JUSTIN MCCARTHY’NİN “TÜRKLER VE ERMENİLER: MİLLİYETÇİLİK VE OSMANLI İMPARATORLUĞUNDA ÇATIŞMA” KİTABININ BÖLÜM BÖLÜM ÖZET VE ANALİZLERİ - 2
Analiz No : 2015 / 23
Yazar : Ekin GÜNAYSU
28.10.2015
Paylaş :
PDF İndir :

İkinci Bölüm: Erken Tarih

“Erken Tarih” başlıklı ikinci bölümde, Prof. McCarthy, Ermenilerin, Türklerin ve Kürtlerin kökenleri üzerine yoğunlaşarak, Anadolu’daki etnik çeşitliliği detaylı bir şekilde ele almaktadır. Bu bölümü çekici kılan noktalardan bir tanesi, söz konusu gruplar arasındaki ekonomik, sosyal, siyasi ve dini ilişkileri detaylı bir şekilde değerlendiren McCarthy’nin, tarihi süreçleri net ve kolay anlaşılır bir biçimde okuyucuya sunması ve böylelikle yazının içeriğini, okuyucunun konu hakkında bilgisi olsun olmasın, herkes için ilginç kılmasıdır. 

19. Yüzyılda Ermeni kimliği ağırlıklı olarak Ermeni Apostolik Kilisesine bağlı olarak şekillendiğinden, bu bölümde üzerinde durulan en önemli noktalardan bir tanesi kuşkusuz dindir. Öyle ki, Prof. McCarthy etkin bir şekilde Avrupalı, Amerikalı ve Rus grupların Ermenilere, Müslümanlara sunulmayan belli sosyal ve ekonomik destekler sağlamalarında Hıristiyanlığın ortak bir zemin oluşturduğunu belirtmektedir.

Yazar, söz konusu hiçbir gruba gereğinden fazla odaklanmayarak, tarafsız bir şekilde Ermeniler, Türkler ve Kürtler arasındaki çok yönlü ilişkileri, bu ilişkilerin oluşmasında rol oynayan bütün öğelerle birlikte ele almaktadır. Bu bağlamda, McCarthy, bazı Kürt aşiretlerinin Ermeni devrimcilerin Osmanlı’nın Doğusuna silah kaçırmalarına yardım ederken, bazı Ermeni devrimcilerin de Kürt aşiretlerine saldırdıklarını belirterek, bölgede yaşayan farklı etnik gruplar arasındaki karmaşık ilişkileri vurgulamıştır. Bununla birlikte, Prof. McCarthy’nin bu bölümde en ön plana çıkan yorumu, 19. Yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğu’nun devlet gücü daha geniş bir alana yayılırken, sadece Ermenilerin değil, özellikle coğrafi koşullar, Kürt baskınları ve Rus saldırılarından ötürü, Doğu Anadolu’da yaşayan Türklerin ve Kürtlerin de acılar yaşadığıdır.  Ayrıca bu bölümde birçok kez, Doğu Anadolu’da ne Türkler’in Ermeniler’den, ne de Ermeniler’in Türkler’den daha iyi durumda olduğu, iki grubun da hayatlarını çok zor koşullarda sürdürdükleri belirtilmiştir.  

Yazarın üzerinde durduğu bir diğer temel nokta ise Rusya’nın sıcak denizlere inme politikası çerçevesinde Türkiye’deki etnik gruplar arasındaki ilişkilerin yeniden şekillenmesidir. Prof. McCarthy, Doğu Anadolu’nun Ruslar tarafından 1828’de işgali sırasında Ermenilerin Ruslarla işbirliği yapmasını detaylı olarak ele almakla kalmamış, aynı zamanda Rus istilasının bir sonucu olarak “yüzyıllar boyu birlikte yaşamış gruplar arasında düşmanlık ve kuşkunun” oluştuğunun altını çizmiş, dolayısıyla da Rusya’nın uyguladığı böl ve yönet politikasının etkilerini de belirtmiştir.

Prof. McCarthy, yaygın olarak kabul edilen Osmanlı döneminde sadece Ermenilerin acılar yaşadığı görüşünü, somut tarihsel olaylardan alıntılar yaparak ve Ermeniler, Türkler ve Kürtler arasındaki ilişkileri tüm boyutlarıyla ortaya koyarak, inandırıcı bir şekilde çürütmektedir. Bu nedenle, yazarın süregelen Ermeni suçlamalarına karşı eleştirilerini ve karşı tezlerini kaleme aldığı Türkler ve Ermeniler: Milliyetçilik ve Osmanlı İmparatorluğunda Çatışma,  insanda merak uyandıran niteliktedir. 


© 2009-2018 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.