
20 Aralık 2025 tarihinde Japonya ve beş Orta Asya ülkesinin devlet başkanları ilk defa Tokyo’da liderler düzeyinde bir zirve gerçekleştirmiştir. Bu durum, Japonya’nın Orta Asya devletleri ile ilişkilerinde yeni bir aşamaya işaret etmektedir. Japonya, Orta Asya devletleri ile bölgesel iş birliğini ilerletmek için 2004 yılında Astana’da “Orta Asya + Japonya Diyaloğu”nu başlatmıştır. Böylece, Orta Asya devletleri ile ilişkilerin bütüncül biçimde bölgesel entegrasyon açısından ele alan diplomatik yaklaşım ilk kez Japonya tarafından başlatılmıştır.[1] CA+JAD (Central Asia Plus Japan Dialogue) şeklinde anılan "Orta Asya+Japonya Diyaloğu” kapsamında, bugüne kadar 40’a yakın toplantı düzenlenerek aynı zamanda ekonomik iş birliği alanında başlatılan görüşmeler güvenlik, enerji, ulaşım, terörle mücadele ve çevre gibi alanlarını da kapsayarak genişlemiştir. 20 Aralık 2025 tarihindeki Tokyo’da gerçekleşen CA+JAD zirvesi söz konusu ilişkilerin liderler düzeyine yükseltildiğini göstermesi açısından önem taşımaktadır. Japonya Başbakanı Takaichi, zirvedeki konuşmasında Orta Asya’nın jeostratejik önemini dile getirmiştir. Ayrıca, “CA+JAD Tokyo Girişimi”ni başlattıklarını duyurmuştur.[2] Tokyo Girişimi’nin, “Yeşil Dönüşüm ve Dayanıklılık”, “Bağlantısallık” ve “İnsani Gelişim” olmak üzere üç temel iş birliği alanı üzerine inşa edildiği belirtilmiştir.[3] Zirve sonunda Japonya’nın, çeşitli alanları kapsayan 19 milyar dolarlık yatırım planını içeren “Tokyo Deklarasyonu” imzalanmıştır. Son dönemde Orta Koridor ulaşım hatları ile ilgilenen ve bölge ülkelerine çeşitli alanlarda yatırım yapan Japonya için Tokyo zirvesinde ulaşım hatları, kritik mineraller konularının öne çıktığı görülmektedir.
Japonya’nın Orta Asya’ya olan eğilimi her ne kadar 2000’li yılların başına dayanıyor olsa da liderler seviyesine yükseltilmesi, jeostratejik önemi vurgulayan yaklaşımı daha geniş bir küresel eğilimi yansıtmaktadır. Söz konusu küresel eğilim, küresel ve bölgesel aktörlerin Orta Asya devletleri ile yakın dönemde geliştirdiği ekonomik, siyasi, diplomatik ve güvenlik ilişkileri ile ilgilidir. 2025 yılı içinde; ABD, AB, Çin gibi aktörler Orta Asya devletleri ile geliştirdikleri bütüncül ilişkilerde önemli ilerlemeler sağlamıştır. Söz konusu aktörlerin Orta Asya ile ilişkilerini bölgesel ve bütüncül bir yaklaşımla ele aldıkları görülmektedir. Bu gelişmelerden başlıcaları AB, ABD ve Çin’in son yıllarda gerçekleştirdiği zirvelerdir. Nisan 2025 tarihinde AB ilk kez Orta Asya ülkeleri ile zirve düzenleyerek Semerkant’ta liderler düzeyinde bir araya gelmiştir. AB, Orta Asya ülkelerine yönelik ilk strateji belgesini 2007 yılında yayımlamış ve 2023 yılında “AB ile Orta Asya Arasındaki Bağların Derinleştirilmesine Yönelik Ortak Yol Haritası”nı duyurmuştur.[4] AB; Semerkant Zirvesi’nde, Kuşak ve Yol Girişimi’ne alternatif olduğu iddia edilen 2021 yılında duyurduğu Küresel Geçit Projesi’ne Orta Asya ülkelerini dahil etmiştir. Semerkant zirvesinde Trans-Hazar ulaşım koridorlarına yatırımlar ve bölgesel bağlantı ana gündemi oluşturmuştur.
