Ermenistan Başbakanı Paşinyan ve meşruiyetini yitirdiğini defaatle iddia ettiği Kilise yetkilileri arasındaki gerilim uzun bir süredir devam etmektedir. Gerilimin kaynağı Paşinyan’ın Karekin II ile yaşadığı ve dini standartların sağlanmadığı yönündeki iddialar olmakla birlikte günümüzde gelinen noktada birden çok aktörün dâhil olduğu politik bir meselenin ortaya çıktığını ifade etmek gerekir.
Ermenistan’da Kilise yönetiminin meşruiyetinin sorgulanmaya başlaması dini gerekliliklerin sağlanmadığı ve buna rağmen mevcut yönetimin yetkileri elinde bulundurmaya devam ettiği yönündeki tartışmalar ile gündeme gelmiştir.[1] Bu tartışmaların devamında Kilise yetkilileri ve özellikle Karekin II iddiaları dini bir boyuttan çıkararak siyasi bir düzleme oturtmuş ve Ermenistan’da yeni bir muhalefet cephesi ortaya çıkarmıştır. Paşinyan’ın karşısında konumlanan ve siyasetini bu yönde yürüten muhalefet aktörleri herhangi bir uzlaşı veya eylem ortaklığına varmaktan uzak olduğu için, Kilise yönetiminin Paşinyan yönetimine karşı tek muhalefet oluşturma niteliği de günden güne dikkat çeker hale gelmiştir. Kilise’nin Ermenistan’da sahip olduğu nüfuz nedeniyle politik açıklamalar başta belirli bir etki alanı yarattıysa da gün geçtikçe somut ve üstüne düşünce üretilebilecek nitelikten yoksun ifadeler istenen sonucu vermemiştir.
Kilise yönetiminin dini görevlerinden uzaklaşıp siyasi bir veçheye bürünmesi ile Kilise içinde de birtakım ayrılıklar ortaya çıkmıştır. Paşinyan’ın din ve devlet işlerini keskin bir şekilde ayırmayı ve bu yolla Kilise’nin itibarını korumayı amaçlayan yaklaşımı kötü niyetli bir kesim tarafından tam da amacının tersi olarak anlaşılırken bazı din adamları bu yaklaşımı desteklemiştir.[2] Söz konusu din adamları Kilise hiyerarşisi içinde belirli yaptırımlara maruz kalmış[3], bu yaptırımlar Kilise yönetiminin siyasi hedeflerinin dini hedeflerinden ağır bastığı yönündeki görüşlere kanıt sunmuştur.
Kilise yönetimi ile Paşinyan arasındaki gerilim Ermenistan’ın iç meselesidir. Uzun veya kısa vade için yönetim ve seçimler hususunda verilecek her türlü karar yalnızca Ermenistan vatandaşlarını ilgilendirmekte ve yine onların iradesini yansıtmaktadır. Kilise yönetiminin politik açıklamaları, bu meselenin dini kisveler altında uluslararasılaştırılmasına yönelik bir çaba gibi görünmektedir. Dünyada Ermenistan’ın komşularıyla ilişkilerinin ivmesinden rahatsız olan ve savaş halinden maddi manevi menfaat sağlayan kesimler dini birliği bahane etmek suretiyle Ermenistan’ın içişlerine dâhil olmakta ve Kilise’ye destek beyanlarında ve faaliyetlerinde bulunmaktadır. Daha önce Ermenistan ve Azerbaycan’ın barış sürecini baltalamak amacıyla artık bir konu olmaktan çıkan Karabağ ile ilgili toplantılar düzenleyen, Paşinyan’ın iç ve dış siyasetteki tutumunu din ile bağdaştırarak eleştiren ve çözüme kavuşmuş konular hakkında taraf sıfatı taşımamasına rağmen sürekli propaganda yapan bu kesimler, görülmektedir ki Ermenistan yönetiminin benimsediği çıkarlardan uzak bir yaklaşım içindedir. Bu sebeple Kilise yönetiminin yanında yer almalarının sebebi de dini gerekçelerden ziyade politik bir uzlaşıdır.
Geçtiğimiz günlerde Karekin II, her yıl düzenlenen Piskoposlar Toplantısı’nın bu sene Ermenistan dışında gerçekleştirileceğini duyurmuştur.[4] Ermenistan’ın resmi kilisesinin içişleri ile ilgili bir toplantıyı Ermenistan dışında gerçekleştirecek olması bahsi geçen endişelere bir yenisini eklemiştir. Belirtmek gerekir ki, toplantının adını aldığı piskoposlar Karekin II’nin, Kilise işlerini üçüncü devletlerin müdahalesine daha da açık hale getiren bu adımını da eleştirmekte ve toplantıya katılım hususunda tepki koymaktadır.[5]
Sonuç olarak Ermenistan’ın iç meselelerine karışmak ve barış sürecinin ivmesini zedelemek isteyen kesimler; dini bir iş birliği maskesi altında Kilise yönetiminin, Paşinyan’ın karşısında konumlanan muhalif bir unsura dönüşmesine destek olmaktadır. Paşinyan’ın açıklamalarından ve faaliyetlerinden anlaşılacağı üzere mesele dini ve siyasi unsurların karşıt konumlarda olması değil, Kilise yönetiminin siyasi bir unsur gibi davranmasıdır. Bunun haricinde Kilise’nin işleyişi ve yetkilileri ile ilgili verilecek her karar nihayetinde Ermenistan vatandaşlarının iradesini yansıtacaktır ve bu özelliği ile uluslararası müdahalelere kapalıdır. Paşinyan’ın Kilise’nin işleyişi ile ilgili öne sürdüğü teklifler din ve devlet işlerinin ayrımını öncelediği gibi, Kilise’nin kendi içinde dini işlerinde siyasetten uzak olarak serbestleşmesini sağlamayı amaçlamaktadır. Bu tekliflere karşı çıkan, içişlerine üçüncü tarafları dâhil etmeye çalışan ve kendi ile aynı düşünmeyen din adamlarını aforoz eden mevcut Kilise yönetiminin varmaya çalıştığı yer, Ermenistan’ın yönetim çizgisinin tam karşısında bulunmaktadır.
© 2009-2025 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır