ALMANYA’DA HRİSTİYAN DEMOKRATLAR’A YENİ GENEL BAŞKAN: MERZ
Yorum No : 2022 / 13
23.02.2022
3 dk okuma

Angela Merkel’in görev süresinin sona ermesinin ardından düzenlenen dijital kongrede Friedrich Merz oyların %96,6’sını almış ve genel başkan seçilmiştir. Friedrich Merz, Aralık 2021’de yapılan eğilim yoklamada yüzde 62 oy alarak Norbert Röttgen ve Helge Braun karşısında birinci olmuştu. 

Friedrich Merz, 2018 yılından beri CDU’nun genel başkanlığı için mücadele vermektedir. 2018 yılında çok az bir farkla genel başkanlığı Annegret Kramp-Karrenbauer’e kaybetmiştir. Merz’in amacı, AfD (Almanya için Alternatif) partisine kaybedilen oyların geri kazanılmasıdır. Ancak bunun için ırkçı söylemlerine ağırlık vermesi gerektiğini fark etmiş olacak ki bu konuda herhangi bir sorun yaşamamaktadır.

Çoğu CDU politikacısı gibi o da her şeyden önce bir pragmatist; kişisel tercihlerini ortaya koyabilen ama yine de görevine getirilen sınırlamaların bilincinde olan bir politikacıdır. Ve sonunda, partisi için en fazla oy kazandıran taktiği seçecektir.

Bu sebeple, siyasete döndüğünden beri, odak noktasının olası bir sağa dönüş korkularını yatıştırmaya odaklanmış olması şaşırtıcı değildir. Partide Yeşillerde olduğu gibi “yeterli genç parti üyesi ve yeterli sayıda kadın üye” bulunmadığı için “eski düşman” Yeşiller’i defalarca övmüştür. Bu da oy kaygısının ne kadar derin olduğuna bir başka örnek olarak verilebilir.

Aynı zamanda AfD ile herhangi bir işbirliğini veya ortaklığı reddetmeye devam etmektedir. Aralık ayında, partiyi “Nazi” olarak etiketlediği ve antisemitik söylemlerle suçladığı açıklamasını yineleyerek, onlarla (AfD) ile çalışmak için elini kaldıranların, hemen ertesi gün ihraç davasıyla karşı karşıya kalabileceğini söylemiştir. Ayrıca geçmişteki homofobik sözleri için özür dilemiş ve hatta CDU'nun LGBTQ derneği olan Lesben ve Schwule in der Union'a (LSU) statüsü vermeyi taahhüt etmiştir[1]. Böylece, CDU’yu yeniden “geleneksel muhafazakarların” partisine dönüştürmek isteyen Merz, seçmenlerin radikalleşmesini, aşırı sağa yönelmesini ya da kendilerini sol ile tanımlamalarını engelleyecek bir yöntem olarak gördüğünü ifade etmiştir[2].

Merz’in sözünü ettiğimiz tutumu her ne kadar aşırı sağ ile ilişkilendirilebilse de motivasyonunun temelinde CDU’nun AfD’ye kaybettiği oylar olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Türkiye ile ilgili düşüncelerine de gelecek olursak, Türkiye’nin göçmenler konusunda “şantaj” yaptığını söylemiş ve Türkiye’nin bu söyleme son vermesi için ikna edilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bununla birlikte, Türkiye’nin sığınmacılara kapı açması ve ev sahipliği yapması üzerine daha çok mali yardım alması gerektiğini de belirtmiştir[3].

Merz de çoğu AB siyasetçisi gibi Türkiye’nin tam üyeliğine itiraz ediyor olsa da, Türkiye ile ilişkilerin tamamen koparılmasından yana bir tavır sergilememektedir. Türkiye ile ilişkileri İngiltere ile yapılan ticaret anlaşmasına benzer şekilde oluşturulabileceğini öne sürmüştür. Bu noktada Merz’in sergilediği tutum çoğunlukla Alman iç siyasetine hitap etmekte ve oy kaygısından ileri gelmektedir. Dolayısıyla, önceden gördüğümüz Türkiye ve yabancı düşmanı yaklaşımdan farklı bir tutum içinde olduğunu söyleyebilmemiz mümkündür.

 

*Fotoğraf: https://www.sueddeutsche.de/politik/cdu-friedrich-merz-parteitag-armin-laschet-angela-merkel-1.5513420

 


[1] Marco Bitschnau, “Firedrich Merz: What to Expect from the CSU’s New Leader,” LSE.ac.uk, 24 Ocak 2022, https://blogs.lse.ac.uk/europpblog/2022/01/24/friedrich-merz-what-to-expect-from-the-cdus-new-leader/

[2] “Almanya’nın Yeni Lider Adayları Türkiye’ye Nasıl bakıyor?”, DW.de, 16 Ocak 2021, https://www.dw.com/tr/almanyanın-yeni-lider-adayları-türkiyeye-nasıl-bakıyor/a-56228206.

[3] “Almanya’nın Yeni Lider Adayları Türkiye’ye Nasıl bakıyor?”


© 2009-2021 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.