AKINCI: “EİDE’NİN TAVIRLARINDAN VE SÖYLEMLERİNDEN BİZ DE MEMNUN DEĞİLİZ”
Paylaş :
PDF İndir :

31.07.2017


AB Haber (29 Temmuz 2017)

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Kıbrıs özel Temsilcisi Espen Barth Eide’nin tavırlarından ve söylemlerinden kendilerinin de memnun olmadığını kaydederek “Biz Eide’nin daha açık olmasını isteriz. Gerçekten sorumluluğun kimde olduğunu çok net konuşmasını isteriz. Bize söylediklerini açıktan da söylemesini isteriz ama bunu yapamayacaklarının da bilincindeyiz” sözlerini kullandı.

Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği’nin The Management Center ile hazırladığı “İnşaat ve Gayrimenkul Sektörü Gelişim Stratejisi”nin tanıtımına katılan Cumhurbaşkanı Akıncı, buradaki konuşmasında Kıbrıs sorununa da değindi.

Akıncı, BM’nin geleceği düşünerek denge politikasına devam edeceğini de kaydetti.

“Bugünlerde BM parametreleri konuşuluyor. Sorun parametrelerde değil, sorun zihniyettedir” diyen Akıncı şöyle devam etti:

“Rum tarafının zihniyetindedir sorun… Bu zihniyet bu parametrelerle bir çözüme maalesef olanak tanımıyor. Paylaşmayı, Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türklerle birlikte siyaseten eşit birer varlık olarak bu adada yönetmeyi birlikte başaracak bir sitemi kurgulamak için, bir zihniyet dönüşümüne ihtiyaç var. Bunu uzun zamandır görmekteyiz, bu yönde mesajlar vermekteyiz, makul olun gerçekçi olun derken bunları kastettik.”

“Kendi kendimizi eleştirelim ama bu anlattığım gerçekleri görmezden gelmeyelim çünkü işin esası budur” diyen Akıncı, “Burada bir birey olarak Anastasiadis’i de suçlamak istemem. Bu iş kişisel değil. Benim kanaatim Güney’de bu dönüşümün toplumsal olarak yapılmasına ihtiyaç vardır.

Oradaki yapının bir yansımasıdır Rum liderin tavırları…” ifadelerini kullanarak olayı toplumsal olarak değerlendirmek gerektiğini kaydetti.

Bu toplumsal dönüşümün yapılmasının ancak ciddi kültürel dönüşümle mümkün olacağını belirten Akıncı, eğitim komisyonları, kültür komisyonları ve teknik komitelerin bu dönüşümlerin yapılabilmesi için kurulduğuna işaret etti.

Öte yandan, teknik bütün detaylar hazır olduğu halde hâlâ telefonların her iki tarafta da kullanılabilir olmasının sağlanamadığına işaret eden Akıncı, elektrikte enterkonnekte sisteme de geçilemediğini hatırlatarak tüm bunların altında “bunları yaparsak Türk tarafını acaba tanımış mı oluruz” zihniyeti yattığını kaydetti.

“Bundan sonrası önemli” diyen Akıncı, “Bundan sonrası benim şahsi meselem değil, elbette o da toplumsal bir meseledir ve ortak akılla yol almamız gerekmektedir” şeklinde konuştu.

Bu ortak aklın oluşması için zamana ve zemine ihtiyaç olduğunu belirten Akıncı, aceleci davranmamak gerektiğini de dile getirdi.

Akıncı, Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis’in Birleşmiş Milletler temsilcileri ile “gırtlak gırtlağa gelecek” noktaya geldiğini belirterek, bu konuda söyleyecek şeyleri olduğu halde konuya müdahil olmadıklarını dile getirdi.

Müzakereler çerçevesinde üç defa İsviçre’ye gidildiğine işaret eden Akıncı, düzenlenen her üç konferansın da Kıbrıs Türk tarafının ciddi istekliliği sonucu gerçekleşebildiğini, her defasında Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis’in ayak sürüdüğünü belirtti.

Konferansların her üçünden de sonuç alınamadığına işaret eden Akıncı, ilkinde Anastasiadis’in Kıbrıs Türk tarafının inisiyatif alarak haritada bir yüzdelik oranını kabul edebileceğini hayal edemediğini, buna ihtimal vermediğini belirtti.

Kıbrıs Türk tarafının yüzde 29,2’yi kabul etmesiyle bir panik havası yaşandığını dile getiren Akıncı, Anastasiadis’in odadakilerin dışarıda kalmasını istediğini ve baş başa kaldıklarında “Sayın Akıncı kusura bakma hazır değilim” dediğini kaydetti.

Bunun üzerine kendisinin Anasitasiadis’e özel uçakla geldiği, tüm ekibi ve Ulusal Konseyi yanında olduğu halde neden hazır olmadığını sorduğunu, öte yandan yine de hazır değilse, Atina’yla görüşmek istiyorsa, Atina’ya gidip gelene kadar kendisini birkaç gün bekleyebileceklerini söylediğini belirten Akıncı, Anasitasiadis’in en az bir haftaya ihtiyacı olduğunu söylediğini ve bu sürenin daha sonra on güne çıktığını kaydetti.

Akıncı, “Bütün mesele, 5’li konferans tarihiyle ilgili adım atma noktasında kendilerini yetersiz hissettiler, bunu yapmak istemediler. Dolayısıyla geri döndük” dedi.

Cenevre’ye yine Kıbrıs Türk tarafının ısrarlarıyla gidildiğini, orada da Anastasiadis’in Kıbrıs Türk tarafının masaya harita koyamayacağını zannettiğini dile getiren Akıncı, “Biz haritayı koyduğumuz anda 5’li Konferans toplandı ama ilk günden de dağıldı. Bu defa da Yunanistan’ı öne sürdüler. Yunanistan ‘biz hazır değiliz’ dedi” şeklinde konuştu.

Sözlerine “Crans-Montana’daki konferansa, Türkiye’nin hiçbir açılım yapamayacağı varsayımıyla geldiler. Kafalarında kurguladıkları, ‘gidelim oraya ve bu masayı Türkiye’nin, Kıbrıs Türkü’nün üstüne yıkalım ve oradan ayrılanımdı” şeklinde devam eden Akıncı, bunu AKEL liderinin de “Anastasiadis Crans-Montana’ya çözüm hedefiyle gitmedi, sorumluluk yükleme hedefiyle gitti” şeklinde ifade ettiğini kaydetti.

Türkiye ve KKTC’nin tavrının hiçbir zaman sıfır asker, sıfır garanti olmadığını ancak Kıbrıs Türkü’nün güvenliğini koruyan ve gözeten bir yaklaşımla esneklikler gösterildiğini kaydeden Akıncı, atılan bu adımları BM’nin de AB’nin de gördüğünü kaydetti.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, öte yandan, böyle bir açılım beklemeyen Kıbrıs Rum tarafının, masayı devirip bunun sorumluluğunu da Kıbrıs Türk tarafına bırakmayı kurguladığını belirtti.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin söylemleriyle ilgili, bu nedenle Kıbrıs Rum tarafında büyük kavgalar koptuğunu dile getiren Akıncı, “Çünkü oyun bu şekilde tezgâhlandı. Ama Birleşmiş Milletler’den biri çıkıp da bir şeyler söylüyor, bundan son derece rahatsızdırlar. Eğer sadece biz söylesek bizden rahatsızlık duymayacaklardı. Fakat başkaları da söylüyor bunu…” şeklinde konuştu.

Tak




Henüz Yorum Yapılmamış.