
EuroNews (23 Şubat 2017)
Avrupa projesinin, Avrupa Birliği’nin temel taşlarından olan Roma Anlaşması’nın 60. yılı. Tabii zamanla birlik içinde oluşan çatlaklara bakıldığında yıldönümü kutlamaya itiraz edenleri anlamak da mümkün.
Brüksel’de konunun uzmanlarından Daniel Gros euronews’a konuk oldu. Avrupa Politikaları Çalışmaları Merkezi yöneticisi Gros Isabelle Kumar’ın sorularını yanıtladı.
Kumar:
“Önemli bir yıldönümündeyiz. Kutlama olarak adlandırılıyor fakat bazıları getirdiği sonuçlar itibariyle bu kelimeyi reddedip anma ifadesini tercih ediyor.
Sayın Gros, Avrupa için Roma zirvesinde yeni bir yol haritası çizilmesi konuşuluyor. Siz somut bir gelişme bekliyor musunuz?”
Gros:
“Her biri kendi sorunlarıyla uğraşan 27 ülke liderinin buluşmasından bir yol haritası çıkmasını beklemek biraz aşırı bir beklenti olacaktır. Bence gerçekçi olarak bekleyebileceğimiz, bugün karşı karşıya olduğumuz herhangi bir soruna çözüm önerisi getirmektense en azından önceliklerin ortaya konması olabilir.”
Kumar:
“Almanya Başbakanı Angela Merkel ilginç bir şekilde çift zamanlı işleyen bir Avrıpa mekanizması fikrini yeniden gündeme getirdi. Ne demek istiyor? Zirvede bunu yeniden öne sürmesini bekliyor musunuz?”
Gros:
“Onun bir anlamda demek istediği, dış güvenliğimizi geliştirmeye çalışıyoruz ve ortak savunmadan bahsediyoruz. Fakat aynı zamanda da biliyoruz ki 1-2 ülke savunma yönünden problemli ve tarafsız konumdalar. Merkel’in bakış açısına göre biz bu konuda ilerlemeliyiz ve bu katılamayacak olan 2-3 ülkeyle birlikte hareket etmenin de bir yolunu bulmalıyız.”
Kumar:
“Bir de tekrar tekrar gündeme gelen ekonomik entegrasyon meselesi var. Merkel’in bu konudaki alternatifleri kabul edeceğini düşünüyor musunuz?”
Gros:
“Ekonomi konusu entegrasyonun en zor bölümü. Çünkü bir anlamda yolun sonuna gelmiş gibiyiz. Ulusal vergi poltikalarıyla uyumlu adım atılacak yolun sonu anlamında diyorum. Ortak para birimimiz var, bankaları izlemek için ortak kurumumuz var, ortak istikrarlı bir finans sistemimiz var fakat ben bundan ötesi için daha fazla adım atabileceğimizden şüpheliyim.”
Kumar:
“Bazı önemli seçimler yaklaşıyor. Fransa’da Nisan ayında seçim var, muhtemelen İtalya’da da olacak. Burada öne çıkan adayların Euro için referandum yapılmasından yana olduklarını biliyoruz. Fakat aynı zamanda Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi de ‘bu mümkün değil Euro’dan çıkamazsınız, kalmak zorundasınız’ diyor. Kim doğru söylüyor?”
Gros:
“Gerçek olan şu ki üye ülkeler kendi egemenliklerine sahip. Yani eğer bir ülke Euro’dan ayrılmak isterse bazı anlaşma maddelerine karşı gelmiş olur fakat oraya bir Avrupa ordusu gönderecek de değiliz.
Amerikalılar 150 yıl önce ayrılmak isteyen güney eyaletlerini askerle bastırmıştı, fakat biz bunu yapamayız. Ancak ‘gitmek istiyorsanız ve halkınız ya da parlamentonuz bunu istiyorsa, güle güle’ deriz.
Fakat ben bunun hala çok düşük bir ihtimal olduğunu düşünüyorum. Çünkü aslında rakamlara bakarsanız Euro Bölgesi büyüyor ve ayrılma sebepleri de günden güne zayıflıyor.”
Kumar:
“Avrupa ekonomisinin umulandan daha iyi gittiğni söylediniz. Fakat bunun üye ülkelerde Avrupa Birliği’nden ya da en azından Euro Bölgesi’nden ayrılık çağrıları yapan popülist hareketleri durdurmaya yeteceğini düşünüyor musunuz?”
Gros:
Avrupa Birliği’nde ekonominin geliştiği doğru fakat bu çok istikrarsız bir şekilde oluyor. Tabii ki Almanya’da çok çok iyi gidiyor, İtalya hala nisbeten kötü durumda fakat genele baktığımızda gelişme olduğunu görüyoruz.
Oysa ayrılmak isteyenlerin bu talebinin sebeplerine baktığımızda çok azının ancak ekonomiyle ilgili olduğunu görüyoruz. Daha çok kimlik ve egemenlik endişeleri öne çıkıyor. Milli kaderlerine hakim olmak istiyorlar bunun nedeni de işsizlik oranından daha derinlerde ve ekonominin gelişmesiyle değil de Avrupa kimliğinin gelişmesiyle aşılabilecek. Gerçekten Avrupalı mıyız sorusu önemli?”
Kumar:
“Şu anda kesin tutum açıklayan bir ülke olarak İngiltere var ve Roma Anlaşması anması Brexit sonrası yol haritası düşünülerek yapılıyor. Fakat yeniden ekonomiye dönecek olursak, ABD ile ticari ilişkilerde İngiltere öne çıkmış ve Avrupa Birliği geri plana itilmiş gibi görünmüyor mu?”
