AB Haber (26 Ocak 2017)
İngiltere Başbakanı May’den Türkiye’ye İlk Resmi Ziyaret
İngiltere Başbakanı Theresa May, 28 Ocak tarihinde resmi bir ziyaret için Türkiye’ye gidiyor. May’in başbakan olarak Türkiye’ye yapacağı ilk ziyarette Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’la görüşmesi planlanıyor.
İngiltere Başbakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre May, ABD Başkanı Donald Trump’la Washington’da yapacağı görüşmenin ardından doğrudan Türkiye’ye uçacak.
May’in Türkiye’de ticaret, güvenlik, terörle mücadele, Kıbrıs görüşmeleri ve Suriye gibi konuları ele alması bekleniyor.
May’in ofisinden yapılan açıklamada “(Planlanan) Ziyaretin ticaret, güvenlik ve savunma gibi küresel önemdeki konularda Türkiye’nin İngiltere’nin yakın müttefiki ve vazgeçilmez bir ortağı olduğu gerçeğini yansıttığı” belirtildi.
İngiltere’yi Avrupa Birliği’nden (AB) çıkarmaya hazırlanan May, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu AB dışındaki ülkelerle ticaret anlaşmaları yapmayı hedefliyor.
May bu ay açıkladığı Brexit stratejisinde ülkesinin küresel ticaret alanında atılımlar yapacağını söylemişti.
Kıbrıs görüşmeleri konusunda ise Türkiye ile İngiltere’nin garantör ülkeler olarak temaslar yürütmesi planlanıyor.
May’e insan hakları çağrısı
Öte yandan insan hakları örgütleri May’e Türkiye ziyareti sırasında ülkedeki temel özgürlükler konusunu ele alma çağrısında bulundu.
Uluslararası Af Örgütü’nün İngiltere Direktörü Kate Allen, May’in Türkiye ziyaretinin “Kanlı darbe girişiminden bu yana insan hakları alanında baskılar konusunda Türkiye’ye sorular sorulması açısından hayati bir fırsat” olduğunu söyledi.
Af Örgütü, Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana insan haklarında “önemli derecede kötüleşme” yaşandığı görüşünü savunuyor.
Bu konuda gazetecilerin sorularını yanıtlayan bir hükümet sözcüsü ise Türkiye’nin demokrasi ve kurumlarını desteklediklerini söyledi.
Sözcü ayrıca “Başbakan desteğimizi yinelemek için bu fırsatı kullanacak. Ancak Türkiye’nin darbe girişimine yanıtının orantılı olması gerektiği konusunda açık olacağız ve bu meseleleri gündeme getirmeyi sürdüreceğiz,” ifadelerini kullandı.
——-
Merkel Türkiye ziyaretine hazırlanıyor
Son aylarda çok sayıda krizin yaşandığı Türk-Alman ilişkilerinde dikkatler Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Türkiye ziyaretine çevrildi. Merkel için yasadışı göçle mücadelede işbirliğinin sürmesi büyük önem taşıyor.
Almanya Başbakanı Angela Merkel’in 2 Şubat tarihinde Türkiye’yi ziyaret etmesi planlanıyor. Merkel’in bir günlük çalışma ziyareti sırasında Başbakan Binali Yıldırım ile biraraya gelmesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmesi öngörülüyor.
Başbakan Binali Yıldırım ile ortak basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayacak olan Merkel, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni de ziyaret edecek.
Meclis’te 15 Temmuz darbe girişimi sırasında bombalanan ve tahribata uğrayan bölümleri gezmesi öngörülen Merkel’in ayrıca muhalefet parti temsilcileriyle de temaslarda bulunacağı belirtildi.
Merkel’in aslında geçen yıl 2 Kasım’da Türkiye’yi ziyaret etmesi planlanmış ancak bu ziyaret kamuoyuna duyurulmadan ertelenmişti. Son aylarda çok sayıda telefon görüşmesinde Erdoğan’ın Merkel’in ziyaret niyetini hatırlattığı ve “bekliyoruz” dediği bunun üzerine tarafların ziyaretin 2 Şubat tarihinde gerçekleştirilmesi mutabakatına vardıkları belirtildi.
İki ülke ilişkilerinin son aylarda çok sayıda kriz ve gerilime sahne olmasına rağmen Merkel liderliğindeki Alman hükümeti Türkiye ile diyaloğun sürdürülmesini savunuyor.
Alman kamuoyunda tırmanan Erdoğan karşıtlığına rağmen Alman Başbakan Türkiye’nin Almanya için büyük önem taşıdığını ve diyalogun görüş ayrılıklarının dile getirilmesinde, tarafların pozisyonlarını aktarmasında önemli bir araç olduğunu savunuyor.
