya üniversite ve bölüm(ler)

- E-post adres(ler)i

- Cep telefon numara(lar)sı

 

Commentaries and analyses submitted to AVİM Blog should have been  written with a scholarly approach.

Submissions that contain hate speech, indiciment to violence, gendered discourse, ethnic/national/religious bias, and insultive espressions will not be accepted.

Contributions should be;

- Submitted to avimgenel@avim.org.tr

- in English or in Turkish.

- Word processed using Microsoft Word.

- 12 point font, Times New Roman, and 1,5 spaced throughout allowing good (1-1/2 inch) margins.

- Pages should be numbered sequentially starting from 1.

All submissions should include:

- Full name(s) of the author(s)

- Professional position(s) of the author(s)

- Current department and institutional affiliation(s) of the author(s)

- Email(s) of the author(s)

- Cell-phone number(s) of the author(s)