AVRUPA’DA GEÇTİĞİMİZ HAFTA (11 EYLÜL – 17 EYLÜL 2017)
Yorum No : 2017 / 72
18.09.2017
Paylaş :
PDF İndir :

Avrupa haberlerinde geçtiğimiz hafta öne çıkan başlıklar arasında Türkiye – Avrupa Birliği (AB) İlişkileri, Kıbrıs müzakereleri, Mülteci krizi, Türkiye – AB Müzakereleri, Brexit, İsveç’te Askerî Tatbikat, İtalya’da yeni düzenlemeler, Jean Claude Junker’in konuşması, Türkiye – Almanya ilişkleri, Almanya seçimleri ve Arakan’da yaşananlara ilişkin Avrupa’nın görüşleri yer alıyor.

 

Türkiye – AB İlişkileri

Geçtiğimiz hafta Dışişleri Bakanlığı, Almanya'ya ilişkin seyahat uyarısı yayımladı. Açıklamada, seçimler öncesinde Almanya'da siyasi liderlerin Türkiye ve yabancı karşıtı beyanlarda bulunduğu belirtilerek "Almanya'da yaşayan ve bu ülkeye seyahat etmeyi planlayan vatandaşlarımızın tedbirli olmalarında, faaliyetlerinde bu genel tabloyu gözönünde bulundurmalarında, olabilecek yabancı düşmanı ve ırkçı muamele, davranış ve sözlü saldırılar karşısında itidalli hareket etmelerinde, siyasi içerikli tartışmalara girmemelerinde, seçim öncesi siyasi parti toplantılarından, terörist örgütlerce düzenlenen ya da desteklenen Alman makamlarınca göz yumulan gösteri, yürüyüş gibi faaliyet alanlarından uzak durmalarında fayda görülmektedir." denildi.

 

Kıbrıs Müzakereleri

Geçen hafta, Anastasiades müzakerelerin yeniden başlaması konusunda BM ve yabancı hükümetlere mektup gönderdi ve gelecek kuşaklara yardımcı olacak çözüm çağrısı yaptı.

Anastasiades, BM Genel Sekreterinin parametreleri, uluslararası hukuk ve AB müktesebatı temelinde müzakereleri başlatma ve umudu yeniden canlandırmayı amaçladığını, vizyonunun bu olduğunu belirtti.

Kıbrıs müzakere sürecinin yeniden başlaması halinde anlaşma zeminini BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Crans Montana’da listelediği 6 maddelik çerçevenin oluşturacağı öne sürüldü.

Haftalık Kathimerini “Kıbrıs Sorunu Artık 3 Eksende Hareket Edecek” başlıklı haberinde, Kıbrıs sorununda bundan sonra “birbirinden ayrı olmalarına karşın birbirleriyle bağlantılı” üç eksende hareket edileceğini savundu, bu eksenleri şöyle sıraladı:

“Türk-Avrupa ilişkileri, Türkiye’nin süreci ve açık uluslararası konularda (Kürt meselesi, Suriye meselesi, Kıbrıs sorunu) tutacağı yol ile Akıncı’nın takındığı ve Kuzey Kıbrıs’a baskı artarken takınacağı tavır” Guterres’in Akıncı ve Anastasiadis’le görüşmeden iyi niyet misyonunu Güvenlik Konseyi’ne sunmak niyetinde olmadığı hatırlatılan haberde Rum kaynakların, New York’ta Akıncı-Guterres-Anastasiadis arasında ortak bir görüşme ihtimalini kesinlikle göz ardı ettiklerine dikkat çekildi.

 

Mülteciler

Geçen hafta yaz dönemine göre günlük gelen kişi sayısında hafif bir artış görülmesine rağmen, yasadışı geçiş sayısı düşük seyretmeye devam ettiği belirtildi. Ayrıca Ege Denizi’nde can kaybı da geçmişe nazaran önemli ölçüde azaldı. Yunanistan-Türkiye kara sınırı üzerinden gelişler de düşük düzeyde seyretmeye devam etti.

Yabancılar için Sosyal Uyum Yardım Programı kapsamında desteklenen muhtaç durumdaki mültecilerin sayısı hızlı bir artışla 600,000’den 860,000’e ulaşmış olup bu sayının 2017 sonuna kadar 1.3 milyonu bulması beklenmektedir.

Akdeniz’de mülteci dramı hala devam ediyor. Akdeniz sularına gömülen ya da sahil güvenlik birimleri tarafından ele geçirilen mülteci teknesi haberleri birbirini izliyor.

Geçen hafta, Ağustos ayı içerisinde 3600 sığınmacının Ege üzerinden Avrupa’ya geçtiği biliniyor. Halen Türkiye’de bulunan Suriyeli sığınmacıların sayısı ise 3 milyona yaklaştığı belirtildi.

Bununla beraber, Geçen yıl BM kotası nedeniyle alması gereken 491 sığınmacıyı reddeden Danimarka'nın, bu yıl da sığınmacı kabul etmeyeceği bildirildi.

