THÜRİNGEN’DE SON EYALET SEÇİMLERİ: ALMANYA TARİHİ KİMLİĞİNİ Mİ HATIRLIYOR?
Yorum No : 2019 / 68
01.11.2019
Paylaş :
PDF İndir :

Geçtiğimiz hafta sonu Almanya’nın Thüringen eyaletinde eyalet parlamentosu seçimleri yapılmıştır. Almanya tarihinde ilk defa bir eyalette Almanya’nın iki köklü partisi 3. ve 4. sıralara gerilemiştir. Aşırı sol parti Die Linke[1], yüzde 31 ile birinci parti, aşırı sağ parti AfD (Alm. Alternative für Deutschland, Tr. Almanya için Alternatif Partisi) ise yüzde 23 ile ikinci parti olmuştur. Bilindiği gibi, Die Linke (Doğu Almanya, eski komünist rejim yandaşlarının desteklediği bir partidir. Eski Doğu Almanya’da, Thüringen’de, zaten her zaman önde olan aşırı sol partinin birinci gelmesi şaşırtıcı değildir.  Asıl şaşırtıcı olan, aşırı sağ bir parti olan AfD’nin oylarını hemen hemen ikiye katlaması ve ikinci büyük parti konumuna gelmiş olmasıdır. 

Yıllara göre bir grafik oluşturulduğunda, tablo bir sonraki seçimlerde aşırı sağ parti AfD’nin birinci sıraya yerleşmasinin kuvvetle muhtemel olduğunu göstermektedir. AfD’nin Thüringen Eyalet Başkanı ve meclise de seçilen Höcke aşırı sağın da en sağ kanadında yer almakta, yabancı düşmanlığı, Müslümanlar, Yahudiler aleyhinde beyanlarıyla, söz konusu toplulukların Almanya’da yeri olmadığına dair ifadelerde bulunmaktadır. Almanya ve Avrupa’da bulunan söz konusu topluluklar bakımından tüyler ürpertici bir geleceğin olası olabileceğini söylemek abartılı bir ifade olmayacaktır. Bu korkunç algılama giderek yaygınlaşmaktadır. The New York Times, Höcke’yi Hitler’e benzetmiş, bu konuda bugün Almanya aşırı sağının bahsi geçen isminin ifadelerinin Hitler’in ifadelerinden farklı olmadığı görüşü ifade edilmiştir.[2] Hatta Höcke’nin duyduğu yabancı düşmanlığının boyutlarının Mein Kampf’ı çağrıştırdığına da vurgu yapılmaktadır.

AfD ve Björn Höcke’ye yönelik planlanan eylemlerin düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirileceğini ifade eden bir mahkeme[3] hükmünün bulunması durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır. 

Ağustos 2019’da Emnid Araştırma şirketinin anket sonuçlarında Doğu Almanya’da aşırı sağ parti AfD’nin oylarını artırmış olması ve o sonuçlarla bugün elde edilen sonuçların örtüşmesi endişelerin yersiz olmadığını göstermektedir.[4]

Almanya’daki yargı organlarının dahi ‘faşist’ olarak tanımladığı Höcke’nin mensubu ve liderlerinden olduğu AfD’nin birkaç yıl içinde tüm ülkenin partisi olacağını ifade etmesi, kendisine yapılan Hitler benzetmelerini tebessümle karşılaması Almanya’nın geçmişteki hatalardan ders çıkarmadığının kâfi işaretleridir. Ancak Höcke’ye ve AfD’ye karşı, nefret çığırtkanlığının boyutlarının kanunları ve sınırları aşmış olmasına rağmen herhangi bir cezai yaptırım uygulanmamıştır. 

Özellikle de Thüringen’de en güçlü parti sayılan Merkel’in Hristiyan Demokratlarının büyük farkla üçüncülüğe gerilemesi sosyal demokratların yüzde 8 ile dördüncü sırada yer alması Almanya’da artık düzenin radikal bir değişime açık olduğunu ortaya koymaktadır. Thüringen’de seçimin galibi ne kadar Sol Parti gibi görünse de bu ‘galibiyet’ koalisyonla mümkün olabilmiştir. AfD’nin seçimin gerçek kazananı olmasında tarihte yaşananlardan ders alınmamasının etkisi büyüktür. Burada şu soru akıllara gelmektedir: Almanya tarihi kimliğini tekrar mı hatırlıyor yoksa geçmişini unuttu mu? 

 

 

 

[1] Almanca “Sol” anlamına gelmektedir. 

[2] Katrin Bennhold, Melissa Eddy, “‘Hitler of Höcke?’ Germany’s Far-Right Party Radicalizes”, NYTimes, 26 Ekim 2019, https://www.nytimes.com/2019/10/26/world/europe/afd-election-east-germany-hoecke.html

[3] Özgür Çoban, “Thüringen Seçimleri Sol Parti ve Höcke”, BirGün.net, 30 Ekim 2019, https://www.birgun.net/haber/thuringen-secimleri-sol-parti-ve-hocke-274357

[4] “Seçim anketi: AfD Almanya’nın Doğusunda Birinci Parti”, Deutsche Welle, 5 Ağustos 2019, https://www.dw.com/tr/seçim-anketi-afd-almanyanın-doğusunda-birinci-parti/a-49895992


© 2009-2018 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.