AVRUPA’DA GEÇTİĞİMİZ HAFTA (16 EKİM – 22 EKİM 2017)
Yorum No : 2017 / 91
23.10.2017
Paylaş :
PDF İndir :

Avrupa haberlerinde geçtiğimiz hafta öne çıkan başlıklar arasında AB – İran Nükleer Anlaşması, Kıbrıs, AB’deki Gelişmeler, Brexit, Avrupa’nın Terörle İmtihanı, Sığınmacılar, Almanya, Yunanistan, Türkiye – AB İlişkileri, Fransa, Irkçılık, İtalya, ve Çek Cumhuriyeti seçimleri ön plana çıkmaktadır.

 

AB – İran Nükleer Anlaşması:

AB İran ile 2015 yılında yapılan nükleer anlaşmaya bağlı kalınmasını istiyor. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump anlaşmayı tasdik etmeyeceğini açıklayarak katılım koşullarının sertleştirmesi için topu Kongre’ye attı. Lüksemburg’da toplanan Avrupa Birliği dışişleri bakanları konuyu ele aldı. Pyongyang’ın dünyaya meydan okuyan nükleer füze denemeleri Avrupa Birliği’ni endişelendiriyor. Avrupalı yetkililer halka daha fazla zarar vermemek amacıyla özellikle rejime ve Kuzey Koreli yetkililere karşı yaptırımların uygulanmasını istiyor. 

 

Kıbrıs:

Avrupa Komisyonu’nun Çevre, Denizcilik ve Balıkçılık Konuları Komiseri Karmenu Vella Kıbrıs’a gerçekleştirdiği ilk resmi ziyareti çerçevesinde Kıbrıs Haber Ajansına açıklamalarda bulundu. Komiser Vella hedefinin Brüksel’i daha çok Lefkoşa’nın yanına getirmek ve yetkililerle farklı konularda daha verimli görüşmeler gerçekleştirmek olduğunu ifade etti. 

 

AB’deki Gelişmeler:

Almanya eski Başbakanı Gerhard Schröder, Avrupa Birliği'nin (AB) Rusya ve Türkiye ile daha iyi ilişkiler kurması gerektiğini söyledi. Almanya eski Başbakanı Schröder'in Rus petrol devi Rosneft için çalışacak olması Sosyal Demokrat Parti içinde şaşkınlık yaratmıştı. Bu kararı hem kendi partisi hem de Hristiyan Birlik partileri ve Yeşiller tarafından sert bir dille eleştirilmişti. Schröder ise kendisine yönelik eleştirileri geri çevirmişti.

AB Kuzey Kore'ye yönelik yaptırımları sertleştirdi. Mogherini diğer ülkelerin de Kuzey Kore’ye baskıyı artırması çağrısında bulundu. Avrupa Birliği, Kuzey Kore vatandaşlarına yeni çalışma izni çıkarılmaması konusunda da uzlaştı.

Avrupa Birliği, İsrail'in yeni yerleşim yeri kararının uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın gözden geçirilmesini istedi. İsrail'in Batı Şeria'da ve 15 yıl sonra ilk kez El-Halil'de binlerce yerleşim yeri için onay vermesinin, ileride kurulması planlanan Filistin Devleti'nin varlığını tehlikeye attığı belirtildi. AB'nin İsrail'den kararını gözden geçirmesini istediği belirtilerek iki devletli çözüm için görüşmelerin tekrar başlatılmasını desteklediği bildirildi.

Avrupa Birliği terörle mücadele konusunda üye ülkelere yönelik öneri paketi sundu. Amaç kamu alanlarını korumak, teröristlerin hareket alanını daraltmak ve AB’nin sınır dışı faaliyetlerini güçlendirmek. Brüksel’de terör olaylarını önlemeye çalışan Brevvo adlı dernek yetkilisi Veerle Berx durumu değerlendirdi. Brüksel, teröristlerin ev yapımı patlayıcılar yapmasını önlemek için gerekli maddelere ulaşımın kısıtlanmasını önerdi. Ayrıca AB’nin Avrupa Polis Teşkilatı EUROPOL ile iş birliğini güçlendirmesi önerisinde bulunuldu. 

Avrupa Birliği karşıtlarının arttığı bugünlerde Avusturya farklı bir şekilde kendini ortaya koyuyor. Kurz Avrupa yanlısı tutumlarından vazgeçmeyeceklerini açıkladı.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Antonio Tajani, Astruias ödül törenindeki konuşmasında İspanya ile Katalonya arasındaki krize değindi. Tajani, ayrılıkçı Katalan liderlere sert ifadelerle seslenerek, geçmişte ‘cennet vaadiyle’ sınırları değiştirme girişimlerinin cehennemle sonuçlandığını söyledi.

