Deutsche Welle (7 Şubat 2018)
AB, Batı Balkan ülkelerine 15 yıl önce üyelik önermişti. DW'den Volker Wagener'e göre, üyelik perspektifi o dönemde iddialı bir açılım olsa da artık gerçekçiliğini yitirmiş durumda.
Avrupa Birliği (AB) yeni bir ikilemle karşı karşıya. Tam üyeliğin bekleme odasına alınan altı Balkan ülkesi Brüksel'in övmekten yorulmadığı normların fersah fersah uzağındalar. Küçük ülkelerin AB normlarını yakalamalarını beklemek Çin'in ekmeğine yağ sürmek olur. Çin onlardan ne hukuk devleti olmalarını ne de yolsuzlukla mücadele etmelerini bekliyor. Aksine Balkanlar'da sürekli yatırım yapıp bölge ülkelerine bol kredi veriyor.
Bölge tam bir barut fıçısı
Çinlilerin Balkanlara ulaşmış olması, AB'nin önceden çizdiği yol haritasını neden rafa kaldırdığını anlamaya yeter. AB 2007 yılında Romanya ve Bulgaristan'ı alelacele üyeliğe kabul ettikten sonra artık genişlemeyip, ağırlığı birliğin derinleştirilmesine vereceklerini duyurmuştu. Önce doğudaki yeni üyelerle ilişkiler geliştirilecekti. Brüksel bu sözünü unutmuş olmalı. AB Komisyonu, "Sırbistan ve Karadağ'ın güçlü siyasi irade göstererek, 2025 yılına kadar üyelik olgunluğuna erişebileceğini" söylüyor. Olmayacak duaya amin demek diye buna denir.
En azından Brüksel açısından bakıldığında Balkanlar tam bir tımarhaneyi andırıyor. Sırbistan'ın Kosova ile ilişkileri "soğutulmuş savaşa" denk. Belgrad yönetimi bölgenin en kırılgan ülkesi Bosna-Hersek'i istikrarsızlaştırmak için Bosna Hersek Sırp Cumhuriyeti'ni kullanıyor. Makedonya isim yüzünden Yunanistan ile kavgalı. Hemen bütün Balkan ülkelerinde milliyetçilik ve yolsuzluk almış başını gidiyor. AB'nin birkaç yıla kadar bu ülkelerde bayrağını dalgalandırmaya kalkışması aşırı cesur davranmak olmaz mı?
Çin yapıyor, AB istiyor
Anlaşılan AB'nin başka çaresi yok. Yoksa Avrupa'nın güneybatısındaki ‘yaramazlar' yönlerini doğuya, hatta uzak doğuya çevirebilirler.
Çin hukuk devleti ilkelerini umursamıyor. Brüksel'deki bürokratların yakından izleyip düzenli olarak ayıpladıkları demokrasi açığına gülüp geçiyor. Çin durmuyor, Sırbistan'da köprü ve demir-çelik fabrikaları, Macaristan'da otomobil fabrikası, Yunanistan'da limanlar kuruyor. Pekin yönetimi kısa zamanda faaliyete geçirdiği yatırımların karşılığında kuru değil, siyasi teşekkür bekliyor. Çin, doğu kanadında varlığını arttırdığı doğu ve müstakbel üyeleri üzerinden AB'nin yönetilmesine dolaylı olarak katılmış oluyor.
Çin'in siyasi nüfuzu şimdiden kendini hissettiriyor. Pekin'in otoriter stili Visegrad ülkelerinde beğeniliyor. Brüksel, Prag ve Budapeşte'ye ders vermeye kalkışırken Pekin, küçük ortaklarının canını sıkacak şeyler söylemiyor. Onlara göre Çin çabuk ve demokratik şartlar koşmaksızın iş bitirirken, Brüksel son derece ağır davranıp, başöğretmenlik taslıyor.