Çin’in Orta Asya’ya olan ilgisi ise giderek artmaktadır. 2025 verilerine göre Orta Asya ülkelerinin birinci ticari ortağı haline gelmiştir.[5] 2013 yılında Çin tarafından ilan edilen Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki ulaşım hatları, altyapı yatırımları, dijital ve yeşil yatırımlar Çin’in bölgedeki varlığını artıran temel faktörler olmuştur. Öte yandan Şanghay İş Birliği Örgütü aracılığıyla kurumsallaşan bölge ilişkilerinde Çin, 2020 yılında beş Orta Asya devleti ile “C5+C” iş birliği modelini başlatmıştır.[6] 2023 liderler seviyesine yükseltilen C5+C diyaloğunun ikinci zirvesi ise 2025 yılında gerçekleşmiştir. Astana Zirvesi’nde Kuşak ve Yol Girişimi, dijital ve yeşil yatırımlar, serbest ticaret gibi konular ele alınmış, Çin-Özbekistan demiryolu projesi başta olmak üzere bölgesel bağlantıyı artıracak önemli ulaşım projeleri hedeflenmiştir.[7]
ABD için başlangıçta Afganistan politikası açısından önemli olan Orta Asya bölgesi, son yıllarda ulaşım, enerji, siyasi alanları da içerecek şekilde öne çıkmıştır. Bu bağlamda ABD; 2015 yılında beş Orta Asya devleti ile “C5+1 Diyalog Forumu”nu başlatmış, “2019-2025 Orta Asya Strateji Belgesi”ni yayımlamıştır. 2023 yılında “C5+1” mekanizması liderler seviyesine yükseltilirken Kasım 2025 tarihinde zirve ilk kez Washington’da düzenlenmiştir. ABD’nin son dönem Orta Asya politikasını ana gündem maddelerinden birisi kritik mineraller ve nadir toprak elementleri olmuştur. Bu amaçla, 2024 yılında “C5+1 Kritik Mineraller Diyaloğu” oluşturulmuş 2025 yılındaki C5+1 Washington zirvesinde Orta Asya ülkeleri ile kritik mineraller konusunda çeşitli anlaşmalar imzalamıştır. Bir başka gelişme ise ABD’nin, Zengezur Koridoru’nun “Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası” olarak hayata geçirilmesi yönündeki girişimidir.[8]
Çin, ABD, AB, Japonya’nın Orta Asya’ya yönelik artan ilgisinin yanı sıra Körfez ülkeleri ve Hindistan gibi aktörler de bölge ülkeleri ile iş birliğini geliştirmektedir. Bu bağlamda Orta Asya’nın jeopolitik öneminin arttığı görülmektedir. Belirtilen aktörlerin bölgeye yönelik ilgisinin artmasında rol oynayan faktörlerin üç temel unsura dayandığı belirtilebilir. İlk unsur “bağlantısallık” ile ilgilidir. Bu açıdan Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Çin’in Avrupa ve Asya arasında ulaşımı kolaylaştıran güzergah olan ve Orta Asya devletleri ile Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan ulaşım rotasını ifade eden Orta Koridor (Trans-Hazar iş birliği), Rusya-Ukrayna Savaşı sebebiyle kullanışsız hale gelen Kuzey Koridoru yerine tercih edilen alternatif bir rota olarak, ulaşım ve bağlantısallık açısından stratejik önem kazanmıştır. İkinci unsur enerji ve maden kaynakları ile ilgilidir. Doğalgaz başta olmak üzere zengin enerji kaynakları bulunan Orta Asya ülkelerinin başta Kazakistan, Tacikistan ve Kırgızistan olmak üzere uranyum ve lityum gibi nadir toprak elementi ve kritik mineraller açısından zengin olması ve Özbekistan gibi altın kaynaklarına sahip olması, doğalgazın yanı sıra nükleer ve yeşil enerji kaynakları açısından öne çıkarmakta ve dış yatırım almasını sağlamaktadır.[9] AB, ABD, Çin ve Japonya’nın söz konusu alanlardaki son dönem anlaşmaları durumun temel göstergesidir.
