ERMENİ MALLARI II
Yorum No : 2010 / 36
21.12.2010
Paylaş :
PDF İndir :

Dünkü yazımızda tehcir edilen Ermenilerin mallarının iadesi için son zamanlarda Türkiye aleyhine A.B.D’de bazı davalar açıldığına temas ettik. Bu konuda ilk önce bildirilmesi gereken husus bir devlet aleyhine diğer bir devletin mahkemelerinde dava açılamayacağıdır. Bir devlet sadece yargı yetkisini kabul ettiği mahkemelerde yargılanabilir ki bu mahkemeler, mesela Uluslararası Adalet Divanı veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gibi, uluslararası mahkemelerdir. Bu açıdan bakıldığında davanın açıldığı Kaliforniya Mahkemesinin Türkiye’yi yargılama yetkisi yoktur. Söz konusu mahkemenin bu husus dikkate alarak Ermenilerin dava dilekçesini, yetkisizliğini öne sürerek, re’sen reddetmesi gerekirdi. Mahkeme bunu yapmamış ve T.C. Hükümeti ile iki devlet bankasına tebligat yapma sürecini başlatmıştır. İkinci husus, yetkisi olmamasına rağmen Mahkemenin davayı görmesi halinde alacağı kararların Türkiye bakımından hiçbir sonuç doğurmayacağıdır. Üçüncü olarak özellikle gayrimenkul davalarının, gayrimenkullerin bulunduğu yerlerin mahkemelerinde açılması esastır. Buna göre bu davaların, ilke olarak, Türkiye’de, gayrimenkullerin bulunduğu yerlerde açılması gerekmektedir ancak, aşağıda açıklayacağımız üzere, buna da imkân yoktur. Dünkü yazımızda belirttiğimiz gibi, Birinci Dünya Savaşı sonrasında, Osmanlı İmparatorluğuna dönen Ermenilere malları iade edilmiş, Lozan’a göre bu uygulamaya bir süre Cumhuriyet döneminde de devam edilmiş sonra zaman aşımı nedeniyle malların iadesi durmuştur. Halen söz konusu malların iadesi Türk mevzuatına göre mümkün değildir Dördüncü nokta ABD’nin 1923 yılında Amerikan vatandaşı olan Ermenilerin Türkiye’deki mallarının tazminini istediği ve uzun süren müzakereler sonunda bu konuda 1937 yılında iki ülke arasında bir anlaşma yapıldığı ve buna göre Türkiye’nin 899.338 dolar tazminat ödediğidir. Kısaca Ermenilerin malları konusu iki ülke arasında çözümlenmiştir. Sonuç olarak Ermeni malları aleyhine Türkiye Devleti aleyhine ne ABD’de ne de Türkiye’de dava açılamayacağı, açılırsa mahkeme kararının bir sonuç doğurmayacağı ve esasen Türkiye’nin Ermeni malları için A.B.D’ye tazminat ödemiş olduğu görülmektedir. Bu hususların söz konusu davaları açanlar ve avukatları tarafından da bilinmesi gerekir. Buna rağmen dava açmaya çalışılması başka bir nedene dayanmaktadır. Ermeni tehcirinin yüzüncü yılı olan 2015 Ermeni Diasporası tarafından hedef yıl olarak seçilmiştir. Önümüzdeki 4–5 yıl içinde Ermeni Diasporası, Ermenistan’ın da yardımıyla bilinen Ermeni iddia ve taleplerini en yoğun bir şekilde kamuoyuna duyurmaya ve Türkiye’yi suçlamaya çalışacaktır. Bu çerçevede, bu davalardan da söz konusu taleplerinin gündemde kalması için yararlanılmaya çalışılacağı anlaşılmaktadır. Önümüzdeki dönemde bu tür davaların sayısının artması beklenmektedir.


© 2009-2019 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.