AVRUPA’DA GEÇTİĞİMİZ HAFTA (4 EYLÜL – 10 EYLÜL 2017)
Yorum No : 2017 / 65
11.09.2017
Paylaş :
PDF İndir :

Geçtiğimiz hafta Avrupa’nın öne çıkan konuları arasında Brexit, Kıbrıs, yabancı düşmanlığı, Almanya seçimleri, mültecilere kota kararı, İspanya’da bölünme endişesi, Türkiye’nin AB üyeliği tartışmaları dikkat çekicidir.

 

Avrupa Birliği

Yunanistan’ı ziyaret eden Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Yunan Başbakan Aleksis Çipras’ın konuğu oldu.

Macron, “Gerçeği söylemek gerekirse, IMF’nin varlığı aslında AB kurumları ve üye ülkeler arasındaki güvensizliğin bir emaresi olarak görülebilir. Ama IMF var ve önemli organizasyon fakat ana rolü Avrupa meselelerine müdahale etmek olmamalı” diye konuştu.

Yunan Başbakan Çipras da Macron’u destekleyerek, ileride oluşabilecek mali sorunları çözmek için dış kaynaklara başvurmak yerine Avrupa’nın kendi kurumlarını oluşturması gerektiğini savundu.

Yunan lider, önümüzdeki yıl kurtarma programından çıkmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi.

 

Brexit

İrlanda Dışişleri Bakanı Simon Coveney Brüksel’de Avrupa Komisyonu adına Brexit müzakerelerini yürüten Michel Barnier ile biraraya geldi. Brexit müzakerelerinde temel konularda somut ilerleme kaydedilememesi İrlanda’yı endişelendiriyor.

“Birleşmiş Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılma kararı, İrlanda ve adanın kalkınması üzerinde potansiyel ve olağandışı olumsuz etkilere sahip. Bu sebepten dolayı, Brexit tartışmaları bağlamında yapılan görüşmelerin ilk aşamasında, İrlanda, ticaret ve ilişkilerin geleceği gibi daha geniş konuları masaya yatırmadan önce ilerleme kaydedilmesi gereken üç temel konulardan biri.”

İki İrlanda arasında uygulanacak herhangi bir sınırın ayrılıkçı İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu’nun (IRA) silahlı eylemlerinin hedefi haline gelmesinden endişe ediliyor.

Avrupa Parlamentosu’nda vatandaşlık hakları tartışılırken İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasını istemeyen onlarca kişi Brüksel’de Avrupa kurumları önünde eylem yaptı. Göstericiler Brexit müzakerelerinin durdurulmasını ve vatandaşlık haklarının korunmasını talep ediyor.

İngiltere’de yaklaşık 3 milyon 200 bin Avrupa Birliği vatandaşı yaşıyor.

İngiltere’de Londra yönetiminin Brexit sonrası planları basına sızdı. The Guardian gazetesinin eriştiği belgelere göre Theresa May hükümetinin Brexit’in ardından Avrupa Birliği’nden gelecek kalifiye olmayan işçi sayısında kesintiye gideceği ortaya çıktı. Hükümet belgeler hakkında henüz bir açıklama yapmadı. 

Geçtiğimiz Mart’ta Avrupa Birliği’nden ayrılma kararını resmileştiren İngiltere’nin iki yıl içinde ortak pazardan çıkması bekleniyor.

 

Kıbrıs

Rum Hükümeti Sözcüsü Nikos Hristodulidis, “Kıbrıs sorununun çözümünü amaçlayan müzakereler yapılmadığı sürece, Kıbrıslı Türklerin AB müktesebatıyla uyumuyla ilgili olan ad hoc komitenin de çalışmaya devam etmesinin mümkün olmadığını” ileri sürdü.

Alithia gazetesinin “Kıbrıslı Türklerin AB Müktesebatıyla Uyumuna Son – Ad Hoc Komitenin Dondurulması” başlığıyla yayımladığı habere göre, “Avrupa Komisyonu’nun Rum Yönetimi’nin bu yaklaşımını tamamen paylaştığını” iddia eden Hristodulidis, “müzakere masasına dönmesi için bunun Kıbrıs Türk tarafına yönelik bir teşvik olduğunu” da öne sürdü.

 

Yabancı Düşmanlığı

Hollanda'da, aşırı sağcı "ID Verzet" Hareketi mensubu bir grup, ülkenin başkenti Amsterdam'da İslami eğitim veren liseye İslamofobik ve ırkçı ifadelerin bulunduğu pankart astı. Eylemi ID Verzet, Amsterdam İslam Eğitim Vakfı (AİEV)üstlendi. AİEV, Cornelius Haga Lisesi'ne astığı İslamofobik ve ırkçı ifadelerinin yer aldığı pankartı ve eylemcilerin fotoğrafını sosyal medyadan paylaştı.

Amsterdam'da 2011 yılında lise düzeyinde İslam okulu açmak için başvuru yapan AİEV'e izin verilmemişti. Danıştay geçen ay, AİEV vakfına ait Cornelius Haga Lisesi için Eğitim Bakanlığının izin vermesi ve finansman sağlaması yönünde karar almıştı.

 

Almanya Seçimleri

Alman hükümet sözcüsü Steffen Seibert, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğine hazır olmadığını ve halihazırda fiilen durmuş durumda bulunan katılım müzakereleri konusunun Ekim ayındaki liderler zirvesinde ele alınacağını söyledi.

Weber “Türkiye AB’den hızla uzaklaşıyor, Türk hükümeti ise çoktan ortak değerlere veda etmiş durumda. Hukuk devletinin Türk hükümeti tarafından tasfiyesi kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Şimdiye dek AB üyesi 28 ülkeden sadece Avusturya açık bir biçimde Türkiye ile üyelik müzakerelerinin kesilmesi gerektiğini savunuyor. Müzakerelerin kesilmesi için AB’den oybirliği ile karar çıkması gerekiyor.

