ERŞAT SALİHİ: KERKÜK ORTADOĞU’NUN NABZIDIR
Paylaş :
PDF İndir :

03.10.2017


Yeni Akit, 02 Ekim 2017

 

Irak Türkmen Cephesi Lideri Kerkük Milletvekili Erşat Salihi, Akit Gazetesi’nden Fatma Gülşen Koçak’a konuştu.

 

Ortadoğuda dengeler yerle bir edilerek haritalar yeniden çizilmeye çalışılıyor. Uzun yıllar önce içinden Akit Medya grubunu yeşerten Cuma Dergisi’ni takip ederdim. Her sayısında ümmetin ve milletimizin temel meselelerine değinen dergide Büyük İsrail Projesine yönelik Siyonist planların anlatıldığı yazıları hazırlanan dosyaları dikkatle okurdum. O zamanlar Kuzey Iraktan Doğuya kadar uzanan haydut devletin hayali ülkemizde çoğu kişiye komplo gibi gelirdi. Oysa ki Cuma Dergisi tehlikeyi ta o zamanlardan işaret etmiş ümmeti uyanık olmaya davet etmişti. Bugün geldiğimiz noktada korsan devlet hain hedeflerine doğru adım adım yürümeye devam ediyor. Erbil sokaklarında İşgalci devletin bayraklarının dalgalandırılması Ortadoğunun gördüğü en acı fotoğraf karelerindendir. Bu karelere müsaade edenleri tarih elbette affetmeyecektir. Türkiye basınında kalem oynatan çoğu yazar hala meseleye romantik yaklaşmakta Barzani bayraktarlığı yapmakta. Meselenin Kürtlere verilecek kazanımlar olmadığı küresel güçlerin ve İsrail’in projelerine alan açıldığı o kadar açıkken bunu görmemek gaflet ve delaletten başka bir ifadeyle açıklanamaz. Türkiye’yi Irak ve Suriye’ye çevirerek paramparça etmenin stratejisinin yürütüldüğü net bir şekilde ortadayken hakikate çeşitli teviller getirerek romantik yaklaşmak kabul edilebilir bir durum değildir. Ümmetin birliğini savunan bizler yeni etnik yapılar kurarak bu birliğe ulaşamayız. Kendi iradesiyle değil de İsrail desteğiyle ortaya çıkacak yapıların kime fayda sağlayacağı zaten ortadadır. Irak’ın bütünlüğünü savunmak ümmetin lehine bir durumdur. Parçalanma yeni kaosların yeni katliamların ateşleyicisi olacaktır. Sağduyulu yaklaşımı kaybetmeden bölge üzerine yoğunlaşmamız aklıselim stratejiler üretmemiz gerekmektedir. Umarız devlet aklı bu hususta işler durumdadır. Yoksa yarın her şey için çok geç olabilir.

 

Değerli okuyucularımız, Bu hafta Ortadoğu’nun kanayan yaralarından Irak’ın kuzeyindeki gayrı meşru referandumu Siyonist planları büyük saldırı ve katliam tehlikesi altındaki Türkmenleri ve Kerkük’ün durumunu Irak Türkmen Cephesi lideri Erşad Salihi ile konuştuk. Irak’ın birliğini savunan Arapların Türkmenlerin Kürtlerin eşit şartlarda kardeşçe yaşamasını savunan Salihi zor şartlar altında sorularımıza cevap verdi. Kendisine sizler adına teşekkür ediyor, Salihi’nin sağduyulu çağrılarına Türkiye’nin ve dünyanın bigâne kalmamasını temenni ediyoruz. Hayırlı haftalar efendim…

 

Şu an Kerkük’te durum nedir? Türkmenlere yönelik saldırılar var mı?

 

Bazı çeteler Kerkük’te dolaşıyorlar. Bunların hepsi görevinden alınan Kerkük valisine ait olan kişiler. PKK terör örgütünün bazı elemanları Kerkük’te yavaş yavaş dağılıma başladılar. Referandum sonrası biz Türkmenler boykot ettikten sonra birkaç Türkmen karargahına el bombası atıldı ve kurşun sıkıldı. Bunlar üzerimize bir psikolojik savaş olarak yapılıyor. Kesinlikle biz de buna direneceğiz, alet olmayacağız.

