PROTOKOLLERİN ERMENİSTAN MECLİSİ GÜNDEMİNDEN ÇIKARILMASI
Yorum No : 2015 / 14
16.02.2015
Paylaş :
PDF İndir :

E. Büyükelçi Ömer Engin LÜTEM 

AVİM Danışmanı

17.02.2015

 

Başkan Sarkisyan Ermenistan Meclisi Başkanı Sahakyan’a gönderdiği bir mektupla 10 Ekim 2009 tarihinde Zürih’te imzalanan Türkiye- Ermenistan Protokollerini Meclis’ten geri çektiğini bildirmiş, buna gerekçe olarak da Türkiye’nin siyasi irade eksikliğini, Protokollerin sözüne ve ruhuna aykırı hareket etmesini, devamlı önkoşullar ileri sürmesini ve ayrıca “Ermeni soykırımının” 100. yılında 'inkâr politikasının' ivme kazanmasını göstermiştir.

 

Bilindiği gibi Türkiye ve Ermenistan arasında diplomatik ilişkiler kurulması ve işbirliği yapılması amacıyla imzalanan Protokollerin onaylanmasını ve dolayısıyla uygulanmasını Türkiye Karabağ sorununda olumlu gelişmeler olmasına bağlanınca, Ermenistan buna karşı çıkmış, Protokollerin önkoşul olmadan uygulanmaya konmasında ısrar etmiş, bu konuda ABD ve AB’nin desteğini kazanmış, Türkiye tutumunu değiştiremeyince de, 2010 yılında Protokolleri Meclis'in haftalık gündeminden çekmişti. Ancak protokoller görüşülmese dahi, Meclis gündeminde yer almaya devam etmişti. Şimdi yapılan, Protokolleri Meclis gündeminden tamamen çıkarılmasıdır. Burada dikkat edilecek husus Protokollerin reddedilmemiş olduğu, istenilen koşullar sağlandığı takdirde yeniden Meclis’e gönderilebileceğidir.  Bu açıdan bakıldığında Başkan Sarkisyan’ın Protokolleri Meclis’ten geri çekmesinin, kamuoyunu etkilemek dışında, fazla bir anlamı yoktur.

 

Cumhurbaşkanı Sarkisyan neden böyle hareket etmiştir? Gerekçe olarak gösterdiği, yukarıda değindiğimiz Türkiye’den yakınmaları yeni değildir. O zaman Protokolleri şimdi Meclis'ten geri çekilmesinin başka nedenleri olsa gerektir.

 

Son günlerde Ermenistan’da en önemli olay, ülkenin ikinci partisi olan Müreffeh Ermenistan Partisi ve özellikle bu partinin başkanı Tsarukyan ile Sarkisyan arasında gitgide derinleştiği görülen,  sokak gösterileri yapılması noktasına kadar gelen ve ciddi bir bunalıma dönüşme olasılığı bulunan anlaşmazlıktır. Sarkisyan Protokolleri Meclis’ten çekmekle kamuoyunda kendi lehine bir puan kazanmak istemiş olabilir.

 

Sarkisyan ve hükümetinin, açıkça söylenmemekle beraber,  Rusya ile sorunları olduğu anlaşılmaktadır. Bu sorunlar arasında Ermenistan’ın Avrasya Ekonomik Birliğine katılmakla beraber halen Avrupa Birliği ve NATO ile ilişkilerini geliştirmeye çalışması,  Rusya’nın Azerbaycan’a silah satmaya devam etmesi,  Ermenistan ekonomisinde bir çok sektörde Rus şirketlerinin hâkim durumda olması ve son olarak da Gümrü’deki Rus üssünde görevli bir Rus askerinin bir Ermeni aileyi öldürmesi olayının ülkede yarattığı Rusya aleyhindeki havaya Ermenistan hükümetinin karşı çıkmaması sayılabilir.  Rusya ile yakın ilişkiler içinde olduğu bilinen Tsarukyan  Cumhurbaşkanlığı için  alternatif olabilir.

 

Sarkisyan herhalde böyle bir olasılığı dikkate alarak, temelde Rusya’ya karşı olan Taşnakların hükümete katılmasını sağlayarak durumunu güçlendirmek istemiş olabilir. Taşnaklar 1998 yılında Robert Koçaryan’ın cumhurbaşkanı seçilmeyle hükümete girmişler ve 2009’da Türkiye- Ermenistan Protokollerinin imzalanmasını protesto ederek hükümetten ayrılmışlardır.  Tekrar hükümete girebilmek için de Protokollerin reddedilmesini şart koşmuşlardır. Protokollerin reddedilmesinin ABD, AB ve hatta Rusya tarafından iyi karşılanmayacağının bilincinde olan Sarkisyan ise bunu yapamamış ve Protokolleri Meclis’ten çekmek yoluyla bir yarım adım atarak Taşnakları tatmin etmeye çalışmıştır. Taşnak Partisi’nden Giro Manoyan, Sarkisyan’ın bu kararını olumlu ancak yetersiz bir adım olarak değerlendirmiş, protokollerin reddedilmesi gerektiğini bildirmiştir.


© 2009-2018 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.