Evrensel (10 Nisan 2017)
Ali Karataş, Arap Coğrafyası'nın gündemini Evrensel okurları için derledi.
Arap basınında geçen haftanın en önemli konusu ABD’nin Suriye’ye düzenlediği saldırıydı. Şüphesiz ki bu saldırı, bölgede kağıtları yeniden kardı.
Arap dünyasının tanınmış yazarı Abdulbari Atwan, İdlib’deki kimyasal saldırı ile ilgili olarak ABD’nin tutumunu eleştirdi. Atwan, “ABD yönetimi kararını açıkladı ve ilk dakikalarda Suriye hükümetini kimyasal katliam gerçekleştirmesi gerekçesiyle kınadı. ‘Saldırının planları bu katliamdan önce hazırlandı’ diyen teoriyi doğrulayacak şekilde herhangi bir uluslararası tarafsız soruşturmayı beklemedi” dedi.
Atwan, Amerikan saldırganlığının Irak, Libya ve Yemen’deki Birleşmiş Milletler (BM) kararlarına dayanmayan, sahte ve fabrikasyon bahaneleri hatırlattığına dikkat çekerek, makalesinde, “Burada amaç, savaşın parçaladığı ve zayıf düşürdüğü bir devlet vasıtasıyla ABD’nin büyüklüğünü restore etmek ve yeni seçilen adamı büyük göstermek” dedi.
Atwan’ın bu yorumu, “Suriye ikinci Irak mı olacak?” sorusunu gündeme getirdi.
SİSİ-TRUMP BULUŞMASI
Bölgenin gündeminde yer alan diğer bir konu ise Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi’nin ABD Başkanı Trump ile buluşması oldu.
Buluşmayla ilgili yorumlarda, Mısır’ın İsrail ile 1978’de imzaladığı Camp David anlaşmasından bu yana hiçbir Arap liderin bu şekilde sıcak karşılanmadığına dikkat çekildi.
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Suriye ve müttefiklerinden uzaklaşan ve ABD ile Suudi Arabistan’a yakınlaşan yeni pozisyonuna uygun olarak Daily News Egypt gazetesine yaptığı açıklamada, Suriye’deki durumla ilgili “Biz bunu tersine çevirmek istiyoruz. Ama ABD olmadan bunu yapamayız. Çünkü onsuz herhangi bir çözüm olmaz. Başkalarının yapamadığı şeyleri Trump’ın yapabileceğine inanıyorum” dedi.
AMAÇ ABD’NİN İMAJINI RESTORE ETMEK
Amerika’nın Şayrat askeri havaalanını Tomahawk füzeleri ile vurması bizi şaşırtmadı. Saldırı altı savaş uçağının, pistin ve bir yakıt deposunun tahrip olmasına yol açtı. Saldırı, aralarında 5 çocuğun da olduğu 12 asker ve sivilin ölmesine yol açtı.
İki gün boyunca devam eden Han Şeyhun kimyasal saldırısı merkezli kışkırtmalar da bizi şaşırtmadı. Yeni ABD Başkanı Donald Trump, aralarında askeri seçeneğin de olduğu misilleme seçeneklerini gözden geçirdiğini söyledi. ABD’nin BM Temsilcisi Nikki Haley, “BM, sorumluluğunu yerine getirmekte arka arkaya başarısız olduğunda, devletlerin hayatında kendi önlemlerini almak zorunda kaldıkları zamanlar vardır” dedi.
ABD yönetimi kararını açıkladı ve ilk dakikalarda Suriye hükümetini kimyasal katliam gerçekleştirmesi gerekçesiyle kınadı. “Saldırının planları bu katliamdan önce hazırlandı” diyen teoriyi doğrulayacak şekilde, herhangi bir uluslararası tarafsız soruşturmayı beklemedi.
Amerikan saldırganlığı bize Irak, Libya ve Yemen’deki BM kararlarına dayanmayan fabrikasyon olan sahte bahaneleri hatırlattı.
Burada amaç, savaşın parçaladığı ve zayıf düşürdüğü bir devlet vasıtasıyla “ABD’nin büyüklüğünü restore etmek ve yeni seçilen adamı büyük göstermek”.
Dört tane Arap devletini çökerten, parçalayan; kanlı savaşlar ve terör yuvasına dönüştüren ABD’nin, insanlıktan ve insan haklarından bahsetmesini kabul etmiyoruz. Bu devlet, müttefiklerine para ve silah desteği sağlayarak 1 milyon Iraklının ve 300 bin Suriyelinin katledilmesine yol açtı. Bu devlet insanlıktan söz edecek son devlettir. Kimyasal saldırının karşısında olduğumuzu, bunu kınadığımızı ve “savaş suçu” olarak nitelendirdiğimizi defalarca söyledik. Lakin biz şehitlerin kanlarıyla çok bedel ödediğimiz Amerika’nın Irak ve Libya’daki uydurma ve yalanlarından sonra, uluslararası tarafsız soruşturmalarla somut gerçekleri istiyoruz.
