BALKANLARIN BİTMEYEN İSTİKRAR ARAYIŞI - YENİ ADANA - 22.09.2019
Blog No : 2019 / 61
01.10.2019
Paylaş :
PDF İndir :



Yeni Adana (22 Eylül 2019)

Hasan Sevilir AŞAN, E. Büyükelçi

 

 

Osmanlı Devleti bir Balkan İmparatorluğu olarak serpilip gelişmiştir. Beş yüzyıldan fazla süren beraberlik, geçen yüzyılın başında hazin şekilde sona ermiştir.

Balkanlar en barışçıl dönemlerinde dahi etnik milliyet ve inanç temelli gerilimlere gebe bir coğrafya olagelmiştir. Her dönemde büyük devletlerin çıkar ve nüfuz oyunlarına sahne olmuş ve kolayca barut fıçısı haline dönmüştür.

Balkanların en dingin yıllarının Osmanlı dönemi olduğunu söylenebilir. Tüm dikkat ve enerjisini merkezi İstanbul yönetimi ile ilişkilerine vakfeden Balkanlar, Osmanlıda dondurduğu meselelerini daha sonra, daha hiddetli şekilde ortaya dökmüştür.

***

Osmanlının takatten düştüğü dönemlerde, Balkan ulusları büyük devletlerin rekabet alanında milliyetçi akımlarla cebelleşen entrikalar yumağına dönüşmüştür.

19. Yüzyılın ikici yarısında başlayan Osmanlı otoritesinden ayrışma adımları, 1. Dünya Savaşı sonrasında hukuki statüleri pekişen ulus devletlere dönüşmüştür.

Bölge 2. Dünya Savaşından sonra, Türkiye ve Yunanistan hariç, yaklaşık 50 yıl kadar Doğu Blokuna dahil olmuş, ancak 1990 dönüşümü ile yeniden Batıya yönelmiştir. Sosyalist düzenden kapitalizme geçiş sancılarının da körüklediği etnik milliyetçilik sarmalı ve iç savaşlar, dış müdahaleye davet çıkaran ve halen devam eden kolektif istikrar arayışına sürüklemiştir.

***

Balkanların, kriz dönemlerinde ihtiyaca binaen konferans, antant, pakt, anlaşma gibi farklı formatlarda istikrar ve diyalog arayışına girdiği bilinmektedir. Balkan modeli işbirliği de denilen bu girişimler çoğu kez taraflar arası rekabet veya ilgisizlikten dolayı sessizce sonlanan ad hoc girişimler olarak nitelenebilir.

Balkanlarda istikrar arayışlarına somut örnek olarak, 1930-1933 işbirliği konferansları; Türkiye’nin de taraf olduğu ilk çok taraflı savunma anlaşması, 1934 Balkan Antantı; 2. Dünya Savaşı karşıt bloklarını işbirliğine imale etmeye yönelik 1954 Balkan Paktı ve 1980’lerdeki Dışişleri Bakanları Konferansları dile getirilebilir.

1996 yılında hayatiyet kazanan Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci (GDAÜ) istikrar arayışının son yaşayan örneğidir.

1990 küresel dönüşümü ve Yugoslavya’nın dağılmasıyla ortaya çıkan yeni devletlerin içine düştüğü, etnik temizliğe varan krizler gölgesinde kurulan GDAÜ, önceki girişimlerden farklıdır. Kosova dahil aralarında çekişme devam eden tüm Balkan ülkelerinin üyesi olduğu bölgeden, ihtiyaçtan doğan istişare mekanizmasıdır. Bir Avrupa Birliği fikri olan İstikrar Paktı, savaş tahribatının tamiri misyonunu üstlenen bir yapılanma iken daha sonra kurulan Bölgesel İşbirliği Konseyi de Balkan ülkelerini tam üyeliğe hazırlayan AB bekleme odası görünümünde, GDAÜ’yü tamamlayan girişimlerdir.

***

BM, NATO, AB ve benzeri uluslararası mekanizmalardaki taahhütlerine rağmen Balkanların ayaklarının yere değdiğini söylemek güçtür.

Son yıllarda umut bağlanan, bölge ülkelerinin tamamının AB bünyesinde bütünleşmesi beklentisinin ise kendi içinde kritik yapısal sorunlar yaşayan AB’nin isteksiz, dağınık tutumu nedeniyle hayal kırıklığı yarattığı görünmektedir.

Balkanlar cadı kazanının, eski acılardan çıkarılması gereken derslere rağmen hala içten içe kaynadığını görmek büyük talihsizliktir.

 

http://www.yeniadana.net/kose-yazilari/kosova_muammasi-3794.html


© 2009-2018 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.