Kriz ortamında perspektif arayan AB
AB Komisyonu'nun, Çin'in arka bahçelerinde angajmanını arttırmasından çekinmesinin haklı nedenleri var. Çin Doğu ve Güneydoğu Avrupa'yı yeni İpek Yolu'nun aktarma noktaları olarak görüyor. Bu durum Avrupalıların işine gelmez. Ancak Brüksel'in fakir Balkan ülkelerini entegre etme çabaları kriz dönemine rastgeliyor. Polonya, Macaristan, Çekya ve Slovakya AB içinde Brüksel karşıtı gruplaşmaya gidiyor. Bu dört ülkenin ekonomik durumu yeni adaylardan daha iyi. Entegrasyon ise eşitleşmeyi gerektirir. Dolayısıyla ‘6 yeni aile ferdi projesi' şimdilik hayal olarak kalmaya mahkûmdur.
Sürekli demokrasi ve hukuk devleti uyarıları yapmak da bir şeyi değiştirmez. Batı söz konusu ülkelerde komünizm döneminde yetişen kuşakların sözünün geçtiğini unutuyor. Komünizm yerini zamanla milliyetçiliğe bıraktı o kadar. Eski ve müstakbel AB ülkeleri tabii ki birlik olmalıdırlar. Ancak şimdilik birbirlerine uydukları söylenemez.
Volker Wagener
© Deutsche Welle Türkçe
Henüz Yorum Yapılmamış.
- ERMENİSTAN BAŞARAMADI: AZERBAYCAN-BELARUS ANLAŞMASI İPTAL EDİLMEYECEK Kafkasya ve Türk-Ermeni İlişkileri 08.02.2018
- ABD KOSOVA’NIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLERE ÜYELİK DESTEĞİNİ YİNELEDİ Balkanlar 08.02.2018
-
SOFYA’DA BULGARİSTAN-TÜRKİYE EKONOMİK ORTAKLIĞI GÖRÜŞÜLDÜ
Balkanlar
08.02.2018
- KAZAKİSTAN'DA, ALAŞ ORDA'YA GÖSTERİLEN İLGİ ARTIYOR Asya - Pasifik 08.02.2018
- BİR VEKİLE NAZİ SUÇLAMASINDA BULUNAN AP BAŞKAN YARDIMCISI GÖREVDEN ALINDI Avrupa - AB 08.02.2018
-
25.01.2016
THE ARMENIAN QUESTION - BASIC KNOWLEDGE AND DOCUMENTATION -
12.06.2024
THE TRUTH WILL OUT -
27.03.2023
RADİKAL ERMENİ UNSURLARCA GERÇEKLEŞTİRİLEN MEZALİMLER VE VANDALİZM -
17.03.2023
PATRIOTISM PERVERTED -
23.02.2023
MEN ARE LIKE THAT -
03.02.2023
BAKÜ-TİFLİS-CEYHAN BORU HATTININ YAŞANAN TARİHİ -
16.12.2022
INTERNATIONAL SCHOLARS ON THE EVENTS OF 1915 -
07.12.2022
FAKE PHOTOS AND THE ARMENIAN PROPAGANDA -
07.12.2022
ERMENİ PROPAGANDASI VE SAHTE RESİMLER -
01.01.2022
A Letter From Japan - Strategically Mum: The Silence of the Armenians -
01.01.2022
Japonya'dan Bir Mektup - Stratejik Suskunluk: Ermenilerin Sessizliği -
03.06.2020
Anastas Mikoyan: Confessions of an Armenian Bolshevik -
08.04.2020
Sovyet Sonrası Ukrayna’da Devlet, Toplum ve Siyaset - Değişen Dinamikler, Dönüşen Kimlikler -
12.06.2018
Ermeni Sorunuyla İlgili İngiliz Belgeleri (1912-1923) - British Documents on Armenian Question (1912-1923) -
02.12.2016
Turkish-Russian Academics: A Historical Study on the Caucasus -
01.07.2016
Gürcistan'daki Müslüman Topluluklar: Azınlık Hakları, Kimlik, Siyaset -
10.03.2016
Armenian Diaspora: Diaspora, State and the Imagination of the Republic of Armenia -
24.01.2016
ERMENİ SORUNU - TEMEL BİLGİ VE BELGELER (2. BASKI)
-
AVİM Konferans Salonu 08.05.2026
“GÜNÜMÜZDE DİNİN SİYASET ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: PATRİKHANE ÖRNEĞİ” BAŞLIKLI KONFERANS
