QUAD: HİNT-PASİFİK BÖLGESİ İÇİN DÖNÜM NOKTASI
Yorum No : 2021 / 20
06.04.2021
7 dk okuma

Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan, Japonya ve Avustralya’yı kapsayan Dörtlü Güvenlik Diyaloğu (Quadrilateral Security Dialogue - QUAD) zirvesi 12 Mart’ta gerçekleşti. 2007’de kurulan ve 2017’de canlandırılmaya çalışılan ancak etkisiz bir girişim olarak kalan QUAD’ın yakın zamanda yeniden gündeme gelmesi, Çin’in yükselişinin yarattığı tedirginlikten ve uluslararası düzene karşı Çin’den algılanan güvenlik tehdidinden kaynaklanmaktadır. Ancak, QUAD’ın ilk ortak bildirisinde Çin’e karşı askeri güvenlik hususlarına doğrudan atıfta bulunulmamıştır. Bunun yerine zirvenin en önemli konuları COVID-19 aşı üretimiyle, gelişen teknolojiler üzerinde iş birliğini kolaylaştırmak ve iklim değişikliğini önlemekle ilgili olmuştur.[1] Buna ek olarak, Çin’in cep telefonlarından radarlara kadar değişen yüksek teknoloji endüstrilerindeki tekelini azaltmaya yönelik olarak bir tedarik zinciri oluşturulması kararlaştırılmıştır.[2] Yine de, Çin’in Doğu Asya komşularını sömürmeye ve Hint Okyanusu bölgesini tehdit etmeye başlamasıyla QUAD toplantılarının ve askeri tatbikatların hızının artması tesadüf değildir.[3]

Çin’in ekonomik ve askeri yükselişine, insan hakları ihlallerine ve otoriter hükümet biçimine rağmen; Çin, dört QUAD ülkesinin de en büyük ticari ortağı konumundadır ve bu ülkeler Çin ekonomisiyle sıkı bir şekilde iç içe geçmiş durumda olmaya devam etmektedirler. Çin’in askeri, ekonomik ve teknolojik açıdan artan gücü, ABD açısından rekabeti derinleştirmektedir ve bu durum ABD’yi Çin’le kavgalı olmaya ederse giderek izole hale getirebilecektir. ABD, silahlı mücadele veya tehditler yoluyla Çin’in siyasi-ekonomik, diplomatik ve teknolojik gelişimiyle yarışmak yerine, QUAD gibi girişimler vesilesiyle Asya’da güvenebileceği ülkelerle ortak politikalar belirleme hedefine yönelmiştir.[4] Askeri güç açısından Çin; Güney Asya, Güney Çin Denizi ve Doğu Çin Denizi’ndeki ABD çıkarlarına yönelik teknolojik olarak gelişmiş bir tehdit oluşturmaktadır. Ekonomi açısından Çin, küresel tedarik zincirlerinde önemli bir oyuncudur ve şu anda en büyük aşı tedarikçisidir. Çin, Kuşak Yol Girişimi ile küresel ölçekte büyük sermayeye ve yatırımcılara ulaşmakta olan, hızla yükselen bir güçtür. Ortak bildiri aşı geliştirme ve kritik teknolojiler üzerine çalışma grupları oluşturmaya odaklanırken, QUAD aynı zamanda küresel düzenin Çin’e kaymasını engellemeyi hedeflemektedir.[5]

Bu gelişmeler doğrultusunda ABD’nin Joe Biden yönetimi, Asya-Pasifik’teki müttefikleriyle daha yakın ilişkiler kurarak ABD’nin gücünü artırmaya çalışmaktadır. Sanal ortamda gerçekleştirilen QUAD zirvesinde Biden; Çin’in meydan okumasıyla yüzleşmek için ABD’nin stratejisinin, demokratik ülkelerle bağlarını güçlendirerek Çin’i uluslararası kurallara göre oynaması için teşvik etmek ve ülkeyi Pekin’in önemli yatırımlar yaptığı “Dördüncü Sanayi Devrimi” için hazır hale getirmek olduğunu belirtmiştir. Biden sözlerine “Güçlü bir rekabetimiz olacak, ancak Çin’in uluslararası kurallara göre oynamasında ısrar ediyoruz: adil rekabet [olmasını istiyoruz], adil uygulama adil [ticaret demektir]” şeklinde devam etmiştir.[6] Biden konuşmasında Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’i “[bünyesinde] demokrasinin küçük D’si bile bulunmayan, son derece zeki bir adam” olarak nitelendirmiştir.

Bu toplantıdaki konuşmaların ardından Çin QUAD’a hızlı bir şekilde tepki göstermiştir. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, grubu Çin’in çıkarlarını baltalamakla suçlamıştır. Çin Savunma Bakanlığı da grubun “Soğuk Savaş zihniyetine bağlı olduğunu, grup çatışması peşinde olduğunu, jeopolitik oyunlara meraklı olduğunu, sözde Çin sorununu bir bahane olarak kullandığını ve bölge ülkeleri arasında anlaşmazlığı körüklediğini” söylemiştir. Bazı yorumcular QUAD’ı tek sesle konuşamayan ve gerçek bir kurumsal yapıdan yoksun bir platform olarak tanımlamıştır. Bazılarıysa, QUAD’ın Çin’in tepkisine neden olacak bir Asya NATO’suna dönüşebileceğinden endişelenmektedir. Bu nedenle QUAD, Çin için tepki ve eleştirilerin odak noktası olmaktadır.[7] QUAD’ın Çin’in küresel yükselişini durduracak bir mekanizma olarak oluşturulması, Çin’in yakın gelecekte ABD’ye rakip olacak ve belki de ABD’yi geride bırakabilecek bir güç kazanma potansiyeline sahip olduğunun kanıtı olarak görülmektedir.

