
31 Ağustos-1 Eylül 2026 tarihlerinde Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi kuruluşunun 25. yıl dönümünde Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenlendi. “ŞİÖ’nün 25 Yılı: Sürdürülebilir Barış, Kalkınma ve Refah İçin Birlikte” sloganı altında gerçekleştirilen 26. Devlet Başkanları Zirvesi bu yıl 21 ülkenin liderlerini Bişkek’te bir araya getirdi. Zirvede örgütün 25 yıllık geçmişi ve geleceğe yönelik öncelikleri altında bölgesel güvenlik, terörle mücadele, alternatif finans mekanizmaları ve ulaştırma koridorlarının geliştirilmesi konuları ele alındı.
25 Yılda Şiö’nün Dönüşümü
Örgütün temelleri Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Çin ile Orta Asya’daki yeni bağımsız devletler arasında sınır güvenliği ve karşılıklı güvenin sağlanmasına yönelik olarak atıldı. 1996’da Çin, Kazakistan, Kırgızistan, Rusya ve Tacikistan tarafından oluşturulan “Şanghay Beşlisi” sınır bölgelerinde askeri önlemler ve silahlı kuvvetlerin azaltılması gibi konulara odaklanıyordu. Özbekistan’ın 2001 yılında bu yapıya katılmasıyla birlikte Şanghay Beşlisi’nin adı Şanghay İşbirliği Örgütü olarak değişti.
İlk döneminde ağırlıklı olarak “Üç Şer Güç” olarak adlandırılan terörizm, ayrılıkçılık ve aşırılıkçılıkla mücadeleye odaklanan ŞİÖ’nün gündemi zaman içerisinde genişleyerek değişti. Ekonomik işbirliği, enerji, ulaştırma, ticaret, yatırım, çevre, teknoloji ve kültürel ilişkiler örgütün faaliyet alanlarına dahil oldu. Hindistan ve Pakistan’ın 2017’de, İran’ın 2023’te ve Belarus’un 2024’te tam üye olmasıyla örgüt beşli bir güvenlik mekanizmasından 10 üyeli daha geniş bir Avrasya platformuna dönüştü. ŞİÖ’nün üyeleri Çin, Rusya, Hindistan, Pakistan, İran, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan ve Belarus’tan oluşuyor. Bu ülkeler dünya nüfusunun %40’ından fazlasını temsil ediyor. Örgütün ayrıca Afganistan ve Moğolistan olmak üzere iki gözlemci ülkesi ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 15 diyalog ortağı bulunuyor.
Başlangıçta Orta Asya merkezli bir güvenlik örgütü niteliğinde olan yapı, bugün Çin ve Hindistan gibi dünyanın en kalabalık ülkelerini, Rusya gibi önemli bir küresel aktörü ve İran ile Körfez ülkeleri gibi enerji açısından önemli aktörleri aynı işbirliği örgütü içerisinde bulunduruyor. Bu nedenle ŞİÖ’nün 25 yıllık dönüşümü yalnızca “5 ülkeden 10 ülkeye” uzanan bir genişlemenin ötesinde çevresindeki ortaklık ağıyla da ön plana çıkmaktadır.
2026 Bişkek Zirvesi
1 Eylül 2026’da Bişkek’te düzenlenen ŞİÖ Zirvesi’nde örgütün güvenlik, ekonomi ve siyasi işbirliğinin güçlendirilmesine yönelik konular ele alındı. ŞİÖ’nün 25. kuruluş yıl dönümüne denk gelen zirvede terörizm, ayrılıkçılık, aşırılıkçılık ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele başta olmak üzere bölgesel güvenlik meseleleri öne çıktı. Bunun yanında ticaret ve yatırımın artırılması, enerji ve ulaştırma bağlantılarının geliştirilmesi, sanayi, çevre, turizm ve yeni teknolojiler alanlarında işbirliğinin derinleştirilmesi gündeme geldi. Zirvenin “Adil Dünya Düzeninin Temel Unsuru Olarak BM: Çok Kutuplu Dünyanın Oluşumuna ŞİÖ+ Ülkelerinin Katkısı” teması altında gerçekleştirilen “ŞİÖ +” (SCO Plus) toplantısında ise BM’nin uluslararası sistemdeki merkezi rolünün güçlendirilmesi, çok kutuplu ve daha adil bir dünya düzeninin oluşturulması ile gelişmekte olan ülkelerin küresel yönetişimdeki temsilinin artırılması üzerinde duruldu.
