Şarku'l Avsat (27 Eylül 2018)
Batılı uzmanlar, DAEŞ’in ortaya çıkmasına yol açan temel sorunlara henüz çözüm bulunmamasının, radikal grupların er ya da geç yeniden ortaya çıkmasına neden olabileceği konusunda uyardı.
AFP’de yer alan habere göre, ‘askeri müdahale ve güç kullanımının’ bir hastalığın sadece semptomlarının tedavisini sağlayacağı, ancak hastalığın tamamen ortadan kaldırılması için hastalığa sebep olan faktörlerin çözülmesi gerekir.
“Risk henüz ortadan kalkmadı”
Haberde görüşlerine yer verilen uzmanlar, El Kaide’nin 2008 yılında Irak’ta uğradığı yenilgiyi işaret ederek, bundan 4 yıl sonra DAEŞ’in ortaya çıkmasını örnek gösterdi.
Fransa Dış İstihbarat eski Genel Müdürü Bernard Bajolet, gazetecilere yaptığı açıklamada, “DAEŞ yenildi. Fakat örgüt hala tehlikeli. Risk henüz ortadan kalkmadı” diyerek, DAEŞ’in ortaya çıkmasına yol açan temel sorunların hala çözülmediğine dikkat çekti.
Irak’ta yaşanan süreç Suriye’de yaşanıyor
ABD’nin 2003 yılında Irak’a müdahalesinin, Sünnileri dışlayarak Şiileri iktidara taşıdığına dikkat çeken Bajolet, Suriye’de de aynı şeylerin yaşandığını ve Sünnilerin marjinalleştirildiğini söyleyerek, “Bu sorunlar için askeri ve güvenlik anlamda çarelerimiz var. Ama temel nedenlerine gerçekten inemedik” dedi.
‘DAEŞ Suriye’de yeniden yükselişe geçecek’
AFP, George Washington Üniversitesi’nde araştırmacı olan Hasan Hasan’ın ‘DAEŞ Suriye’de yeniden yükselişe geçecek’ başlıklı yeni analizine de yer verdi.
Söz konusu analizde, “Militanlar yenilse de, ortaya çıkış nedenlerini arkalarında bıraktı. Eğer tarihten ders alındıysa, biliyoruz ki cihatçılar bu değişken durumdan faydalanacak. Esed’e muhalif gruplara katılacaklar. Saflarını yeniden şekillendirdikten sonra bölgede kalıcı bir varlık kuracaklar” ifadeleri kullanıldı.
Militanlar ‘doğru zamanı’ bekliyor
Irak örneğine değinilen analizde, “Sünni militanlar gizli işler için nasıl hareket edeceklerini, Uluslararası Koalisyon’un üstün askeri gücü karşısında sabırla bekleyip nasıl saklanacaklarını biliyordu. Militanlar, Iraklı Sünniler arasına sızarak kendilerini ‘onların tek savunucusu’ olduğuna inandırmaya çalıştı. Kendilerine direnenleri de saldırı ve suikast ile korkutup sindirdi” yorumu yer alırken, militanların şu an toplumun içinde saklanarak, ideolojik etki ve sindirme uygulamaları ile sadece ‘doğru zamanı’ beklediğine dikkat çekildi.
Hasan kaleme aldığı analizde, “İsyan hareketi, bu olgunun ortaya çıkmasına izin veren konulara bir çözüm bulunmadıkça kendi başına yok olamaz. Yıllarca hatta on yıllarca yeniden ‘doğacağı’ doğru zamanı bekler” dedi.
Ortadoğu uzmanı ve Paris Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden Prof. Jean-Pierre Filiu ise, “DAEŞ, Suriye topraklarının birkaç bin kilometrekaresini hala kontrol ediyor. Irak topraklarının büyük bir bölümünde ise ölü hücreler halinde bulunarak, sınırın her iki tarafında onu yok etmesi gereken güçler arasındaki uzlaşmazlıktan yararlanıyor” şeklinde konuştu.
Filiu, ABD önderliğindeki koalisyonun, geçen yıl gerçekleştirilen savaşta tahrip edilen ve DAEŞ’in kalesi sayılan Rakka’yı terk etmesi nedeniyle militanların dönüşü için elverişli bir durum yarattığını da dile getirdi.
