YENİ YILDA EKONOMİK ÖNGÖRÜLER VE SİYASİ YANSIMALARI
Yorum No : 2013 / 5
09.01.2013
Paylaş :
PDF İndir :

Ocak ayı sonunda İsviçre’nin Davos kasabasında geleneksel yıllık toplantısını yapacak olan Dünya Ekonomik Forumu’nda (WEF) ele alınmak üzere yapılan bir çalışmada, 2013 yılında küresel kapsamda en büyük tehlike ve genel istikrara tehdit oluşturabilecek öncelikli beş konu şöyle sıralanmaktadır:

-Gelir dağılımındaki dengesizliğin hem ülkeler hem bölgeler içinde giderek artması, 

-Ülkelerin kamu borçlarındaki artış,

-İklim değişikliği ve önlem alma konusunda gerçekçi uzlaşma sağlanamaması,

-Temiz su kaynaklarının azalması ve yetersizleşmesi,

-Demografik değişim ve yaşlanan nufus,

Türkiye’nin kavşak bölgesinde bulunduğu Avrasya bakımından irdelendiğinde, yukarıdaki konular somut olarak teşhis edilebilmektedir. Avrupa Birliği 2008 yılından bu yana süren krizde, gelir dağılımı dengesizliğine çare bulamamış, örneğin aile gelirleri Yunanistan’da %20, İspanya’da %8, Güney Kıbrıs Rum Yönetiminde %7 azalma göstermiştir. Buna karşılık Almanya, Fransa, Hollanda’da artmıştır. Aynı dengesizlik her ülke içinde de keskinleşmiş ve Fransa örneğinde olduğu gibi dengeleyici vergi uygulaması denemeleri başlamıştır. Benzeri sıkıntıları ve dengesizliği Avrasya coğrafyasının gelişen ekonomilerinde de izlemek mümkündür.

Kamu borçlarındaki artış da en yoğun şekliyle Avrupa Birliği’nin içine girdiği krizle görülmüş ve çözüm yolunun ortak para birliğinin merkezi bir finans sistemiyle kuvvetlendirilmesi olduğu ortaya çıkmıştır. Ancak ne komisyon başkanının radikal değişiklik öngören kapsamlı raporu, ne de konsey başkanının daha sulandırılmış raporu Aralık ayı zirvesinde destek bulmuştur. Avrasya’nın gelişmekte olan ekonomilerinde ise, yatırım fonlarına verilen ağırlığın da etkisiyle daha dengeli bir görünüm sağlanabilmiştir.
İklim değişikliği tehdidi küreseldir ve hiçbir ülkenin bundan kaçış yolu yoktur. Avrasya coğrafyasının doğu ve güneyinin esasen daha sert iklim koşullarına tabi olduğu göz önünde bulundurulduğunda, etkilenmesinin daha nisbi olabileceğini söylemek mümkündür.
Su kaynaklarının azalması Türkiye’yi özellikle yakından ilgilendiren bir konudur. Türkiye su zengini bir ülke değildir. Su havzaları ve kaynakları dengeli dağılmamıştır. Doğu Anadolu sınır aşan nehirleri ile doğu ve güney komşularının başlıca temiz su kaynağıdır. Azalan ve kıymetlenen bu metanın dağılımı ve paylaşımı geleceğin en önemli konularından olmaya adaydır. Aynı durum orta asya cumhuriyetleri bakımından da geçerlidir.

Nufusun yaşlanması, genç nufus oranının düşmesi daha ziyade gelişmiş ekonomilerin sorunu olarak algılansa, bu konuda Avrupa Birliği’nden örnekler verilse de, demografik değişim daha yaygın bir vakıa olarak ortaya çıkmaktadır. Rusya’da olduğu kadar Ermenistan’da da gözlenen bu gelişme ekonomik gelişme potansiyeli ve siyasi güç ile de yakından bağlantılı olmaktadır.

2013 yılında gündemin öncelikli konularını oluşturması öngörülen bu konular, bir yandan Asya’ya, Pasifik’e kayan ekonomik hareketliliğin bazı gerekçelerine ışık tutarken, olası ihtilaf ve istikrarsızlık nedenlerini düşünmeye de yardımcı olmaktadır.


© 2009-2018 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.