Milliyet, 9 Ocak 2017
Suriye'deki rejimin lideri, Astana'daki barış görüşmelerinde her şeyi müzakere etmeye hazır olduğunu ve bir sınır bulunmadığını ilan etti.
Binlerce sivilin hayatını kaybettiği Halep'te rejimin düzenlediği hava bombardımanlarını savunan Esad, can kayıplarını ödenmesi gereken bir bedel olarak tanımladı.
Fransız gazetecilere röportaj veren Şam rejimi lideri Beşar Esad'ın sözlerini, Suriye'deki resmi medya organları aktardı. 23 Ocak'ta Kazakistan'ın başkenti Astana'da başlayacak barış görüşmelerinde her konuyu görüşmeye hazır olduğunu söyleyen Beşar Esad, şu açıklamayı yaptı:
"Krizi sona erdirecek ya da Suriye'nin geleceğini konuşacak müzakereler için sınır yok. Ancak diğer taraftan masada kim olacak? Bunu henüz bilmiyoruz. Gerçek Suriye muhalefeti mi olacak? 'Gerçek' derken, kökleri Suriye'de olandan söz ediyorum. Suudi, Fransız ya da İngiliz değil. Müzakerelerin başarısı, buna bağlı."
Gazetecilerden gelen 'Başkan olarak pozisyonunuzu da müzakere etmeye hazır mısınız? Tartışmaya açıldı...?" şeklindeki soruya Esad'ın yanıtı "Elbette ancak benim pozisyonum anayasal. Anayasada da başkanın hangi yollarla değişeceği açık bir şekilde yer alıyor... Eğer onu istemiyorsanız, sandığa gidelim" oldu.
HALEP'E BOMBARDIMANI SAVUNDU
Esad, aynı röportajda Aralık ayında muhaliflerin tahliye edildiği Halep'te rejimin düzenlediği hava saldırılarının 'meşru' olduğunu savundu. Şam rejimi lideri, "Bu bedel bazen ödenmeli ama sonunda halk 'teröristler'den kurtulmuş oldu" dedi.
Halep’teki yıkımı ve sivillerin ölümünü "Bir Suriyeli olarak bunu görmek çok acı verici" sözleriyle değerlendiren Esad, "Her savaş kötüdür" diye ekledi.
Esad ayrıca, "Sivilleri kafa kesen ve öldüren muhaliflerin yönetimi ve baskısı altında bırakmak daha mı iyiydi?" diye sordu.
Birleşmiş Milletler, sonbaharda şiddetlenen Halep'teki çatışmalar sırasında rejim ve destekçilerinin hava saldırılarının savaş suçu olabileceğini daha önce ilan etmişti. Şam rejiminin en büyük koruyucusu Rusya hava bombardımanına 2015'te başlamıştı ve Halep'teki saldırılara da katıldı.
Muhaliflere yakın Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Halep'te yaklaşık beş yıl önce başlayan çatışmalarda 21 bin 500 sivilin hayatını kaybettiğini tahmin ediyor.
İKİNCİ ADIM ASTANA
Barış görüşmeleri, Türkiye ve Rusya'nın garantörlüğünde imzalanan ateşkesten sonra ikinci adım özelliğini taşıyor.
30 Aralık'ta başlayan ateşkeste, bugüne kadar bazı ihlaller olsa da silahlar susmuş durumda. Şimdiye kadar en büyük çatışmalar, başkent Şam'ın su kaynağı Vadi Barada çevresinde gerçekleşti. Beşar Esad, muhaliflerin başkentin en önemli su kaynağını işgal ettiğini ileri sürerek askerlerin söz konusu noktayı geri alacağını söyledi.
IŞİD ve adını Şam'ın Fethi Cephesi olarak değiştiren El Nusra Cephesi, ateşkes kapsamında değil.
İç savaşın altıncı yılını doldurmak üzere olduğu Suriye'de, ilk gösteriler Mart 2011'de başlamıştı. Kısa sürede silahlı çatışmaya dönüşen olaylar sonucunda bugüne kadar yüz binlerce insan hayatını kaybetti, milyonlarca Suriyeli de evini terk etmek zorunda kaldı. Halihazırda milyonlarca Suriyeli sığınmacı başta Türkiye ve Lübnan olmak üzere başka ülkelerde ayakta kalmaya çalışıyor.
