PROF. DR. HALUK ŞAHİN’İN “THE HATE TRAP” BAŞLIKLI KİTABIYLA İLGİLİ YORUMLAR – 10.07.2019
Blog No : 2019 / 49
10.07.2019
Paylaş :
PDF İndir :



Prof. Dr. Haluk Şahin’in “The Hate Trap” başlıklı kitabı hakkındaki yorumlar aşağıdaki gibidir:

 

DAVID MINIER

1973 yılında Santa Barbara’da görülmüş olan davanın savcısı David Minier’in yorumu çok önemli. Kitabı “bilimsel değeri yüksek, olgusal olarak hatasız ve adil” olarak niteliyor ve aşılamayacağını söylüyor.

 

Çevirisi
“Bana lütfedip göndermiş olduğunuz Nefret Tuzağı adlı kitabınızı okudum. Hiç şüphem yok ki bu kitap Yanıkyan’ın suikastları ve yargılanması konusunda en yetkin eserdir ve inanıyorum ki öyle kalacaktır. Çocuklarım için üç adet kitap ısmarladım.

Yanıkyan davasının savcısı olarak görevimi yerine getirişim hakkında yaptığınız olumlu değerlendirmeler beni çok memnun etti. Bunun da ötesinde, kitabınızı bilimsel değeri yüksek, olgusal olarak hatasız ve adil buldum.

İşin ilginç yanı, Ermeni-Amerikan yazarı Eric Bogosyan’ın “Nemesis Harekatı” adlı kitabı gibi siz de, eş zamanlı olarak, Soghomon Tehlirian’ın gerçek kimliğini ifşa etmişsiniz.

Siz bunun ötesinde Yanıkyan’ın gerçek kimliğini de gözler önüne sermişsiniz. Santa-Barbara News Press gazetesinde bir süre önce yayınlanan bir yorumda ondan şöyle söz etmiştim: “zor duruma düşmüş egosantrik bir adam, geleceğe bir isim bırakmak istiyor... güçlü egosu şöhret kazandıracak bir son fırsat için yanıp tutuşuyordu...”

Eminim ki, Yanıkyan’ın (Kaliforniya’da bulunan) mezarının 5 Mayıs’ta Erivan’ın Yerablur askeri mezarlığına nakledildiğine biliyorsunuzdur. Bu konuda şöyle yazdım: “tamamen suçsuz iki diplomatın katiline bir kahraman muamelesi yapılması ve Erivan’daki mezarlığa gömülmesi tam bir rezalettir. Bir başpiskoposun bu ayini yöneterek ona saygınlık bahşetmesi akla hayale sığmayacak bir durumdur. Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın bu olayı ‘terörizmi desteklediği’ için kınaması yerindedir ve böyle bir şey hiçbir şekilde kabul edilemez.”

İmzalı “The Hate Trap” adlı kitabınız için size bir kez daha teşekkür ediyorum. Önemli bir eser, umarım birçok dile çevirilir.”

 

Aslı

I have read the copy of your book, "The Hate Trap," which you so kindly sent me.  It is certainly now, and I believe will remain, the definitive work on the Gourgen Yanikian assassinations and trial. I have ordered three more copies for my children.

I greatly appreciate the favorable manner in which you describe my handling of the Yanikian prosecution.  Beyond that, I found your book scholarly, accurate, and fair.

You exposed the true Soghomon Thelirian, who, interestingly, was exposed contemporaneously by the Armenian-American writer Eric Bogosian in “Operation Nemesis.”

You also exposed the true Yanikian.  In a recent commentary in the Santa Barbara News-Press, I wrote that he "was an egocentric loner fallen upon hard times, seeking a legacy . . . his powerful ego longed for one last chance at fame." 