Ortadoğu’nun dışındaki bölgelerde radikalizm tehlikesi bulunuyor
‘Güneş Doğu’dan doğmaz’ isimli kitabında anılarını kaleme alan Fransız diplomat Bernard Bajolet de, “Sahel bölgesindeki güvenlik yaklaşımı yeterli değil. Örneğin, Mali’nin kuzeyindeki azınlıklar ya da Fulani gibi bazı kabile azınlıklarının sorunlarına çözüm bulmaya yeterli önem verilmiyor. Bu durum, Afganistan’da daha da kötü durumda. Muazzam çabalara rağmen, neredeyse sıfır noktasına geri dönüyoruz. Ülkenin yarısı Taliban kontrolü ve hatta geceleri daha fazla” diyerek Ortadoğu’nun dışındaki bölgelerde mevcut olan radikalizm tehlikesine dikkat çekti.
Uzmanlara göre, askeri harekatın yetersizliğini idrak etmek kolay. Fakat, hepsi, siyasi elitlerin azledilmesi, yolsuzluk, kalkınamama, fakirlik, dini radikalizm ya da suç örgütlerinin etkisinin temel sebeplerini ele almaktansa, hava saldırılarını başlatmanın çok daha kolay olduğunu kabul ediyor.
https://turkish.aawsat.com/2018/09/article55437914/korkutan-uyari-deas-er-ya-da-gec-yeniden-ortaya-cikacak
Henüz Yorum Yapılmamış.
- RUSYA ILE AZERBAYCAN YEREL PARAYLA TICARETI ARTTIRACAK Kafkasya ve Türk-Ermeni İlişkileri 28.09.2018
- KAZAKİSTAN VE ÇİN ARASINDA 2 MİLYAR DOLARLIK 11 YENİ PROJE Asya - Pasifik 28.09.2018
- FACEBOOK AVUSTURYA’DA AŞIRI SAĞCI HABER SİTESİNİ KAPATTI Avrupa - AB 28.09.2018
- HÜKÜMET 2019 BÜTÇE KANUN TASLAĞINI KABUL ETTİ: BÜYÜME %4.9, DEVLET BORCU %50, ENFLASYON %2.7 Kafkasya ve Türk-Ermeni İlişkileri 28.09.2018
-
PUTİN '9. AZERBAYCAN-RUSYA BÖLGESEL FORUMU'NA KATILDI
Kafkasya ve Türk-Ermeni İlişkileri
28.09.2018
-
25.01.2016
THE ARMENIAN QUESTION - BASIC KNOWLEDGE AND DOCUMENTATION -
12.06.2024
THE TRUTH WILL OUT -
27.03.2023
RADİKAL ERMENİ UNSURLARCA GERÇEKLEŞTİRİLEN MEZALİMLER VE VANDALİZM -
17.03.2023
PATRIOTISM PERVERTED -
23.02.2023
MEN ARE LIKE THAT -
03.02.2023
BAKÜ-TİFLİS-CEYHAN BORU HATTININ YAŞANAN TARİHİ -
16.12.2022
INTERNATIONAL SCHOLARS ON THE EVENTS OF 1915 -
07.12.2022
FAKE PHOTOS AND THE ARMENIAN PROPAGANDA -
07.12.2022
ERMENİ PROPAGANDASI VE SAHTE RESİMLER -
01.01.2022
A Letter From Japan - Strategically Mum: The Silence of the Armenians -
01.01.2022
Japonya'dan Bir Mektup - Stratejik Suskunluk: Ermenilerin Sessizliği -
03.06.2020
Anastas Mikoyan: Confessions of an Armenian Bolshevik -
08.04.2020
Sovyet Sonrası Ukrayna’da Devlet, Toplum ve Siyaset - Değişen Dinamikler, Dönüşen Kimlikler -
12.06.2018
Ermeni Sorunuyla İlgili İngiliz Belgeleri (1912-1923) - British Documents on Armenian Question (1912-1923) -
02.12.2016
Turkish-Russian Academics: A Historical Study on the Caucasus -
01.07.2016
Gürcistan'daki Müslüman Topluluklar: Azınlık Hakları, Kimlik, Siyaset -
10.03.2016
Armenian Diaspora: Diaspora, State and the Imagination of the Republic of Armenia -
24.01.2016
ERMENİ SORUNU - TEMEL BİLGİ VE BELGELER (2. BASKI)
-
AVİM Konferans Salonu 08.05.2026
“GÜNÜMÜZDE DİNİN SİYASET ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: PATRİKHANE ÖRNEĞİ” BAŞLIKLI KONFERANS
