Pulat TACAR 23.05.2019

    Fransa'nın 24 Nisanı Ermeni soykırımını anma günü ilan etmesi, Portekiz parlamentosunun Ermeni soykırımını tanıma kararı, ABD Başkanının 24 Nisan demeci, T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezinin yayımladığı bilgi notu, T.C. Cumhurbaşkanının taziye de içeren mesajı, konuya ilişkin olarak yazılan, dağıtılan görüşler ve mesajlar, yazışmalar ve cevaba cevaplar konusundaki düşüncelerim çok sayıda dostum tarafından soruldu. Son olarak Sn. Ülkü Başsoy tarafından bilgimize sunulan ve Belçika'nın soykırımının inkârını cezalandırmayı Srebrenitsa ve Rwanda gibi yetkili mahkeme kararı bulunan soykırımlar ile sınırlayan yasası hakkındaki yorumumu ayrı mesajla arz ettim. Belçika'nın bu yasası, soykırımı suçunun inkârının cezalandırılmasını, yetkili mahkeme tarafından varlığı saptanmış olan soykırımı nitelikli haksız fiiller ...

    Dr. Reza YEGANESHAKIB 15.05.2019

    Mondaq, 13 May 2019 In late 2013, the President of China unveiled his plan to revitalize the ancient Silk Road trade route. This plan includes a land-based Silk Road Economic Belt (SREB) as well as a maritime Silk Road (MSR) that together are known as the One Belt and One Road (OBOR) Initiative. However, China is not the only country that will benefit from this cooperation among Eurasian countries, and Chinese goods will not be the only merchandise transported on the route. On October 30, 2017 Azerbaijani President Ilham Aliyev, Georgian Prime Minister Giorgi Kvirikashvili, Turkish President Recep Tayyip Erdogan, Kazakhstan Prime Minister ...

     
    Ömer ZEYTİNOĞLU 08.05.2019

    İkinci Dünya Savaşı sırasında Amerika Birleşik Devletleri’nin batısında Pasifik Okyanusu sahilleri boyunca yaşayan Japon asıllılar, sorgusuz sualsiz enterne edilerek ülkenin değişik bölgelerinde, toplama kamplarında ikamete mecbur edilmiştir. Enterne edilenlerin sayısı 120.000 olup bunların üçte ikisi Amerika’da doğmuş ve Amerikan vatandaşıdır. Bu uygulama varını yoğunu elverişsiz koşullar altında elinden çıkararak toplama kamplarına katılmak zorunda bırakılan Japon toplumu üzerinde travma etkisi yapmıştır. Her ne kadar bazı Amerikan makamları tarafından aksi iddia edilmeye çalışılsa da, enterne uygulamasının temelinde ırk ayrımcılığının yattığını söylemenin doğru bir saptama olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle olsa gerek, toplama kampları tecrübelerini yaşamış Japon asıllıların üçüncü kuşaktan yakınları tarafından, enterne olayını ...

    TASC 07.05.2019

          April 2019 at TASC   In this Issue: ·     Message from University of Wisconsin Madison Association of Turkish Students (MATS) ·     TASC Events ·     Congressional Outreach ·     Upcoming Events ·     What We're Reading ·     TASC Media Watch ·     April Press Releases     Empowering Turkish American Students   Message from Madison Association of Turkish Students (MATS) at University of Wisconsin:   Merhaba, Hello, Salamun Alaikum,   My name is Makbule Kubra Eryilmaz, a first-year Ph.D. student in Electrical Engineering-Applied Physics. I am a proud daughter of the Turkish Republic, full of love and passion for my country, culture and people. Here in America the Beautiful, far away from my home in Anatolia, I understand better the importance of solidarity.    MATS is a big family of Turkish ...

     
    TASC 29.04.2019

    Sevgili Friends, I wanted to tell you about a personal experience I had at the Turkish - Armenian protests of April 24, 2019. The air was thick with rage by Armenians against Turks. They were cursing and using fighting words against us. Their faces were contorted. I felt so sad for them, for everyone. My body and mind were very tired with all planning and implementation of the 7-day- 24-hour TASC Vigil, which had now culminated in the TASC counter-protest which had over 150 participants. I was stressed that there might be an altercation in the heat of the moment. I was ...

