AVRUPA BİRLİĞİ ERMENİSTAN AÇILIMI İLE RUSYA’YI KARŞISINA ALMAKTADIR
Yorum No : 2013 / 65
25.07.2013
Paylaş :
PDF İndir :

Avrupa Birliği’nin (AB) eski Sovyet coğrafyasında yer alan üç doğu Avrupa ülkesi (Belarus, Moldova ve Ukrayna)ile üç Kafkas ülkesi (Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan)için oluşturduğu ‘Doğu Ortaklığı’ programı Ermenistan için ayrıcalıklı, müzahir bir yaklaşım sergilemeye devam etmektedir. Kasım ayında AB dönem başkanı Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta düzenlenecek AB Doğu Ortaklığı zirve toplantısında AB ile Ermenistan arasında iki temel anlaşma parafe edilmesi öngörülmektedir. Bunlar, “Derin ve Kapsamlı Serbest Ticaret Bölgesi Andlaşması” ile “Ortaklık Andlaşması” olmaktadır.

AB’nin Ermenistan ile kapsamlı işbirliği ve ortaklık ilişkileri tesis etmesinin önündeki ciddi ilkesel ve uluslararası hukuktan kaynaklanan engelleri dikkate almadığı görülmektedir. AB’nin genişlemeden sorumlu Komiseri 10 Temmuz’da Erivan’da düzenlediği bir basın toplantısında, gerekli koşullar olarak, demokratikleşme, İnsan Haklarının korunması, STÖ’lerin siyasi etkinlik kazanması, Hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü ve iyi yönetim reformlarının gerçekleşmesi gerektiğini beyan etmiştir. Diğer taraftan, ülke içindeki bu eksikliklerin yanı sıra, komşusu Azerbaycan’ın topraklarının yüzde yirmisini yirmibir yıldır askeri işgal altında tutan, işgal altındaki bölge halkına etnik temizlik uygulayan, göçe zorlayan politikaların sona erdirilmesi konusuna değinmemesi en hafif ifadesiyle hayal kırıcı olmuştur.

Bu ilke dışı yaklaşım esasında AB’nin zafiyetinden kaynaklanmaktadır. AB’nin Ermenistan üzerinde ne bir yaptırım gücü, ne de sorunlarına merhem olabilecek etkinliği bulunmaktadır. Bu güce sahip ülke Rusya’dır. Askeri, güvenlik, ekonomik alanlarda AB Rusya ile boy ölçüşebilecek konumda değildir. Ermenistan ile Rusya arasında bir stratejik ortaklık anlaşması bulunmaktadır. Ermenistan Rusya’nın önderliğindeki ortak savunma örgütünün (CSTO) üyesidir. Dünya üzerindeki en büyük ermeni azınlık Rusya’da yaşamaktadır. Bu “en”lerin sayısını artırmak mümkündür. Ermenistan şimdi de Rusya’nın önderliğinde kurulması tasarlanan ‘Avrasya Birliği’ne üye olma baskısı altındadır. ABD eski dışişleri bakanının bu birliği Rusya’nın yeni bir Sovyetler Birliği oluşumu olarak nitelendirdiği hatırlanmaktadır. AB’nin Batı adına bu birliğin törpülenmesinde Ermenistan’ı yanlarına çekmeye çalıştığı izlenimi alınmaktadır.

Bu gelişmeden Ermenistan kuşkusuz memnundur. İki dünyanın da üzerinde rekabete giriştiği bir konum marjinal sayılabilecek bir potansiyele sahip küçük bir ülkenin talep ve pazarlık gücünü kuvvetlendirmektedir. Ermenistan her iki tarafla da bağlantı kurabilecek ve her iki tarafı da idare edebilecek bir çözüm arayışı içerisindedir. Cumhurbaşkanı düzeyindeki söylemle tercihin ya biri, ya diğeri şeklinde bir alternatif değil, karşılıklı bir tamamlayıcılık olduğu vurgulanmaktadır. Ancak, AB bunun bir tecih olması gerektiğini, AB ile gümrük birliğinin başka bir birliğe üyelikle bağdaşmayacağını yetkili ağızlardan ifade etmiştir. Gerçek gücü elinde bulunduran Rusya ise suskunluğu tercih etmektedir. AB üyeliğine keza ilkeler çiğnenerek alınan Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin (GKRY) Rusya ile, bir AB ülkesi bakımından istisnai bir ilk teşkil edecek şekilde, bir deniz ve hava üssünden yararlanma anlaşması çalışması içinde bulunması da herhalde AB-Rusya ilişkilerinde değişik bir evrenin habercisi olabilecektir.

Eğer sonuçta Ermenistan için AB ile Avrasya Birliği arasında bir tercih söz konusu olacaksa, Ermenistan tarafından öne çıkarılacak konunun Dağlık Karabağ sorunu olması muhtemeldir. Ermenistan Dağlık Karabağ konusunda son dönemde Rusya’nın tutumundan ve söyleminden kuşkulanmaya başlamıştır. AB ise kamu önünde Dağlık Karabağ konusunu bir koşul olarak ileri sürmemeye özen göstermiştir. AB genişlemeden sorumlu komiseri Erivan’da yaptığı yukarıda bahis konusu basın toplantısında, Dağlık Karabağ adını telaffuz etmeden, sanki her iki taraf da eşit sorumlululuğa sahipmiş ve eşit şekilde mağdur olmuşlar zihniyetini sürdürerek, Azerbaycan ile bir anlaşma sağlanması çabalarının artırılması temennisi ile yetinmiştir.

Ermenistan’ın Avrasya Birliğine katılma baskısına karşı Rusya’ya ileri sürdüğü savlardan birinin bu birlik üyeleriyle ortak sınırı bulunmaması olduğu bilinmektedir. 11 Temmuz’da “Doğu Ortaklığı” ülkelerinin Moldova’nın başkenti Kişinev’de kendi aralarında yaptığı zirveye katılan Ermenistan Cumhurbaşkanı, konuşmasında yegane sorun olarak Türkiye’yi konu almış ve “ AB gümrük birliğine dahil olan Türkiye Ermenistan sınırını kapalı tutarsa, Ermenistan’ın AB anlaşmaları anlamsız kalacaktır” demiştir. Bu şikayet muhtemelen Türkiye hakkında AB ‘ ye bir mesaj ulaştırmak amacı taşımaktadır. Öyleyse, AB’nin bir an önce Ermenistan’ı politikalarını gözden geçirmeye, komşularıyla iyi geçinme ve uzlaşma adımları atmaya yönlendirmesi yerinde olacaktır.


© 2009-2018 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.