Bir sonraki AB Zirvesi’nin 19 ve 20 Ekim’de Brüksel’de yapılması öngörülüyor.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Almanya Başbakanı Merkel’in Türkiye’ye yönelik yaptığı açıklamalara tepki göstererek, ‘Almanya’nın bu çizgiye gelmemesi lazımdı. Türkiye ile Almanya’nın ilişilerinin iyi olması iki tarafın yararınadır. İşte popülizmin gözü kör olsun. Umarım tevessül ettikleri yoldan dönerler’ dedi.

Çavuşoğlu ayrıca, “Türkiye ile AB ve Almanya arasındaki ilişkilerin iyi olması herkesin yararınadır. Kötü olması iki tarafın da zararına. Biz bu bilinçle hareket ediyoruz, Almanya da bu bilinç de olmalı. Türkiye ile ilgili bir fasıl açılsa Almanya’ya ne faydası var? Açılmasa ne faydası var? Popülizmin gözü kör olsun. Avrupa’daki seçimlere bakıldığında varolan sorunları çözmek yerine popülizme kayıyorlar. Birbirleriyle yarış ediyorlar.” dedi.

 

Mültecilere Kota Kararı

Avrupa Adalet Divanı, Avrupa Birliği’nin 2015 yılında aldığı zorunlu kota sistemi kararının hukuka uygun olduğuna hükmetti. Macaristan ve Slovakya kota sisteminin iptali için başvuruda bulunmuştu. Avrupa Komisyonu’nun göçten sorumlu üyesi Dimitris Avramopoulos kararın zafer anlamına gelmediğini söyledi: “Avrupa Komisyonu için bu karar zafer anlamına gelmiyor. Bölgedeki ortaklarımızla yeni tartışma ortamı yaratmak için elimize yeni bir araç daha geçmiş bulunuyor. Sonuç itibari ile ortak bir zeminde buluşacağımıza inanıyoruz.” 

Sığınmacı almak istemeyen Avrupa Birliği ülkeleri yüksek para cezasına çarptırılabilecek.

Türkiye ile Almanya'nın da aralarında olduğu bazı Avrupa Birliği ülkeleri arasındaki siyasi gerilimler özellikle Yunanistan'da mülteci anlaşmasının tehlikede olduğu yönünde korkuya neden olmuştu.

Buna karşılık AB ülkelerinin de Türkiye'den geri gönderilen her Suriyeli'ye karşılık bir Suriyeli mülteciyi kabul etmesi öngörülüyor. Avramopoulos, şimdiye kadar söz konusu uygulamayla yaklaşık 8 bin 800 mültecinin yeniden yerleştirildiğini söyledi.

 

İspanya’da Bölünme Endişesi

İspanya hükümeti, 6-7 Eylül’de toplanmayı kararlaştıran Katalonya Özerk Yönetim Meclisi’nin, almayı planladığı 1 Ekim’de bağımsızlık referandumuna gidilmesi kararını engellemek için hazırlıklarını yaptığını açıkladı.

Katalonya Özerk Yönetim Hükümeti kaynakları, oturumlarda ‘İspanya’dan kopma yasası’ olarak adlandırılan ‘Cumhuriyetin Kuruluşu ve Hukuki Geçiş Yasası’ ile 1 Ekim’deki bağımsızlık referandumu kararının resmi olarak alınmasını sağlayacak ‘Referandum Yasası’nın’ kabul edileceğini duyurdu ve 8 Eylül’de de Katalonya parlamentosu, bağımsızlık yanlısı girişimleri kapsamında "İspanya'dan kopma yasası" olarak adlandırılan "Cumhuriyetin Kuruluşu ve Hukuki Geçiş Yasası"nı kabul etti.

Katalonya hükümeti bağımsızlık referandumundan vazgeçmiyor

Öte yandan, Katalonya özerk yönetimi hükümeti kaynakları, Anayasa Mahkemesinin kararıyla resmi olarak askıya alınmasına rağmen 1 Ekim'de bağımsızlık referandumu hazırlıklarına devam edileceğini duyurdu.

Katalan televizyonu TV8'e değerlendirmelerde bulunan Katalonya Özerk Yönetimi Başkanı Carles Puigdemont, "Bizim anladığımız türden bir demokrasiyi yaşamıyoruz. Hiçbir mahkeme, kurum veya Bakanlar Kurulu, Katalonya'da demokrasiyi askıya alamaz." dedi.

 

Türkiye’nin AB Üyeliği Tartışmaları

Türkiye'nin AB ile müzakerelerini ekim ayında AB'nin gündemine getireceğini söyleyen Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye'nin üyeliğinin hiçbir zaman taraftarı olmadığını ifade etti.

Almanya'da Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Meclis Grup Başkanı Volker Kauder de Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik müzakerelerinin tamamen durdurulmasının doğuracağı sonuçlara karşı uyarıda bulunarak alternatif bir öneride bulundu. Schwäbische Zeitung'a konuşan Kauder, "Ben şahsen Türkiye'ye insan hakları, inanç özgürlüğü ve hukuk devleti faslını müzakere etmeyi önerirdim" ifadelerini kullandı.

Buna karşın, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin karşı karşıya kaldığı birçok krizde önemli bir ortağı olduğunu ve bu yüzden görüşmelerin devam ettirilmesi gerektiğini söyledi.

Macron Kathimerini'ye verdiği mülakatta Türkiye ile AB arasında Mart 2016'da imzalanan mülteci anlaşmasının da düzenli işleyip, sonuç ortaya koyduğunu belirtti.

 

 




Henüz Yorum Yapılmamış.