Son olarak başta Kazakistan olmak üzere Orta Asya ülkelerinin, bölgeselleşme anlayışı doğrultusunda dış politikalarını çeşitlendirmesi ve bölgeye yönelik artan stratejik ilgi, Orta Asya’yı jeopolitik rekabet unsuru haline getirmektedir.[10]
Yukarıda belirtilen unsurların yanı sıra, Orta Asya’nın jeopolitik önemini artıran Orta Asya devletleri arasında bölgesel entegrasyonu ilerleten gelişmeler yaşanmıştır. Bunlardan ilki Kırgızistan-Tacikistan arasındaki sınır sorununun çözülerek 13 Mart 2025 tarihinde barış anlaşmasının imzalanması ve ardından 31 Mart 2025’te Kırgızistan-Özbekistan-Tacikistan arasında sınır belirlenmesine yönelik Hucend Anlaşması’nın imzalanmasıdır. Böylece bölgesel barış ve güvenlik açısından önemli bir kazanım sağlanmıştır. İkinci gelişme ise Zengezur Koridoru’nun ABD öncülüğünde “Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası” olarak hayata geçirilmesi yönündeki anlaşmadır. Böylece Türkiye, Orta Asya ve Güney Kafkasya ülkeleri arasında ulaşım kolaylaşarak bağlantısallık güçlenecektir. Öte yandan, Kasım 2025 tarihinde gerçekleşen Orta Asya Devlet Başkanları İstişare Toplantısı sırasında Özbekistan lideri tarafından Orta Asya Topluluğu’nun oluşturulması önerisi, bölge devletleri arasında birlik ruhunun oluştuğuna işaret etmektedir. Aynı zirvede Azerbaycan’ın Orta Asya Devlet Başkanları İstişare Toplantısı’na tam üye olarak dahil edilmesi, Azerbaycan’ın Orta Asya bölgesi ile entegrasyonunu ilerletmiş ve C5 mekanizmasının C6 olarak değişebileceğini gündeme getirmiştir.[11] Ek olarak, Azerbaycan ve Orta Asya arasındaki bağlantıyı güçlendirmiştir.
Ayrıca, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ve 2021 yılında kabul edilen “TDT 2040 Vizyonu”, Orta Asya devletleri arasındaki entegrasyonun en ileri kurumsal boyutunu oluşturmaktadır. Türkiye öncülüğündeki Türkistan devletleri arasındaki entegrasyon adımları, Orta Asya devletlerinin ortak stratejik hedefler oluşturmasına önemli katkılar sağlamıştır.
Sonuç olarak Orta Asya, Orta Koridor’un alternatif güzergah olarak önem kazanması, bağlantısallığın yanı sıra doğalgaz, kritik mineraller ve nadir toprak elementleri gibi kaynaklara sahip olması açısından jeostratejik önem kazanmıştır. ABD, Çin, AB, Japonya gibi aktörler, beş Orta Asya devleti ile ilişkilerinde bütüncül bir yaklaşım izleyerek zaman içinde Orta Asya'ya yönelik bütüncül ilişkilerini çeşitli diyalog mekanizmaları aracılığıyla ilerletmiş ve liderler seviyesine yükseltmiştir. Öte yandan bölge ülkeleri arasındaki sınır sorununun çözülmesi, TDT aracılığıyla bölgede kurumsal entegrasyonun, ortak vizyonların oluşturulması bölgesel entegrasyonun güçlenmesine olanak sağlamıştır. Söz konusu faktörlerin bir araya gelmesiyle Orta Asya; ABD, Çin, Avrupa Birliği ve Japonya gibi aktörlerin artan ilgisine konu olan jeopolitik ve jeoekonomik açıdan stratejik bir bölge haline gelmiştir.
