AVRUPA’NIN YUMUŞAK KARNI: BALKANLAR
Yorum No : 2012 / 56
06.11.2012
Paylaş :
PDF İndir :

Balkanlar adını Balkan dağlarından alan, Avrupa’nın güneydoğusunda bir alt bölgeyi akla getirir. Ülkeler itibarıyla, dağılan eski Yugoslavya’yı oluşturan Slovenya, Hırvatistan, Bosna Hersek, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Makedonya’nın yanı sıra Arnavutluk, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya ve Türkiye’yi kapsar. Bölge batıdan doğuya, Katolik, Ortodoks ve Müslüman nüfusu barındırır. Katolik nüfusa sahip iki ülkeden Slovenya Balkanlara aidiyeti benimsemez ve kendini batı Avrupa ile özdeşleştirir. Hırvatistan da Batı ile ortak değerlere sahip olduğunu vurgulamaya özen göstermekle beraber konumu itibarıyla Balkan bağlantılarından kendisini soyutlayamayacağının bilincindedir. Eski Yugoslavya’nın dağılmasında ön çeken Slovenya bağımsızlığının ardından Avrupa Birliği’ne ivedilikle kabul edilmiştir. Hırvatistan’ın da 2013 Temmuz’unda üyeliğe kabulü takvime bağlanmıştır. Avrupa Birliği, Avrupa’da barış ve istikrarın yerleştirilmesinde ve sürdürülmesinde Balkanların yerinin ve öneminin tarihi bilinci içinde, genişlemenin Balkan ülkelerini ivedilikle kapsaması gereğini Bosna Savaşı’ndan bu yana daha iyi fark etmiştir. Bosna Savaşı, ABD’nin doğrudan müdahalesine duyulan gereksinme ile, Avrupa Birliği’nin kendi coğrafyasındaki Balkanlara düzen getirebilmedeki zafiyetini de ortaya koymuş ve Balkanlardaki genişleme hızının artırılmasına yol açmıştır. AB genişlemesi coğrafi ilkelerden saparak, henüz hazır olmadıkları bilinmesine rağmen, Bulgaristan ve Romanya’ya öncelik tanımıştır. Burada bir saik de kuşkusuz, AB’nin doğu sınırlarının bir an önce Türkiye’nin dışarıda bırakılarak sabitleştirilmesi arzusu olmuştur. Bu şekilde Türkiye Balkanların da dışında bırakılmış olmaktadır. Bu anlayış herhalde Türkiye’nin Balkanlara aidiyeti hakkında şüphe duymayan ve Balkanlardaki yerini önemseyen diğer Balkan ülkeleri bakımından da AB’nin niyetleri ve hedefleri konusunda soru işaretlerine yol açmıştır. AB’nin Balkan mühendisliği arzulanan sonuçları henüz vermemiştir. AB Bulgaristan ve Romanya’da karşılaşılan güçlüklerin üstesinden gelmeye çalışırken, Birlik’in içine girdiği küresel kriz ve kendi bütünlüğünü sağlama ihtiyacı, genişleme sözü verdiği diğer ülkeler bakımından cesaret kırıcı olmuştur. Sırbistan, Bosna Hersek ve diğerlerinde cereyan eden gelişmeler teşvik edilen yönde olmamıştır. Bu durumda düzeni sürdürme sorumluluğunu gene ABD’nin üstlendiği görülmektedir. ABD Başkanlık Seçimleri’nin gölgesinde, fazla dikkat çekmeyen bir şekilde, ABD Dışişleri Bakanı bölgeye kapsamlı bir ziyaret gerçekleştirmiştir. AVİM bülteninde yayınlanan Dr. E. Türbedar’ın yazısında da irdelendiği üzere, 29 Ekim’de başlayan ABD Dışişleri Bakanı’nın gezisi Bosna Hersek, Sırbistan, Kosova, Arnavutluk ve Hırvatistan’ı kapsamış, temasların bir bölümüne AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi de katılmıştır.




Henüz Yorum Yapılmamış.