AVRUPA BİRLİĞİ VE KAFKASLAR
Yorum No : 2012 / 81
06.12.2012
Paylaş :
PDF İndir :

Avrupa Birliği’nin güney Kafkaslara olan ilgisi “Doğu işbirliği ve Avrupa komşuluk politikası” çerçevesinde gelişmektedir. Avrupa Komisyonu başkanı, bölge bakımından bir ilk teşkil eden, Azerbaycan’a yaptığı resmi ziyaretten sonra, geçtiğimiz Kasım ayı sonunda daha özel bir kapsamda Ermenistan’ı ziyaret etmiş, devlet yetkilileriyle görüşmüştür. AB üst düzey yetkililerinin bölgeyi ziyaretleri bölge ülkelerinin AB ile ilişkilerinin gelişmekte ve derinleşmekte olduğunun da göstergesini oluşturmaktadır.

AB Komisyonu başkanının Ermenistan cumhurbaşkanı ile yaptığı görüşmeyi takiben basında yayınlanan beyanı ilişkilerin geleceği hakkında, daha önce ifade edilmedik ölçüde geniş ufuk açmaktadır. Başkan, “ biz Ermenistan’ın bir Avrupa ülkesi olduğuna inanıyoruz, siz Avrupa milletleri ailesinin mensubusunuz” demiştir. Avrupa Birliğinde Türkiye’nin topraklarının çoğunun Asya’da olduğunu ileri sürerek Avrupalı olmadığını iddia eden bir görüşün varlığı dikkate alındığında, coğrafi olarak Türkiye’nin de doğusunda yer alan bir ülke için yapılan böyle bir tanımlama kuşkusuz memnuniyet vericidir. Diğer taraftan, Ermenistan cumhurbaşkanının konuşmasında ortak değerleri din temeline oturtmasının, 451 yılında Sasani devleti ne karşı verilen mücadelenin bile hristiyanlığı korumak için yapıldığını vurgulamasının n bir ölçü oluşturup oluşturmadığı da değerlendirilmeye muhtaçtır.

AB Komisyonu başkanı AB’nin bölgede barış, istikrar ve güvenlik konularına ilgisini de dile getirmiş ve bu kapsamda Dağlık Karabağ sorununun çözümüne odaklanarak Minsk grubunun çalışmalarına destek ifade etmiştir. Ancak bilindiği gibi, dağlık Karabağ’ın işgali sorunun ancak bir kısmıdır. Ermenistan’ın işgali altında bulunan diğer yedi bölge ve göçe zorlanan halkın durumuna beyanlarda hiç yer verilmemesi AB’nin niyetleri ve sorunları çözüm ehliyeti konusunda herhalde cesaret verici olmamıştır.
Daha önceki bir AVİM yazısında da işaret edildiği üzere, Ermenistan’ın , Rusya ile mevcut güçlü bağlarına Batı ve AB ile geliştireceği ilişkilerle bir denge arayışına AB’nin de aynı sıcaklıkla karşılık verme eğiliminde olduğu görülmektedir. Ayrıca, kısa bir süre önce bir AB temsilcisinin Erivan’daki bir toplantıda ifade ettiği, Ermenistan’ın ya orayı ya da burayı seçmesi gerekir yolundaki katı söylemden farklı olarak, AB Komisyon başkanı, Ermenistan’ın mevcut kısıtlamalarını dikkate alan ve zaman tanıyan bir şekilde, Ermenistan’ın “AB’nin izin verdiği kadar AB’ne yakınlaşma” politikasını memnuniyetle karşıladığını vurgulayarak, “ortak değerlerin paylaşımı, AB iç pazarına taraf olma gibi hususlarda gerçekten çok yakın olmanızı arzu ederiz” demiştir.


© 2009-2018 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.