    Deniz BERKTAY 24.04.2019

    Ukrayna’da 21 Nisan 2019’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunu, daha önce hiçbir siyasi deneyimi olmayan komedyen Volodimir Zelenski’nin yüzde 73 civarında oy alarak kazanması, uluslararası basında geniş yer buldu. Şimdi, hem siyasi deneyimi olmayan birinin nasıl böyle bir başarı elde ettiği tartışılıyor hem de Ukrayna’nın bundan sonra nereye yöneleceğine ilişkin farklı görüşler öne sürülüyor. Aslına bakarsak, gelişmeleri dikkatle takip edenler açısından, bu sonuç, sürpriz olmadı. (Gerek seçimlerin ilk turundan hemen önce, gerek ilk turun ardından, olası gelişmeleri analiz etmiştik. (bkz: http://soyledik.com/tr/makale/7850/ukrayna-secimleri-veya-1-nisan-sakasi--deniz-berktay.html ) Peki, Zelenski’nin başarısı neye dayanıyor? Yakın gelecekte olabileceklere ilişkin nasıl bir senaryo okuması yapabiliriz?  İkinci Tur ve Uluslararası Yankılar Ukrayna cumhurbaşkanlığı ...

     
    Alev KILIÇ 04.04.2019

    Diplomatik Gözlem (Nisan 2019, Sayı 87, s. 30-33) Alev KILIÇ*   Nisan ayları Ermenistan’ın Türkiye ile uzlaşmaya hazır olup olmadığının turnusol testini oluşturmaktadır. Neden Nisan ayı ve ne demek istiyoruz? Ermeni propaganda söyleminin yerleştirmeye çalıştığı “soykırım” olgusunun başlangıç noktası olarak verilen bir tarih bulunmaktadır: 24 Nisan. Bir yalanı yılmadan, sıkılmadan ne kadar sık ve pervasızca tekrar edersen, beyin yıkama süreci o kadar etkili olur anlayışını uygulayan bu söyleme göre, 24 Nisan 1915 tarihinde İstanbul’da yüzlerce Osmanlı Ermeni aydını tutuklanmış, sürgüne gönderilmiş ve öldürülmüştür. Daha sonra yalan olduğunu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde irdeleyeceğimiz bu iddiaya geçmeden önce, Birinci Dünya Savaşının ilk yıllarında Osmanlı imparatorluğunun içinde bulunduğu ...

    Alev KILIÇ 04.04.2019

    Diplomatic Observer (April 2019, Issue 134, p. 30-33) Alev KILIÇ*    Every April provides us with a litmus test of whether Armenia is willing for reconciliation with Turkey. Why April and what do we mean by this? The propaganda-laden discourse that aims to establish an acknowledgement of an “Armenian genocide” starts with a specific date: 24 April. Applying the adage that the more an audacious lie is repeated, the more effective the brain washing process becomes, the genocide narrative starts with the assertion that in Istanbul, on 24 April 1915, hundreds of Armenian intellectuals were arrested, sent to exile, and subsequently murdered. Before thoroughly inquiring ...

     
    Khazar İBRAHIM 02.04.2019

    A genocide begins with the killing of one man – not for what he has done, but because of who he is," Nobel laureate Kofi Annan once said in a speech. Armenian extremists have long been feeding the fabricated illusion of establishing a "Greater Armenia" from the Mediterranean Sea to the Caspian Sea. Inspired by the materialization of this mythical idea, they intermittently committed widespread bloodshed against the Turkic-Muslim population in different spots of this geography – particularly in the Caucasus and Anatolia. Likewise, Azerbaijan was no exception. Between March and April 1918 armed Armenian formations mercilessly killed tens of thousands of ...

