PAPA KİLİSE’NİN RUANDA SOYKIRIMI’NDAKİ ROLÜ SEBEBİYLE NİHAYET ÖZÜR DİLEDİ
Yorum No : 2017 / 31
24.03.2017
Paylaş :
PDF İndir :

Roma Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa Fransuva, 20 Mart 2017 tarihinde Vatikan’daki Apostolik Saray’da Ruanda Cumhurbaşkanı Paul Kagame’yle bir araya gelmiştir. Ruanda ve Vatikan arasındaki gergin ilişkiler dikkate alındığında oldukça önemli olan bu görüşmede Papa Fransuva’nın Katolik Kilisesi’nin 1994 Ruanda Soykırımı’ndaki rolü için özür dilediği bildirilmiştir.

Bilindiği üzere, 800 binden fazla Tutsi ve ılımlı Hutunun aşırı uç Hutular tarafından katledilmesi ile sonuçlanan 1994 yılındaki Ruanda Soykırımı, uluslararası hukuk bakımından soykırım olarak kabul edilen üç olaydan biridir. Katolik kuruluş ve misyonlar, eski sömürge yönetimiyle beraber, 1994 yılında soykırıma giden süreçte Ruandalılar arasında bölünmelere yol açmakla suçlanmaktadır. Ayrıca, Ruanda Katolik Kilisesi üyeleri katliamlara göz yummak/yardım etmek ve hatta aktif olarak katılmakla suçlanmaktadır. Öte yandan, Vatikan da Ruanda Katolik Kilisesi’nin katliamlardaki rolünü inkar eder tutumu ve Kilise üyeleri tarafından işlenen suçlar için özür dilememekle eleştirilmektedir.

Daha önceki bir yazımızda da belirtiğimiz üzere, 20 Kasım 2016 tarihinde Ruandalı Katolik piskoposlardan bir özür gelmiş, ancak söz konusu özür birçok Ruandalıyı ve Ruanda hükümetini tatmin etmemiştir. Nitekim yapılan eleştirilerde kilisenin bazı üyelerinin soykırımdaki rolü için özür dileyen Ruandalı piskoposların kilisenin kurum olarak soykırımdaki rolü için özür dilemiş olması gerektiğine dikkat çekilmiştir. Bir basın açıklaması yayınlayan Ruanda hükümeti de piskoposlarının özrünü “Katolik Kilisesi’ni Soykırımla ilgili suçlardan bir bütün olarak aklama girişimi” olarak değerlendirmiştir. Ruanda hükümeti, ayrıca, daha önceki açıklamalarda da ifade edildiği üzere, işlenen suçların boyutu göz önünde bulundurulduğunda Vatikan’dan da bir özür beklenildiğini tekrarlamıştır.[1]

Vatikan’dan özür ancak 23 yıl sonra gelmiştir. Papa Francis ile Rwanda Cumhurbaşkanı Kagame arasındaki toplantının ardından Vatikan Basın Ofisi tarafından yapılan açıklamada, Papa’nın “Tutsiler'e karşı yapılan soykırım için kendisinin, Papalık ve Kilise'nin derin üzüntülerini” bildirdiği ve bunun mağdurları ile yaşanan trajik olayların sonuçlarına katlanmaya devam edenlerle dayanışmasını” ifade ettiği belirtilmiştir. Ayrıca, “Kilise’nin ve dini görevlerine ihanet ederek nefret ve şiddete başvuran kilise üyelerinin günahları ve başarısızlıkları için Tanrı’dan af dilediği” açıklanmıştır.[2]

Papa Fransuva’nın özrü olumlu karşılanmıştır. Twitter hesabında Papa’yla yaptığı görüşme hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Paul Kagame, ikili arasındaki görüşmenin “Ruanda ile Katolik Kilisesi/Vatikan ilişkilerinde yeni bir aşama” olduğunu ve Papa’nın özür dileyerek büyük bir “cesaret örneği” gösterdiğini ifade etmiştir. Ruanda Dışişleri Bakanı Louise Mushikiwabo, yayınladığı açıklamada, ikili arasındaki toplantının “açıklık ve karşılıklı saygı” çerçevesinde gerçekleştiğini ve “Ruanda ile Vatikan arasındaki ilişkiler bakımından ileriye dönük olumlu bir adım” olduğunu belirtmiştir. Bununla birlikte, aynı açıklamada, Ruanda soykırımının “halen Kilise içerisindeki belirli gruplar tarafından inkâr edildiği ve önemsizleştirildiği, bazı soykırım şüphelilerinin çeşitli Katolik kuruluşlar tarafından korunarak adaletten kaçırıldığı” hatırlatılmıştır.[3]