Bu saldırganlık, Arap coğrafyasında bölgesel hatta uluslararası bir savaş ortaya çıkaracak bir kartopuna dönüşebilir. Moskova, lideri Putin’in ağzından bu saldırıyı reddetti. Dışişleri Bakanı Lavrov saldırının daha önce hazırlandığını ve silahlı terörist grupların durumunu güçlendirmek için yapıldığını söyledi. 2003’te yaşananları hatırlattı.
Bu saldırı kağıtları yeniden karacak. Suriye krizini ilk sürecine döndürecek ve tüm barış çabalarını baltalayacak.
SİSİ: ABD YARDIMI OLMADAN BÖLGEDE İSTİKRAR OLMAZ
Başkan Abdulfettah Sisi, Çarşamba günü FoxNews’e verdiği röportajda, Ortadoğu bölgesinin son dört yılda Suriye, Libya ve Mısır’daki aşırı gruplar tarafından istismar edilen iktidar boşluğunun yanı sıra kaostan ve istikrarsızlıktan acı çektiğini söyledi. Sisi, “Bu gruplarla mücadele çok zor, ancak Mısır, Ensar Beyt el-Makdis ile yürüttüğü mücadelede büyük bir ilerleme elde etti” diye ekledi.
BM barış birliklerinin Libya’da bulundurulmasının gerekli olup olmadığı sorulduğunda Sisi, ulusal orduları desteklemeye ihtiyaç olduğunu ve bizzat kendisinin kontrolü ele almak ve istikrarı sağlamak için görevini yerine getirirken Libya ordusunun üzerindeki ambargonun kaldırılmasını talep ettiğini açıkladı. Bölgenin daha fazla istikrarsızlığı göze alamayacağını ve Libya halkının aşırılık yanlılarının boyunduruğu altında bırakılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Ayrıca, Rusya’nın Suriye’deki rolü açısından, “Rusya’nın orada ve bütün bölgede çıkarları vardır. Obama yönetimi tarafından bırakılan boşluk ve onların terörist grupları desteklemeleri dahil olmak üzere son dört yılda çeşitli olaylar meydana geldi ve kaosa neden oldu. Biz bunu tersine çevirmek istiyoruz. Ama ABD olmadan biz bunu yapamayız. Çünkü onsuz herhangi bir çözüm olmaz. Trump iktidarında başkalarının yapamadığı şeyleri onun yapabileceğine inanıyorum” dedi.
Diğer yandan, Körfez ülkelerinin güvenliğinin Mısır’ın güvenliğinin bir parçası olduğunu belirterek Sisi, Körfez ülkeleri ile Mısır’ın ilişkilerinin önemine vurgu yaptı. Sisi, “Mısır ve Arap ülkeleri güvenliği birlikte elde edebilirler” diye ekledi.
KINAMALAR VE DESTEKLER EŞLİĞİNDE ABD SALDIRISI
Amerika Birleşik Devletleri, Cuma günü erken saatlerde Suriye’nin Humus kentindeki askeri hava üssüne saldırı düzenledi. Kremlin bu askeri hareketi kınamasına rağmen Washington, Moskova’nın bu saldırıdan haberli olduğunu söyledi. Saldırıya ülkelerin çoğundan kınamalar geldi. Ayrıca diğer bazı ülkelerden de destek açıklamaları geldi. Altı buçuk yıldır Suriye’nin yaşadığı olaylar zincirine bu gelişmeler de eklendi.
RUSYA’DAN ÖFKE
Moskova ABD saldırısına sert bir tepki verdi. Amerika füze saldırısından sonra Suriye hava sahasında iki ülke uçakları arasındaki hava kazalarını önleme amaçlı Washington’la mevcut anlaşmayı askıya aldığını duyurdu. Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri, 2015 Ekim ayında Suriye hava sahasında iki ülke uçakları arasındaki kazaları önleme amaçlı kısıtlamalar içeren bir protokol anlaşması imzalamışlardı. Rus ordusu da “Suriye hava savunmasını güçlendireceğini” duyurdu.
ÇİN SÜKÛNET ÇAĞRISI YAPTI
Çin “kimyasal silah kullanan herhangi bir ülkeyi” kınayarak, “saldırıdan sonra Suriye’deki durumun daha da kötüye gitmesini önleme” çağırısı yaptı. Öte yandan Ahram gazetesi “Suriye’ye Amerika Darbesi” başlıklı haberinde Mısır’ın, ABD ve Rusya’ya “çatışmayı kontrol altına almak” ve Suriye krizini kapsamlı ve nihai bir çözüme ulaştırmak içim harekete geçmeleri çağrısı yaptığını aktardı.