 

Brexit:

Birleşik Krallık'ın Brexit takvimi daralırken, hükümet tıkanan müzakereleri açmak için girişimlerini artırıyor. AB tarafı, İngiltere'nin, üzerinde uzlaşılmış 2020 birlik bütçesine ve üye ülkelerin kalkınma programlarına taahhütlerini tam yerine getirmesini şart koşuyor. Bu miktarın 20 ila 100 milyar avro arasında olduğu belirtiliyor. Brexit sonrasında İngiltere, Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda'dan oluşan Birleşik Krallık'ın AB ile tek kara bağlantısı kalacak İrlanda-Kuzey İrlanda arasındaki sınır, müzakerelerin tıkandığı bir diğer konuyu oluşturuyor. Brexit kararı, Birleşik Krallık'ta yaşayan 3,2 milyon AB vatandaşının yanı sıra AB'de bulunan bir milyon İngiliz vatandaşının hakları konusunda da belirsizlik ortaya çıkarıyor.

İtalya Başbakanı Gentiloni, AB'deki tüm aktörlerin İngiltere’nin AB’den ayrılması konusunda bir anlaşmaya varılmamasının hata olacağının farkında olduğunu söyledi. İtalya Başbakanı, bu durumun, Britanyalılara ve aynı şekilde AB vatandaşlarına da olumsuz sonuçları olabileceğine dikkati çekti. İtalya’nın İngiltere’nin dostu olduğunu dile getiren Gentiloni, iki ülkenin ortak çıkarları bulunduğunu vurguladı.

 

Avrupa’nın Terörle İmtihanı:

Aşırı içerikli paylaşımların artması teknoloji firmaları için büyük bir sorun haline gelmeye başladı. Radek Sikorski, AB'nin radikal propagandanın yaygınlığını azaltmak için açık standartlar geliştirerek liderlik yapma fırsatı olduğunu belirtiyor. AB, çevrimiçi güvenlik konusuna şiddetle başvurarak ve teknoloji firmalarının aşırı radikal şiddeti azaltmak için kendi eylemlerini üstlenmesini talep ederek, vatandaşlarının hayatlarını korumada hayati bir rol oynayabileceğini ispatlama imkânı bulunuyor. İnternet ve kullanıcıları bir araya getirmek için kullanılan teknolojilerin insanlığa karşı silah olarak kullanılmaması gerektiğinin altı çizildi.

 

Sığınmacılar:

BM, Fransa'ya, ülkede bulunan sığınmacıların yaşam şartlarını iyileştirmesi ve sığınmacılara su verilmesi yönündeki mahkeme kararına uyması çağrısını yaptı. BM uzmanları bir rapor kaleme aldı. Raporda, Fransız Danıştayının, daha önce bölgede sığınmacılara su verilmesi ve temizlik ihtiyacının karşılanması için duş ve çeşmeler kurulması yönündeki kararı hatırlatılarak buna rağmen yerel yöneticilerin, somut çözüm sağlayan bu kararı uygulamadıkları vurgulandı. Bölgede bulunan Grande-Synthe, Tatinghem, Angres et Dieppe sığınmacı kamplarının yeterli olmadığı belirtilen raporda, su, duş ve tuvalet eksikliği nedeniyle bazı sivil toplum kuruluşlarının devreye girdiği ve zor koşullar altında, taşımacılık sistemiyle sığınmacıların ihtiyaçlarını gidermelerine yardımcı oldukları belirtildi. BM uzmanları, uluslararası topluma, ülkenin kuzeyindeki sığınmacı sorunu ve Fransa'nın yükümlülüklerine dikkati çekmek amacıyla harekete geçme çağrısı yaptı.

 

Almanya:

Almanya’da seçimlerden birinci çıkan Hristiyan Birlik partileri, Hür Demokrat Parti ve Yeşiller ile hükümet kurma konusunda ön görüşmeler yapmak için yarın biraraya gelecek. Merkel, Aşağı Saksonya’daki Eyalet Meclisi seçimlerinde CDU’nun ciddi oy kaybı yaşamasının hükümet kurma çalışmalarındaki elinin zayıfladığı yönündeki yorumlara, "Görüşmelere özgüvenle gidiyorum." karşılığını verdi.

 

Yunanistan:

ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da görüşen Yunanistan Başbakanı Alexis Tsipras, Türkiye’nin NATO üyeliğini ve Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecini sürdürmesine destek verirken aynı zamanda eleştirilerde bulundu. Tsipras, “Endişelerimize rağmen Türkiye’nin AB üyelik sürecini destekliyoruz. Önemli bir bölgesel güç olan Türkiye’ye saygılıyız. Türkiye’nin Avrupa Birliği ve NATO’ya bağlılıklarını destekliyoruz ancak batı dünyası ile işbirliğinin yükümlülükleri vardır ve bunlar yerine getirilmelidir.“dedi. 

