ERMENİSTAN’DA KİLİSE YÖNETİMİ VE HÜKÜMET ARASINDAKİ LAİKLİK GERİLİMİ
Yorum No : 2026 / 79
05.08.2026
6 dk okuma

Ermenistan’da uzun zamandır devam eden hükümet ve Kilise yönetimi arasındaki gerilim, gündemdeki yerini korumaktadır. Paşinyan’ın 7 Haziran seçimlerini kazanarak güven tazelemesi ve halkın son reformlara olan desteğinin bu yolla yinelenmesi, Ermenistan halkının Apostolik Kilise’ye bağlılığı göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu gerilim açısından da kayda değer bir gelişme olmuştur.

Bilindiği üzere Katolikos Karekin II’ye karşı eleştiriler görevinin gerektirdiği şartları taşımaması ile başlamış, siyaseti etkileme çabaları ile devam etmiştir. Gerilimin ortaya çıktığı dönemden bu yana Katolikos da Paşinyan da geri adım atmamış, fakat diasporanın Karekin II’ye olan desteği gözle görünür oranda azalmıştır. Süreç boyunca Katolikos iç siyasete aktif bir şekilde müdahil olmuş, bununla kalmayıp dış aktörleri de meseleye dâhil etmek hususunda önemli bir çaba göstermiştir. Muhalefet kanadının etkisiz siyasetinden kaynaklanan boşluğu doldurma görevi üstlenen Katolikos, zaman içinde muhalefetin en aktif parçası haline gelmiştir. Bütün bu gelişmeler yaşanırken Katolikos ne muhalefet kanadından ne de muhalefete maddi ve manevi desteğini esirgemeyen yönetim karşıtı diasporanın radikal-militan grupları tarafından devlet işlerine ve politikaya müdahil olmakla suçlanmamıştır. Fakat günümüzde Ermenistan’da Kilise mensuplarına yönelik yürütülen yargılamalar aniden Ermenistan Anayasası’nın ilgili kısmının muhalefet ve diasporanın radikal grupları tarafından hatırlanmasına yol açmıştır.

Ermenistan Anayasası’nın 17. maddesi, dini kuruluşların faaliyet özgürlüğünün anayasa ile güvence altına alındığını hükme bağlamış ve dini kuruluşların devletten ayrı bir varlık göstereceğini belirtmiştir. 18. maddede ise Apostolik Kilise’nin milli kilise olduğu, kültürün, ulusal kimliğin korunmasında ve geliştirilmesindeki rolünün benimsendiği ve kabul edildiği ifade edilmiştir. Bununla birlikte Kilise’nin Ermenistan vatandaşları üzerindeki ruhsal rolü vurgulanmıştır. İkinci fıkrada ise Ermenistan devleti ve Apostolik Kilise arasındaki ilişkilerin kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır.[1]

“Ermenistan Cumhuriyeti'nin Vicdan Özgürlüğü/İnanç Hürriyeti ve Dini Örgütler Hakkındaki Kanunu” başlığı ile yürürlükte olan kanun, Anayasa’da bahsi geçen “milli kilise” vasfını ikrar etmekte, bununla birlikte din ve vicdan özgürlüğünü vurgulamaktadır. Kanunun ve anayasanın iddiası din ve vicdan özgürlüğünün Ermenistan sınırları içinde bütün dinler için geçerli olduğudur. Oysa bu hususta Anayasa ile özel kanunun çatıştığı gözlemlenmektedir. Örneğin sınırlar içerisinde misyonerlik faaliyetleri, kilise açma, eğitim sistemine müdahil olabilme ve uluslararası etkinlik gösterebilme özgürlükleri kanun ile yalnızca Apostolik Kilise’ye tanınmıştır.[2] Dinler arasında açıkça hiyerarşi gözeten kanun, Anayasa’da olduğu gibi Apostolik Kilise’yi milli kilise sıfatı ile anmakta ve bahsi geçen faaliyet özgürlükleri bakımından diğer dini kuruluşlardan yukarıda konumlandırmaktadır. Hatta uluslararası etkinlik gösterebilme özgürlüğü milli kilise sıfatı ile bağlantılandırılmakta; yani Kilise’ye, Ermeni halkını neredeyse Ermenistan devleti gibi uluslararası bağlamda temsil etme vasfı tanınmaktadır.