 

İsrail’in Barzani’ye desteğini nasıl yorumluyorsunuz?

 

Kesinlikle sadece Irak değil, bölgede bir kaos oluşturulmak isteniyor. Özellikle bugün Suriye’nin içinde olan kargaşadan yararlanıp Suriye’yi bölmek ve içinde  YPG PKK’nın uzantısı olan bir otoriteyi kurmak planı işliyor. Uzatılan bu şerit kesinlikle Irak’ın da içine uzatılır. Anlaşmazlık denilen bölgeler adı altında Türkmen bölgelerini de kapsayan bir icraat da olabilir. Bunun ipuçları iki yıl önce görülmüştür. Ne yazık ki ben bağırdım çağırdım ama hiç kimse dikkat etmedi. O da Müslim">Salih Müslim Suriye’den gelip Kerkük valilik binasında görevinden alınan vali ile bir toplantı düzenlediler. İki yıl önce söyledim ki burada farklı bir uygulama olacaktır. Şimdi biz onu görüyoruz. Özellikle İsrail’in projesi, sadece Irak için değil Suriye için de geçerlidir, Irak için de geçerlidir. Kerkük Ortadoğu’nun nabzıdır. Kerkük Kuzey Irak bölgesine ilhak ettirilmiş olursa burada bir otorite gerçekleşmiş olursa kesinlikle bundan  İran da Türkiye da Suudi Arabistan bile büyük zarar görecektir.. Biz bundan önce de söylemiştik. Bakınız, gizli servisler bu milletleri birbirinden ayırabilir. Ona herkesin dikkat etmesi lazımdır. Arap ülkeleri Türkiye ile işbirliği yapmadığı takdirde gelecekte Suudi Arabistan’ın da içinde Şii otoritesi Mekke ve Medine’ye karşı mezhepsel bir kavgayı orada da başlatabilirler.

Küresel güçler Barzani’ye destek veriyor mu?

Eğer bu desteği görmeseydiler önceden öyle bir adım almazlardılar. Ama şu anda özellikle Avrupa ülkeleri, ABD, BM temsilcisi bunlar şimdilik bunlar bütün desteğini oradan çektiler. Ama biz buradan Irak Türkmenleri adına Avrupa ülkelerine sesleniyoruz. Özellikle peşmergeyi silahlandırarak Türkmenlerin karşısında kullanılmaması gerekmektedir. Biz bunu özellikle de Avrupa ülkelerine söyledik ki bir gün PKK terör örgütünün bütçeleri Almanya’dan geliyor. Bunu Alman yetkililere söyledik. Oradan toplanan maddi harcamalar oradan toplanan silah yardımları veriliyorsa peşmergeye onlar PKK’nın eline düşmemesi lazımdır. Bir de para desteği Almanya’da ve diğer Avrupa ülkelerinden PKK’ya gelirse ve Türkmenlerin karşısında kullanılırsa biz kesinlikle hukuki yönden biz onları suçlu buluruz.

 

Türkiye’den beklentiniz nedir?

 

Biz önce Irak hükümetinden beklentilerimizi bekliyoruz. Özellikle güvenliğimizi Irak hükümetinden bekliyoruz. Irak hükümeti güvenliğimizi sağlamadığı takdirde kesinlikle hangi kapılar önümüzde var ise o kapıları biz çalabiliriz.

 

Türkmenler Kerkük’te nasıl bir statü istiyor?

 

Türkmenlerin oluşumu sadece Kerkük değil. Öncelikle Telafer’in il olması gerekir. Tuzhurmatu bir il olmalıdır. Kerkük ise özel bir statüye kavuşmalıdır. Müşterek bir idare halinde olur, Kuzey Irak’a bağlanmaz. Kendi başına bir federal yapısı olur ve özel bir statüye kavuşur. Kerküklüler kendi aralarında Kerkük’ü idare ederler. %32 her millete verilir. %32 Türkmen, %32 Arap, %32 Kürt ve %4 Hristiyanlar olarak yeni bir model olur. en önemlisi olan yeraltı kaynakları kesinlikle merkezi hükümet üzerinden satılmalıdır. Siyasi partiler üzerinden, sadece Erbil üzerinden gerçekleşmesi bir tarafın lehine oluyor, öbür tarafları aleyhine oluyor. Bunu Irak anayasasına göre nitelendirmek lazımdır.

