EYUP GANİÇ’İN TUTUKLANMASI: BOSNA SAVAŞINI HATIRLAMAK
Blog No : 2010 / 22
10.03.2010
Paylaş :
PDF İndir :



11 Mart 2010

Erhan Türbedar,

TEPAV Dış Politika Analisti

Bosna-Hersek’in eski cumhurbaşkanı yardımcılarından Eyup Ganiç’in Belgrad’ın isteği üzerine Londra’da tutuklanmış olması büyük tepkilere neden oldu. Bosna savaşını yakından izlemiş olanlar, genel olarak Ganiç’in masum olduğu ve kendisine yöneltilen suçlamaların hukuki zemine oturmadığı görüşünde uzlaşıyor. Bu yüzden, Ganiç’i tutuklatan Belgrad’ın ne yapmaya çalıştığı soruları soruluyor. 1990’lı yıllarda Balkanlar’da yaşanan savaşlar üzerine farklı tarafların “farklı gerçekleri” vardır.

Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesindeki duruşmalardan Balkanlar’daki savaşlar üzerine kanıtlanmış gerçekler henüz ortaya çıkarılmadan, bölge ülkelerinin yöneticileri kendi çıkarlarının gerektirdiği “gerçekleri” üretmiş ve bunu halklarına “kesin gerçek” olarak kabul ettirmiştir. 1990’lı yılların ilk yarısında Hırvatistan ve Bosna-Hersek’in toprak bütünlüklerine ciddi zarar vermeye kalkışan Sırbistan’daki Slobodan Miloşeviç rejimi, işlediği suçları örtbas etmek için tekeli altında tuttuğu medya kaynakları sayesinde yılarca Sırp halkını yalanlarla oyaladı. Bu nedenden dolayı günümüzde bile Sırpların çoğu hem Hırvatistan hem de Bosna-Hersek’teki savaşta Sırpların özgürlükleri için mücadele ettiklerine, bir çeşit kurtuluş savaşı yürüttüklerine inanıyor. Bu yüzden, çocuk ve kadınları bile öldüren Radovan Karaciç ve Ratko Mladiç gibi şahıslar Sırplar tarafından “milli kahraman” olarak algılanabiliyor. Miloşeviç rejimi Bosna savaşına ilişkin yürüttüğü propaganda çerçevesinde, saldırgan kişiler ile ülkelerini savunan Boşnaklar arasındaki sınırları sürekli bulanıklaştırmaya çalıştı.

Bir başka ifadeyle Belgrad bilinçli bir şekilde saldırganlarla kurbanları aynı kefede göstermeye çalıştı. Eyup Ganiç’in Londra’da tutuklanmasına neden olan iddianame de, Miloşeviç rejimi döneminde, Bosna savaşıyla ilgili gerçekleri çarptırmak maksadıyla hazırlanmıştır. Bugün Sırbistan’da var olan demokratik yönetimin Ganiç dosyasını canlı tutuyor olması ise, Belgrad’ın 1990’lı yıllarda Bosna’da yaşananlara karşı bakışının çok fazla değişmediğini gösteriyor. Eyup Ganiç’e yöneltilen suçlamalar, 3 Mayıs 1992 yılında yaşanan bir olayla ilgilidir. O tarihten bir gün önce Belgrad’ın mülkiyeti altında olan tanklar Saraybosna sokaklarında korku saçmış ve çatışmaların yaşanmasına neden olmuştu. 2 Mayısı 3 Mayısa bağlayan gece boyunca ise Saraybosna tarihinin en büyük saldırılarından birini yaşadı. Şehirdeki birçok bina bombalanmış, sivil kayıplar verilmişti. O günlerde Sırplar Saraybosna’yı birkaç gün içinde kontrolü altına alabileceklerine inanıyordu. Ancak, Boşnaklar beklenmeyen şekilde direniş gösterince, bir zamanlar ortak ordu olan Yugoslavya Ordusu’nun Saraybosna’daki birliğinin geri çekilmesi zorunluluğu ortaya çıktı. Bu konuda geliştirilen strateji çerçevesinde, söz konusu birliğin geri çekilmeye başlamasından birkaç saat önce, Yugoslavya Ordusu mensupları, Lizbon’daki barış görüşmelerinden geri dönen Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzetbegoviç’i Saraybosna havalimanında rehin aldı. Bunun üzerine Eyup Ganiç vekâletten cumhurbaşkanlık koltuğuna oturdu.

İzetbegoviç’in serbest bırakılmasını Sırplarla müzakere eden Ganiç oldu. Yugoslavya Ordusu’nun Saraybosna’daki birliğinin serbest geri çekilmesinin sağlanması koşuluyla, Sırplar İzetbegoviç’i serbest bırakmaya razı olmuştu. Ancak, tanıkların ifadelerine göre, Saraybosna yönetimi ile Yugoslavya Ordusu arasında varılan anlaşmayla ilgili sokaktaki silahlı Boşnaklar tam haberdar değildi. Bunun neticesinde 3 Mayıs 1992’de geri çekilmeye çalışan Yugoslavya Ordusu konvoyuna Saraybosna’nın Dobrovolyaçka caddesinde bir saldırı düzenlendi.

Sırp iddialarına göre bu olayda 40 civarında Sırp askeri öldürüldü, bir kısmı da yaralandı. Belgrad, Dobrovolyaçka olayından dolayı Eyup Ganiç’i ve birçok diğer üst düzey Bosnalı yöneticiyi suçladı. Suçlunun etnik ve dini kimliği yoktur. Bu yüzden eski Yugoslavya topraklarında işlenen bütün suçların yargılanması gerekiyor. Ancak, Dobrovolyaçka caddesinde yaşanan olay, resmin tamamına yerleştirilerek değerlendirmelidir. Konunun bütününe bakmadan, sadece 40 askerin öldürüldüğü ana odaklanmak, Sırpların Bosna’da işlediği suçları, Boşnakların bazı eylemleriyle eşitlemeye çalışan Miloşeviç rejiminin bu yöndeki propagandasını sürdürmekten başka bir şey değildir. Hırvatistan’ın eski Cumhurbaşkanı Styepan Mesiç’e göre, 1990’lı yıllarda Balkanlar’da Sırpların işlediği suçları önemsizleştirmeye çalışan Sırbistan’daki çevreler hala çok güçlüdür. Belgrad’da faaliyet yapan İnsancıl Hukuk Vakfı’nın Başkanı Nataşa Kandiç’in belirttiği gibi, Sırbistan eski Yugoslavya coğrafyasında işlenen suçların kovuşturmasında katkı sağlamak istiyorsa, kendi topraklarında serbest gezen eli kanlı şahısların peşine gitmekle işe koyulabilir.


© 2009-2018 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.