Din ve vicdan özgürlüğünün açıkça kabul edilmesi, bireylere din değiştirme hakkının tanınması ve dini organizasyonların devlet işlerinden bağımsız faaliyet göstereceğinin kayıt altına alınması; Ermenistan’ın laik bir ülke olduğunu göstermez. Görüleceği üzere hukuki olarak Apostolik Kilise’ye birçok ayrıcalık sağlanmış ve hatta müfredata müdahil olabilme hakkı verilmiştir. Kilise’nin eğitim sistemine dahli, milli kilise vasfı ve devletin ülkesi içinde faaliyet gösteren dini organizasyonlar bağlamında Apostolik Kilise lehine ayrımcı bir tavır benimsemesi açıkça laiklik kavramı ile çatışan unsurlardır. Bu unsurların varlığı halinde Ermenistan’ın laik bir ülke olduğu iddia edilemeyeceği gibi, Kilise mensupları hakkında yürütülen hukuki prosedürün de laikliğe aykırı olduğu söylenemez.

Karekin II ve destekçilerinin Ermenistan siyasetine aktif müdahalesi, Kilise lehine birçok özgürlük tanıyan Anayasa ve kanunlarda dahi faaliyet özgürlükleri bağlamında haklı görülmemiştir. Kaldı ki yukarıda sayılan tüm özgürlükler kanun gereğince, yalnızca yürürlükteki mevzuata aykırı olmadığı sürece kullanılabilir.[3] Kilise’nin iç işlerinde bağımsız kılınması, iç hukuka tabi olmayan ve salt kendi kurallarını haiz bir yapıya izin verildiği anlamına gelmez. Görüldüğü üzere Anayasa’yı ve ilgili kanunları en başından beri ihlal eden Karekin II ve destekçileridir. Hal böyleyken Anayasa’ya aykırılık iddialarının Kilise mensuplarının yargılanması hususunda ortaya atılması ve Karekin II açıkça muhalefet rolünü üstlenirken gündeme getirilmemesi iyi niyetli görünmemektedir. Bu durum, Ermenistan’da Anayasa maddelerinin amacından saptırılarak yorumlanmasına bir diğer örnek olarak gündemde yer almaktadır.

Sonuç olarak her ne kadar dini organizasyonların devletten bağımsız varlıklar olduğuna dair Anayasa hükmü bulunsa da hem milli kilise vasfı, hem özel kanunlarda tanınan ayrıcalıklar hem de pratikte gözlemlenen ilişkiler Ermenistan’ın laik bir ülke olmadığını gözler önüne sermektedir. Laik olmayan bir ülkede laiklik ilkesinin ihlal edildiğine dair iddiada bulunmak abesle iştigaldir. Bununla birlikte Karekin II ve onun yolundan gidenler açıkça Anayasa’da ve özel kanunlarda tanınmayan bir özgürlüğü, yani politikaya aktif müdahale faaliyetini gerçekleştirmekte ve bu yolla ilgili mevzuatı ihlal etmektedir. Belirtmek gerekir ki, Kilise’nin siyasete müdahalesi ve muhalefetin laikliğe aykırılık iddiaları, Ermenistan Anayasa’nın değiştirilmesi ya da yeni bir anayasa yapılması yolunda önemli karar noktalarından biri olarak öne çıkmaktadır. Bu sebeple denilebilir ki Ermenistan’da anayasa değişikliği süreci; siyasi istikrar, kanunların işlerliği ve toplumla uyumu bakımından gerçekleştirilmesi elzem bir unsur olarak günden güne önemini artırmaktadır.

 

*Görsel: Agos

 


[1] “Constitution of the Republic of Armenia”, m. 17-18, Constitutional Court of the Republic of Armenia , Erişim Tarihi: 5 Ağustos 2026, https://www.concourt.am/en/normative-legal-bases/constitution-of-ra.

[2] “The Law of the Republic of Armenia on the Freedom of Conscience and on Religious Organizations”, m. 17, Erişim Tarihi: 5 Ağustos 2026, https://natlex.ilo.org/dyn/natlex2/natlex2/files/download/83654/ARM83654.pdf.

[3] “The Law of the Republic of Armenia on the Freedom of Conscience and on Religious Organizations”, m.17.


© 2009-2025 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.