İSRAİL KABİNESİNİN I. DÜNYA SAVAŞI OLAYLARINI ÇARPITMASI VE PAŞİNYAN’IN AÇIKLAMALARI
Yorum No : 2026 / 70
30.06.2026
3 dk okuma

Geçtiğimiz günlerde İsrail kabinesi, Dışişleri Bakanı tarafından öne sürülen “1915 olaylarının” “soykırım” olarak tanınması yönünde bir öneriyi kabul etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti yine öneriyi sunan bakan tarafından tarihi çarpıtmakla suçlanırken, sözde soykırımın “inkâr ve küçümseme” yönünde yürütülen örgütlü bir kampanyanın konusu olduğu ifade edilmiştir.[1]

7 Haziran tarihinde gerçekleşen seçim ile güven tazeleyen ve Ermenistan seçmeninin yarısının politikalarını desteklediği bir kez daha kanıtlanan Başbakan Paşinyan, İsrail yönetiminin söz konusu kararıyla ilgili bir soru üzerine açıklama yapmıştır. Paşinyan, İsrail yönetiminin aldığı kararla ilgili yorum yapma ihtiyacı hissetmediğini ve bu gibi kararların ilgili meselenin bir araç haline getirilmesine hizmet ettiğini ifade etmiştir. Başbakan, söz konusu araçsallaştırmanın Ermenistan’ın çıkarlarına uygun düşmediğini de eklemiştir.[2]

İsrail kabinesinin verdiği kararın tarihi ve hukuki bir gerçeklikten uzak, siyasi bir tavır olması; Sevk ve İskân Kanunu uygulamasında bazı devletlerin de bu kötü niyetli araçsallaştırmayı zaman zaman bir silah olarak Türkiye’ye doğrultması örneklerinde açıkça görülmektedir. Güney Kafkasya bölgesinde istikrarlı bir biçimde barışa doğru gidilmesi, hem Azerbaycan-Ermenistan barış antlaşması hem de Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinin tarafların isteği ile kararlı şekilde yürütülmesi bölgenin refahını artırmış ve Ermenistan başta olmak üzere bölge ülkeleri açısından ivedilikle olumlu çıktılara yol açmıştır. İsrail’in söz konusu olumlu gelişmelerden hoşnut olmadığı ve her zaman çatışma yanlısı bir politikayı öncelediği bilinen bir gerçektir. Bu sebeple, günümüzde bölgede kaydedilen ilerlemeye bir tepki olarak İsrail kabinesi tarafından Birinci Dünya Savaşı’ndaki olayların “soykırım” olarak tanınması da şaşırtıcı olmamıştır.

Paşinyan’ın ilgili karara verdiği tepki, yalnızca gelen bir soru üzerine kısa bir açıklama yapması ve ötesine lüzum görmemesi; İsrail kabinesinin kararın odak noktasında olan ülke tarafından dahi ciddiye alınmadığını ve ne siyasi ne de hukuki herhangi bir gücü olmadığını göstermektedir. Bölge ülkelerinin kendi içinde ikili ilişkiler bakımından olumlu seyri, üçüncü devletlerin aktif müdahalesinin olduğu gibi çatışma yanlısı ve ara bozmayı hedefleyen açıklamalarının da dikkate değer bulunmadığını gözler önüne sermektedir. Anlaşıldığı üzere İsrail yalnızca Orta Doğu’da değil, Güney Kafkasya’da da istikrar bozucu rolü üstlenmekte fakat bölge ülkelerinin kararlı duruşu sebebiyle bahsi geçen diğer devletlerin de süjesi olduğu kaçınılmaz başarısızlık ile yüzleşmektedir.

Sonuç olarak İsrail kabinesinin verdiği karar, bölgede sağlanan dengenin bozulması için atılmış kötü niyetli bir adımdır. Bölge ülkelerinin barış, refah ve istikrar yanlısı duruşları bu gibi provokatif söylemlere ve eylemlere karşı aşılması güç bir duvar niteliğindedir. Nitekim Paşinyan’ın konu ile ilgili kısa açıklaması da bu duvarın önemli tuğlalarından biri olarak uluslararası kamuoyuna kayda değer bir mesaj olmuştur.

 

*Görsel: ArmenPress

 


[1] “İsrail, 1915 Olaylarını “soykırım” Olarak Tanıma Kararı Aldı”, Medyascope, 29 Haziran 2026, https://medyascope.tv/2026/06/29/israil-1915-olaylarini-soykirim-olarak-tanima-karari-aldi/.

[2] Nuri Aydın, “Paşinyan, 1915 Olaylarının "Silah Olarak" Kullanılmamasının Çıkarlarına Olduğunu Söyledi”, Anadolu Ajansı, 29 Haziran 2026, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/pasinyan-1915-olaylarinin-silah-olarak-kullanilmamasinin-cikarlarina-oldugunu-soyledi/3981629.


© 2009-2025 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.