SARKOZY ERMENİSTAN’DA III
Yorum No : 2011 / 30
13.10.2011
Paylaş :
PDF İndir :

Dünkü yazımızda Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’in Ermenistan’ı ziyareti sırasında Türkiye’nin Ermeni soykırım iddialarını tanımasını istediğini, bu tanıma Nisan ayına kadar olan zaman dilimi içinde yapılmadığı takdirde, Ermeni soykırımı iddialarını inkâr eden kişilerin cezalandırılması konusundaki Fransız Senatosu tarafından kabul edilmemiş olan kanun tasarısının yeniden ele alınacağını ifade ettiğini bildirmiştik. Yine dünkü yazımızda Türk devlet adamlarının bu konuda Sarkozy’e sert cevaplar vererek kendisini eleştirdiklerini de belirtmiştik. Fransız Cumhurbaşkanı Türkiye’nin soykırım iddialarını tanıması olasılığının bulunmadığını elbette ki bilmektedir. Buna rağmen ısrar etmensinin hatta bu tanıma için, adeta bir ültimatom niteliğinde, süre vermeye kalkmasının anlamı nedir? Nicolas Sarkozy’nin tamamen iç siyaset mülahazalarıyla hareket etmekte olduğunda şüphe yoktur. Fransa’da önümüzdeki Nisan ayında başkanlık, Haziran ayında da parlamento seçimleri vardır. Sarkozy ikinci kez Cumhurbaşkanı seçilmek istemekte ancak kamuoyu yoklamalarına göre seçim için gerekli oyu, şimdilik, toplayamamaktadır. Bu nedenle her fırsattan yararlanarak oylarını arttırmaya çalışmaktadır. Sarkozy için sıkıntı yaratan sorunlardan biri de Ermenilerin talepleridir. “İnkâr Yasası”nın geçen Mayıs ayında Senato tarafından reddinden sonra Sosyalistlerin Senato’da çoğunluğu ele geçirmeleri Sarkozy’i zayıflatmıştır. Şimdi bu durumu değiştirmek ve “İnkar Yasası “ nedeniyle içine düştüğü sıkıntılı durumdan kurtulmak çabası içindedir. Erivan’da Türkiye’den soykırım iddialarını belirli bir süre içinde tanımasını istemekle Sosyalistlerin elinden Ermeni kozunu almayı hesaplamış olduğu anlaşılmaktadır. Sosyalist oylar “İnkar Yasası”nın kabulüne yetmemişken şimdi iktidardaki UMP Partisinden bazı senatörlerin bu yasa lehinde tutum almalarıyla yasanın kabulü imkân dâhiline girmiş, diğer bir deyimle Sosyalistlerin yapamadığını Sarkozy ve Partisinin gerçekleştireceği bir durum yaratılmıştır. Ne var ki Sarkozy, Sosyalistleri köşeye sıkıştırırken ülkesinin Türkiye olan ilişkilerde gerginlik yaratmıştır. Ancak Sarkozy’nin buna pek önem vermediği ve Türkiye’nin AB üyesi olamayacağı, Ermeni soykırım iddialarını tanıması gerektiği gibi söylemlerin Fransa kamuoyunun önemli bir bölümü tarafından tasvip edildiğini ve oya dönüşebileceği hesaplayarak hareket ettiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan Fransızların, Türkiye ile ilişkilerde ciddi bir hasar olmaması içinde bazı önlemler alınmaya çalışıldıkları görülmektedir. Fransız İçişleri Bakanı Claude Gueant’ın, Sarkozy’nin Erivan’da bulunduğu bir sırada, Türkiye’ye gelerek terörle mücadele konusunda bir anlaşma imzalamasını yine aynı zamanda Fransa’daki bazı PKK’lıların tevkif edilmesini bu çerçevede değerlendirmek doğru olacaktır. Ayrıca başkanlık ve parlamento seçimlerinden sonra Türkiye’yi memnun edebilecek başka jestler yapılması da mümkündür. Bu konuda vaktiyle Paris’te “Muhteşem Süleyman” Sergisinin açıldığı, kısa süre öncede Fransa’da, kimsenin fazla ilgi göstermediği, bir “Türkiye Yılı” ilân edildiği hatırlardadır. Ancak “inkâr yasası”nın kabul edilmesinin Türkiye’ye vereceği zararın bu tür palyatif olarak nitelendirilebilecek faaliyetlerle giderilmesi mümkün değildir. Bu zararın ne olabileceğine gelince. Fransa’da Ermeni soykırım iddialarını reddedenlerin cezalandırılmasını öngören bir yasa kabulünün diğer ülkeler için emsal teşkil edeceğini, Türkiye Fransa’da bu yasanın çıkmasını önleyemediğine göre diğer ülkelerde de önleyemeyeceği inancının yayılacağını ve bunun da özellikle ABD’de etkili olacağını, diğer yandan Türkiye ile iyi ilişkileri nedeniyle Ermeni sorunundan uzak durmaya çalışan diğer bazı AB ülkelerinin de bu yola girmeyi deneyeceklerini şimdiden söylemek mümkündür. Ayrıca, kabul edildiği takdirde bu yasanın, 2015’e giden yolda, Ermeni iddiaları lehinde önemli bir aşama oluşturacağı da hesaba katılmalıdır.


© 2009-2018 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.