 

Referandum sonrası yaptırımları yeterli buluyor musunuz?

 

Referandum Irak Parlamentosu tarafından reddedildi. İki gün önce başbakan İbadi’ye de yetkiler verildi parlamento tarafından. Silahlı Başkomutan olarak muhatap edildi. Burada güvenliği sağlamak için her yetkiyi meclisten aldı. En önemli nokta ise Kuzey Irak yönetimi uzlaşıya masada oturmak isterse kayıtsız şartsız oturur. Çünkü orada referandumu iptal edecektir. Yoksa hiçbir şekilde masa başında oturmaları gerçekleşmez. Biz aynı zamanda Irak Hükümetine de bunu söylüyoruz. Gelecekte masa başında oturmalar olursa sadece Bağdat ile Erbil değil, Bağdat ile Erbil’in arasında olan söz sahibi olan Türkmenler o masanın başında olması lazımdır. Aksi takdirde biz hiç kimseye o yetkiyi vermeyiz. Kendimiz masanın başında olup orada kendimiz hakkımızı savunuruz.

Barzani Kuzey Irak’ta çıkacak kaos sonrasında sizce iktidarını koruyabilecek mi?

 

Irak hükümeti tarafından Erbil hava sahasının  kontrolü  ele alınacak. Biraz Habur kapısı ile İran’dan gelen kapılar biraz sıkıldığı zaman Kuzey Irak’ın içinde sıkıntılar yaşanmaya başlar. Özellikle bazı siyasi partiler Barzani’nin yaptıklarını eleştiriyorlar. Kendi aralarında bir çekişme söz konusu olmuştur. Halen daha ne yollar kapanmıştır ne de başka bir şey olmuştur. Yollar kapanırsa, ekonomik bir kriz orada olursa nasıl kriz çıkmaz. Barzani bu bölgeyi kaosa sürüklemesin. Biz DAEŞ sonrası bölge istikrarının, Suriye ve Irak’ın toprak bütünlüğünü elimizde tutmak istedik. Artık başkalarının projelerini Barzani burada gerçekleştirmesin. Kürtlerin hak ve hukukunu savunmak doğal hakkıdır. Ben nasıl ki Türkmenlerin hak ve hukukunu kazanmak için her yola başvururum ama toprak bütünlüğünü etkilemeden bir de milletlerimizin arasında savaş yaşatmadan yaparım. Bu yüzden kesinlikle Kürt halkı kesinlikle onunla olmayacaktır.

 

Talabani ile Barzani her konuda uyum içerisinde mi? Yeniden çatışma durumları söz konusu mu acaba?

 

Bunlar Habur sınır kapısı için 1996da dört yıl savaş yaptılar. Peki gelecekte bu petrol yatakları için neler yaparlar? O yüzden kesinlikle biz bu bölgede toprak sahibi olduğumuz için ve söz sahibi olduğumuz için. Bunların yaşanmaması için elimizden geleni yapmak ve bölgeden ateşi uzaklaştırmak istiyoruz.

 

Irak ordusunun peşmergeyi bölgeden atabilecek gücü var mı? Bu konuda Irak hükümetini kararlı görüyor musunuz?

 

Biz Iraklı komutanlarla görüştük. Şuanda Irak özellikle DAEŞ sonrası silahlı gücünü artırmış durumdadır. Manevi değerleri daha da arttırmıştır. Görüyorsunuz havice operasyonları da başladı. Orada ciddi saldırılar oluyor. Bizim gördüğümüze göre Irak hükümeti bu meselede ciddidir. Kesinlikle Kürtler de bu sinyali almışlardır. Bu yüzden bazı tavizler vermeye çalışıyorlar.

