ABD BAŞKANI DONALD TRUMP’IN AÇIKLAMASI
Yorum No : 2017 / 37
25.04.2017
Paylaş :
PDF İndir :

Başkan Clinton’ın göreve gelmesinden bu yana ABD başkanları her yıl 24 Nisan’da Ermenileri Anma Günü adı altında açıklamalar yapmaktadır. Diğer yandan son dönem seçim kampanyalarının bir parçası olarak, Amerikan Ermenilerine türlü vaatlerde bulunmuşlar, ancak göreve geldiklerinde bu vaatlerden farklı hareket etmişlerdir.

Amerikan seçimleri sırasında Trump’ın başkan seçilme ihtimali düşük gözüktüğünden Amerika Ermenileri de Trump’a değil diğer aday Clinton’a destek vermişlerdir. Dolayısıyla diğer başkanların aksine Trump’ın Ermenilere bir vaadi de olmamıştır.

Trump’ın 24 Nisan’da yaptığı açıklama Amerikan Ermenilerinde hayal kırıklığı yaratmıştır. Trump’ın açıklamasında Başkan Obama gibi 1915 olaylarını Büyük Felaket (Medz Yeghern) olarak tanımlaması ve tarihsel gerçeklere hiçbir şekilde uymayan ve Ermeni iddialarını aynen tekrarlayan ifadelere yer vermesi dahi Ermenileri tatmin edememiştir. Geçtiğimiz yıl Başkan Obama’nın açıklaması ile karşılaştırıldığında Trump’ın açıklamasının nicelik olarak daha kısa olduğu görülmektedir. Trump’ın seçim kampanyasında ve yeni yönetimde üst düzey görevler alan bazı yetkililerin Ermenilerde sempati yaratma çabaları da Trump’ın başkan olarak “soykırım” ifadesini kullanmasını sağlayamamıştır. Yine de Başkan Trump’ın Ermenileri hayal kırıklığına uğratan 24 Nisan açıklamasının Ermenilerin Trump yönetimi ile ilişkileri sebebiyle olağan görülmesi yanlış olmayacaktır. Hatta Ermeniler de Trump’ın kendilerinin beklediği yönde bir açıklama yapmayacağını tahmin ediyor olacaklar ki Amerikalı Taşnakların örgütü ANCA yöneticilerinden Aram Hamparian Amerikan hükümetini Türkiye’nin baskısına boyun eğmekle suçlamış ve Trump yönetimini değil Türkiye’yi hedef göstermeye çalışmıştır.

Diğer yandan Başkan Trump’ın açıklamasında Türkiye açısından rahatsız edici birçok husus bulunmaktadır. Açıklamada Ermeni iddialarını tamamen benimseyen ifadelerin bulunması dışında belki de en dikkat çekici husus, açıklamanın sonunda Türk ve Ermenilerin “acı dolu geçmişlerini kabul etmek ve hesaplaşmak için gösterdiği çabaların” takdir edilmesidir. Türkiye uzun yıllardır Ermeniler ile ortak geçmişimizin ve Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan trajedilerin müşterek bir biçimde araştırılması yönünde çağrılar yapmaktadır. İlk defa 2005 yılında Türkiye’nin tek taraflı önerisiyle gündeme gelen Ortak Tarih Komisyonu kurulması teklifi bugüne kadar herhangi bir karşılık bulmamıştır. Ayrıca başta Ermenilerin Taşnak arşivleri olmak üzere her iki ülkenin tüm arşivlerinin araştırmacılara açılması önerisi, Türkiye’nin kendi üzerine düşeni yapmasına rağmen cevapsız kalmıştır. Türkiye ise bir yandan Türkiye’deki Ermeni kültürel varlığının korunması, diğer yandan Türkiye’deki arşivlerin tüm araştırmacılara açılması hususunda çok önemli adımlar atmıştır. Buna göre, Başkan Trump’ın ifade ettiği gibi Ermeni tarafının ortak geçmişi daha iyi anlamaya yönelik herhangi bir çabası olmamış, aksine, Ermeniler uygun bulmadıkları araştırmaların yayınlanması ve konferansların düzenlenmesini engellemeye çalışmışladır. Ermeniler geçmişle yüzleşme konusunda maalesef Türklerin çok gerisindedir.

Bu bakımdan ABD Başkanı Trump’ın açıklaması Türkiye’nin geçmişin yaralarının sarılması ve ortak tarihimizin daha iyi anlaşılması yönündeki tek taraflı çabalarını takdir etmekten uzak kalmıştır. ABD başkanlarının her yıl 24 Nisan’da yaptıkları bu açıklamalar ve radikal Ermenilerin propagandalarını seslendirmeleri, Türk ve Ermeni halklarının yeni bir gelecek inşa etmeye dönük çabalarını da dolaylı olarak zorlaştırmaktadır. Yeni ABD yönetiminin tüm tarafların ve bilhassa Birinci Dünya Savaşı sırasında Türk ve Müslüman halkın da acılarını ve Türkiye’nin daha adil bir geleceğin tesis edilmesine dair çabalarını dikkate alan bir yaklaşım benimsemesi hem Türk-Amerikan ilişkileri hem de Türk-Ermeni ilişkilerinin geleceği açısından çok daha faydalı olacaktır. 


© 2009-2019 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.