    Jacob KAMARAS 28.03.2019

    The so-dubbed Armenian “Velvet Revolution” soon will mark year one. Last April, the professed reformer and democrat, Nicol Pashinyan, took control and the old guard, comprised of modern-day warlords and former Soviet and Russian functionaries, was relegated to guiding events from the annexes. Praise came from European quarters, as did acknowledgements from Armenia’s few stalwart supporters in the U.S. Congress. Yet, the White House and State Department, following a recent visit by National Security Advisor John Bolton, remained highly skeptical. Ambassador Bolton’s position, slightly paraphrased — the South Caucasus is a strategically vital region to the United States.; Azerbaijan and Georgia are ...

     
    Mehmet Oğuzhan TULUN 27.03.2019

    Hürriyet Daily News (22 March 2019) Mehmet Oğuzhan Tulun*   Religion plays an important role in the 1915 Events and the related Turkish-Armenian controversy. In the Armenian genocide narrative, Armenians are frequently portrayed as the downtrodden “first Christian nation”, while Turks are portrayed as the cruel Muslims who sought to annihilate various Christian groups. This is used to gather the attention of Christian groups and forge solidarity around the Armenians. Many Christian groups have supported this narrative without examining the historical data concerning the 1915 Events. Contrary to such convictions, no document exists demonstrating that the Ottoman government intended to annihilate Christian groups. In this religion-based strategy, the 1915 Events are framed as ...

    Prof. Dr. Toğrul İSMAYIL 22.03.2019

    19 Mart 2019 tarihinde saat 19:00’da canlı yayında yaptığı bir açıklamada Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev istifa ettiğini duyurdu. 1989 yılından bu yana Kazakistan’ı yöneten Nazarbayev’in bu kararı aslında Kazakistan’ın tarihsel süreç içerisinde yeni bir aşamaya girdiğinin göstergesidir. Bu sebeplerden dolayı, mevcut durumun neden- sonuç ilişkisinin incelenmesi gerekmektedir. Öncelikle sayıların mistisizminden bahsedelim: “19” Mart “2019” saat “19:00”. Yani gün “19”, yıl “19” ve saat “19”. Malumdur ki İslam aleminde özellikle Orta Asya’daki Türk İslam düşünürlerince 19 sayısının kutsallığı üzerine çokça konuşulmuştur. Kendi kanaatime göre de bu tarih ve saat tesadüf eseri seçilmemiştir. Nazarbayev bilge bir lider olarak tarihe ve dine bağlı olduğu ...

     
    Yiğit ALPOGAN 12.03.2019

    Uluslararası ilişkilerde yarım asırdan fazla bir süre Realist (gerçekçi) Gelenek temel teori oldu. Bu neydi? Bu teoriye göre, anarşinin hâkim olduğu uluslararası ilişkilerde devletin ulusal gücünün kullanılması esastır. Esasen Antik Yunan’dan beri böyle olmuştur. O halde devlet merkezli bir uluslararası ilişkiler sistemi mevcuttur. Uluslararası ilişkilerde Realizme ilaveten başka teoriler de vardı şüphesiz: Liberalizm, İnşacılık (Constructivism), Marksizm, Anarşizm, Rasyonalizm vb. gibi. Ama Realizm teorisi uzun süre lider teori olmakla kalmadı, evrildi ve yeni teorilere yol verdi. Önce 1979’da Waltz “Uluslararası Politika Teorisi” isimli eseriyle Neorealizm ya da yapısal realizm teorisini ortaya attı ve geleneksel yani klasik Realizm ile bağları kopardı. Waltz’a göre, uluslararası ...

    Prof. Dr. Ata ATUN 08.03.2019

    Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıs adasının Kuzey yarısında yaşamlarını sürdüren Kıbrıslı Türkler ile Türkiye’yi yok sayarak tek taraflı ilan ettikleri egemenlikleriyle, tek başlarına anlaşmalar yapmakta, ittifaklar imzalamakta. Tabi burada önemli olan Rumların ne yaptığı değil, üst akılların bölgedeki girişimleri. Bu üst akıllardan biri Avrupa Birliği (AB). Bunun nedeni de AB’nin yumuşak karnının enerji olması. Bilindiği üzere Avrupa kıtasında artık ne kömür kaldı, ne de başka bir toprak altı zenginliği. Yaşam koşullarının maddi açıdan zorlaşması nedeni ile aileler küçüldü, nüfus artma yerine gerilemeye başladı. Yüzyıllardır sömürgelerinden elde ettikleri varlıklarını tüketme sürecine giren Avrupa, enerji gereksinimini de Rusya’dan petrol ve doğalgaz alarak karşılayabiliyor. Diğer ...

