LAVROV’UN ERİVAN’DAKİ AÇIKLAMALARI TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİNİN GELECEĞİNE İŞARET EDİYOR (ÖZEL)
Blog No : 2016 / 40
18.10.2016
Paylaş :
PDF İndir :



Trend Haber Ajansı / trend.az  - 15 Ekim 2016 14:42 (UTC+04:00) Azerbaycan/Bakü/Trend Haber Ajansı Türkiye Masası

Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Kıdemli Analisti Turgut Kerem Tuncel, Trend Haber Ajansı’na, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Ermenistan’ın başkentinde ifade ettiği “Türkiye Karabağ sorunun çözümünde olumlu rol oynayabilir” şeklinde açıklamalarını değerlendirdi.

24 Kasım 2015, Türkiye-Suriye sınırında sınır ihlali yapan Rus bombardıman uçağının Türk jeti tarafından düşürülmesinden sonra önemli ölçüde gerilen Türkiye-Rusya ilişkileri, 15 Temmuz 2016’da Türkiye’de yaşanan başarısız darbe girişiminden sonra hızla yeniden iyileşmeye başladı.

Türkiye-Rusya ilişkilerinde yaşanan beklenmedik iyileşmede, kuşkusuz başarısız darbe girişimini takiben Batı ve Rusya’nın Türkiye’ye karşı takındıkları çok farklı tavırlar etkili oldu. Batı’dan, Türkiye’nin bekletisinin aksine, darbe girişimini güçlü bir şekilde kınayan açıklamalar gelmedi. Aksine, sanki darbe girişiminin başarısızlığa uğramasından üzüntü duyulmuş hissi uyandıran bir takım söylemler ortaya çıktı. Hollanda’nın Türk karşıtı ırkçı politikacısı Geert Wilders darbe girişiminin başarısız olmasından dolayı duyduğu üzüntüyü açıkça ifade etti.

Batı’nın aksine Rusya darbe girişimini kınamakta hiç gecikmedi. Nitekim, Rusya’nın bu tavrı yaklaşık 7 ay önce gerilen Türkiye-Rusya ilişkileri için bir dönüm noktası oldu.

Rusya’nın Türkiye’ye karşı geliştirdiği tavır birbiriyle bağlantı iki sebebe dayanarak açıklanabilir. Türkiye bölgede önemli bir ülkedir ve Rusya gibi güçlü bir ülke dahi Türkiye ile yaşanan gerilimlerden çeşitli yaralar alacaktır. Bununla bağlantılı olarak şu söylenebilir ki, Rusya’nın tavır değişikliği Türkiye’nin uluslararası arenadaki önemini bir kez daha teyit etmiştir.

Bununla bağlantılı ancak belki de bundan daha önemli olabilecek bir başka husus ise, Rusya ile Batı arasında oldukça gergin bir hatta oturan ilişkilerdir. Başka bir deyişle, Rusya’nın değişen tavrını belirleyen en önemli etkenlerden bir tanesi Türkiye-Rusya ilişkilerini de aşan ve global siyasette yaşanan gelişmelerdir. Rusya’nın Türkiye’ye karşı tavrı aslında Batı’ya karşı geliştirdiği bir tavırdır ve “yeni soğuk savaş” bağlamında ortaya çıkan yeni jeopolitik hesap ve hedeflerle ilgilidir. Kısaca ifade etmek gerekirse, Rusya, Batı ile yoğunlaşan çatışmalı ilişkileri içinde müttefikler aramaktadır ve aradığı bu müttefiklerden biri de Türkiye’dir.

Lavrov’un açıklaması Rusya ve Ermenistan arasındaki ilişkilere dair fikir vermektedir

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Ermenistan'ın başkenti Erivan'da yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Karabağ sorunun çözümünde olumlu rol oynayabileceğini söylemesi pek çok açıdan dikkate değerdir.

İlk olarak bu açıklamayı, bu açıklamadan hiç de memnun olmayacak olan Ermenistan’da yapmış olması, Rusya ve Ermenistan arasındaki ilişkilere dair fikir vermektedir. Açıkça ifade etmek gerekirse, her ne kadar Ermenistan, Rusya ile aralarında stratejik bir ortaklık olduğunu ifade etse de, gerçekte var olan Ermenistan’ın Rusya’ya bağımlılığı ve bu çerçevede Rusya’nın Ermenistan’ı, tabir-i caiz ise, hiçbir şekilde dikkate almıyor olmasıdır. Rusya’ya karşı Ermenistan’ın elinde hiçbir koz yoktur ve Rusya’ya neredeyse tamamıyla teslim olmuş durumdadır. Bu anlamıyla, Ermenistan diğer iki bölge devletinden, Azerbaycan ve Gürcistan’dan, oldukça farklı bir konumdadır.