 

Türkiye – AB İlişkileri:

Polonya Cumhurbaşkanı Duda, "Polonya, her zaman Türkiye'nin Avrupa Birliği’ne (AB) katılım isteğine destek verdi. Bu katılım isteği uzun yıllardır bekliyor." dedi. Turizm trafiğinin daha yoğunlaşması gerektiğini söyleyen Duda, iki ülke arasındaki uçuş sayılarının da artacağını umduğunu belirterek, Ankara-Varşova ve diğer Polonya şehirleriyle Türkiye arasında bağlantı kurulmasının çok önemli olduğunu kaydetti. Hem Türk Hava Yolları (THY) hem de Polonya Hava Yollarının (LOT) eşit olarak bundan yararlanabileceğini dile getiren Duda, ayrıca enerji alanındaki iş birliği konularını da ele aldıklarını dile getirdi.

Yunanistan Başbakanı Alexis Tsipras Salı günü yaptığı açıklamada, Türkiye'nin iki ülke arasında yaşanan gerginliklere rağmen NATO güvenlik ittifakının bir parçası olmaya ve Avrupa'ya yönelmeye devam etmesinin önemli olduğunu söyledi. Tsipras, Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesinin ardından "Türkiye’nin Avrupa yolculuğuna destek vermeye devam ediyoruz. Bölgesel bir güç olarak buna saygı duyuyoruz ve Avrupa perspektifine odaklı kalmak zorunda olduğuna inanıyoruz." dedi.

Öte yandan, Almanya Başbakanlığı’ndan bir kaynak, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin Türkiye ile üyelik müzakerelerinin askıya alınıp alınmaması gerektiği konusunda ortak görüşe sahip olmadığını belirtti.

İspanya eski Başbakanı Zapatero ise küresel istikrar ve barış için Türkiye’nin önemine değinerek, ‘Dünyanın geri kalanının geleceği Türkiye’ye bağlı.’ dedi. Aynı zamanda Türkiye ile ilgilenen bir Avrupa görmek istediğini dile getiren Zapatero, “Müzakere ruhuna dönmemiz gerektiğine inanıyorum. Türkiye ve AB arasındaki müzakerelerin devam etmesi gerektiğine inanıyorum.” dedi.

 

Fransa:

Fransız parlamentosu ülkede yaklaşık iki yıldır yürürlükte olan OHAL'in ardından yürürlüğe girecek terörle mücadele yasasını kabul etti. Yasada ibadethanelerin kapatılması gibi maddeler tartışma yaratıyor. Fransa, terörle mücadele konusunda 1986 yılında bu yana 15 kere düzenleme yaptı ve her defasında yasaları biraz daha sertleştirdi.

 

Irkçılık:

Almanya'nın başkenti Berlin'de binlerce kişi, ırkçılığa karşı yürüdü. Göstericiler Almanya'da sağ popülist parti Almanya İçin Alternatif'in (AfD) parlamentoya girmesini protesto etti. Göstericileri temsil eden ittifak yaptığı açıklamada parlamentoya yabancı düşmanı ve ırkçı bir söylemin girebileceğinden endişelendiklerinin altını çizdi. Açıklamada 92 sandalyeye sahip AfD ile beraber "24 Ekim'de aşırı sağcılar ve ırkçılar, yeni AfD hizipinin üyeleri olarak, Federal Meclis'in sandalyelerine oturacak" denildi. AfD ise bu protesto gösterisini "demokrasiye yapılmış bir saldırı" olarak değerlendirirken, Berlin polisi eylemin olaysız geçtiğini açıkladı. Protesto gösterisini Alman Sendika Konfederasyonu, Sol Parti ile Lezbiyen ve Gey Derneği'nin yanı sıra birçok farklı örgütün desteklediği bildirildi. Federal Meclis, 24 Ekim Salı günü toplanacak.

 

İtalya’da da Lombardiya Ayrılmak İstiyor:

Avrupa’da Katalonya’nın girişimiyle başlayan bağımsızlık tartımaları sürerken İtalyan’nın Lombardiya bölgesi pazar günü ‘daha fazla otonomi’ için sandık başına gidiyor. Ekonomik olarak Katalonya gibi ülke ekonomisine önemli katkı sunan Lombardiya, İtalya ekonomisinin beşte birini teşkil ediyor. Ekim başında Katalonya’da yapılan referandum sonrası birçok şirket bölgeyi terk etti. Benzer bir senaryodan çekinen Lombardiya liderleri bağımsızlık yerine şimdilik özellikle finansal alanlarda özerkliği genişletmeyi tercih ediyor. Lombardy bölgesi her yıl hazineye 64 milyar dolar vergi ödemesi yapıyor. Bu miktarı düşürmek isteyen Maroni, yatırım çekmek için yabancı firmalardan ilk 2-3 yıl vergi almama yetkisini eline almak istiyor.

 

Çek Cumhuriyeti:

Çek Cumhuriyeti’nden yapılan genel seçimleri milyarder iş adamı Andrej Babiş‘in liderliğindeki ANO partisi kazandı. Konumu itibariyle Donald Trump’a benzetilen 63 yaşındaki siyasetçi hakkındaki yolsuzluk iddialarını kabul etmiyor.

 

 

 

 

 


© 2009-2018 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.