Teoman Ertuğrul TULUN 13.02.2017

    Deep-rooted disputes continue to plague the Balkans. Currently, the disputes are most prevalent in Kosovo, Bosnia-Herzegovina, and Serbia.  Tensions between Kosovo and Serbia began in December 2016 when Kosovar Serbs started building a wall dividing the town of Mitrovica into Albanian and Serbian sectors. The arrest in France on a Serbian war crimes warrant of Kosovo Liberation Army commander and former Prime Minister Ramush Haradinaj this January sparked more protests by Kosovar Albanians. Tensions escalated when Serbia sent a promotional train carrying Serbian nationalist messages to Mitrovica. A full-blown crisis was averted when the train turned back before reaching its destination. However, ...

    AVİM 09.02.2017

    Below are the written replies of the 69th US Secretary of State Rex Wayne Tillerson to the written questions of the New Jersey State Senator Robert (Bob) Menendez during the confirmation hearings.   42. As a Co-Chair of the OSCE Minsk Group, the United States plays a critical role in maintaining stability in the South Caucasus region through its mediation of the Nagorno Karabakh conflict. However, Azerbaljan continues to violate cease fire agreements.            a. What steps will you take to hold Azerbaijan accountable for its actions and any violations of the cease fire agreements and what steps would you take to ensure ...

     
    Prof. Dr. Erkan İBİŞ 27.01.2017

    January 27, 2017 Dear Minister, Dear Ambassadors, Dear Head of the Turkish Jewish Community, Dear Guests, Ladies and Gentleman. The 27th of January, by a decision taken in 2005 at the United Nations General Assembly, has been designated as the Remembrance Day for the victims of the Holocaust. During the years of the Second World War, millions of people from different countries, majority of whom were Jewish, were massacred or left to die in concentration camps. The Auschwitz-Birkenau Concentration Camp, which was saved from the Nazis in January 27th 1945, was a disgrace in human history, as well as others like Dachau and Ravensbrück. This ...

    Aylin TAŞHAN 27.01.2017

    Sayın Başbakan Yardımcım, Sayın Rektör, Türk Yahudi Toplumumuzun Saygıdeğer Başkanı ve Mensupları Saygıdeğer Büyükelçiler ve Kordiplomatiğin Değerli Üyeleri Kıymetli Konuklar, İnsanlık tarihinin en büyük trajedilerinin başında gelen “Holokost” asla tekrarlanmaması gereken büyük bir vahşeti simgelemektedir. İkinci Dünya Savaşı yıllarında başta Yahudiler olmak üzere, Roman, engelli, eşcinsel ve muhaliflerden müteşekkil 10 milyon insan Naziler tarafından oluşturulan toplama kamplarında sistematik bir şekilde yok edilmiştir. O kadar ki, aynı anda daha fazla insanı öldürebilmek için çalışmalar yapılmış, bu amaçla etkin yöntemler geliştirilmeye çalışılmıştır. İşte, Holokost böylesine eşi benzeri görülmemiş bir vahşettir. Holokost farklılıklara duyulan kin, nefret ve korkunun bir yansımasıdır. O dönemlerde Avrupa’yı etkisi altına alan antisemitizm, ırkçılık ve ...

     
    Aylin TAŞHAN 27.01.2017

    Esteemed Deputy Prime Minister, Esteemed Rector, Reverend Chief Rabbi and Distinguished Head of the Turkish Jewish Community and Members, Esteemed Ambassadors and the Members of Corps Diplomatique, Distinguished Guests, The “Holocaust” one of the worst tragedies in human history, is an appalling atrocity that should not happen again in any circumstances. 10 million people, including particularly the Jews, as well as the Roma people, the disabled, homosexuals and dissidents, were systematically exterminated in the concentration camps set up by the Nazis during the years of the World War II. They even attempted to develop efficient methods to kill more people at the same time. Holocaust ...

    Tuğrul TÜRKEŞ 27.01.2017

    Sayın Rektör, Türk Musevi Cemaatinin Saygıdeğer Başkanı, Saygıdeğer Büyükelçiler, Değerli Konuklar, Hanımefendiler ve Beyefendiler, “Hayatta kalmak beraberinde yükümlülükler getiren bir ayrıcalıktır. Ben daima kendime hayatta kalamayanlar için ne yapabileceğimi soruyorum.” Ölüm kamplarında başta annesi olmak üzere birçok yakınını kaybeden, kendisi de Holokost mağduru olan Simon Wiesenthal (Simon Visendal), bu satırlarla Holokost'a engel olamamış ve bu acı dönemi hayatta kalarak atlatmış insanlığın Holokost kurbanlarına karşı sorumluluğuna dikkat çeker. Holokost kurbanları için adaletin yerini bulması ve kıymetli hatıralarının hiçbir zaman unutulmamasının sağlanması ile benzer vahşetlerin tekrarlanmasının önüne geçilmesinden oluşan bu sorumluluğu Wiesenthal, kaçak Nazi suçlularının adalet önüne çıkarılmasına katkı sunarak yerine getirmiştir. Bugün biz de Holokost kurbanlarına karşı ...