Suriye mevcut tabloda dört ayrı parçaya bölünmüş durumda. Ülkenin güneyini ve Halep'i rejim güçleri, batıyı muhalifler, kuzeyi Kürtler ve doğuyu da terör örgütü IŞİD kontrol ediyor. Ancak kuzeyde PKK'nın Suriye uzantısı YPG etkin ve Ankara örgütün özellikle Fırat Nehri'nin doğusunda kalmasını istiyor. Türkiye'nin desteklediği Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), 24 Ağustos'ta başlatılan sınır ötesi harekatla kuzeydeki Cerablus-Azez hattını IŞİD'den temizledi ve kısa sürede güneydeki El Bab'a kadar indi.
Henüz Yorum Yapılmamış.
- FRANSA DIŞİŞLERİ HARADİNAJ’IN GÖZALTINA ALINMASINA AÇIKLIK GETİRDİ Balkanlar 10.01.2017
- 'TÜRKİYE, RUSYA İLE ANLAŞIP ABD’YE 'BÖYLE DEVAM EDERSE ‘KOBANİ’YE GİRER, DAĞITIRIM' DEMELİ' Asya - Pasifik 10.01.2017
- IRAK ABD’YE, SURİYE RUSYA’YA MI? Irak 10.01.2017
- GAZPROM'UN GÜNLÜK DOĞALGAZ İHRACATI REKOR KIRDI Kafkasya ve Türk-Ermeni İlişkileri 10.01.2017
- DEMOKRATİK SURİYE CEPHESİ RUSYA’NIN GÜÇ AZALTMASINDAN MEMNUN DEĞİL: CİHATÇILAR BUNU FIRSATA ÇEVİREBİLİR Asya - Pasifik 10.01.2017
-
25.01.2016
THE ARMENIAN QUESTION - BASIC KNOWLEDGE AND DOCUMENTATION -
12.06.2024
THE TRUTH WILL OUT -
27.03.2023
RADİKAL ERMENİ UNSURLARCA GERÇEKLEŞTİRİLEN MEZALİMLER VE VANDALİZM -
17.03.2023
PATRIOTISM PERVERTED -
23.02.2023
MEN ARE LIKE THAT -
03.02.2023
BAKÜ-TİFLİS-CEYHAN BORU HATTININ YAŞANAN TARİHİ -
16.12.2022
INTERNATIONAL SCHOLARS ON THE EVENTS OF 1915 -
07.12.2022
FAKE PHOTOS AND THE ARMENIAN PROPAGANDA -
07.12.2022
ERMENİ PROPAGANDASI VE SAHTE RESİMLER -
01.01.2022
A Letter From Japan - Strategically Mum: The Silence of the Armenians -
01.01.2022
Japonya'dan Bir Mektup - Stratejik Suskunluk: Ermenilerin Sessizliği -
03.06.2020
Anastas Mikoyan: Confessions of an Armenian Bolshevik -
08.04.2020
Sovyet Sonrası Ukrayna’da Devlet, Toplum ve Siyaset - Değişen Dinamikler, Dönüşen Kimlikler -
12.06.2018
Ermeni Sorunuyla İlgili İngiliz Belgeleri (1912-1923) - British Documents on Armenian Question (1912-1923) -
02.12.2016
Turkish-Russian Academics: A Historical Study on the Caucasus -
01.07.2016
Gürcistan'daki Müslüman Topluluklar: Azınlık Hakları, Kimlik, Siyaset -
10.03.2016
Armenian Diaspora: Diaspora, State and the Imagination of the Republic of Armenia -
24.01.2016
ERMENİ SORUNU - TEMEL BİLGİ VE BELGELER (2. BASKI)
-
AVİM Konferans Salonu 08.05.2026
“GÜNÜMÜZDE DİNİN SİYASET ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: PATRİKHANE ÖRNEĞİ” BAŞLIKLI KONFERANS