“Yeni Soğuk Savaş” döneminde Rusya Türkiye’nin müttefik olabileceğini düşünüyor

İkinci olarak, bu açıklamayla Rusya, Kafkaslar ve Geniş Karadeniz Bölgesi’nde tarihsel rakibi olan Türkiye’ye bir rol atfetmiştir. Bu durum, Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilerin önümüzdeki süreçte daha da derinleşebileceğini göstermektedir. “Yeni Soğuk Savaş” döneminde Rusya Türkiye’nin kendisi için esaslı bir müttefik olabileceğini düşünüyor olabilir. Aksi halde, Rusya Batı kampında yer alan bir Türkiye’yi “arka bahçesi” olan Güney Kafkasya’da söz sahibi olan bir aktör olarak istemezdi. Bu durum da, gelişmekte olan yeni jeopolitik durum hakkında fikir vermektedir.

Lavrov’un açıklamasında “Türkiye'nin bölgede ekonomik işbirliğinin önünü açabileceği” vurgusuna dikkat etmek gerekmektedir. Bilindiği üzere, Rusya, Batı’ya karşı Avrasya Ekonomik Birliği’ni (AEB) konumlandırmak istemektedir. Ekonomik işbirliği vurgusu AEB’ye bir atıf olabilir. Bunun yanında, AEB yalnızca bir ekonomik birlik girişimi değil, bunun ötesinde siyasal bir kamp olarak da düşünülmektedir. AEB, Rusya’nın Batı’ya karşı Avrasyacı yöneliminin temel ayaklarından biridir. Buna, Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerindeki oldukça olumsuz durumu da göz ardı etmeyerek dikkat etmek gerekmektedir.

Türkiye için Kafkasya vazgeçilmez önemdedir

Bunların yanında şu da bir gerçektir ki, Kafkasya için Türkiye, Türkiye için Kafkasya vazgeçilmez önemdedir. Türkiye ve Kafkasya arasında tarih, coğrafya ve etnik bağlardan kaynaklı güçlü ilişkiler mevcuttur. Türkiye ile Kafkasya arasındaki tarihsel, coğrafi ve etnik bağlar ve Türkiye’nin bölgesel bir güç olması nedeniyle, Türkiye Kafkaslardaki gelişmeler ve sorunlarla yakından ilişkili ve ilgilidir. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye Kafkasya’da meşru bir aktördür. Kuşkusuz Türkiye, Kafkasya ile olan tarihsel, coğrafi ve etnik bağları nedeniyle bölgeyi dış aktörlerden çok daha iyi tanıyan ve anlayan bir ülkedir. Bu nedenle, sorunlara gerçekçi çözümler üretilmesi hususunda olumlu katkı yapabilecektir. Bu anlamıyla, Lavrov’un açıklaması gerçekçi ve olumludur.

Türkiye’nin, Karabağ sorununun çözümüne dair inisiyatif almasıyla ilgili olarak Ermenistan’ın muhalefeti bilinmektedir. Bu da, Türkiye’nin Karabağ ile ilgili ne tür bir rol alabileceği sorusunu gündeme getirmektedir. Bu noktada, akla gelen ilk şeylerden biri Rusya’nın Karabağ sorununun çözümüne dair olumlu yaklaşımına karşılık olarak Ermenistan’a Türkiye ile sınırın açılması ve ticari ilişkilerin sağlanmasını vaat edebileceğidir. Bu, Rusya’nın Ermenistan’a uzattığı bir havuç olabilir.

Bunun yanında, Türkiye için Azerbaycan önemi yadsınamayacak bir ülkedir. Gürcistan için de böyle bir durum söz konusudur. Türkiye ve Azerbaycan arasındaki tarihsel, coğrafi ve etnik bağların yanında, Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan arasında çok önemli ekonomik ve stratejik ilişkiler vardır. Dolayısıyla Türkiye, Kafkasya’daki politikaları çerçevesinde Azerbaycan’ı ve Gürcistan’ı her zaman dikkate alacaktır. Bu nedenle, Türkiye ve Ermenistan arasında gelişecek ekonomik ilişkiler, Azerbaycan ve Gürcistan’a rağmen değil, bu ülkelerinde olumlayacağı bir şekilde gelişebilir. Bu durum, Güney Kafkasya’da rasyonel bir temel üzerine oturan olumlu yeni bir bağlamın ortaya çıkması sonucunu doğurabilir.

Muhabir: Orkhan Guluzade

Kaynak: http://tr.trend.az/other/commentary/2672926.html

Fotoğraf: Sputnik International


© 2009-2018 Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) Tüm Hakları Saklıdır

 



Henüz Yorum Yapılmamış.