ORTA ASYA’DA NÜFUZ YARIŞI
Yorum No : 2022 / 7
27.01.2022
5 dk okuma

Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarını kurtarmasıyla sonuçlanan Dağlık Karabağ Savaşı, Afganistan’daki durum ve Kazakistan’da yaşanan gelişmeler Orta Asya bölgesinde büyük güçler arasındaki rekabeti derinleştirirken Türkiye’nin bölgedeki etkisini de artırdı. Kasım 2021'de gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) toplantısıyla birlikte sürat kazanan Türk Birliği arzusu Türkiye’nin Orta Asya devletleri ile olan iş birliğine de yansıdı. Rusya ve Çin ise Orta Asya Cumhuriyetlerinin pandemiyle mücadelesi, ekonomilerinin geliştirmesi ve istikrarsızlığın nedenlerinin ortadan kaldırılması çabalarına yardım etme ve bölgesel güvenliğe yönelik tehditlere etkin bir şekilde yanıt verme amacıyla Şanghay İşbirliği Örgütü ve Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nün (KGAÖ) etkileşimini destekleme konusunda uzlaşıya vardı.[1] Bu çerçevede oluşan tabloya bakıldığında Orta Asya bölgesinde Türkiye’nin etkisinin gün geçtikçe arttığı ve Rusya ve Çin’in bu durumdan endişe duyduğu yönündeki yorumlar yoğunlaştı. TDT toplantısında kabul edilen “Türk Dünyası Vizyonu 2040” başlıklı stratejik belgenin Türk devletlerinin ortak çıkarları doğrultusunda iş birliğini daha da güçlendirerek bölgede Rusya ve Çin varlığına karşı bir mücadele niteliği taşıdığı yönündeki görüşler arttı.

Türkiye’nin bölgedeki hedefi değerlendirildiğinde TDT önemli bir birliktelik potansiyeline sahiptir. TDT'nin Orta Asya ve Güney Kafkasya sorunlarının tartışılması ve çözülmesi için bir mekanizma olarak işlev göstermesi ve bu topluluğun hem Rusya liderliğindeki KGAÖ, hem de Kazakistan’ın kurucularından, Rusya’nın ise etkili olduğu Bağımsız Devletler Topluluğu’na rakip olarak algılanabileceği görülmektedir.

En son Kazakistan’da yapılan zamlar sonrası başlayan protestolar üzerine ülke genelinde gerginlik arttığında 6 Ocak 2022 tarihinde KGAÖ Kolektif Güvenlik Konseyinin aldığı karar sonucunda Kazakistan’daki durumun istikrara kavuşması ve normalleşmesi amacıyla örgütün barış gücü Kazakistan’a gönderildi. Rusya, Belarus, Ermenistan, Tacikistan ve Kırgızistan, Kazakistan Cumhurbaşkanı’nın yardım talebine cevaben bölgeye askeri birlik göndermeye karar verdi.[2] Türkiye ise Kazakistan’a her türlü teknik bilgi ve tecrübe paylaşımını gerçekleştireceğine yönelik bir dayanışma mesajı verdi. KGAÖ’nün Rusya önderliğinde gerçekleştirilen Kazakistan’a müdahalesi Türkiye ve TDT için önemli bir gelişme olarak algılanabilir.

Rusya, Kazakistan’a asker sevkiyatını gerçekleştirirken arka bahçesi Orta Asya’da meydana gelebilecek istikrarsızlıklara ya da Rusya’nın çıkarlarına ters düşebilecek durumlara karşı sessiz kalmayacağını ve olaylara müdahil olacağını da göstermiş oldu. Türkiye’nin Türk Dünyası tezine karşı gelen bu eylemler bölgede yaşanabilecek Rusya-Türkiye rekabetinin sinyallerini veriyor.

Türk Dünyası oluşturma fikriyle Orta Asya’daki etki alanını artırmayı amaçlayan Türkiye’nin bölgedeki konumunu, siyasi ve ekonomik varlığını güçlendirmek adına adımlar atmadan önce hesaba katması gereken büyük oyunculardan biri de Çin. Pekin ile ticari ilişkilerini artırma amacında olan Ankara için Orta Asya’daki çıkarlarını korurken Çin’le ters düşmemek önem taşıyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun geçtiğimiz haftalarda Çin’e gerçekleştirdiği ziyaret ortak çıkarların ön plana çıkması ve ekonomik iş birliği imkanlarının derinleştirilmesi adına önem taşımaktadır.[3] Kazakistan ile sınırı bulunan Çin için enerji güvenliği açısından Orta Asya’nın istikrarı çok önemlidir. Çin, nüfuzunu genişletmek için Rusya’nın elinde olmayan bir ekonomik araca da sahiptir. Orta Asya, Afrika ve Avrupa’ya uzanan Çin tarafından finanse edilen geniş bir uluslararası altyapı programı olan Kuşak ve Yol Girişimi için Orta Asya bölgesi değerli bir konuma sahiptir. Ayrıca son dönemde Çin’in çalkantılı bir durumda olan Kazakistan hükümetine açıkça destek vermesi de iki ülke arasındaki dostluk ilişkilerini sıkılaştırmıştır.

Sonuç olarak Orta Asya’da çıkarları olan bu üç ülke de bölgede kendi etkilerini artırma amacını paylaşmaktadır. Orta Asya’da büyük güçler arasında artan rekabet buradaki ülkelerle yakın tarihi ve dilsel ilişkileri baz alındığında Türkiye açısından olumlu bir gidişata sahip olabilir. Rusya açısından değerlendirildiğinde, bölgede Sovyet sonrasında da devam eden bir Rus etkisi açıkça görülüyor.  Çin ise bölgede sessiz bir politika izleyerek Rusya’nın buradaki gücünü dengeleyen bir rol üstleniyor. Türkiye’nin, çıkarlarını korumak için Orta Asya’da önemli roller oynayan Rusya ve Çin ile arasındaki ilişkiyi akıllıca yürütmesi gerekiyor. Türkiye’nin, Çin ile artan ekonomik ilişkileri ve Rusya ile enerji ticaretini göz önünde bulundurarak hareket etmesi gerekiyor. Bu sebeple Türkiye Orta Asya ülkeleriyle siyasi ve ekonomik ilişkilerini Rusya ve Çin ile olan bağlarını zedelemeden geliştirmeyi hedefliyor.

 

*Fotoğraf: https://www.aa.com.tr/tr/dunya/orta-asya-ulkelerinde-elektrik-kesintisine-neden-olan-ariza-giderildi/2484778

 


[1]“Çin Dışişleri Bakanı Wang: Çin ve Rusya, Orta Asya'da savaşa izin vermemeli”, Sputnik News, 11 Ocak 2022, https://tr.sputniknews.com/20220111/cin-disisleri-bakani-wang-yi-cin-ve-rusya-orta-asyada-savasa-izin-vermemeli-1052626949.html

[2]Ali Cura, “Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü Kazakistan’a asker gönderecek”, Anadolu Ajansı, 6 Ocak 2022, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/kolektif-guvenlik-anlasmasi-orgutu-kazakistan-a-asker-gonderecek/2466488

[3]Nurten Sadak, “Türkiye’nin Orta Asya’da Rusya ve Çin ile dengesi”, Teknoloji Bülteni, 17 Ocak 2022, http://https://www.teknolojibulteni.tv/turkiyenin-orta-asyada-rusya-ve-cin-ile-dengesi/


© 2009-2021 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.