 

Türkmenler olası saldırılara karşı silahlandı mı? Olası bir saldırıya karşı kendilerini savunacak güçleri var mı?

 

Ne yazık ki bu meselede Türkmenler geç kaldılar. Az önce de söylediğim gibi 2014 senesinde bizim için ciddi bir fırsat geldi. Maalesef attığımız adımlar o zaman desteklenmedi. Ama yine de geç değil. Bence önümüzdeki aylarda bunu daha ciddiye alıp organize bir şekilde Irak Hükümeti ile de anlaşarak Kürtlere karşı değil teröre karşı mücadele etmeliyiz. Gücümüzü Teröre karşı kullanmamız gerekmektedir.

 

Bölgedeki Araplar Barzani’nin gayrimeşru referandumuna karşı nasıl tepki gösteriyor?

 

Araplar da Şii’si Sünni’si farketmeksizin bizim gibi tavırda bulundular. Özellikle referandum konusunun başlığını yapan biziz, Irak Türkmenleriydi. Herkesten önce Irak hükümetinden bile önce, koşu ülkelerden de önce komu oyuna bunun bir tehlike olduğunu Irak Türkmenleri beyan etmiştir. Ondan sonra Araplar da buna uymuşlardır. Şii din adamları Seyit Sistani’nin ofisine ait olan mevziler net bir şekilde Cuma hutbesinde Kerbela’dan Necef’ten seslerini yükselttiler. Burada kurulacak bir devlet olmayacaktır. Irak parçalanmayacaktır. Bütün güçleri ile Irak hükümetini desteklemek ve Barzani’ye yaptıkları adımların hatalı olduğunu bugünkü dini hutbelerinde bildirmişlerdir.

 

Kerkük’ün dışındaki Türkmen şehirlerinde durum nedir? Halkın psikolojisi ne durumdadır?

 

Ben açıkça söylüyorum, halkımız ilk günler psikolojik savaşı yaşadılar. Sanki kendilerinin sahipsiz olduklarını görüyorlardı. Ama ondan sonra Türk basınının Türk yetkililerinin Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın  açıkça söylemesi “ansızın gelebiliriz” söylemine halkımız çok sevindi. Arkasında güçlü bir devletin ve halkın olduğunu gördüğü zaman kesinlikle manevi değerleri artmıştır. Biz de sürekli bunu söylüyoruz. Bu değer ve desteği herkesten beklemekteyiz. Bunun daha ciddi adımlarını beklemekteyiz.

 

PKK bu ortamda hangi rolü üstlendi? Dış mihraklar PKK’ya nasıl bir görev biçtiler?

 

PKK bu fırsattan yararlanmak istiyor. Burada bir kargaşanın yaşanması neticesinde bir adım attı. PKK’nın attığı adımlar, bir fırsattan yararlanarak burada bir kavga ve kaos yaratma peşindedir. Özellikle bu hususta hazırlıkları çok ciddidir. Bizim de bu ciddi tehlikelere karşı hassas ve hazırlıklı olmamız gerekmektedir. Çünkü şuanda burada otorite zayıf olursa özellikle Kürt partilerinin arasında siyasi ihtilaflar varsa kesinlikle yanlış bir adım atabilirler.

 

Türk halkına vereceğiniz mesaj nedir?

 

Türk halkına başta Sayın Cumhurbaşkanından, Başbakandan, Devlet Beyden, Mustafa Beyden muhalefetin duyarlı kesiminden   bize gelen desteklere biz minnettarız. Türk milletinin  arkamızda olduğunu, Tüm Türkiye’nin  arkamızda olduğunu biliyoruz ve buna da minnettarız. Kesinlikle milletimize söylüyorum, hiç kimse zannetmesin Irak Türkmenleri yalnızdır veya Suriye Türkmenleri yalnızdır. Bizim ardımızda yüz milyonlar var. . Ben buradan bize destek veren başta Sayın Cumhurbaşkanına özel teşekkürlerimi iletmekteyim.




Henüz Yorum Yapılmamış.