Anadolu Ajansı (5 July 2017)
Irak'ın Musul kentinin batısında yer alan, terör örgütü DEAŞ ile ordu birlikleri arasındaki şiddetli çatışmaların yaşandığı "Eski Musul"dan son 24 saatte 500 sivilin tahliye edildiği bildirildi.
Terör örgütünün hakimiyetinin birkaç mahalleyle sınırlı kaldığı bölgenin dar sokaklarında silah sesleri kesintisiz şekilde duyulurken patlamalar nedeniyle zaman zaman gökyüzünü duman kaplıyor.
Bölge sakinleri kendi imkanları ya da güvenlik güçlerinin desteğiyle kurtarılmış alanlara tahliye edilirken, DEAŞ'ın denetimi altındaki mahallelerde ise hala on binlerce sivilin evlerinde mahsur kaldığı ifade ediliyor.
Irak ordusunda görevli albay Ahmed Haşim, AA muhabirine, sivillerin bölgeden kaçışları sırasında büyük riskleri göze aldığını belirterek, "Eski Musul'un, Meydan ve Faruk mahallelerinden son 24 saat içinde kurtarılmış bölgelere yaklaşık 500 sivil tahliye edildi." dedi.
Çok sayıda sivilin, tahliye sırasında örgütün keskin nişancılarının açtığı ateş, yere döşenen mayınlar ya da savaş uçaklarının düzenlediği saldırılar nedeniyle yaralandığını ifade eden Haşim, son 24 saatte kurtarılan sivillerin 140'nın yaralı olduğunu aktardı.
Esaret altındaki sivillerin yaşam mücadelesi
Bölgeden çıkmayı başaran siviller, mahsur kaldıkları süreyi ölüm-kalım savaşına benzeterek, aylarca günde sadece bir öğün yemek yediklerini, kısıtlı şekilde ulaştıkları suyu ise çocuklarına damla damla verdiklerini belirtiyor.
Yetersiz gıda ve susuzluğun etkileri, yeni doğmuş bebekler ile yaşlılar başta olmak üzere bölgede mahsur kalanların hallerinden kolaylıkla anlaşılıyor. Uzun süredir açlıkla mücadele eden sivillerin yüzleri sararmış, avurtları çökmüş, göz altlarında derin çukurlar oluşmuş durumda.
"Çocuğum açlıktan öldü"
Faruk Mahallesi'nden kaçan 4 çocuk annesi Aliye Ahmed, bölgeden kurtulduğuna çok da sevinemediğini dile getirerek, "Kurtarılmadan önce 12 yaşındaki engelli kızım Ula yetersiz beslenmeden dolayı hayata gözlerini yumdu. Çocuğum açlıktan öldü." diye konuştu.
Musul'u DEAŞ'tan kurtarma operasyonu başladığından bu yana mahsur hayatı yaşadıklarını vurgulayan Aliye, o günleri şöyle anlattı:
"Tam üç aydır önceden depoladığımız tahin ve domates salçasını azar azar yiyerek ölüme direndik. İçmek için temiz su bulamıyorduk. Kuyudan çıkarılan pis suyu içmek zorunda kalıyorduk. DEAŞ'ın hedefi olmaktan korktuğumuz için dışarı da çıkamıyorduk. Bu süreçte özel bakıma ihtiyacı olan kızımı kaybettim. O günler çok kötüydü, kabus gibiydi."
Geride bırakılamayanlar
Aliye, kızının naaşını da yanına aldığını belirterek, "Cenazesini Musul'un doğu yakasındaki akrabalarımızın evine ulaşınca toprağa vereceğim. Kızım yolda kavurucu sıcaktan etkilenmesin diye onu sarıp sarmaladım." ifadesini kullandı.
Kurtarılanlar arasında bekleyen bir diğer anne de kucağındaki henüz yeni doğmuş bebeğine işaret ederek, yeterli miktarda beslenemeyen yavrusunun çok zayıfladığını dile getirdi.
Uluslararası koalisyon güçleri ve Irak ordusu hava kuvvetlerinin düzenlediği saldırılarda iki kardeşini kaybeden Fadiye İsa ise kardeşlerini evin bahçesine defnetmek zorunda kaldığını söyledi.
Meydan Mahallesi'den kaçan İsa, ayrıca yaralı olduğu için ambulansla hastaneye kaldırılan babasının akıbetine ilişkin bir bilgilerinin olmadığını belirtti.
Irak Göç ve Göçmenler Bakanlığı tarafından geçen hafta yayımlanan açıklamada, Musul'u DEAŞ'tan kurtarma operasyonun başladığı 17 Ekim'den bu yana yaklaşık 900 bin sivilin evlerini terk edip kaçmak zorunda kaldığı bildirilmişti.
Henüz Yorum Yapılmamış.
- AGİT'TEN AZERBAYCAN VE ERMENİSTAN'A ÇAĞRI Kafkasya ve Türk-Ermeni İlişkileri 06.07.2017
- ÖZBEKİSTAN DIŞİŞLERİ BAKANI KAMİLOV AÇIKLAMASI Asya - Pasifik 06.07.2017
- AP, AB-KÜBA ANLAŞMASINA YEŞİL IŞIK YAKTI Avrupa - AB 06.07.2017
- THE BRIEF FROM BRUSSELS : 'TÜRKİYE İLE MÜZAKERELER ASKIYA ALINSIN' Avrupa - AB 06.07.2017
- HAMBURG'TA G20 SIRASINDA SPONTANE GÖSTERİLER YASAKLANDI Avrupa - AB 06.07.2017
-
25.01.2016
THE ARMENIAN QUESTION - BASIC KNOWLEDGE AND DOCUMENTATION -
12.06.2024
THE TRUTH WILL OUT -
27.03.2023
RADİKAL ERMENİ UNSURLARCA GERÇEKLEŞTİRİLEN MEZALİMLER VE VANDALİZM -
17.03.2023
PATRIOTISM PERVERTED -
23.02.2023
MEN ARE LIKE THAT -
03.02.2023
BAKÜ-TİFLİS-CEYHAN BORU HATTININ YAŞANAN TARİHİ -
16.12.2022
INTERNATIONAL SCHOLARS ON THE EVENTS OF 1915 -
07.12.2022
FAKE PHOTOS AND THE ARMENIAN PROPAGANDA -
07.12.2022
ERMENİ PROPAGANDASI VE SAHTE RESİMLER -
01.01.2022
A Letter From Japan - Strategically Mum: The Silence of the Armenians -
01.01.2022
Japonya'dan Bir Mektup - Stratejik Suskunluk: Ermenilerin Sessizliği -
03.06.2020
Anastas Mikoyan: Confessions of an Armenian Bolshevik -
08.04.2020
Sovyet Sonrası Ukrayna’da Devlet, Toplum ve Siyaset - Değişen Dinamikler, Dönüşen Kimlikler -
12.06.2018
Ermeni Sorunuyla İlgili İngiliz Belgeleri (1912-1923) - British Documents on Armenian Question (1912-1923) -
02.12.2016
Turkish-Russian Academics: A Historical Study on the Caucasus -
01.07.2016
Gürcistan'daki Müslüman Topluluklar: Azınlık Hakları, Kimlik, Siyaset -
10.03.2016
Armenian Diaspora: Diaspora, State and the Imagination of the Republic of Armenia -
24.01.2016
ERMENİ SORUNU - TEMEL BİLGİ VE BELGELER (2. BASKI)
-
AVİM Konferans Salonu 08.05.2026
“GÜNÜMÜZDE DİNİN SİYASET ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: PATRİKHANE ÖRNEĞİ” BAŞLIKLI KONFERANS
