ÇİPRAS, WEBER’İN AVRUPA KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA KARŞI
Yorum No : 2019 / 36
28.03.2019
Paylaş :
PDF İndir :

Bir süredir Weber’in Avrupa Komisyonu Başkanı olmasının muhtemel tehlikelerini çeşitli yorumlarla kalem almaktayız. Bilhassa Türkiye karşıtı açıklamaları ve Türkiye karşıtlığı üzerinden yürüttüğü seçim propagandası rahatsız edici boyutlara varmıştır. Ancak Weber’in Avrupa Birliği için doğru bir isim olmadığını düşünen yalnız Türkiye değildir. Yunanistan Başbakanı Alexis Tsipras (Çipras) da Manfred Weber’in Avrupa Komisyonu Başkanı olması durumunun Avrupa Birliği için felaketle sonuçlanacağı görüşünü savunmaktadır. 

23-26 Mayıs 2019 tarihlerinde Avrupa Parlamentosu (AP) ve Avrupa Komisyonu Başkanlığı seçimi yapılacaktır. Söz konusu seçimler, Avrupa Birliği’nin mevcut sosyo-politik yapısı göz önünde bulundurulduğunda, yalnız Kıta Avrupası için değil küresel düzeyde de ırkçılık ve yabancı düşmanlığı eğilimine yön verecek muhtemel sonuçları ile endişe verici olarak değerlendirilmektedir. Mayıs 2019’dan sonrası için kurgulanan muhtemel senaryolar ise şu şekildedir[1]:

  1.  Sarı Yelekliler AP seçimleri için “bilinmeyen değişken” olarak değerlendirilmektedir. Bu da Sarı Yelekliler’e yakın siyasi partilerin “yükselen yıldız” olma ihtimalini kuvvetlendirmektedir. Ayrıca yükselişteki diğer partiler, İspanya’nın sağ partisi VOX, Polonya’nın aşırı sağ partisi KUKIZ’15’in Parlamento’da ciddi bir sandalye sayısı olabileceği tahmin edilmektedir[2].
  2. 2008 küresel ekonomik krizinden sonra Avrupalı’nın oylarında büyük bir kayma yaşandığı ifade edilmektedir. Avrupa Borç Krizi ve Avrupa’da yaşanan göç krizi, oyların hangi doğrultuda kullanılacağını tahmin etmeyi güç kılmaktadır. İspanya’da Aralık 2018’de Endülüs seçimlerinde sağ parti VOX’un ön plana çıkması “tahmin edilemezlik” durumuna bir örnek oluşturmaktadır. Popülist sağ parti VOX, ilk defa %5’in altındayken %10’un üzerinde oy alarak özerk siyasi bölge parlamentosuna girmeye hak kazanmıştır. Göçmen karşıtı parti, 109 sandalyeli bölge parlamentosunda 12 sandalye kazanmıştır.[3]Bu öngörülen bir sonuç değildir. Avrupa’daki siyasetin kaygan zemini tahminleri güçleştirmektedir.[4]
  3. AB muhalifi Avrupa Özgürlük ve Doğrudan Demokrasi Grubu (EFDD – Europe of Freedom and Direct Democracy Group) hem Brexit hem de AP seçimleri dolayısıyla ayrışma göstermektedir. Bunun sebebi, milletvekillerinin en az yedi farklı ülkede bulunması ve hepsinin bir araya gelememesidir. Avrupa Parlamentosu’nda grup oluşturabilmek için yasal olarak bütün milletvekillerinin bir araya gelmeleri gerekmektedir.[5]Bu durum EFDD açısından belirsizlik yaratmaktadır.[6]
  4. Bir diğer senaryo da, AP seçimlerine kadar Brexit’in gerçekleşip gerçekleşmeyeceğidir. Brexit seçimlerden sonra gerçekleşirse İngiliz seçmen artık temsil edilmeyeceği bir Parlamento seçimleri için oy kullanmış olacaktır. Bu da başka karmaşık bir durumdur.[7]

Bu senaryolar arasında Türkiye’yi ve Avrupa’da bulunan yabancıları ilgilendiren ve endişelendiren durum, “öngörülemezlik” içinde ırkçı ve göçmen karşıtı partilerin oylarını ciddi anlamda artırmaları ve muhtemel yabancı düşmanlığı söylemlerini güçlendirecek bir dizi açıklamanın gelme ihtimalidir. Yunanistan Başbakanı sol parti Syriza’nın lideri Alexis Çipras, aşırı sağ lider Bavyeralı Weber’in Avrupa Komisyonu Başkanı olmasının önüne geçilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Çipras, Weber’in Komisyon Başkanı olması durumunda sağ ve aşırı partilerin daha da güçlenmesinin Avrupa’daki ırkçı hareketleri cesaretlendireceğini ve bunun muhtemel sonucunun “felaket” olacağını belirtmiştir.[8]Weber, İtalya’daki Salvini gibi yükselen sesler için köprü vazifesi göreceğini söylemekte sakınca görmemiştir. Avrupa’daki belirsizlik tablosu şaşırtıcı sonuçlar sunarken, Avrupa Halk Partisi'nin (EPP – European People’s Party) Macaristan Başbakanı Orban’ın partisi Fidesz’i ihraç etme girişimine rağmen seçimlerde Weber’e destek sağlayacak olması bir başka beklenmedik gelişmedir. Yine de EPP içinde yer alan Yunan Yeni Demokrasi Partisi (New Democracy) farklı görüşte olduğunu ifade etmektedir. 

Yeni Demokrasi Partisi’nin AB ve Uluslararası İlişkiler Danışmanı Yannis Smyrlis, Orban’ın ifadelerinin EPP’nin merkez sağ değerleri ve prensipleri ile uyumlu olmadığını söylese de[9], Weber’in aşırı sağ ve ırkçı söylemleri de Avrupa değerleri ile bağdaşmamaktadır ve Avrupa Komisyonu Başkanı olması durumunda AB değerlerinin zarar göreceği ortadadır.

 

 

 

 

[1]“Four Scenarios for the European Election”, Europe Elects, 30 Ocak 2019, https://europeelects.eu/2019/01/30/four-scenarios-for-the-european-election/

[2]“Four Scenarios for the European Election”, Europe Elects, 30 Ocak 2019, https://europeelects.eu/2019/01/30/four-scenarios-for-the-european-election/

[3]“Sağ Popülistler Endülüs Parlamentosu’nda”, Deutsche Welle, 3 Aralık 2018, https://www.dw.com/tr/sağ-popülistler-endülüs-parlamentosunda/a-46548048

[4]“Four Scenarios for the European Election”, Europe Elects, 30 Ocak 2019, https://europeelects.eu/2019/01/30/four-scenarios-for-the-european-election/

[6]“Four Scenarios for the European Election”, Europe Elects, 30 Ocak 2019, https://europeelects.eu/2019/01/30/four-scenarios-for-the-european-election/

[7]“Four Scenarios for the European Election”, Europe Elects, 30 Ocak 2019, https://europeelects.eu/2019/01/30/four-scenarios-for-the-european-election/

[8]“Tsipras: EU ‘Disaster’ if ultra-right Weber is Next Commisioner Chief”, Euractiv, 22 Mart 2019, https://www.euractiv.com/section/politics/news/tsipras-eu-disaster-if-ultra-right-weber-is-next-commission-chief/

[9]“Tsipras: EU ‘Disaster’ if ultra-right Weber is Next Commisioner Chief”, Euractiv, 22 Mart 2019, https://www.euractiv.com/section/politics/news/tsipras-eu-disaster-if-ultra-right-weber-is-next-commission-chief/

 


© 2009-2018 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.