Gros:
“Tabii ki bazı açıklamalara bakılırsa İngiltere öne çıkmış gibi görünüyor. Şimdi İngiltere ile biz de bir ticaret anlaşması yapacağız. Diğer yandan yeni ABD yönetimi ‘önce Amerika’ vurgusu yapıyor. Dolayısıyla böylesi bir ortamda diğer AB ülkeleri yerine öne çıktığını düşündüğümüz İngiltere için de büyük bir alan kaldığını düşünebilir miyiz?”
Yani ben Trump yönetiminin ticari olarak İngiltere’ye çok sıcak yaklaşıp ondan daha büyük bir pazar olan AB’yi dışlayacağını düşünmüyorum.”
Kumar:
“Siz Donald Trump’ın Euro’yu kurtaracak kişi olabileceğini söylemiştiniz. Bu nasıl olacak?”
Gros:
“Çok basit. Siz politik söyleme ya da Twitter’a bakmayın, ekonominin nasıl işlediğine bakın. Eğer Trump büyük bir vergi kesintisine giderse ve askeri yatırımlarını da arttırırsa Amerikan ekonomisi patlama yapacaktır. Büyük bir ithalat artışı olacak. Avrupa da ABD’ye ihracatını arttıracak ve Trump’ın ekonomi politikaları sayesinde Avrupa ekonomisi büyüyecektir. Bu da dış ticarete çok bağımlı olan İtalyan ekonomisindeki iyileşmeyi hızlandıracak. Fransa da, genel olarak Avrupa Birliği de aynı şekilde. En azından Euro Bölgesi bu politikalardan büyük fayda görecek.”
Kumar:
“Daniel, son olarak Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk’ın sözlerini sormak istiyorum. Tusk AB’nin yüzyüze olduğu tehlikeler olarak Donald Trump, terör, Rusya, Çin ve popülizmi saydı. Sizce en büyük tehlike ne?”
Gros:
“Bence en önemlisi içte büyüyen popülizm. Kendi halklarına diyorlkar ki, ‘çok basit; sınırları kapatacağız ve AB’nin dayattığı tüm düzenlemelerden, kurallardan bağımsız olarak yaşamaya devam edeceğiz.’ Bu çok tehlikeli bir yanılgı. Çünkü bu yaklaşım güçlenirse AB sürdürülemez ve AB’nin devam etmemesi de herkesi kötü etkiler.”
Henüz Yorum Yapılmamış.
- IRAK'TAKİ ŞİDDET OLAYLARI Irak 24.02.2017
- RUSYA, ALMAN PARLAMENTOSUNUN BİR KOPYASINI YAPIYOR! Asya - Pasifik 24.02.2017
- TÜRK BAŞKONSOLOSLUĞUNA SALDIRAN BEŞ KİŞİYE KARŞI İDDİANAME Balkanlar 24.02.2017
-
BAŞBAKAN YARDIMCISI KURTULMUŞ: ERMENİSTAN, İŞGAL ETTİĞİ AZERBAYCAN TOPRAKLARINDAN BİR AN ÖNCE ÇEKİLMELİ
Kafkasya ve Türk-Ermeni İlişkileri
24.02.2017
- RUSYA VE ERMENİSTAN, PASAPORT YERİNE "KİMLİKLE" SEYAHAT UYGULAMASINA BAŞLADI Kafkasya ve Türk-Ermeni İlişkileri 24.02.2017
-
25.01.2016
THE ARMENIAN QUESTION - BASIC KNOWLEDGE AND DOCUMENTATION -
12.06.2024
THE TRUTH WILL OUT -
27.03.2023
RADİKAL ERMENİ UNSURLARCA GERÇEKLEŞTİRİLEN MEZALİMLER VE VANDALİZM -
17.03.2023
PATRIOTISM PERVERTED -
23.02.2023
MEN ARE LIKE THAT -
03.02.2023
BAKÜ-TİFLİS-CEYHAN BORU HATTININ YAŞANAN TARİHİ -
16.12.2022
INTERNATIONAL SCHOLARS ON THE EVENTS OF 1915 -
07.12.2022
FAKE PHOTOS AND THE ARMENIAN PROPAGANDA -
07.12.2022
ERMENİ PROPAGANDASI VE SAHTE RESİMLER -
01.01.2022
A Letter From Japan - Strategically Mum: The Silence of the Armenians -
01.01.2022
Japonya'dan Bir Mektup - Stratejik Suskunluk: Ermenilerin Sessizliği -
03.06.2020
Anastas Mikoyan: Confessions of an Armenian Bolshevik -
08.04.2020
Sovyet Sonrası Ukrayna’da Devlet, Toplum ve Siyaset - Değişen Dinamikler, Dönüşen Kimlikler -
12.06.2018
Ermeni Sorunuyla İlgili İngiliz Belgeleri (1912-1923) - British Documents on Armenian Question (1912-1923) -
02.12.2016
Turkish-Russian Academics: A Historical Study on the Caucasus -
01.07.2016
Gürcistan'daki Müslüman Topluluklar: Azınlık Hakları, Kimlik, Siyaset -
10.03.2016
Armenian Diaspora: Diaspora, State and the Imagination of the Republic of Armenia -
24.01.2016
ERMENİ SORUNU - TEMEL BİLGİ VE BELGELER (2. BASKI)
-
AVİM Konferans Salonu 06.04.2026
“TÜRKİYE–GÜRCİSTAN İLİŞKİLERİ: STRATEJİK ORTAKLIK, BÖLGESEL BAĞLANTISALLIK VE ÇOK KATMANLI KURUMSAL İŞ BİRLİĞİ” BAŞLIKLI KONFERANS