     
    Prof. Dr. Ata ATUN 25.02.2019

    Kıbrıs Postası, 22 Şubat 2019 Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, mevcut durumu devam ettirmek ve dönemin Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Makarios tarafından “Zorunluluk Doktrini” gibi hiçbir geçerliliği olmayan bir mahkeme kararının arkasına saklanarak ele geçirdiği sözde Kıbrıs Cumhuriyetini elde tutmak için, her tür yolu -etik ve yasal olup olmadığına bakmaksızın- deniyor. Crans Montana’da 30 Haziran 2017 tarihinde çöken müzakerelerin sorumluluğu Güney Kıbrıs Rum Yönetimine ve dolayısıyla Rum lider Anastasiadis’in sırtına yüklenince, Anastasiadis kendi aklınca bir çıkış noktası yaratmaya çalıştı. Seçtiği yol ise akılları bulandırmak ve belge karmaşası yaratmak oldu. 2018 yılında yapılan seçimlerde tekrar Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı seçilince önce sanki de Crans Montana’da ...

    Prof. Dr. Ata ATUN 15.02.2019

    Güney Kıbrıs Rum Yönetimi başkanı Nikos Anastasiadis, Kıbrıs müzakereleri sonucunda bir anlaşmaya varılabilecekse, kurulacak devletin Kıbrıslı Rumların salt yönetimi ve denetimi altında olması gerektiğini söylüyor. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Politis’te birkaç gün önce yayınlanan röportajıyla verdiği, “siyasi eşitlik netleşmeden garantiler konusuna girmek niyetinde olmadığı” mesajına, G. K. Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastaiadis’in yanıt olarak yaptığı açıklamadaki “Akıncı siyasi eşitlik ile merkezi hükümetin veya diğer kurumsal organın her kararında olumlu oy kast ediyorsa, üzgünüm ama bu siyasi eşitlik değil aksine siyasi eşitsizlik yaratır; çünkü bir toplumun diğerine dayatma yapmasına olanak tanır” sözleri, ‘kurulacak devlette sadece Rumların söz sahibi olması gerektiği’ şeklindeki niyeti vurgulamakta. Rum ...

     
    Hakan YAVUZ 15.02.2019

    Günümüzde trajik 1915 olaylarıyla ilgili tartışmalar, genellikle kişisel fikirlerini belirtmek konusunda hevesli, fakat 19. yüzyıl Ermeni-Osmanlı ilişkileri konusunda yeterli bilgi sahibi olmayan kişilerce yönlendiriliyor. O dönemde Avrupa, Osmanlıyı işgal etmek için yerel halkları kışkırtarak isyanları tetiklerken Osmanlıyı “Avrupa’nın hasta adamı” ilan etmişti. Bazı Ermeniler de dahil olmak üzere pek çok Türk karşıtı grup, ya emperyalist güçlerin, Ermeni milliyetçiliğini Osmanlı devletine karşı kullanma manevralarından büyük ölçüde habersizler, ya da oryantalist ve Türk karşıtı söylemleri taklit ederken kendilerini “batılılar” gibi göstererek tatmin etmeye çalışıyorlar. Türklere yönelik yaygın “soykırım söylemi”  zamana ve koşullara göre formu ve anlatımı değişmiş olsa bile, yüzyıllar boyunca yayılmış ancak ...

