BÖLGE, YOLSUZLUK SORUŞTURMALARINI DÜZENE SOKUYOR
Paylaş :
PDF İndir :

19.02.2013


19.02.2013 SETimes Analistler, fazla sayıda kurum ve mevzuattaki eşgüdüm eksikliğinin, bölgede organize suçla mücadeleyi olumsuz etkilediğini söylüyor. Organize suç ve yolsuzluk, onu baskılama çabaları ve girişimlerine rağmen bölgede sorun olmaya devam ediyor. Analistler ve siyasiler, kurumsal organizasyon ve soruşturma politikalarının düzene sokulmasının mücadelede başarıyı artıracağını ileri sürdü. Bulgaristan'ın suçla mücadele mevzuatının omurgasını oluşturan ceza kanunu ve ceza muhakemeleri kanunu dışında, organize suçun belli yönlerine eğilen bir takım başka yasalar da bulunuyor. Bunlar arasında terörizmin finansmanına karşı tedbirler, para aklamaya karşı alınacak tedbirlere ilişkin yasa, insn kaçakçılığıyla mücadele yasası ve yasa dışı yoldan elde edilmiş mallara el konmasına ilişkin yasa yer alıyor. Ancak tüm bu kanunların varlığı, Bulgaristan'da organize suçla mücadelede somut bir ilerleme sağlayabilmiş değil. Sofya'daki Riskmonitor Vakfı hukuk araştırma bölümü yetkilisi Rada Smedovska-Toneva SETimes'a verdiği demeçte, bu durumun başlıca nedenlerinden birinin yetkililerin son yıllarda bu alanda sergilemiş olduğu "oldukça lüks politika" olduğunu ileri sürdü. "Organize suçla mücadeleyle görevli yeni kurumlar [ve yasalar] oluşturulmak için çok fazla kaynak ve çaba sarf edildi." Smedovska-Toneva "Ülkenin yapması gereken başlıca şey, kaotik bir şekilde giderek daha fazla sayıda idari yapı üretilmesine son vermek." dedi. Yetkili, "Yeni yapıların kurumsallaştırılması, olumlu sonuçlar elde etmenin cazip ve kolay bir yolu olarak algılanmakta. Ama bu sadece görünürde böyle, çünkü bu yapıların suçla mücadele faaliyetlerinde etkili bir şekilde rol alması için zamana ve kaynağa ihtiyacı var." dedi. "Çabalar, mahkeme öncesi duruşmaların, yani delil toplamanın sonuçlarını iyileştirmede yoğunlaştırılmalı." diyen Smedovska-Toneva, "polis memurlarının çok daha iyi eğitilmesi" ve "soruşturma ve kovuşturma arasında daha iyi bir koordinasyona" gerek olduğunu da sözlerine ekledi. Örgütsel sorun Makedonya'da da aynı. 2012 yılında, istatistiksel olarak ülkede suç oranının en fazla olduğu şehir olan Kalkandelen'de, organize suç davası sayısı azaldı. İçişleri bakanlığının Kalkandelen'deki sözcüsü Marjan Josifovski'ye göre, 2012'de polis tarafından 10 organize suç olayı gün ışığına çıkarılırken, bu rakam 2011'de altı fazlaydı. SETimes'a konuşan Josifovski, "Birkaç yıl öncesinden farklı olarak, geçen yıl ve 2011'de sahte banknot dolaşımıyla ilgili dava sayısında önemli bir düşüş yaşandı." dedi. Üsküp'teki Güvenlik Fakültesi öğretim üyelerinden Frosina Remenskia ise SETimes'a şunları söyledi: "Makedonya'nın organize suç konusunda yaşadığı sorunlardan birisi, soruşturma öncesi ve soruşturma prosedürlerinde faillerin faaliyet ve organizasyonlarının doğru şekilde nitelendirilememesidir. Bu sorun, [bu gibi durumlarla] başa çıkmadaki kurumsal beceri, profesyonellik ve yetkinlikle ilgilidir." Remenski, "Asıl sorun, organize suçla mücadelede merkezi bir kurum olarak savcılık ve savcının soruşturmasında bir hizmet kurumu olarak içişleri bakanlığının, organize suça karşı verimli ve bağımsız bir mücadele verilmesini sağlayacak personel potansiyeline hala sahip olmaması." dedi. Şeffaflık adlı Makedon STK'sından Zoran Jachev de buna katılıyor. Jachev, "Bu stratejinin sadece diğer ülkelerde başarısız olmuş bir stratejinin kopyası olduğunu" ileri sürdü. Jachev'e göre, uluslararası toplumun yolsuzluk ve organize suçla mücadele edilmesi yönündeki baskısı, büyük olasılıkla hükümete başka bir seçenek bırakmayacak kadar sürekli olacak. Ancak Jachev, Makedonya'daki mücadelenin kopyalanmış değil, koordine edilmiş olması gerektiğini kaydetti.



Henüz Yorum Yapılmamış.