Zirvede uluslararası ve bölgesel gelişmelere ilişkin ortak tutumlar ortaya kondu. ŞİÖ üyeleri örgütün barışçıl ve blok dışı niteliğinin korunması, devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi ve uluslararası sorunların siyasi ve diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini vurguladı. Afganistan’daki istikrarın desteklenmesi ve terörizm ile uyuşturucu tehdidine karşı ortak mücadelenin sürdürülmesi de öne çıkan başlıklardan oldu. Ekonomik alanda ise üye ülkeler arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin geliştirilmesi, enerji güvenliğinin güçlendirilmesi ve bölgesel bağlantısallığın artırılması konusunda işbirliğinin sürdürülmesi konusunda anlaşıldı.
Zirvenin sonunda 28 belge imzalandı. Bunların başında ŞİÖ’nün 25. yıl dönümünü simgeleyen Bişkek Deklarasyonu gelirken, ŞİÖ Şartı’nda değişiklik yapılmasına ilişkin protokol, acil durumlarda devletlere yardım, güvenlik tehditleriyle mücadele ve uyuşturucuyla mücadele alanlarında yeni düzenlemeler de kabul edildi. Ayrıca ŞİÖ ile Afrika Birliği Komisyonu arasında işbirliğini geliştirmeye yönelik bir mutabakatın imzalanmasına karar verildi. Kırgızistan’ın dönem başkanlığının ardından Pakistan 2026-2027 dönemi için ŞİÖ dönem başkanlığını devraldı ve bir sonraki zirvenin Pakistan’da yapılması kararlaştırıldı.
Türkiye’nin ŞİÖ İle İlişkileri
ŞİÖ’nün genişleyen yapısı içerisinde Türkiye, 2012 yılında örgütün “diyalog ortağı” statüsünü elde etti. Böylece Türkiye ŞİÖ gündemindeki güvenlik, enerji ve bölgesel bağlantısallık gibi konuları yakından takip eden ülkelerden biri haline geldi. Türkiye ayrıca 2017 yılında ŞİÖ Enerji Kulübü dönem başkanlığını üstlenerek örgütün böyle bir görevini yürüten ilk üye olmayan ülke oldu.
Türkiye’nin ŞİÖ ile ilişkilerindeki en önemli adımlardan biri 2022 yılında geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan’ın davetiyle Semerkant Zirvesi’ne özel konuk olarak katıldı ve Türkiye ilk kez ŞİÖ toplantısında en üst düzeyde temsil edildi. Erdoğan 2025 yılında Çin’in Tianjin kentinde düzenlenen zirveye de onur konuğu olarak katılarak ŞİÖ+ oturumunda konuşma yaptı.
2026 Bişkek Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ŞİÖ ile ilişkilerini daha ileri bir seviyeye taşıma ve gerekirse tam üyeliği değerlendirme konusunda açık mesaj verdi. Bununla birlikte Erdoğan, Türkiye’nin Rusya ve Çin ile ilişkilerini geliştirmesinin NATO ve Batı ile ilişkilerden uzaklaşma anlamına gelmediğini özellikle belirtti. Bu yaklaşım Türkiye’nin dış politika tercihleri açısından önem taşımaktadır. Türkiye’nin ŞİÖ’ye yönelik ilgisini “Batı’dan uzaklaşma” şeklinde yorumlamak Türkiye’nin çok yönlü dış politika anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Türkiye için ŞİÖ Orta Asya, Çin, Rusya ve Güney Asya ile siyasi ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi açısından farklı bir platform niteliğindedir. Özellikle Türkiye’nin Orta Koridor girişimindeki konumu düşünüldüğünde ulaştırma ve bağlantısallık konusu öne çıkmaktadır. Çin ile Avrupa arasındaki ticaretin alternatif güzergahlar üzerinden çeşitlendirilmesi, Orta Asya ülkeleriyle ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve bölgesel ulaştırma ağlarının güçlendirilmesi Batı’nın doğusu Doğu’nun en batısındaki coğrafi konumuyla Türkiye’nin hem ŞİÖ ülkeleriyle hem de Avrupa ile ilişkilerini aynı anda ilgilendiren alanlardır.
