ÇİN-İNGİLTERE İLİŞKİLERİNİN “ALTIN ÇAĞI”
Yorum No : 2015 / 134
02.11.2015
Paylaş :
PDF İndir :

20-23 Ekim tarihleri arasında Çin Devlet Başkanı Xi Jinping İngiltere’ye bir ziyaret gerçekleştirmiştir. Bu ziyaret, bir Çin devlet başkanının 10 yıldan sonra İngiltere’ye yaptığı ilk resmi ziyaret niteliğini taşımaktadır. Çin-İngiltere ilişkilerinin başlangıcı olarak nitelenen bu ziyaret, İngiltere Şansölyesi George Osborn’un Çin’e yaptığı ziyaretin bir hafta sonrasında gerçekleşmiştir.

Ziyaret süresince, Xi Jinping ve İngiltere Başbakanı David Cameron iki ülke arasındaki diplomatik ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin önemine vurgu yapmıştır. Ayrıca, iklim değişikliği ve yoksulluk gibi küresel sorunlarla birlikte mücadele niyetlerini açıklamışlardır.

Ayrıca, 21. Yüzyılda kapsamlı küresel stratejik ortaklık kurulması ile ilgili Ortak Bildiri yayınlanmıştır. Ortak Bildiride Başkan Xi Jinping’in ziyareti, Çin-İngiltere ilişkilerinin altın çağının başlangıcı olarak nitelenmiş, bu ilişkilerin dayanıklı, kapsayıcı ve kazan-kazan ilişkisine dayalı olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, eşitlik ve karşılıklı saygı temelinde iki ülke arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin, karşılıklı siyasi güvenle beraber geliştirileceği duyurulmuştur.[1]

Ziyaret sırasında 40 milyar pound (62 milyar Euro) değerinde ticaret ve yatırım anlaşmaları imzalanmıştır. Bu anlaşmaların en çok konuşulanı, Çin’in Batı’daki en büyük nükleer santral yatırımı olan Hinkley Point nükleer santraline ilişkin 6 milyar poundluk yatırım anlaşması olmuştur.[2] Bu anlaşmanın yanı sıra, iki ülke arasında, otomotiv, turizm, enerji, sağlık, teknoloji, finans ve eğitim sektörleri de dahil olmak üzere, farklı sektörlere ilişkin çok sayıda anlaşma imzalanmıştır.

Genel anlamda iki ülke ilişkileri, 2012 yılında Cameron’ın Dalai Lama ile görüşmesi sebebiyle yaşanan sorun haricinde, oldukça yakın olmuştur. Son yıllarda, iki ülke arasındaki ticaret ve yatırım işbirliği hızla gelişmiştir. AB ülkeleri içerisinde Çin’e en çok yatırım yapan ikinci ülke konumundaki İngiltere, Çin’in AB içerisindeki ikinci en büyük ticaret ortağı ve yatırım istikametidir. Çin, ayrıca, İngiltere’nin AB dışındaki ikinci en büyük ticaret ortağı konumundadır. Ayrıca, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 80 milyar doları aşmıştır.[3]

Ziyaret sırasında, İngiltere ve Çin arasında bir altyapı ittifakı kurma fikri de görüşülmüştür. Bununla bağlantılı olarak, taraflar birbirlerinin başlıca altyapı projelerinde (Çin’in İpek Yolu projesi ve İngiltere’nin Northern Powerhouse projesi) işbirliği yapma niyetlerini dile getirmiştir.

Çin’in İngiltere’ye olan ilgisi, son dönemde Çin’in İpek Yolu projesi çerçevesinde Avrupa’ya yönelmesi ile ilişkilendirilebilir. Bu proje, Avrupa ve Asya’yla ticaretin geliştirilmesi amacıyla tarihi İpek Yolu’nun tekrar canlandırılmasını, böylece Çin’in bu bölgelerdeki nüfuzunu arttırmayı hedeflemektedir. Bu hedefle bağlantılı olarak, Çin son dönemde Avrupa’daki ekonomik varlığını artırmaya çalışmaktadır ve AB içerisinde yatırım olanakları arayışındadır.