*Görsel: Ministry of Foreign Affairs of Japan
[1] “Strengthening Ties with Central Asian Nations an Imperative for Japan”, Japan Forward, 26 Aralık 2025, https://japan-forward.com/strengthening-ties-central-asian-nations-an-imperative/
[2] Bahtiyar Abdülkerimov, “Orta Asya-Japonya diyaloğu, liderler zirvesiyle yeni bir döneme giriyor”, Anadolu Ajansı, 19 Aralık 2025, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/orta-asya-japonya-diyalogu-liderler-zirvesiyle-yeni-bir-doneme-giriyor/3775429 ; Vusal Guliyev ,“Japan Deepens Cooperation with Central Asian States” Jamestown, 26 Ocak 2026, https://jamestown.org/japan-deepens-cooperation-with-central-asian-states/
[3] “The Summit of the "Central Asia plus Japan" Dialogue (CA+JAD)”, Ministry of Foreign Affairs of Japan, 20 Aralık 2025, https://www.mofa.go.jp/erp/ca_c/pageite_000001_01438.html
[4] “The EU and Central Asia: A Growing Partnership with Potential and Ambition”, The Diplomatic Service of the European Union,18 Şubat 2025, https://www.eeas.europa.eu/eeas/eu-and-central-asia-growing-partnership-potential-and-ambition_en ; “Joint Roadmap for Deepening Ties Between the EU and Central Asia”, Council of the European Union, 23 Ekim 2023, https://data.consilium.europa.eu/doc/document/ST-14587-2023-INIT/en/pdf
[5] Emre Aytekin, “Çin'in Orta Asya Ülkeleri ile Ticaret Hacmi 2025'te 100 Milyar Doları Aştı”, Anadolu Ajansı, 19 Ocak 2026, https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/cinin-orta-asya-ulkeleri-ile-ticaret-hacmi-2025te-100-milyar-dolari-asti/3804147
[6] He Yin, “Xi'an Summit a New Milestone in China-Central Asia Relations”, People’s Daily, 23 Mayıs 2023, https://en.people.cn/n3/2023/0523/c90000-20022316.html
[7] "Full Text of Xi's Keynote Speech at Second China-Central Asia Summit", Xinhua,18 Haziran 2025, https://english.news.cn/20250618/8d15248700c5498f817102af488d2666/c.html
[8] “United States Strategy for Central Asia 2019-2025”, U.S. Department of State, 2019, https://tj.usembassy.gov/wp-content/uploads/sites/143/United-States-Strategy-for-Central-Asia-2019-2025-1.pdf ; "Minerals Security Partnership", U.S. Department of State, https://www.state.gov/minerals-security-partnership ;
[9] Asma Siddiq, “Issue Brief on “Central Asia-Japan Summit 2025: Japan’s Strategic Re-Engagement with Central Asia”, ISSI, 12 Ocak 2026, https://issi.org.pk/issue-brief-on-central-asia-japan-summit-2025-japans-strategic-re-engagement-with-central-asia/
[10] Melih Demirtaş, "C5+1’den İbrahim Anlaşmaları’na: ABD Realitesi ve Bölgesel Nüfuz Siyaseti", Tercüman, 25 Kasım 2025, https://www.tercuman.com/analiz/c51den-ibrahim-anlasmalarina-abd-realitesi-ve-bolgesel-nufuz-siyaseti-1341 ;
[11] Robert M. Cutler, “Azerbaijan Joins Central Asia to Build a C6 Corridor Core”, Times of Central Asia, 17 Kasım 2025, https://timesca.com/azerbaijan-joins-central-asia-to-build-a-c6-corridor-core/
© 2009-2025 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır
Henüz Yorum Yapılmamış.