     
    Tuğrul TÜRKEŞ 27.01.2017

    Esteemed Rector, Reverend Chief Rabbi and Distinguished Head of the Turkish Jewish Community, Esteemed Ambassadors, Distinguished Guests, Ladies and Gentlemen, “Survival is a privilege which entails obligations.  I am forever asking myself what I can do for those who have not survived.” -- Simon Wiesenthal In this words, Simon Wiesenthal, who himself was a victim of the Holocaust and lost many of his close relatives, especially his mother in death camps, points out to the responsibility of humanity towards the victims of the Holocaust, who were not able to prevent the Holocaust and only managed to survive this lamentable times. The responsibility to the Holocaust ...

    Prof. Dr. Erkan İBİŞ 27.01.2017

    27.1.2017 Değerli Bakanım, Değerli Büyükelçiler, Sayın Türk Musevi Cemaatinin Sayın Başkanı, Değerli Konuklar, Hanımefendiler, Beyefendiler. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından, 2005 yılında kabul edilen bir kararla, 27 Ocak tarihi Holokost kurbanlarını anma günü olarak kabul edilmiştir. İkinci Dünya Savaşı yıllarında büyük çoğunluğu Yahudi olmak üzere, farklı ülkelerden milyonlarca insan toplama kamplarında katledilmiş, ölüme terk edilmiştir. 27 Ocak 1945’te Nazilerden kurtarılan Auschwitz-Birkenau Toplama Kampı, insanlık tarihinde kara bir lekedir. Elbette o dönemde var olan Dachau, Ravensbrück gibi toplama kampları da Auschwitz gibi kara leke olarak tarihte yerini almıştır İşkence ve acımasız deneylerle milyonların katledildiği bu kamp, günümüzde çekilen acı ve ıstırapları, Holokost’u göz önüne seren bir ...

     
    Özge Nur ÖĞÜTCÜ 18.01.2017

    Yeni Şafak (17 Ocak 2017) Avrasya bölgesine yönelik bağlanabilirliği ve işbirliğini güçlendirmeyi hedefleyen birçok proje geliştirilmiştir. Bu projeler özellikle altyapılara, enerji ve ulaşım hatlarına odaklanmaktadır. Küresel boyutta üretimin ve ekonomik büyümenin ağırlığının batıdan doğuya doğru kaymasıyla ulaşım hatları da geçiş noktalarına odaklanmıştır. Avrupa Birliği, Amerika, Rusya, Çin, Türkiye gibi ülkeler de bu çerçevede stratejiler geliştirmişlerdir. Bu çerçevede Çin Başkanı Xi Jinping'in 2013'te açıkladığı İpek Yolu Ekonomik Kuşağı girişiminden bahsedebiliriz. “İpek Yolu Ekonomi Kuşağı" ve “21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu" girişimi kısaca Asya ve Avrupa Birliği piyasalarını birbirine bağlamayı ve bunu yaparken aynı zamanda bölgesel bağlılığı ve bölge pazarlılarına erişimi teşvik eden bir ...

    Tugay ULUÇEVİK 09.01.2017

    Giriş Kıbrıs sorununa kalıcı çözüm şekli bulma arayışı merhum Rauf Denktaş ile Glafkos Klerides arasında BMGS'nin Özel Temsilcisi Osorio Tafall'ın da katılımıyla 3 Haziran 1968 günü Beyrut'da yapılan ilk görüşmeyle başladı.   Bu arayış 48. yılını tamamlayalı altı ay oldu.  Henüz çözüme ulaşılamadı. Günümüzde müzakereler Mustafa Akıncı ile Nicos Anastasiadis arasında yürütülmektedir. İki lider, 15 Mayıs 2015 tarihinde başlattıkları görüşmelerde, anlaşmaya ulaşmak için 2016 yılı sonunu hedef tarih olarak aldılar. Hedefi tutturamadılar. Başroldeki Uluslararası Aktörler Uluslararası diplomasinin önde gelen aktörleri 2016 sonundan önce çözüm hedefiyle müzakere sürecine destek vermişlerdir. Destek faaliyetleri sürmektedir. Başroldeki aktörler ABD, AB ve İngiltere'dir. Bu aktörler Orta Doğu'yu yeniden şekillendirilme, düzenleme ...

     
    Alexander MURINSON 06.01.2017

    The Hill (3 January 2016) Dr. Alexander Murinson In a recent article in The Hill, “What Azerbaijan wants from Israel?” author, Areg Galstyan, expounds on the growing bilateral ties between the State of Israel and the Republic of Azerbaijan. Presumably, drawing a correlation between these close ties and the recent visit to Azerbaijan of Israeli Prime Minister Benjamin Netanyahu, Galstyan brings forth some truths and some accurate portrayals. However, in the end, the article denigrates bilateral relations between Azerbaijan and Israel while, simultaneously, spreading anti-Semitic tropes. This, while promoting harmful identity politics and misrepresenting an internationally recognized portion of Azerbaijan occupied by Armenia ...

    Norimitsu ONISHI 05.01.2017

    The New York Times (29 December 2016) Norimitsu Onishi More than 100 years after a genocide of the Herero people in Namibia, Germany is acknowledging its role. In this faraway corner of southern Africa, scores of German soldiers lie in a military cemetery, their names, dates and details engraved on separate polished tombstones. Easily missed is a single small plaque on the cemetery wall that gives a nod in German to the African “warriors” who died in the fighting as well. Nameless, they are among the tens of thousands of Africans killed in what historians have long considered — and what the German government ...

     
    Mehmet Oğuzhan TULUN 30.12.2016

    Azerbaijan English News (30 December 2016)   The year 2016 has come to an end. Political and economic instability has continued in many countries of the world. Turkey and Russia are trying to normalize the relations and recover stability in the region. But the recent events (The assassination of Russian ambassador to Turkey) have shocked both Russian and Turkish sides. Syrian conflict, the Nagorno-Karabakh conflict, Russian-Turkish relations are the main topics of today. To find out more information, Azenglishnews.com addressed a few questions to Mehmet Oğuzhan Tulun who is an expert at the Center for Eurasian Studies on Eastern Europe, the Caucasus, Turkish-Armenian studies, Turkey-Armenia Relations, International ...

    Miodrag VLAHOVIC 26.12.2016

    The Hill (23 December 2016)   The wave of Russian investments which preceded the referendum in Montenegro in May 2006 and intensified to unimaginable proportions after the country renewed its independence clouded many people’s judgement and created the belief that Montenegro was permanently and definitely in the Russian zone of interests and influence. During that period, the messages coming from the governing structures in Montenegro were seen, in many foreign circles, both in the West and the East, and also among the public at home, as a Montenegro's propaganda trick: an effort to lead a pro-Russian policy with pro-Western rhetoric. Such a situation, supported ...

     
    Antoine HARARI 26.12.2016

    L'Hebdo, 15 Aralık 2016[1] 9 Haziran 1981, Cenevre. Helvetique Bulvarıyla Ferdinand-Hodler Sokağının köşesinde bir silah sesi duyuldu. Ardından iki el daha. Başından, kalbinden ve omzundan vurulan bir adam yere düştü. Biraz uzakta bir taksiden duman çıkıyordu, bir merminin isabet ettiği motoru parçalanmıştı. Panik havası hakimdi. Türk Başkonsolosluğu Sekreteri Mehmet Savaş Yergüz 21 yaşındaki Mardiros Jamkochyan tarafından katledilmişti. Aylardır hazırlığı yapılan bu görevin amacı İsviçre'deki Türk istihbaratının sözde liderini ortadan kaldırmaktı. Saldırının faili yirmiden fazla kişinin olaya şahit olduğunu biliyordu, derhal Ferdinand-Hodler Sokağındaki bir binaya daldı, kazağını değiştirdi ve kullanmadığı el bombaları ve silahını orada bırakarak dışarı çıktı. Saint-Antoine geçidine doğru hızla yürümeye ...

    Ehtiram AŞIRLI 16.12.2016

    2016 yılının Kasım ayında Bakü'de gerçekleştirilen "Ermenistan-Azerbaycan, Dağlık Karabağ sorunu: temel engeller ve çözüm perspektifleri" adlı konferans sırasında Ermenistan ile Azerbaycan arasında barış platformuna dair bildiri kabul edildi. Beyannamede gösterilen işlemin somut olarak kamu diplomasisi yoluyla gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Yani bu işte esas ağırlık kamu diplomasisinin üzerine düşecek[1]. Peki, kamu diplomasisi nedir? Günümüzde resmi siyasi ilişkiler artık ulusal hükümetlerden ziyade aktörler ile sıkı bağlar içerisine girmektedir. Devlet düzeyindeki geleneksel diplomasiden halk-vatandaş düzeyindeki diplomasiye doğru bir değişim gözlenmektedir. Hükümetlerarası görüşmeler yerini hükümetler ile yabancı hükümetlerin haklarına bırakmıştır. Kamu diplomasisi, basitçe, bir hükümetin başka bir ulusun halkını ve aydınlarını, bu ulusun politikalarını kendi avantajına döndürmek ...