Bu nedenle Türkiye’nin ŞİÖ ile ilişkilerini geliştirmesi, bir tercih meselesinden çok, jeopolitik konumunun farklı bölgesel platformlardaki bir parçası olarak değerlendirilebilir.
ŞİÖ’nün Yeni Dünya Düzenindeki Yeri
Son yıllarda uluslararası sistemde ekonomik ve siyasi ağırlık merkezlerinin çeşitlendiği ve farklı aktörlerin küresel siyasetteki etkisinin arttığı görülmektedir. Asya’nın yükselişi, Küresel Güney’in artan siyasi etkisi ve alternatif ticaret ve finans araçlarının gündeme gelmesi bu dönüşümün önemli göstergeleri arasındadır. Bunun güncel örneklerinden biri ŞİÖ ile G7 ülkelerinin dünya ekonomisindeki toplam ağırlığına bakıldığında görülüyor. IMF’nin Nisan 2026 tahminlerine dayanan verilerine göre ŞİÖ ülkelerinin dünya ekonomisindeki payının 2026’da %34,3’e ulaşması bekleniyor. G7 ülkelerinin payının ise %28’de kalacağı tahmin ediliyor. Bu karşılaştırmaya göre ŞİÖ’nün dünya ekonomisindeki payı 2021’de ilk kez G7’nin üzerine çıktı.[1]
İki yapı amaçları, kurumsal yapıları ve işbirliği biçimleri bakımından birbirinden farklıdır ve rakamlar ŞİÖ’nün G7’nin alternatifi olduğu anlamına gelmemektedir. Ancak karşılaştırma, küresel ekonomik ağırlığın giderek daha fazla Avrasya’ya ve Asya merkezli güçlere kaydığını göstermesi bakımından dikkat çekmektedir.
ŞİÖ’nün önündeki temel mesele ise sahip olduğu potansiyeli ortak hareket edebilme gücüne dönüştürebilmektir. Çin, Hindistan ve Rusya gibi büyük güçler işbirliği ve eşgüdüm içinde örgüte önemli bir ekonomik ve siyasi ağırlık kazandırmaktadır. Diğer taraftan, bu ülkelerin farklı öncelikleri ŞİÖ’nün ortak politika üretmesini de zorlaştırabilmektedir. Hindistan ile Pakistan arasındaki gerilimler, Rusya-Ukrayna savaşı ve İran’ın içinde bulunduğu çatışma, ŞİÖ üyelerinin bölgesel krizler karşısında ortak ve etkili bir tutum geliştirmekte zorlandığını göstermektedir. Nitekim zirvede de ŞİÖ’nün güvenlik ve bölgesel istikrarı güçlendirme iddiasına rağmen üyelerinin bu krizler karşısında sınırlı bir tutum sergiledikleri görülmektedir. Genişleyen yapısı ve artan ekonomik ağırlığının getirileri olsa da ŞİÖ’nün yaratacağı etki üyeler arasındaki farklılıklara rağmen ortak sorunlar karşısında ne ölçüde birlikte hareket edebileceğiyle ve atılacak somut adımlarla belirlenecektir.
Bişkek Zirvesi, ŞİÖ’nün 25 yıllık dönüşümünün geldiği noktayı göstermesi açısından önem teşkil eden bir toplantı olmuştur. Diğer taraftan ise zirve günümüz dünyasının karşı karşıya olduğu sorunlar karşısında örgütün önündeki soru işaretlerini de ortadan kaldırmış değildir. ŞİÖ, beş ülkeli bir sınır güvenliği mekanizmasından Çin, Rusya, Hindistan, İran ve Orta Asya ülkelerini bir araya getiren geniş ve siyasi ağırlığa sahip bir yapıya dönüşmüştür. Bu ağırlığın devamlılığı ve etkisi ancak üyelerin dış politika öncelikleri, güvenlik yaklaşımları ve birbirleriyle olan rekabetleri arasındaki farklılıkların yönetilmesiyle ve birlikte hareket edebilmeleriyle sağlanacaktır. Bu nedenle ŞİÖ’nün gelecekte izleyeceği yön, üye devletler dışında Avrasya’daki değişen dengelerin parçası olan Türkiye açısından da önem taşımaktadır.
