ERMENİSTAN JEO-STRATEJİK KONUMUNU PAZARLIYOR
Yorum No : 2012 / 57
08.11.2012
Paylaş :
PDF İndir :

Dağılan Sovyetler Birliği'nden 1991 yılında bağımsızlığını aldıktan sonra dahi Ermenistan Rusya’ya bağımlı kalmaya devam etmiştir. İki komşusu Türkiye ve Azerbaycan ile kendi yarattığı ihtilaflar nedeniyle diplomatik ilişki kuramamış ve sınırları kapalı kalmıştır. Dış dünya ile bağlantısı diğer iki komşusu İran ve Gürcistan ile sınırlanmıştır. Devlet olarak varlığını sürdürebilmesi Rusya’nın desteği ile mümkün olabilmiştir. Ancak Rusya ile yakın ilişkilerin bir bedeli olmuştur. Başta Rusya’ya tanınan askeri üsler ve askeri personel konuşlanması olmak üzere, bu bedelin ağır gelmeye başladığı ve Ermenistan’ın ulusal çıkarlarını ilgilendiren konularda dahi atmak istediği adımlarda bağımsız hareket edemediği Ermeni basınında giderek artan dozda eleştiri ve şikayet konusu olmaya başlamıştır.

Rusya’ya karşı eleştiriler arasında ön plana çıkan diğer konular arasında, işgal ettiği Azerbaycan toprağı Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığının tanınması ve uluslararası camiada tanıtılmasının sağlanması hususunda Rusya’dan destek bulamadıkları, Rusya’nın dünya piyasa fiyatlarının altında olmasına rağmen doğal gaz fiyatında yaptığı artış, Rusya’nın Azerbaycan’a yaptığı silah satışları, Rusya’nın Türkiye ile iyi ilişkiler kurması, bu ilişkilerin Ermenistan’a bir faturasının olabileceği, Rusya’nın Ermenistan ile imzaladığı göç kolaylığı anlaşmasının beyin göçüne ve Ermenistan’ın boşalmasına neden olduğu ve Rusların bu soruna çözüm getirmekten kaçındıkları, Rusya’daki bu ermeni azınlığın da ayırımcılığa ve aşağılanmaya maruz kalabildikleri gibi hususlar bulunmaktadır.

Ermenistan’ın Rusya ile ilişkilerine, bu aşamada alternatif denemese de, bağımlılığını azaltacak yeni ilişkiler arayışı içine girdiği gözlenmektedir. Bu olanağı sağlayabilecek olan ABD ve AB böyle bir açılıma esasen hazırlıklı görünmektedir. Bu açılımın bir boyutunda NATO da yer almaktadır.

Avrupa Birliği ile yürütülen çalışma toplantıları ertesinde Ermenistan dışişleri bakanı 5 Kasım’da Ermenistan ile AB arasında bir anlaşma imzalanması yönünde görünür bir gelişme olduğunu söylemiştir. Daha önce GKRY dönem başkanlığı ile Brüksel’de yapılan bir toplantıda iki teknik anlaşma imzalanması hususunda ön mutabakata varıldığı Ermeni basınında yer almıştır. Basında AB ile ilişkiler konusundaki iyimserlik o kadar ileri götürülmüştür ki, istersek Türkiye’den bile önce üye olabiliriz denmiştir. Basına sızdırılan bilgilerde, Ermenistan’ın Batı’yı Rusya’ya alternatif olarak seçmesi halinde, Avrupa Birliğinin derhal 1.5 milyar avro yardımda bulunacağı, vize kolaylığı anlaşması imzalayacağı ve serbest ticaret bölgesi oluşturacağı kaydedilmiştir.

