WEBER İÇİN HER YOL MÜBAH
Yorum No : 2018 / 78
15.10.2018
Paylaş :
PDF İndir :

Almanya’nın Hristiyan Sosyal Birliği Partisi (Christian Social Union – CSU) Milletvekili Manfred Weber, aynı zamanda Avrupa Parlamantosu’nun da Avrupa Halk Partisi başkanıdır. Jean-Claude Juncker’den sonra Avrupa Komisyonu Başkanlığı için adaylığını koymuştur. Şu anda da ipi göğüslemiş durumdadır. Ancak dün gerçekleşen (14 Ekim 2018) Bavyera eyalet seçimlerinde sonuçlar, CSU’nun beklediği gibi sonuçlanmamıştır. CSU’nun 1957 yılından beri Bavyera’daki seçimleri kaybetmediği düşünülürse, sonuç “hezimet” olarak adlandırılabilir.[1]

Bavyera eyalet seçimlerinden kan kaybı ile çıkan CSU üyesi Manfred Weber, Temmuz 2017’de Der Tagesspiel’e verdiği demeçte Türkiye hükümetine karşı sert tedbirler alınması gerektiğini beyan etmiş, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğini ise “mantıksızlık” olarak değerlendirmiştir. Verdiği demeçte, Weber, Türkiye’nin açık bir şekilde AB’den ve AB değerlerinden uzaklaştığını belirtmiştir. Almanya hükümetinin Ankara’ya olan net tavrını görmekten duyduğu memnuniyeti ifade etmiştir. Avrupa Komisyonu’nun da benzer bir tutum sergilemesi gerektiğini söylemiştir.[2]Ayrıca Almanya Dışişleri Eski Bakanı Sigmar Gabriel’in, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olduğunu söylese de, müzakerelerin durdurulmasından yana olmadığını sözlerine eklemiştir.

Diğer taraftan, CSU’nun kardeş partisi, Hristiyan Demokrat Birliği (Christian Democrat Union – CDU) üyesi Volker Kauder verdiği bir demeçte, Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in söylediklerine ters düşerek Türkiye ile Avrupa Birliği üyelik müzakerelerinin durmaması gerektiğini hatta daha da güçlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir.[3]Görüldüğü üzere Almanya’da Hristiyan Demokratlar arasında dahi Türkiye’nin AB üyeliği üzerinde fikir birliği olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir. 

Weber’in uzun zamandır Türkiye’nin AB üyelik müzakerelerinin sona erdirilmesi için çalıştığı bilinmektedir. Weber oy alabilmek uğruna Türkiye aleyhinde açıklamalarda bulunmuştur. Geçtiğimiz yıl sergilediği Türkiye kaşıtı tutumunu devam ettirmektedir. Gelecek yıl (31 Ekim 2019)[4]yapılacak Avrupa Komisyonu Başkanlığı seçimleri için çalışmalarına başlamıştır. Gözlemlendiği kadarıyla, Manfred Weber ırkçı bir geçmişe sahip değildir. Bu da Weber’in Türkiye karşıtı tutumunu başka amaçları için siyasete alet ettiğini ortaya koymaktadır. Popülist yaklaşımlar, siyasetçilerin daha üst pozisyonlar elde etmek için her yolun “mübah” olduğunu göstermektedir. Bu yol, bu sefer Avrupa Komisyonu Başkan Adayı Weber için Türkiye üzerinden belirlenmiş görünmektedir.[5]Avrupa Komisyonu Başkanı olarak seçildiği takdirde Türkiye’ye kapıları tamamen kapatacağını açıklamıştır. Ancak kendisinin de bilmesi gerektiği üzere, bu karar tek bir kişinin inisiyatifinde değildir. 

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olup olmayacağını zaman gösterecektir. Diğer taraftan Weber’in hayalini kurduğu Avrupa Komisyonu Başkanlığı’na bu popülist ve aşırı beyanlarıyla seçilemeyeceği çok yakın zamanda gözlemlenebilecektir. 

 

 

[1]“Bavyera Eyaletindeki Seçimler Alman Siyesetini Nasıl Etkileyecek?”, EuroNews, 15 Ekim 2018, https://tr.euronews.com/2018/10/15/bavyera-eyaletindeki-secimler-alman-siyasetini-nasil-etkileyecek

[2]“Weber: Turkish EU Membership ‘Makes No Sense’”, EurActiv, 24 Temmuz 2017, https://www.euractiv.com/section/global-europe/interview/weber-turkish-eu-membership-makes-no-sense/

[3]“Sister Parties CDU/CSU Fall Afoul Over Merkel’s Turkey Rhetoric”, Daily Sabah, 11 Eylül 2017, https://www.dailysabah.com/diplomacy/2017/09/12/sister-parties-cdu-csu-fall-afoul-over-merkels-turkey-rhetoric

[4]“Juncker Commission Takes Office”, European Commissionhttp://europa.eu/rapid/press-release_IP-13-1237_en.htm

[5]“Avrupa Komisyonu Başkan Adayı Weber: Türkiye hiçbir zaman AB’ye Üye Olamaz”, BBC, 13 Ekim 2018, https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-45849056




Henüz Yorum Yapılmamış.