    Prof. Dr. Ata ATUN 08.02.2019

    Kıbrıs Rum tarafından, sol bir parti olan AKEL’in, softa şaşırtması yaparak Rum kesiminde ikamet eden bir Türk’ü Avrupa Parlamentosuna (AP) aday göstermesi, tek kelime ile aldatmaca ve göz boyama. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi yıllardır uluslararası hukuka aykırı olarak Avrupa Parlamentosunda Kıbrıslı Türklere ayrılmış iki sandalyeyi zorla işgal ve istila etmiş durumda. Bu duruma itiraz ettiğimiz vakit de pişkin pişkin “Anlaşma olsun, sandalyeleri size iade edeceğiz” diyerek, haksız işgal ve istilalarına güya geçerli bir kılıf uydurmaktalar. Bu dönem belli ki, eleştirilerden kurtulmak için taktik değiştirmişler ve Güney Kıbrıs’ta yani Rum kesimindeki bir üniversitede öğretim üyeliği yapan ve Rum kesiminde ikamet eden  bir ...

     
AVİM Blog Nedir? / What is AVİM Blog?

AVİM Blog, Avrupa, Balkanlar, Geniş Karadeniz Bölgesi, Kafkaslar, Avrasya ve Orta Asya’daki geçmiş ve güncel siyasi, toplumsal ve ekonomik gelişmeler ve Türk-Ermeni ilişkileri üzerine çalışan akademisyen, araştırmacı, yüksek lisan ve doktora öğrencilerinin yorum ve analiz yazılarını yayınlamak için oluşturulmuş bir platformdur.

AVİM Blog’da yayınlanan yazılar yalnızca yazarlarının görüşleridir ve AVİM için bağlayıcılığı yoktur.   

AVİM Blog is designed as a platform for scholars, researchers, masters and doctoral students to share their commentaries and analyses on past and current political, social  and economic affairs in Europe, Balkans, Wider Black Sea Region, Caucasus, Eurasia, and Central Asia, and Turkish-Armenian relations.

The statements and views expressed in AVİM Blog are not binding for AVİM and they are solely the responsibility of the authors.

AVİM Blog Kuralları / AVİM Blog Terms of Use

AVİM Blog'da yayınlanmak üzere gönderilen yorum ve analizler akademik yaklaşımla hazırlanmış çalışmalar olmalıdır.

Nefret söylemi, şiddet çağrısı, cinsiyetçi söylem, hakaret, etnik/ulusal/dinsel önyargılar içeren yazılar AVİM Blog tarafından kabul  edilmez.

Yazılar;

- e-posta yoluyla avimgenel@avim.org.tr adresine gönderilmelidir.

- Türkçe veya İngilizce dillerinde olmalıdır.

- Microsoft Word Programında yazılmış olmalıdır.

- 12 punto büyüklüğünde Times New Roman karakterleri kullanılarak, 1.5 satır aralığıyla ve yeterli kenar boşlukları bırakılarak (1-1/2 inch) yazılmalıdır.

- Sayfalar 1’den başlayarak numaralandırılmalıdır.

Gönderilen dosyalarda, yazar(lar)a dair aşağıdaki bilgiler belirtilmelidir: 

- Ad ve soyad(lar)ı

- Halihazırdaki (akademik) ünvan(lar)ı

- Halihazırda mensubu bulundukları kurum(lar) veya üniversite ve bölüm(ler)

- E-post adres(ler)i

- Cep telefon numara(lar)sı

 

Commentaries and analyses submitted to AVİM Blog should have been  written with a scholarly approach.

Submissions that contain hate speech, indiciment to violence, gendered discourse, ethnic/national/religious bias, and insultive espressions will not be accepted.

Contributions should be;

- Submitted to avimgenel@avim.org.tr

- in English or in Turkish.

- Word processed using Microsoft Word.

- 12 point font, Times New Roman, and 1,5 spaced throughout allowing good (1-1/2 inch) margins.

- Pages should be numbered sequentially starting from 1.

All submissions should include:

- Full name(s) of the author(s)

- Professional position(s) of the author(s)

- Current department and institutional affiliation(s) of the author(s)

- Email(s) of the author(s)

- Cell-phone number(s) of the author(s)