-
ORTA ASYA-JAPONYA DİYALOĞU TOKYO ZİRVESİ VE ORTA ASYA’NIN ARTAN ÖNEMİ
Seyda Nur OSMANLI 29.01.2026 -
47. ASEAN ZİRVESİ’NDEN ÖNE ÇIKANLAR
Seyda Nur OSMANLI 11.11.2025 -
ÇİN VE KÜRESEL GÜNEY AÇISINDAN 16. BRICS ZİRVESİ
Seyda Nur OSMANLI 13.11.2024 -
ÇİN’İN TAYVAN POLİTİKASI VE KIBRIS SORUNUNA YAKLAŞIMI
Seyda Nur OSMANLI 05.02.2025 -
TÜRKİYE-ÇİN İLİŞKİLERİ: İMKANLAR VE ZORLUKLAR
Seyda Nur OSMANLI 22.10.2024
-
NATO'NUN BEYİN ÖLÜMÜ GERÇEKLEŞMEDİ: AGİT VE NATO UKRAYNA'DAKİ SAVAŞI DURDURMAYA NASIL YARDIMCI OLABİLİR?
Teoman Ertuğrul TULUN 21.03.2022 -
SOYKIRIM VE ALMANYA – II
Mehmet Oğuzhan TULUN 13.10.2017 -
BATI İLE RUSYA ARASINDA ERMENİSTAN’IN REELPOLİTİK ARAYIŞI
Tutku DİLAVER 03.08.2018 -
AVRUPA BİRLİĞİ YÖNETİMİ YENİLENİYOR: TUSK’UN EEP BAŞKANI OLMASI NELERİ DEĞİŞTİRECEK?
Hazel ÇAĞAN ELBİR 29.11.2019 -
KATAR-TÜRKİYE DOĞALGAZ BORU HATTI PROJESİNİN CANLANDIRILMASI
Bekir Caner ŞAFAK 25.12.2024
-
25.01.2016
THE ARMENIAN QUESTION - BASIC KNOWLEDGE AND DOCUMENTATION -
12.06.2024
THE TRUTH WILL OUT -
27.03.2023
RADİKAL ERMENİ UNSURLARCA GERÇEKLEŞTİRİLEN MEZALİMLER VE VANDALİZM -
17.03.2023
PATRIOTISM PERVERTED -
23.02.2023
MEN ARE LIKE THAT -
03.02.2023
BAKÜ-TİFLİS-CEYHAN BORU HATTININ YAŞANAN TARİHİ -
16.12.2022
INTERNATIONAL SCHOLARS ON THE EVENTS OF 1915 -
07.12.2022
FAKE PHOTOS AND THE ARMENIAN PROPAGANDA -
07.12.2022
ERMENİ PROPAGANDASI VE SAHTE RESİMLER -
01.01.2022
A Letter From Japan - Strategically Mum: The Silence of the Armenians -
01.01.2022
Japonya'dan Bir Mektup - Stratejik Suskunluk: Ermenilerin Sessizliği -
03.06.2020
Anastas Mikoyan: Confessions of an Armenian Bolshevik -
08.04.2020
Sovyet Sonrası Ukrayna’da Devlet, Toplum ve Siyaset - Değişen Dinamikler, Dönüşen Kimlikler -
12.06.2018
Ermeni Sorunuyla İlgili İngiliz Belgeleri (1912-1923) - British Documents on Armenian Question (1912-1923) -
02.12.2016
Turkish-Russian Academics: A Historical Study on the Caucasus -
01.07.2016
Gürcistan'daki Müslüman Topluluklar: Azınlık Hakları, Kimlik, Siyaset -
10.03.2016
Armenian Diaspora: Diaspora, State and the Imagination of the Republic of Armenia -
24.01.2016
ERMENİ SORUNU - TEMEL BİLGİ VE BELGELER (2. BASKI)
-
AVİM Konferans Salonu 19.01.2026
“TARİHİ ERMENİ İDDİALARI VE SON DÖNEM ERMENİSTAN- TÜRKİYE İLİŞKİLERİ” BAŞLIKLI KONFERANS