İRAN: SALDIRI TERÖRE DESTEK
İran Dışişleri Bakanı Sözcüsü Behram Kasımi, saldırının “uluslararası hukukun ihlali ve terörizmin desteklenmesi” anlamına geldiğine vurgu yaparak, Suriye topraklarına yönelik gerçekleştirilen Amerika saldırısını sert bir şekilde kınadı. Sputnik Haber Ajansı, “Bu tür saldırıların Suriye’de diyalogun tıkanmasına neden olduğunun” altını çizen Yunanistan’ın “Suriye’de her türlü askeri saldırının şiddetle karşısında olduğunu ve barışın sağlanması için diyalog çağrısı yaptığını” yazdı. Yine eski Çek Cumhuriyeti Başbakanı Jiri Probik saldırıyı “Suriye egemenliğinin ve uluslararası hukukun ihlali” olarak değerlendirdi.
SUUDİ ARABİSTAN, KATAR VE TÜRKİYE’DEN SALDIRIYA DESTEK
Türkiye, Amerikan füze saldırısının “olumlu” olduğunu söyledi ve “Suriye üzerinde bir uçuşa yasak bölge” oluşturulması çağrısını yeniledi. Aynı şekilde Suudi Arabistan, Katar, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri de saldırıyı desteklediklerini açıkladılar. Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbuh Mansur Hadi de Amerika’nın Suriye’ye yaptığı askeri saldırıyı desteklediğini duyurdu.
Henüz Yorum Yapılmamış.
- G7 DIŞİŞLERİ BAKANLARI TOPLANTISI BAŞLADI Avrupa - AB 11.04.2017
- "ST. PETERSBURG SALDIRGANININ PASAPORTUNU, TÜRKİYE'DEKİ RUSYA KONSOLOSLUĞU VERDİ" Asya - Pasifik 11.04.2017
- G7'DE OLAĞANÜSTÜ SURİYE TOPLANTISI: İTALYA, ABD İLE RUSYA ARASINDA ARABULUCULUK ARAYIŞINDA Asya - Pasifik 11.04.2017
- 'TEHDİTKAR İFADELER, ACI GEÇMİŞE GERİ GÖTÜRÜYOR' Balkanlar 11.04.2017
- TİLLERSON: KİMYASAL SALDIRIYA RUSYA'NIN BAŞARISIZLIĞI YOL AÇTI Asya - Pasifik 11.04.2017
-
25.01.2016
THE ARMENIAN QUESTION - BASIC KNOWLEDGE AND DOCUMENTATION -
12.06.2024
THE TRUTH WILL OUT -
27.03.2023
RADİKAL ERMENİ UNSURLARCA GERÇEKLEŞTİRİLEN MEZALİMLER VE VANDALİZM -
17.03.2023
PATRIOTISM PERVERTED -
23.02.2023
MEN ARE LIKE THAT -
03.02.2023
BAKÜ-TİFLİS-CEYHAN BORU HATTININ YAŞANAN TARİHİ -
16.12.2022
INTERNATIONAL SCHOLARS ON THE EVENTS OF 1915 -
07.12.2022
FAKE PHOTOS AND THE ARMENIAN PROPAGANDA -
07.12.2022
ERMENİ PROPAGANDASI VE SAHTE RESİMLER -
01.01.2022
A Letter From Japan - Strategically Mum: The Silence of the Armenians -
01.01.2022
Japonya'dan Bir Mektup - Stratejik Suskunluk: Ermenilerin Sessizliği -
03.06.2020
Anastas Mikoyan: Confessions of an Armenian Bolshevik -
08.04.2020
Sovyet Sonrası Ukrayna’da Devlet, Toplum ve Siyaset - Değişen Dinamikler, Dönüşen Kimlikler -
12.06.2018
Ermeni Sorunuyla İlgili İngiliz Belgeleri (1912-1923) - British Documents on Armenian Question (1912-1923) -
02.12.2016
Turkish-Russian Academics: A Historical Study on the Caucasus -
01.07.2016
Gürcistan'daki Müslüman Topluluklar: Azınlık Hakları, Kimlik, Siyaset -
10.03.2016
Armenian Diaspora: Diaspora, State and the Imagination of the Republic of Armenia -
24.01.2016
ERMENİ SORUNU - TEMEL BİLGİ VE BELGELER (2. BASKI)
-
AVİM Konferans Salonu 08.05.2026
“GÜNÜMÜZDE DİNİN SİYASET ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: PATRİKHANE ÖRNEĞİ” BAŞLIKLI KONFERANS