Çin’in Avrupa’daki varlığı ve İngiltere ile ilişkilerinin ivme kazanması, son dönemde ABD ve Japonya önderliğindeki Trans-Pasifik Ortaklığı (TPP) anlaşmasının sağlanması ile de kısmen ilişkilidir. Halihazırda Çin TPP’nin dışında kalmıştır ve bu durum Çin’in Asya Pasifik bölgesinde potansiyel ekonomik zorluklarla karşılaşma riski yaratmaktadır. Dolayısıyla, Çin’in son dönemdeki bu faaliyetleri, TPP dışında tutulmasından kaynaklanabilecek olası ekonomik zorluklara karşılık verme ve ABD ve Japonya etkisini Avrupa’yla ilişkileri geliştirerek dengeleme çabaları olarak değerlendirilebilir.

Bununla bağlantılı olarak, Çin’in İngiltere’nin AB içerisinde kalmasını istediği de görülmektedir. Bilindiği üzere, İngiltere’nin 1973’te katıldığı AB’den ayrılması gündemdedir ve 2017 yılında İngiltere’nin AB’den kalıp kalmayacağının karar verileceği bir referandum düzenlenecektir. Xi Jinping’in ziyareti sırasında şu sözleri söylediği bildirilmektedir: “Çin, müreffeh bir Avrupa ve birleşmiş bir AB görmek istemekte ve İngiltere’nin, AB’nin önemli bir üyesi olarak, Çin-AB ilişkilerinin derinleşmesinde olumlu ve yapıcı bir rol oynamasını dilemektedir.”[4] Bu sözlerden Çin’in, İngiltere’nin konumunu kullanarak Çin ve AB arasında ilişkilerin geliştirilmesinde kolaylaştırıcı rol üstlenmesini istediği anlaşılmaktadır. Nitekim İngiltere, Çin ve AB arasında bir serbest ticaret antlaşmasına aktif destek vermesiyle bilinmektedir.

Öte yandan, İngiltere’nin dünyanın en büyük ikinci ekonomisi konumunda olan Çin’le ilişkilere önem vermesinin altında ekonomik nedenlerin yattığı görülmektedir. İngiltere, ekonomisini canlandırmak ve altyapı geliştirme çalışmalarına kaynak sağlamak amacıyla Çin’le ticari ilişkilerini geliştirmeyi ve Çinli yatırımları ülkesine çekmek istemektedir. Nitekim, bu ziyaret sırasında İngiltere, ülkenin kuzeyinde ekonomik büyümeyi canlandırmayı amaçlayan Northern Powerhouse projesi için Çin’le önemli yatırım anlaşmaları imzalamıştır.

Bununla da bağlantılı olarak, İngiltere’nin İngiliz işletmeleri için hem Avrupa hem Asya’da önemli iş olanakları ve İngiltere’ye yatırım olanakları sağlayan Çin’in İpek Yolu Projesi’ne dahil olmayı istediği de görülmektedir. Bu bağlamda, Mart 2015’te İngiltere Çin önderliğindeki Asya Altyapı Yatırım Bankası’na (AIIB) katılan ilk büyük batılı devlet olmuştur.

Şansölye Osborne’nun İngiltere’nin Çin’in ‘Batı’daki en büyük ortağı’ olmayı istediğini açıklaması[5] ve Northern Powerhouse Projesi’ni İpek Yolu Projesi’ne bağlama yönündeki niyet, olasılıkla İngiltere’nin yeni İpek Yolu’nun en Batı’daki ayağı olma isteğini göstermektedir.

Sonuç olarak, İngiltere’nin Xi Jinping’e ziyareti sırasında gösterdiği sıcak yaklaşım, Çin’le yakın ilişkilerin sağladığı ekonomik olanaklardan yaralanma istediğini yansıtmaktadır. Bu durum sadece İngiltere ile de sınırlı değildir. Fransa Cumhurbaşkanı Hollande ve Alman Şansölye Merkel’in geçtiğimiz günlerde Çin’i ziyaret etmesi, diğer Avrupa ülkelerinin yükselen küresel güç Çin’le, tüm siyasi anlaşmazlıklarına rağmen, yakın ekonomik ilişkiler geliştirmekte kararlı olduklarını göstermektedir.

 

 

* Resim: independent.co.uk

 


© 2009-2018 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.