NATO’nun Ermenistan’a ilgisi de yüksek profilli olmuştur. NATO Genel Sekreteri 6 Eylül’de resmi bir ziyarette bulunmuş, cumhurbaşkanı ile ortak basın toplantısına katılmış, Ermenistan’ın Rusya ile askeri ittifakı ile NATO ile daha yakın ilişkiler tesis etmesinin çelişki oluşturmadığını belirtmiştir. Ermenistan Cumhurbaşkanı ülkesinin, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan ve Rusya ile 2002’den beri taraf olduğu Ortak Savunma Anlaşması (CSTO) üyeliği ile ABD önderliğindeki ittifak ile işbirliğini geliştirmeyi bir arada sürdüreceğini söylemiştir. 5 Kasım’da Erivan’da NATO haftası düzenlenmiştir. NATO’yu temsilen katılan genel sekreter özel temsilcisi, NATO’nun Ermenistan ile ilişkilerinin son yıllarda esasen iyi olduğunu, Ermenistan’ın Kosova ve Afganistan’da barışı koruma kuvvetlerine asker verdiğini, NATO’nun güney Kafkaslarda varlığını daha güçlendirmeye çalıştığını, Ermenistan ile de işbirliğini geliştirmek, Ermenistan ordusunda yapılmakta olan çok kapsamlı reformlara yardımda bulunmak istediklerini ifade etmiştir. Ermenistan Dışişleri Bakanı yardımcısı da, Ermenistan’ın NATO ile işbirliğinin devamına ve ittifak ile diyalogun devamına büyük önem verdiklerini belirtmiştir.

ABD ile ilişkiler de görünür ve kapsamlı olmuştur. ABD’nin Bağdat büyükelçiliğinden sonra dünyadaki ikinci büyük yapılanmasının Erivan’da olması esasen dikkat çekicidir. ABD’nin Türkiye ve Azerbaycan ile ortaklık ilişkileri, İran ile sıkıntıları, bu üç ülkeye komşu Ermenistan’ın Rusya’ya bağımlılığının getirebileceği ek sorunlar kuşkusuz ABD’nin Ermenistan’a ilgisinin önde gelen nedenleri arasındadır. ABD deniz kuvvetleri komutanının ziyareti ve askeri işbirliği olanakları daha önceki bir yazıda irdelenmişti. Nisan 2010’da Nükleer Güvenlik Zirvesine katılmak üzere ABD’ye giden Ermenistan Cumhurbaşkanı bu vesileyle başkan Obama ile de görüşmüştü. ABD dışişleri bakanı Haziran 2012’de Ermenistan’ı ziyaret etmiş, temaslarında Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesi politikasını da gündeme getirmiştir. Başkan Obama Eylül 2012’de ermeni mevkidaşına gönderdiği mektupta siyasi ve ekonomik reformlar için destek vadinde bulunmuş, yakın işbirliğinin gelecek yıllarda daha da genişlemeye devam edeceği ümidini ifade etmiştir. Erivan’daki ABD büyükelçisi son bir beyanında, Ermenistan’ın Batı değerlerini paylaşabileceğini, ekonomik ve mali çıkarlar sağlayabileceğini vurgulamıştır.

Şubat 2013’te yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri Ermenistan için bir yol ayırımı duyarlılığı kazanmıştır. Ermenistan’ın Rusya ile bağlarını koparması kolay değildir, hatta bu aşamada mümkün de gözükmemektedir. Diğer taraftan gelişmeler Ermenistan’a bir pazarlık gücü sağlamış, jeo-stratejik konumunu pazarlama ve müşteri kızıştırma olanağı tanımıştır. Daha şimdiden Ermeni basınında Rusya’dan, cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce gerçekleştirilmesi gerektiği vurgusuyla, kaydadeğer mali, ekonomik ve siyasi destek talep edilmekte, ekonomik destek kapsamında doğal gaz fiyatlarına özel atıfta bulunulmaktadır. Rusya ise, bu gelişmelerin önünü alacak şekilde, Ermenistan’ın biran önce, başkan Putin’in kişisel önem atfettiği, Rusya, Belarus ve Kazakistan tarafından 2002 yılında imzalanan “Avrasya Birliği”ne üye olmasını beklemektedir.

Ermenistan’ın Batı’dan ve bu çerçevede Türkiye’den beklentileri (soykırım iddialarının kabulü, özür dileme ve tazminat) kuşkusuz çok daha kapsamlıdır. Türkiye bakımından dikkatli, duyarlı ve hesaplı olunması gereken bir döneme girilmekte olduğu görülmektedir.


© 2009-2018 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.