Çin’in bölgedeki ekonomik rolünü ikame edecek bir strateji olmadan, Hint-Pasifik bölgesinde etkili bir güç dengesi sağlamak mümkün olmayacaktır. Pekin’in ekonomik baskısı özellikle Hindistan ve Avustralya’ya karşı sert tavırlarında belirgin olarak görülmektedir. Bu durum, QUAD ekonomilerini yeni ekonomik bütünleşme modelleri yaratmaya itmiştir. Bu doğrultuda Hindistan, Japonya ve Avustralya tarafından Eylül 2020’de başlatılan Tedarik Zinciri Dayanıklılığı Girişimi (Supply Chain Resilience Initiative), QUAD’ın yaklaşmakta olan ekonomik odağının müjdesini vermiştir. QUAD’ın niyetlerine ve politika girişimlerine rağmen, Çin’in Hint-Pasifik bölgesinde ekonomik varlığını azaltmak kolay değildir. Dünyanın en büyük ekonomileri arasında sadece Çin, 2020’de tüm zamanların en yüksek ihracatını gerçekleştirerek, pozitif bir büyüme oranı kaydetmeyi başarmıştır. Pekin’in Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklığı (Regional Comprehensive Economic Partnership - RCEP) ve AB ile Kapsamlı Yatırım Anlaşmasını (Comprehensive Agreement on Investment) onaylaması, bölgenin merkezi ekonomik gücü olma kararlılığının bir başka işaretidir. Tüm bunlara rağmen QUAD, yalnızca bölgedeki askeri güç dengesine değil, aynı zamanda ekonomik güce de önem verdiği için uzun vadede amaçlarını gerçekleştirebilecek olan faydalı bir koalisyon olacaktır.[8]

Sonuç olarak, QUAD’ın Çin’in tekellerine meydan okuma ve yeni ekonomik entegrasyon kalıpları yaratma konularındaki kararlılığı, Pekin’e QUAD üyelerinin uzun vadede kırılganlıklarını azaltmak için kısa vadeli zararlara katlanmaya gönüllü olduklarına dair bir sinyal vermektedir. QUAD aynı zamanda, özellikle Çin’e yönelik hassas çıkar dengesini istikrarsızlaştırma potansiyeli olan, ASEAN ve kimi bölge ülkelerinin dillendirdiği kuşkuları yatıştıracaktır.[9] Çin’e karşı bir araya gelmeye odaklanılması, değişen güç dengelerinin bir yansımasıdır. Özetle QUAD, üyeleri birlikte hareket etmeyi başardığı sürece Çin’in bölgedeki hegemonyasını tehdit etme potansiyeline sahip bir girişim olacaktır.

 

*Fotoğraf: QUAD ülkelerinin liderleri - Kaynak: Nikkei Asia

 


[1] Sumitha Narayanan Kutty and Rajesh Basrur, “The Quad: What It Is – And What It Is Not: The Quad is no Asian NATO and that may be its greatest strength”, The Diplomat, March 24,2021, https://thediplomat.com/2021/03/the-quad-what-it-is-and-what-it-is-not/

[2] Yogesh Joshi, “Will the Quad’s focus on vaccines, rare earths help it win friends in ASEAN?”, South China Morning Report, March 18, 2021, https://www.scmp.com/week-asia/opinion/article/3125837/will-quads-focus-vaccines-rare-earths-help-it-win-friends-asean

[3] James Holmes, “Can the Quad Transform Into an Alliance to Contain China?”, The National Interest, March 21,2021, https://nationalinterest.org/feature/can-quad-transform-alliance-contain-china-180786

[4] Chas W. Freeman, “Playing at War Games with China”, ChasFreeman.net, February 11,2021, https://chasfreeman.net/playing-war-games-with-china/

[5] “The Quad: What It Is – And What It Is Not…”

[6] Arul Louis, “Quad summit got China's attention on commitment to Indo-Pacific: Biden”, Business-Standard, March 26, 2021, https://www.business-standard.com/article/international/quad-summit-got-china-s-attention-on-commitment-to-indo-pacific-biden-121032600093_1.html

[7] Ian Marlow, “What Is the ‘Quad’ and Should China Fear It?”, Bloomberg, March 26, 2021, https://www.bloomberg.com/news/articles/2021-03-26/what-is-the-quad-and-should-china-fear-it-quicktake

[8] “Will the Quad’s focus on vaccines, rare earths help it win friends in ASEAN?”

[9] “Will the Quad’s focus on vaccines, rare earths help it win friends in ASEAN?”


© 2009-2021 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.