Merkel’in bu nedenler ışığında Türkiye’yi ziyaret etmeye hazırlandığı, Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü ihlalleri ile ilgili endişeleri ve hukukun üstünlüğüne bağlı kalınması beklentisini doğrudan Türk muhataplarına iletmek istediği belirtiliyor.
Merkel’in önceliği mülteci mutabakatı
24 Eylül’de yapılacak genel seçimlere geri sayımın başladığı Almanya’da en hararetli tartışma konularının başında Merkel’in mültecilere “açık kapı” politikası yer alıyor. Bu politikanın temel sütunlarından birini ise mültecilerin Türkiye’den Avrupa’ya geçişinin önlenmesini oluşturan ve “dış kapının kapatılması” olarak nitelendirilen Türkiye ile mülteci mutabakatı oluşturuyor.
Göç politikaları nedeniyle Almanya’da eleştirilere hedef olan Merkel için Türkiye ile AB arasında varılan 18 Mart tarihli mülteci mutabakatının hükmünü yitirmemesi önem taşıyor.
Türkiye kendi taahhütlerini yerine getirdiğini ancak mültecileri mali yardımlarının akışı konusundaki ağır süreç ve koşullar ile Türk vatandaşlarına vize serbestisinin tanınmaması nedeniyle AB’nin verdiği sözleri yerine getirmediğini, taahhütlerine bağlı kalmadığını söylüyor. Geçtiğimiz aylarda AB’de Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüğü ihlalleri, basına ve HDP’ye yönelik operasyonlar nedeniyle müzakerelerin durdurulması gündeme geldiğinde Cumhurbaşkanı Erdoğan “sınır kapılarını açarız” çıkışını yapmıştı.
Göç politikasının önemli halkasını oluşturan mülteci mutabakatına büyük önem atfeden Merkel’in, özellikle Almanya’daki seçimler öncesinde, Türkiye’nin mülteci mutabakatının hükümsüz olduğu yönünde bir çıkış yapmasını istemediği, yasadışı göç ile ortak mücadelenin sürmesini istediği belirtiliyor.
Bu arada AB’den “umudunu kesen” Ankara ise Almanya’nın Halep’e destek için ayırdığı 50 milyon euroluk bütçesinin bir bölümünü İdlib’e sığınan mültecilere ayırabileceği, Türkiye’ye doğrudan mali destek sağlayabileceği beklentisini taşıyor. Merkel’in bu konuda nasıl bir tutum sergileyeceği merakla bekleniyor.
İçişlerine müdahale iddiaları
Merkel’in ziyareti sırasında Alman güvenlik makamlarının “Türkiye’nin nüfuz etme operasyonları” olarak tanımladığı, “içişlerine müdahale” olarak algıladığı ve “ciddi endişe kaynağı” olduğunu ifade ettiği faaliyetlerin de gündeme gelebileceği belirtiliyor.
Aslında bu konu aylardır Türk-Alman ilişkilerinin gündeminde yer alıyor ve Alman Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier de son Türkiye ziyaretinde konuyu Türk muhataplarının gündemine getirdi.
Ankara-Berlin hattında gerilime yol açan bu konu Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Almanya’da görevlendirilen (DİTİB) ve Diyanet İşleri Türk İslam Birliği çatısı altında görev yapan bazı imamlara yönelik casusluk iddialarıyla kamuoyunun gündemine taşındı. İddialarla ilgili ilk incelemenin tamamlanması üzerine Federal Başsavcılığın espiyonajdan sorumlu bölümü harekete geçti ve geçtiğimiz hafta soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Alman güvenlik makamları sözkonusu imamların Fethullah Gülen yapılanması hakkında Ankara’ya gönderdikleri raporları “istihbarat niteliğinde faaliyet” olarak tanımlarken Türk yetkililer bu iddiaları reddediyor. DİTİB ise çok az sayıda imamın bu yönde raporlar gönderdiğini, bundan üzüntü duyulduğunu söylemekle birlikte bunun casusluk olarak nitelendirilmesini ve tüm bir camianın zan altında bırakılmasına tepki gösteriyor.
Ancak Almanya Türkiye’deki iç siyasi gerilimin iç istikrarı zedeleyecek şekilde Almanya’ya taşınmasından, Almanya’daki Türk toplumunun dernek, vakıf gibi kurumların “siyasi nüfuz etme amaçlı araçsallaştırılmasından” rahatsız ve bunun kabul edilemeyeceğinin altını çiziyor.
DW’ye konuşan bir Alman yetkili, DİTİB imamları hakkında soruşturma başlatılmış olunmasının çok ciddi bir işaret olduğunu, ilgili imamlardan bazılarının yargılanmasının “büyük bir olasılık olduğunu” ifade etti.
