FRANSA, 24 NİSAN’I SÖZDE ERMENİ SOYKIRIM ANMA GÜNÜ İLAN ETTİ
Yorum No : 2019 / 15
07.02.2019
Paylaş :
PDF İndir :

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 24 Nisan’ı sözde “Ermeni soykırımını anma günü” ilan etme vaadini yerine getireceğini bildirmiştir. 5 Şubat 2019 (dün) tarihinde, Fransa Ermeni Organizasyonları Koordinasyon Konseyi’nin (İng. Coordination Council of Armenian Organizations in France) resepsiyonunda konuşan Fransa Cumhurbaşkanı Macron, 1915 olaylarını “Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan Ermenilerin canice öldürülmesi” olarak adlandırmıştır. Burada Macron, hem tarihi olarak hem de siyasi olarak “unutkan” ve “adaletsiz” bir kişi olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

Hatırlanacağı üzere, 2001 yılında 1915 olaylarının sözde soykırım olarak tanınmasının ardından Fransa Parlamentosu, 2006 yılında 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarının reddedilmesinin suç sayılmasını öngören yasa teklifini onaylamıştı. Ancak, dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy söz konusu teklifin senatoya gelmesinin önüne geçtiği için yasalaşması mümkün olmamıştı. 2011 yılında ise, Fransa Parlamentosu, Ermeni iddialarını suç sayan yasa teklifini oy çokluğu ile kabul etmişti. Ancak 2017’de, Fransa Anayasa Mahkemesi, “bazı suçların reddinin suç sayılması” ile ilgili yasasının ilgili hükmünü iptal etmişti. Daha önce “Ermeni soykırımı yok” fikrini savunan kişilere ceza verilmesinin önünü açan yasa, ifade özgürlüğüne engel teşkil ettiği ve tarihi çalışmaları siyasetçilerin müdahalesine açık hale getirdiği ve orantısız bir saldırı olduğu gerekçesi ile geçerliliğini yitirmişti. Bu güncel tarihi süreç ışığında, Fransa’nın Ermeni iddiaları konusunda yıllar boyunca Türkiye’ye karşı propagandasının Fransa’nın iç ve dış siyasetinin vazgeçilmez bir parçası olarak devam ettiği görülmektedir. 2017’de, “Ermeni soykırımı” olmadığını savunan kişilere ceza verilmesini öngören bir yasanın, daha sonra iptal edilmiş olsa da, geçmiş olması dahi siyasi çıkarlar uğruna verilmiş başka bir karardır. Düşünce özgürlüğü fikrini en çok savunan Fransa’nın daha iki yıl öncesine kadar kendisi ile çelişmesi yeteri kadar güven sarsıcıdır ve bu tutarsızlık Fransa’nın gerektiğinde savunduğu değerleri göz ardı edebileceğini ortaya koymaktadır.

Bugün Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 24 Nisan’ı sözde soykırımı anma günü ilan etme kararı da şaşırılacak bir gelişme değildir. Neden Erivan’da düzenlendiğine hala anlam verilemeyen Frankofoni Zirvesi’nde (11 Ekim 2018), 24 Nisan’ı sözde soykırım günü olarak ilan edeceğinin teminatını vermiş olan Macron, bu vaadini hem iç siyaset hem de dış siyaset için kullanmaktadır. Sözde soykırım anma gününü ilan ederken “Fransa tarihle yüzleşir. Gelecek birkaç hafta içerisinde söz verdiğim gibi 24 Nisan’ı Ermeni soykırımı anma günü ilan ediyoruz.” ifadesinde bulunmuştur. “Tarihle yüzleşme” noktasında Fransa’nın üzerine düşen görevleri yaptığını söylemek mümkün değildir. Çelişkili ifadelerde bulunan Fransa’nın bizce unutkan olması ve adaletsiz davranması, kirli sömürgeci geçmişini, özellikle Cezayir’deki katliamlarını, Ekim 1961’de, Paris’te sayıları 200’e yakın Cezayirli bağımsızlık aktivistini vahşi bir şekilde katlettiğini unutmasından ve Türkiye’ye yönelik saldırılarında tarihi adil bir şekilde yorumlamaktan kaçınmasından kaynaklanmaktadır.

Ayrıca, IŞİD’le mücadele, insan hakları ve sivil özgürlüklerin yanı sıra soykırım konusunda da Türkiye ile fikir ayrılıkları olduğunu söyleyen Macron, yakın geçmişte ırkçı Ermeni teröristlere kol kanat germiş ve günümüzde de fanatik Ermeni söylemlerine en fazla destek veren liderlerden biri olmuştur. Ayrıca bugün, terör örgütü PKK’nın uzantısı PYD ile Suriye’de işbirliği yaptığı da ortadadır. Konu 1915 olayları olduğunda, Fransa kendi payına düşen sorumlulukları unutmaktadır. Oysa, Fransa’nın Afrika’da ve Güneydoğu Asya’da işlediği insanlık suçları tarih kitaplarında Fransa’nın genel yaklaşımını ortaya koymaktadır. 

Sömürgecilik ve insanlığa karşı suç denildiğinde ilk akla gelen isim olan Fransa, görünen o ki bu ününden sıkılmış ve bu kanlı geçmişini perdelemek üzere Türkiye’yi gözüne kestirmiştir. Ancak unuttuğu husus, tarihin yanılmazlığı ve daima son sözü söylediğidir.

 


© 2009-2018 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.