Danimarka İstatistik Kurumu’na göre, 2016 yılında 6 bin 266 kişi sığınma talebinde bulunurken bu yılın ilk 7 ayında da bin 918 kişi aynı taleple başvurdu.

Yunanistan Göç Politikaları Bakanı Yannis Mouzalas, Yunan adalarına geçiş yapan sığınmacı sayısında geçen ay yaşanan artışa ilişkin, “Türkiye ve AB arasındaki göçmen mutabakatının bozulduğuna dair bir işaret yok. Mutabakatın işlemesi önemli” dedi.

Yunanistan’a Ege üzerinden geçen sığınmacı sayısı ağustosta 3 bin 695’e yükselerek, mutabakatın başlangıcından bu yana en yüksek seviyeye ulaşmıştı.

 

Türkiye – AB Müzakereleri

Lüksemburg Dışişleri Bakanı, AB'nin mali yardımlarının Türkiye açısından önemine de dikkat çekti. Asselborn, "Son 10 yılda görülen kalkınmanın da AB sayesinde mümkün olduğunu Erdoğan'a hatırlatmak gerek. Avrupa Yatırım Bankası'nın Türkiye'ye sağladığı kredi tutarının 20 milyar Euro'ya ulaştığını hatırlatmak isterim. Bu meblağı Türkiye dünyada başka hiçbir yerden alamazdı. Türkiye'deki yabancı yatırımın üçte ikisi de AB'den geliyor. Bu ikisinin varlığı olmaksızın herşey çöker. Bu durumda Türkiye çok hızlı bir biçimde bambaşka bir ülkeye dönüşür" diye konuştu.

Geçen hafta Avrupa Parlamantosu (AP) bir kez daha Türkiye ile üyelik müzakerelerinin askıya alınması çağrısında bulundu. Avrupa Komisyonu’nda ise durumda değişiklik olmazsa müzakerelerin askıya alınması yönünde görüş belirteceği mesajı verildi.

AP, gelecek ay Strasbourg’da yapılacak genel kurul oturumları sırasında Türkiye-AB ilişkileri konusunda bir de karar oylayacak.

AP Genel Kurulu’nda Türkiye ve AB ilişkisi ele alınarak, üyelik müzakereleri ve iki taraf arasındaki ilişkilerin geleceği masaya yatırıldı. Strazburg'da devam eden AP Genel Kurulunda "AB ve Türkiye ilişkisi" konulu oturum düzenlendi.

Uluslar ve Özgürlükler Avrupa'sı Grubunun (ENF) Fransız üyesi Edouard Ferrand, AB yetkililerinin tavrını eleştirerek, "Bir asır önce Türkiye’den Avrupa’nın hasta adamı olarak bahsediyorduk ama sanıyorum bugünün gerçek hasta adamı Avrupa Birliği'dir." ifadelerini kullandı.

"Türkiye’yi hiçbir sonucu olmayacak müzakere masasına davet ettiniz. Göçmenleri AB üyeliği karşılığında değiş tokuş yapmayı istediniz. Avrupa halkı felaket projenizi istemiyor. Yolunuzu şaşırdınız. Türkiye, büyük ülke, bu büyük halk, sizin teklifinizden farklı bir şey hak ediyor. Sonu belli olan bir süreçte hem Türkiye’ye hem de AB’ye zaman kaybettirdiniz."

 

Brexit

Geçen hafta İngiltere Parlamentosu’nda, Avrupa Birliği üyeliğinden çıkış (Brexit) yasa tasarısının ilk oylaması yapıldı.

İngiliz vekiller, 290’a karşı 326 oyla tasarının komisyon görüşmeleri aşamasına taşınmasına onay verdi.

AB’ye 44 yıldır üye olan İngiltere’nin söz konusu uygulamayla yaklaşık 20 bin düzenlemeyi iç hukukuna aktarması bekleniyor. İngiliz hükümeti, uygulamayla Brexit sonrası İngiliz hukukunda boşluk oluşmamasını amaçlıyor.

Nisan ayında resmen başlayan Brexit sürecinin iki yıl devam etmesi ve ülkenin Mart 2019’da AB’den ayrılması öngörülüyor.

 

İsveç’te Askerî Tatbikat

İsveç, Baltık Denizi bölgesinde askeri faaliyetin arttığı bir dönemde son 20 yılın en büyük askeri tatbikatına başladı.

NATO üyesi olmayan İsveç'in düzenlediği tatbikata, yine İttifak üyesi olmayan Finlandiya'dan birliklerin yanı sıra Danimarka, Norveç, Fransa, Estonya ve Litvanya'dan NATO askerleri katılacak.

Rusya ve komşusu Belarus, bu hafta Estonya, Letonya ve Litvanya sınırında ortak "Zapad 2017" tatbikatını düzenlemeye başlayacak.

 

İtalya

Koalisyon iktidarının büyük ortağı merkez soldaki Demokrat Partinin (PD) önerisiyle genel kurulda, faşizm ve bu rejimle özdeşlemiş kişilere yönelik sembollerin, ürünlerin üretim, dağıtım ve satış yoluyla propagandasının yapılmasını suç sayan yasa tasarısı oylandı.