Papa’nın Kilise’nin Ruanda Soykırımı’ndaki rolü sebebiyle özür dilemesi kuşkusuz Ruandalıların acılarının biraz olsun dinmesine katkı sağlayacak olumlu bir adımdır. Yukarıdaki açıklamada da değinildiği üzere, bundan sonra Papa ve Vatikan’ın Ruanda Soykırımı’nın tüm Kilise mensupları tarafından tanınmasına çalışması ve Kilise içerisindeki şüphelilerin yargı önüne çıkarılması için çalışmalıdır. Ancak, sonuç olarak, Papa Ruanda’da yakın zamanda, 1994 yılında gerçekleşen ve soykırım olduğu hukuken tespit edilmiş Ruanda Soykırımı’yla ilgili olarak yaptığı özürle nihayet doğru olanı yapmıştır.

Bu arada, Papa Fransuva hukuki bir terim ve kavram olan “soykırımın” ne olduğunu bu vesileyle öğrenmiş olabilir ve belki de 1915 olaylarıyla ilgili olarak izlediği tutuma ilişkin olarak da doğru olanı yapabilir. Bilindiği üzere, tarihsel ve hukuki gerçekler 1915 olaylarının “soykırım” olarak nitelendirilemeyeceğini ortaya koyduğu halde, Papa Fransuva ekümenizm ve Hristiyan dayanışması uğruna Türkiye aleyhine “Ermeni soykırımı” söylemini kullanmakta ısrar etmektedir.[4] Nitekim henüz 23 yıl önce gerçekleşen ve hukuken tespit edilmiş Ruanda Soykırımı’na ilişkin Papalık makamı tarafından bir özürde bu kadar gecikilmesine rağmen, Papa Fransuva, seçildikten kısa bir sonra, yüz yıl önce gerçekleşen tartışmalı olayları “soykırım” olarak nitelemek kaydıyla Türkleri itham etmekte ve karalamakta hiç gecikmemiştir. Tabii, 1915 olaylarını “soykırım” olarak nitelediği için Papa’nın özür dilemesi beklenmemektedir çünkü Katolik Kilisesi’nin “Papa’nın yanılmazlığı” kuralı buna izin vermeyecektir. Bununla birlikte, Papa Türkleri yaftalayan ve de dinler-arası kutuplaşamaya hizmet eden tek taraflı “soykırım” söylemini kullanmayı bırakabilir ve Roma Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri konumuna uygun uzlaşmacı bir tutum takınabilir.

*Fotoğraf: KTpress.rw

 

[1] Ali Murat Taşkent, “Katolik Kilisesi, Ruanda Soykırımi’ndaki Rolü Sebebiyle Özür Diledi, AVİM, ”, 05.12.2016, http://avim.org.tr/tr/Yorum/KATOLIK-KILISESI-RUANDA-SOYKIRIMI-NDAKI-ROLU-SEBEBIYLE-OZUR-DILEDI-1

[2] “Press Communiqué: Audience With The President Of The Republic Of Rwanda, 20.03.2017”, Holy See Press Office, 20.03.2017, http://press.vatican.va/content/salastampa/en/bollettino/pubblico/2017/03/20/170320c.html

[3] “President Kagame received by Pope Francis”, Republic of Rwanda, 20.03.2017, http://gov.rw/newsdetails2/?tx_ttnews%5Btt_news%5D=1716&cHash=bf39ea9b8539a73e1bfb4da8f921bc30

[4] Mehmet Oğuzhan Tulun, “Papa Fransuva Ekümenizm için Bastırıyor”, AVİM, 28.06.2016, http://avim.org.tr/tr/Yorum/PAPA-FRANSUVA-EKUMENIZM-ICIN-BASTIRIYOR#




Henüz Yorum Yapılmamış.