No doubt you are aware that on May 5 Yanikian was reinterred in Yerevan's Yerablur military cemetery. About that I wrote "for the double murderer of two blameless diplomats to be hailed as a hero, and reinterred in Yerevan's military cemetery, is a travesty.  That an archbishop would lend dignity to the reburial by officiating is astounding.  Turkey's foreign ministry rightly condemned the reinterrment as "promoting terrorism" and unacceptable under any circumstances."

Thank you again for the autographed copyof "The Hate Trap."  It is an important work, and I hope it is translated into many languages.

Sincerely,

David Minier
 


STEPHEN KINZER

Bir dönem Türkiye’de New York Times Gazetesi’nin büro şefliğini de yapmış olan ve yazdığı siyasi araştırma kitaplarıyla haklı bir ün kazanan yazar Stephen Kinzer, “The Hate Trap”i şöyle değerlendirdi:

 

Çevirisi

“Asırlar boyunca birlikte yaşayan Türkler ve Ermeniler 20. Yüzyıl’ın başlarında patlak veren şiddet nedeniyle birbirlerinden kopartıldılar. The Hate Trap son dönemlerdeki iki terör saldırısının öykülerini o şiddete son verilmesi için bir çağrıya dönüştürüyor. Haluk Şahin bu saldırıların kurbanlarını, yani Kaliforniya’da bir Ermeni tarafından katledilmiş iki Türk diplomatı ile İstanbul’da bir Türk tarafından katledilmiş bir Ermeni gazeteciyi, nefretin üretiminin simgesi haline getiriyor. Bu eser sayesinde, onların yaptığı fedakârlık yeni bir anlam kazanarak, bu halkların uzlaşması yönündeki çağrıya katkı yapıyor.”

 

Aslı

Turks and Armenians, who lived together for centuries, were torn apart by violence in the early 20th century.  "The Hate Trap" uses the stories of two modern-day terror attacks to shape an appeal for an end to that violence.  Haluk Sahin turns the victims of these attacks--two Turkish diplomats murdered by an Armenian in California and an Armenian journalist murdered by a Turk in Istanbul--into symbols of what hatred produces.  Through his work, their sacrifice gains new meaning as part of an appeal for reconcilation between these two peoples.

 

DR. CHRISTOPHER GUNN

20. Yüzyıl Türk-Ermeni ilişkileri konusunda uzmanlaşmış tarih profesörü Christopher Gunn ise kitabı “adil ve objektif” olarak niteleyerek hakkında şunları yazdı:

 

Çevirisi

“Haluk Şahin’in The Hate Trap”i, Türk-Ermeni ilişkilerinin, Mehmet Baydar ve Bahadır Demir’in (1973) ile Hrant Dink’in (2007) katledilişleri arasındaki çok karmaşık ve fırtınalı dönemin derinliklerine dalıyor. Aşırı milliyetçiliğin kaçınılmaz bir parçası olan şuursuz ve trajik şiddete mercek tutan Şahin’in adil ve objektif analizi, unutulmuş kurbanların geçmişlerini yansıtarak bu tehlikeli söylemin ötesine geçilmesi ve bu iki ulus arasındaki tarihsel olayların daha derinden anlaşılması için etkileyici bir çağrı yapıyor. Halen bu iki komşu arasındaki sınırlar kapalı ve aralarındaki gerginlik yüksek olduğuna göre, uzlaşmaya giden tek yol oradan geçiyor.”

 

Aslı

Haluk Şahin’s The Hate Trap delves into the extremely complex and tumultuous period of Turkish-Armenian relations that was bookended by the murders of Mehmet Baydar, Bahadir Demir (1973) and Hrant Dink (2007). Focusing on the senseless and tragic violence that inevitably accompanies extreme nationalism, Sahin’s fair and objective analyses explores the background of these largely forgotten victims to make an impassioned call to move beyond the dangerous rhetoric and seek a deeper understanding of the history behind these two nations. As borders remain closed, and tension continues between these two neighbors, this is the only path to true reconciliation.


© 2009-2018 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.