Faşist propaganda karşıtı metnin mimarı PD milletvekili Emanuele Fiano ise tasarının kişisel özgürlükleri hedef alan bir hali olmadığını belirterek, "Bu tasarı, kişisel özgürlüklere yönelik değil ama aşırı sağcı ideolojinin geri dönüşü üzerinde bir fren görevi görecek." dedi. 

 

Jean Claude Juncker’in Konuşması

Geçtiğimiz hafta Jean Claude Juncker konuşmasında özgürlük, eşitlik ve hukukun üstünlüğüne vurgu yaptı. Ayrıca hem Avrupa’da hem de dünyanın diğer ülkelerinde özgürlük için mücadele edilmesi gerektiğini söyledi. 

Juncker Brexit’in Avrupa Birliği’nin geleceği anlamına gelmediğini söyledi.

Avrupa milletvekilleri Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’in birliğin durumu hakkındaki yıllık konuşmasını şöyle değerlendirdi:

Avrupa Birliği’ne şüphe ile yaklaşan İngiliz Avrupa milletvekili Nigel Farage İngiltere’nin tam zamanında Avrupa Birliği’nden ayrılacağını ifade etti, “İyi ki Avrupa Birliği’nden çıkıyoruz. Tam zamanında çıkıyoruz.”

Liberal Alman Avrupa milletvekili Alexander Graf Lambsdorff Juncker’in Avrupa Birliği maliye bakanı önerisi hakkında şöyle konuştu:

“Şahsen yeni bir bakana ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum. Şu anda iki kişi var. Biri Eurogrup başkanı diğeri ise Avrupa Komisyonu’nun ekonomik işlerden sorumlu üyesi. Görevleri birleştirirsek bakana ihtiyaç kalmayacak. Eurogrup başkanının pozisyonu da güçlenecek.” 

 

Türkiye – Almanya İlişkileri

Almanya’da Türklerin iltica taleplerinin çoğunluğunun reddedildiği bildirildi.

Bazı eyaletlerin Türk vatandaşlarını Türkiye’ye sınır dışı ettiği kaydedilen haberde, Berlin eyaletinin bu yıl 4, Saksonya’nın da 2 kişiyi Türkiye’ye geri gönderdiği bildirildi.

Yabancılar kütüğünde 31 Ağustos itibarıyla 6 bin 784 Türk vatandaşının sınır dışı edilmeleri gerektiğinin yer aldığı kaydedildi.

Almanya Seçimleri

Almanya Başbakanı Merkel, Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) başbakan adayı Martin Schulz'un ikinci kez bir televizyon düellosunda karşı karşıya gelme talebini geri çevirdi.

Merkel'in partisi Hristiyan Demokrat Birlik’ten (CDU) yapılan açıklamada, "Angela Merkel halihazırda bir televizyon düellosuna katıldı, bu format kullanıldı ve bunu burada bırakmak istiyor" ifadeleri kullanıldı.

Anketlere göre oy oranı yüzde 21 ile yüzde 24 arasında değişen Sosyal Demokrat Parti ile Hristiyan Birlik partileri arasında 16 puan fark bulunuyor. Dört televizyon kanalı tarafından yayınlanan 3 Eylül'deki açık oturumdan sonra da Sosyal Demokrat Parti'nin tahmini oy oranında artış kaydedilmemiş ve programın ardından yapılan anketler Başbakan Merkel'in ‘düelloyu' kazandığını göstermişti.

 

Arakan

AB, Myanmar'ın Arakan eyaletindeki gelişmeleri yakından takip ettiğini bildirdi.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, yaptığı yazılı açıklamada, "Arakan ve Bangladeş sınırındaki dramatik gelişmeleri yakından takip ediyorum." ifadesini kullandı.

AB, geçen hafta yaptığı açıklamada, "Tüm taraflara gerginliği azaltma, uluslararası insan hakları hukukuna uyma ve özellikle sivillere şiddet uygulamama çağrısında" bulunmuş ancak Arakanlı Müslümanların yaşadığı zulüm ve baskıyı sert bir dille kınamaktan kaçınmıştı.

Hollanda Dışişleri Bakanı Bert Koenders de Myanmar yönetiminin, Arakan'da tarafsız araştırma yapılmasına ve insani yardımların geçişine izin vermesi gerektiğini söyledi.

Saldırılarda 200 civarı köy, ordu ve Budist milliyetçiler tarafından yakıldı ya da kullanılmaz hale getirildi. On binlerce Arakanlı Müslüman can güvenliği nedeniyle halen bölgeden uzaklaşmaya çalışıyor. Myanmar'dan kaçan siviller, dağlık bölgeler, Naf Nehri ya da deniz yoluyla Bangladeş'e geçiyor.

Bangladeş'e, 25 Ağustos'tan bu yana 370 bin Arakanlı Müslüman ulaştı.

 




Henüz Yorum Yapılmamış.