LOS ANGELES BELEDİYE SEÇİMLERİNDE KISTAS TÜRK DÜŞMANLIĞI MI?
Analiz No : 2022 / 25
27.10.2022
5 dk okuma

8 Kasım 2022’de Los Angeles Belediye Başkanlığı seçimleri gerçekleşecek. Los Angeles Belediye Başkanlığı için iki aday, Karen Bass ve Rick Caruso yarışıyor. Her iki aday da Amerika Ermeni Ulusal Komitesi – Batı Bölgesi (ANCA-WR) tarafından adeta Türk düşmanlığı testine tabi tutulmuşlardır. Ağustos 2022’de düzenlenen ankete verdikleri cevaplara göre her iki aday da Türk karşıtlığı konusunda ANCA’nın sempatisini ve oy desteğini kazanmayı hedeflemiştir.

Böylece ANCA, bu test sonucunda adaylardan hangisinin Türk ve Türkiye karşıtlığı açısından kendilerine uygun olduğunu saptamayı öngörerek adaylardan aldıkları cevapların değerlendirilmesi sonucunda desteklerini yönlendireceklerini belirtmiştir. 

Karen Bass ve Rick Caruso’nun vermiş oldukları cevaplara göre seçilen aday yüz yüze görüşme için belirlenen tarihte mülakat için davet edilecektir. Netice itibariyle ANCA, en fazla Türk düşmanı olarak görülen adayı seçimlerde destekleyecektir.

Adaylara yöneltilen ankette 18 soru bulunmaktadır. Sorular genel olarak Türkiye ve Azerbaycan aleyhine bir nitelik taşımaktadır. Bu nedenle sorular normal olarak bir belediye başkan adayına yöneltilebilecek sorulardan fevkalade uzak bir mahiyet taşımaktadır. Ayrımcılık temelindeki sorulara adayların verdiği cevaplar da dikkat çekicidir. Aday Rick Caruso, Ermeni akrabaları olduğunu söylemiştir. Aday Karen Bass ise daha önce Ermenilerle çalıştığını ve göreve geldiği takdirde daha fazla Ermeni yönetici ile çalışmak istediğini belirtmiştir. Los Angeles’ta genel olarak şiddetle mücadele edeceklerini açık bir şekilde söylemek yerine mücadelelerinin niteliğini “Armenofobi” ile tanımlamışlardır. Türkiye ve Azerbaycan karşıtlığının da işlendiği ankette, Karen Bass, sözde devlet Artsakh’ın Azerbaycan tarafından işgal edildiğini ve Türkiye desteğiyle Azerbaycan’ın ateşkesi ihlâl ettiğini ifade etmiştir. Anlaşılmaktadır ki, aday Karen Bass Ermenistan’ın Azerbaycan’ı 30 yıl önce zorbalıkla işgâl ettiğini unutmuş görünmektedir. Aday Rick Caruso da 1,5 milyon Ermeni’nin öldürülmesinin inkâr edilmesinin asla kabul edilemeyeceğini, Los Angeles’ın 1915 iddialarını inkâr edenler için bir sığınak olmayacağını belirtmiştir. Oysa Caruso’nun unuttuğu önemli bir husus vardır. Los Angeles’ta yaşayan Türkler de en az Ermeniler kadar ifade özgürlüğüne sahiptir. Böylelikle Aday Caruso, hem ayrımcılık yapmakta hem de belli bir kesimin ifade özgürlüğü olmadığını öne sürmektedir[1]

Özetle, ANCA düzenlediği anketle açık bir şekilde seçmenlerin belli bir bölümüne düşmanlığı ve saldırganlığı teşvik etmektedir. Unutulmamalıdır ki, yakın tarihte Los Angeles’ta diplomatlarımız canice öldürülmüştür. Katillerin hemen tamamının izlerine bir daha rastlanmamıştır. Yakalanan tek katil ise 2021’de serbest bırakılmış, Ermenistan’a gitmesi sağlanarak, adeta ödüllendirilmiştir. Nitekim bu terörist, Ermenistan’da Türkiye ve Türk nefretini körükleyecek çalışmalarını sürdürmektedir. 

Türkiye ve/veya İslam karşıtlığının Amerika’daki Ermeni toplumuyla sınırlı olduğunu söylemek doğru olmayacaktır. Bu bağlamda, Justin McCarthy’nin 2010 yılında yayınlanan “The Turk in America” adlı kitabında Türk imajının, Amerika’nın erken tarihinden itibaren olumsuz yönde şekillenmeye başladığı ifade edilmektedir. Yeni Amerikan Cumhuriyeti’nin, Anayasasındaki laiklik ilkesine rağmen, tutucu bir Hıristiyan devleti olduğu vurgulanmaktadır. İslam dini hakkında Hıristiyanlığın sözde düşmanı olması dışında çok az şey bilindiği belirtilmektedir. McCarthy, Amerikalıların yeni demokrasileriyle haklı olarak gurur duyduklarını, buna karşılık Türkler’in demokratik olmakla uzaktan yakından ilgisi olmadığını düşündüklerini yazmıştır. Kısaca kısıtlı bilgiyle Amerika’da Türklere yönelik önyargılar devam etmektedir[2]. Amerika Birleşik Devletleri’nin devlet politikasının din unsura dayandığını vurgulayan Justin McCarthy, dinin, Amerika’da Türk imajının oluşumunun yapıtaşlarından biri olduğunu söylemektedir[3]. Kitabın adı “Amerika’daki Türk” olmasına rağmen, Osmanlı İmparatorluğundaki Amerikalı misyonerler günümüz ABD’sinin temellerini atmışlar, hukuk sistemlerini ve propaganda faaliyetlerini bu misyonerlik faaliyetlerine göre oluşturmuşlardır.

Sonuç olarak ABD halkının, 1800’lerdeki birtakım gözlemlerin ve propaganda faaliyetlerinin sonuçlarından bugün de etkilendiği görülmektedir. Los Angeles Belediye seçimleri bu önyargılı yaklaşımın bir kez daha kristalleştiği bir emsal olma yolundadır. Anlaşılmaktadır ki, adaylardan hangisi seçilirse seçilsin, ANCA’nın güdümünde Ermeni görüşlerinin destekçisi bir yönetici olmaktan öteye gidemeyecektir. 

 

*Fotoğraf: https://www.presstelegram.com/2022/10/19/survey-la-voters-answer-9-questions-leading-up-to-nov-8-election/

 

[1] “LA Mayoral Election: ANCA-WR Publishes Candidates’ Responses to Questionaire,” ANCA-WR, 11 Ekim 2022, https://ancawr.org/press-release/la-mayoral-election-anca-wr-publishes-candidates-responses-to-questionnaire/.

[2] Justin McCarthy, The Turk in America – Creation of an Enduring Prejudice, The University of Utah Press: Salt Lake City, s. 9.

[3] A.g.e. s. 9.


© 2009-2021 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.