ERMENİ İDDİALARI KARŞISINDA FRANSA NEREDE DURUYOR?
Yorum No : 2015 / 5
19.01.2015
Paylaş :
PDF İndir :

AVIM

20.01.2015

 

12 Ocak 2015’te, Fransa’nın ABD büyükelçisi Gerard Araud, Andrea Mitchell’in MSNBC’de sunduğu ve Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo’ya yapılan saldırı sonrası Fransa’nın karşı karşıya kaldığı istihbarat risklerinin tartışıldığı  “Andrea Mitchell Bildiriyor” adlı programa konuk olmuş ve “Ermeni soykırımının inkarını” yasaklayan yasanın Fransa’daki ifade özgürlüğü geleneği ile bağdaşabilirliği hakkındaki soruyu yanıtlarken aşağıdaki sözleri sarf etmiştir: 

                “Aslında, Ermeni soykırımının inkârı hususunda herhangi bir yasa yok. Sadece Holokost’un inkârı konusunda bir yasa var çünkü o bir görüş değil. Holokost olmuştur. Bu yüzden, Holokost’un gerçekleşmediğine dair bir fikir belirtemezsiniz, o gerçektir…”

Büyükelçi Araud’un bu cevabı, ABD ve Fransa’daki Ermeni diasporasının Ermeni Devrimci Federasyonu-Taşnaksutyun (1975-1985 yılları arasında Türk diplomatlara gerçekleştirilen terörist saldırıların organizatörlerinden biri) ve onun lobi örgütü olan Amerika Ermeni Ulusal Komitesi (AEKK) etkisi altında bulunan bir kısmında galeyana yol açmıştır. AEKK baskısı sonucu, AEKK’nın 15 Ocak 2015 tarihli basın bülteninde, Büyükelçi Araud’un Fransa’nın 1915 olaylarını soykırım olarak tanınmasını doğru bulduğunu ve buna kendisinin de inandığını belirttiği bir açıklaması yayınlanmıştır. Bu bültende, Büyükelçi Araud açıklamasının “Ermeni soykırımının haklı gösterecek şekilde yanlış yorumlandığını” da ifade etmiştir. Büyükelçi Araud, dikkat çekecek derecede mahçup bir tavırla verdiği mesajında, Ermeni Soykırımının gerçekliğine olan inancını ilan etmiştir. Anlayış için yakarırcasına, çocukluğunu canlı bir Ermeni toplumuna ev sahipliği yapan Marsilya’da geçirdiğini ve birçok Ermeni arkadaşı olduğunu da eklemeyi unutmamıştır.

Büyükelçi Araud’un söyleminde gerçekleşen bu değişimin ve mahcup tonun onaylanması mümkün değildir. Bunun yanında, bu değişim ve mahcubiyetin Ermeni lobi gruplarının etkinliği hakkında duyduğu endişeden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu durum, bazı ülkelerdeki Ermeni lobilerinin, o ülkelerdeki siyasetçi ve devlet adamlarını ‘hizaya sokacak’ kadar müessir olduklarına bir kanıttır. Ancak, adil bir dünya cesur aydınlar, politikacılar ve devlet memurları ve bunların yersiz baskı ve dayatmalara dayanma kararlılıkları sayesinde mümkün olacaktır.  

Fransa’nın ‘Ermeni soykırımı’ yasasına gelirsek, Edmund Burke‘ün “"kötü yasalar, tiranlığın en korkunç biçimidir” ve Büyükelçi Araud’un vatandaşı olan Montesquieu’nun “yasaların gölgesinde ve adalet adına yürütülen bir tiranlıktan daha kötüsü yoktur’ sözlerini hatırlatmak isteriz.


© 2009-2018 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.