*Resim: The Shanghai Cooperation Organisation
[1] Samrat Sharma, “SCO vs G7: How The Emerging Bloc Is Challenging Decades Of Western Dominance,” NDTV World, 2 Eylül 2026, https://www.ndtv.com/world-news/sco-vs-g7-how-the-emerging-bloc-is-challenging-decades-of-western-dominance-11990164
© 2009-2025 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır
Henüz Yorum Yapılmamış.
-
AVRUPA’NIN DEĞİŞEN GÜVENLİK STRATEJİSİNDE TÜRKİYE’NİN KONUMU
Özge Emine ÖZÇELİK 04.03.2026 -
ŞANGHAY İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ (ŞİÖ) BİŞKEK ZİRVESİ
Özge Emine ÖZÇELİK 04.09.2026 -
TÜRKİYE-KKTC STRATEJİK İŞBİRLİĞİ
Özge Emine ÖZÇELİK 20.07.2026 -
NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ (KRİTİK MİNERALLER) VE TÜRKİYE
Özge Emine ÖZÇELİK 02.09.2026 -
HİNDİSTAN’IN DENGE POLİTİKASI QUAD’LA KARŞI KARŞIYA
Özge Emine ÖZÇELİK 21.01.2026
-
BATI AVRUPA'DA GÜNCEL YABANCI DÜŞMANLIĞININ VE IRKÇILIĞIN YOLLARININ KESİŞMESİ: İSVİÇRE ÖRNEĞİ
Teoman Ertuğrul TULUN 30.03.2020 -
BREXİT SÜRECİ YÜRÜYOR AMA İNGİLTERE AVRUPA'DAN ÇIKMAK İSTEMİYOR
Hazel ÇAĞAN ELBİR 07.02.2018 -
AVRUPA’DA BİR İNSAN GRUBU BİR KEZ DAHA TOPRAKLARDAN ATILIYOR: FRANSA’NIN ROMANLARLA SORUNU
Deniz ALTINBAŞ 28.09.2010 -
ABD’NİN ARTAN İLGİSİ VE RUSYA’NIN SESSİZLİĞİ: GÜNEY KAFKASYA
İlaha KHANTAMİROVA 20.02.2026 -
ORTA ASYA TİCARETİNDE ÇİN NÜFUZU
Gülperi GÜNGÖR 04.06.2020
-
25.01.2016
THE ARMENIAN QUESTION - BASIC KNOWLEDGE AND DOCUMENTATION -
12.06.2024
THE TRUTH WILL OUT -
27.03.2023
RADİKAL ERMENİ UNSURLARCA GERÇEKLEŞTİRİLEN MEZALİMLER VE VANDALİZM -
17.03.2023
PATRIOTISM PERVERTED -
23.02.2023
MEN ARE LIKE THAT -
03.02.2023
BAKÜ-TİFLİS-CEYHAN BORU HATTININ YAŞANAN TARİHİ -
16.12.2022
INTERNATIONAL SCHOLARS ON THE EVENTS OF 1915 -
07.12.2022
FAKE PHOTOS AND THE ARMENIAN PROPAGANDA -
07.12.2022
ERMENİ PROPAGANDASI VE SAHTE RESİMLER -
01.01.2022
A Letter From Japan - Strategically Mum: The Silence of the Armenians -
01.01.2022
Japonya'dan Bir Mektup - Stratejik Suskunluk: Ermenilerin Sessizliği -
03.06.2020
Anastas Mikoyan: Confessions of an Armenian Bolshevik -
08.04.2020
Sovyet Sonrası Ukrayna’da Devlet, Toplum ve Siyaset - Değişen Dinamikler, Dönüşen Kimlikler -
12.06.2018
Ermeni Sorunuyla İlgili İngiliz Belgeleri (1912-1923) - British Documents on Armenian Question (1912-1923) -
02.12.2016
Turkish-Russian Academics: A Historical Study on the Caucasus -
01.07.2016
Gürcistan'daki Müslüman Topluluklar: Azınlık Hakları, Kimlik, Siyaset -
10.03.2016
Armenian Diaspora: Diaspora, State and the Imagination of the Republic of Armenia -
24.01.2016
ERMENİ SORUNU - TEMEL BİLGİ VE BELGELER (2. BASKI)
-
AVİM Konferans Salonu 08.05.2026
“GÜNÜMÜZDE DİNİN SİYASET ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: PATRİKHANE ÖRNEĞİ” BAŞLIKLI KONFERANS