     
    Ehtiram AŞIRLI 12.12.2016

    Zbigniew Brzezinskinin "Büyük Satranç Tahtası" adlı kitabında "Avrasya'nın Balkanları" olarak değerlendirilen Güney Kafkasya, 20. yüzyılın sonlarından itibaren uluslararası ilişkilerde bölgesel ve küresel etken olmak isteyen devletlerin mücadele alanı olmuştur. Karadeniz ve Hazar Denizi arasındaki bu bölge kuzey-güney, doğu-batı enerji ve ulaşım hatlarının kesişmesinde bulunması ve Hazar havzası enerji kaynaklarına sahip olması açısından büyük önem arz etmektedir. Güney Kafkasya tarih boyunca Osmanlı İmparatorluğu, Rusya ve İran arasında mücadele alanı olmuş ve bu devletler bölge üzerinde kendilerinin kültürel ve siyasi izlerini bırakmıştır. Son 300 yıllık tarihe bir göz atarsak bölgenin bu devletlerden birinin egemenliği altında olduğu görülmektedir. Bu süreç içerisinde Azerbaycan, Ermenistan ve ...

    Alexander MURINSON 08.12.2016

    The American Spectator - written by Alexander Murinson - 08.12.2016 Special Report - The Armenian Lobby’s Tenuous Relations With President-Elect Trump   Embracing Iran so uncritically has not been wise. For years, the Armenian-American lobby has hyped its own importance by insisting that U.S. policy in Eurasia follow its narrow ethnic agenda. Similarly, it demands that the U.S. put Armenian ethnic interests as a pillar in approaching the Middle East. While the views and interests of the Armenian-American constituency obviously need to be respected and included, the problem is that the Armenian lobby’s agenda is largely contrary to U.S. national interests and, perhaps counter-intuitively, to ...

     
AVİM Blog Nedir? / What is AVİM Blog?

AVİM Blog, Avrupa, Balkanlar, Geniş Karadeniz Bölgesi, Kafkaslar, Avrasya ve Orta Asya’daki geçmiş ve güncel siyasi, toplumsal ve ekonomik gelişmeler ve Türk-Ermeni ilişkileri üzerine çalışan akademisyen, araştırmacı, yüksek lisan ve doktora öğrencilerinin yorum ve analiz yazılarını yayınlamak için oluşturulmuş bir platformdur.

AVİM Blog’da yayınlanan yazılar yalnızca yazarlarının görüşleridir ve AVİM için bağlayıcılığı yoktur.   

AVİM Blog is designed as a platform for scholars, researchers, masters and doctoral students to share their commentaries and analyses on past and current political, social  and economic affairs in Europe, Balkans, Wider Black Sea Region, Caucasus, Eurasia, and Central Asia, and Turkish-Armenian relations.

The statements and views expressed in AVİM Blog are not binding for AVİM and they are solely the responsibility of the authors.

AVİM Blog Kuralları / AVİM Blog Terms of Use

AVİM Blog'da yayınlanmak üzere gönderilen yorum ve analizler akademik yaklaşımla hazırlanmış çalışmalar olmalıdır.

Nefret söylemi, şiddet çağrısı, cinsiyetçi söylem, hakaret, etnik/ulusal/dinsel önyargılar içeren yazılar AVİM Blog tarafından kabul  edilmez.

Yazılar;

- e-posta yoluyla [email protected] adresine gönderilmelidir.

- Türkçe veya İngilizce dillerinde olmalıdır.

- Microsoft Word Programında yazılmış olmalıdır.

- 12 punto büyüklüğünde Times New Roman karakterleri kullanılarak, 1.5 satır aralığıyla ve yeterli kenar boşlukları bırakılarak (1-1/2 inch) yazılmalıdır.

- Sayfalar 1’den başlayarak numaralandırılmalıdır.

Gönderilen dosyalarda, yazar(lar)a dair aşağıdaki bilgiler belirtilmelidir: 

- Ad ve soyad(lar)ı

- Halihazırdaki (akademik) ünvan(lar)ı

- Halihazırda mensubu bulundukları kurum(lar) veya üniversite ve bölüm(ler)

- E-post adres(ler)i

- Cep telefon numara(lar)sı

 

Commentaries and analyses submitted to AVİM Blog should have been  written with a scholarly approach.

Submissions that contain hate speech, indiciment to violence, gendered discourse, ethnic/national/religious bias, and insultive espressions will not be accepted.

Contributions should be;

- Submitted to [email protected]

- in English or in Turkish.

- Word processed using Microsoft Word.

- 12 point font, Times New Roman, and 1,5 spaced throughout allowing good (1-1/2 inch) margins.

- Pages should be numbered sequentially starting from 1.

All submissions should include:

- Full name(s) of the author(s)

- Professional position(s) of the author(s)

- Current department and institutional affiliation(s) of the author(s)

- Email(s) of the author(s)

- Cell-phone number(s) of the author(s)