Bu gelişmeler ışığında Merkel’in ziyaretinde de “iki NATO müttefiki arasında güveni suiistimal eylemlerinden kaçınılması beklentisinin aktarılacağı” belirtiliyor.
Bu arada Merkel’ın ziyaretiyle eşzamanlı olarak Federal İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Emily Haber başkanlığında bir heyetin Ankara’ya gideceği, bu konunun yanı sıra terörle mücadele ve güvenlik alanındaki işbirliğinin de masaya yatırılacağı belirtildi.
Alman milletvekillerinin ziyaret hazırlığı
Öte yandan 1915 Ermeni olaylarını soykırım olarak nitelendiren Federal Meclis kararının ardından iki ülke milletvekilleri arasında durma noktasına gelen ilişkiler de yeniden canlanıyor.
Federal Meclis’ten, aralarında Türkiye kökenli milletvekillerinin de bulunduğu iki ayrı heyetin önümüzdeki haftalarda Türkiye’yi ziyaret etmesi planlanıyor.
AKP’li Türkiye-Almanya Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Şirin Ünal’ın önce Alman heyetine randevu vermediği, AKP’li İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu’nun araya girmesi üzerine Alman milletvekilleriyle görüşmeyi kabul ettiği öğrenildi.
Bbc-Dw
Henüz Yorum Yapılmamış.
- DANİMARKA PARLAMENTOSU SOYKIRIM YASA TASARISINI ONAYLAMADI Kafkasya ve Türk-Ermeni İlişkileri 27.01.2017
- RUSYA DÖVİZ OPERASYONLARINA BAŞLAYACAK Asya - Pasifik 27.01.2017
-
FRANSA VE DANİMARKA'DAN ÇOK ÖNEMLİ 'ERMENİ İDDİALARI' KARARI
Kafkasya ve Türk-Ermeni İlişkileri
27.01.2017
- DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI SÖZCÜSÜ BÜYÜKELÇİ HÜSEYİN MÜFTÜOĞLU'NUN DANİMARKA PARLAMENTOSUNUN 26 OCAK 2017 TARİHİNDE KABUL ETTİĞİ 1915 OLAYLARINA İLİŞKİN KARARI HAKKINDA BİR SORUYA CEVABI Kafkasya ve Türk-Ermeni İlişkileri 27.01.2017
- 11 SORUDA ASTANA'DAKİ SURİYE GÖRÜŞMELERİNİN PERDE ARKASI; RUSYA, MUHALİFLERE ANAYASA TASLAĞI MI SUNDU? Asya - Pasifik 27.01.2017
-
25.01.2016
THE ARMENIAN QUESTION - BASIC KNOWLEDGE AND DOCUMENTATION -
12.06.2024
THE TRUTH WILL OUT -
27.03.2023
RADİKAL ERMENİ UNSURLARCA GERÇEKLEŞTİRİLEN MEZALİMLER VE VANDALİZM -
17.03.2023
PATRIOTISM PERVERTED -
23.02.2023
MEN ARE LIKE THAT -
03.02.2023
BAKÜ-TİFLİS-CEYHAN BORU HATTININ YAŞANAN TARİHİ -
16.12.2022
INTERNATIONAL SCHOLARS ON THE EVENTS OF 1915 -
07.12.2022
FAKE PHOTOS AND THE ARMENIAN PROPAGANDA -
07.12.2022
ERMENİ PROPAGANDASI VE SAHTE RESİMLER -
01.01.2022
A Letter From Japan - Strategically Mum: The Silence of the Armenians -
01.01.2022
Japonya'dan Bir Mektup - Stratejik Suskunluk: Ermenilerin Sessizliği -
03.06.2020
Anastas Mikoyan: Confessions of an Armenian Bolshevik -
08.04.2020
Sovyet Sonrası Ukrayna’da Devlet, Toplum ve Siyaset - Değişen Dinamikler, Dönüşen Kimlikler -
12.06.2018
Ermeni Sorunuyla İlgili İngiliz Belgeleri (1912-1923) - British Documents on Armenian Question (1912-1923) -
02.12.2016
Turkish-Russian Academics: A Historical Study on the Caucasus -
01.07.2016
Gürcistan'daki Müslüman Topluluklar: Azınlık Hakları, Kimlik, Siyaset -
10.03.2016
Armenian Diaspora: Diaspora, State and the Imagination of the Republic of Armenia -
24.01.2016
ERMENİ SORUNU - TEMEL BİLGİ VE BELGELER (2. BASKI)
-
AVİM Konferans Salonu 06.04.2026
“TÜRKİYE–GÜRCİSTAN İLİŞKİLERİ: STRATEJİK ORTAKLIK, BÖLGESEL BAĞLANTISALLIK VE ÇOK KATMANLI KURUMSAL İŞ BİRLİĞİ” BAŞLIKLI KONFERANS
